Aşk

MÜRİD (Mustafa TAHRALI) Vech-i aşktan görünen canları Leylâ kılar aşk Gösterir hüsnünü, meftûnunu şeydâ kılar aşk Ref’edip aklını Mecnun diye sahrâya salar Sonra Mecnûn’unu bin akl ile dânâ kılar aşk Vezni: feilâtün / feilâtün / feilâtün / feilün (fâilâtün) (fa’lün)

Continue reading »

Münâcat

Mustafa Necati BURSALI “Eğer Allah; insanları, yaptıkları günahlar yüzünden hemen yakalayıverseydi, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı.” (Fâtır, 45) Allâh’ım! Sen getirdin bu hoş gülzâre bizi, Habîbin hürmetine düşürme zâre bizi! Mülk Sen’indir, hamd Sana, Sen’sin Aziz ve Melik; Eğer bağışlamazsan sürerler nâre bizi! Kereminin incisi güneş oldu, ay oldu, Bir vefalı ümmet kıl o kutlu Yâr’e bizi! Göz Sen’den, gönül Sen’den, […]

Continue reading »

Kıt’aların Diliyle Mevlânâ’dan Rubâîler

Muhammed YETİM Önümde kendi ekşi ayranım veyâ koruk üzüm Yeterli; kimsenin balında şerbetinde yok gözüm Ne gam, sıkıntıdan ölüm erişse tatlı cânıma Yeter ki hür ölem de bende olmayam, budur sözüm Vezni: mefâilün / mefâilün / mefâilün / mefâilün Ey cihânın cânı cânan, ben yöneldim çehrene, Şaştı kıblem çok zamandır, sormasınlar Kâbe ne? Dönmem aslâ, ay yüzündür ruhların tek kıblesi, […]

Continue reading »

Bekleyiş

Memduh CUMHUR Günler ne çabuk geçip giderdi, Hep neş’e ve hep sürûr içinde… Rüzgârlar hür ve derbederdi, Son uykuya dek huzur içinde, Günler ne çabuk geçip giderdi… Son perdeyi kaldırınca rüzgâr, Son meskeni gösterir muhakkak!.. Artık ne bahar ne kış ne yaz var, Candan sarılır vefâlı toprak, Son perdeyi kaldırınca rüzgâr … Sevdâ sesi yükselir yavaşça, Sevdâlıların vedâ gününde… Bir […]

Continue reading »

Kıt’a

MECNUN (İbrahim Hakkı UZUN) Diller çözülür, aşkını anlatmaya başlar… Sevginle gönül, aşkına aşk katmaya başlar… Yâ Rab, bedenin hazzını kestikçe oruçla; Kalbim uyanır, sevgini tam tatmaya başlar!.. Vezni: mef’ûlü / mefâîlü / mefâîlü / feûlün

Continue reading »

Dağların Sırrı

M.Faik GÜNGÖR Doksan bin güvercine, kardan yatak seren dağ. «Allâhu Ekber!» deyip, şehâdete eren dağ. Dağlar yerin perçini, dağlar yetimin evi. Dağlara yenik düşer Mekke’nin azgın devi. O dağlar ki yurdumda Tekir’dir, Erciyes’tir, Türk’ün Anadolu’da can bulduğu nefestir. Duydun mu rahmetin ilk, dağlara indiğini? Kim bilir yeryüzünde dağların bildiğini? Gaflet çöker zamanın nefsle dönen çarkına, Yenik görünür Uhud, uyanınca farkına. […]

Continue reading »

Sonbahar

LEYLÎ (Şükran IŞIK) İlkbahar bir uyanış, sonbahar uyku ânı; Sinsi bir hüzün kaplar yavaş yavaş cihanı.. Sisli bir hazan çökmüş dağların eteğine; Rüzgâr olsam dağıtsam başındaki dumanı! Güz, gözlerin ağlasın yaşadığım iklime, Ey toprak! Râyihalar doldur iliklerime, Çadır kurmuş sîneme gam yükünün kervanı, En güzel ağrıları sarar kemiklerime… Her gördüğü fidanın boynunu büker geçer, Gülleri gazel eder, toprağa döker geçer.. […]

Continue reading »

Bâd-ı Sabâ’ya Kıt’alar III

KÂFÎ (Ekrem KAFTAN) Bâd-ı sabâ sesinde rûhuma şifâ vardır, Bana ihsanı olan bir sonsuz cefâ vardır… Hicranına razıyım duydukça ben bu sesi; Bilsin ki bâd-ı sabâ Kâfî’de vefâ vardır! *** Ne mutlu Kâfî’ye ki meftun bâd-ı sabâya, Mazhar olamasa da itimâd-ı sabâya… Hâlini hâli ile arz etmeye muktedir, Ve muhtaç ömürlerce âh imdâd-ı sabâya! *** Nasıl sussun bu gönül yakarken […]

Continue reading »

Geleceksen Gel

Lâtif MAHMAT Yine gelip geçti gece yarısı, Sahici masalım, geleceksen gel. Ne karın ağrısı, ne baş ağrısı, Yüreğim kor-yalım, geleceksen gel. Kaç kere püskürüp, susmuş bir dağım, Kutuplarca ıssız solum ve sağım, Uykumu arıyor elim, ayağım, Per-perişan hâlim, geleceksen gel. Dertli dolabıyım Yunus Emre’nin, Günahına girdim yüz kez cemrenin, Çöle düşmüş şu çıkası can senin; Boynuna vebalim, geleceksen gel. Ne […]

Continue reading »

Can Gülümüz Var

HANOĞLU (Abdülaziz DUMAN) Yaz vakti, bülbüller coştu her yerde, Muhabbet bağında can gülümüz var. Allâh’a râm olup vakt-i seherde, Sevdâyı şakıyan bir dilimiz var… Şavkıması ilham olur sözlere, Neşe verir, sürur verir özlere, Işık olur, rahmet olur gözlere, Süreyyâ misali kandilimiz var… Gözden göze nazar ederse cânan, Özden öze neler akar o zaman! Onunla güzellik dolar her mekân, Buram buram […]

Continue reading »
1 333 334 335 336 337 366