Musallâ Gazeli

EDÎBÎ (Recep YILDIZ) Gidenler gitti, sen kaldın, vefâsız yârı beklersin… Ne buldun sâhi dünyâdan, dönüp tekrârı beklersin? Zaman bir bitmeyen çölmüş, ölenler ölmeden ölmüş Ve zâten ölmemek zülmüş, neden inkârı beklersin? Gönül bir at, zaman gemdir; o gem her derde merhemdir Ne azgın bir cehennemdir; ne hâlâ nârı beklersin! Bu dem bir çağrıdır Hak’tan, kaçılmaz emr-i mutlaktan Hayat bir başlar […]

Çilelerin Anası

CELİL (Halil GÖKKAYA) -Merhum Annem Şerife Gökkaya’ya- Otuz bir aralık günü kayboldun, Hani sen hep beni beklerdin anne? Ararken seni bir tabutta buldum, Hani hep odamı yoklardın anne? Yaşmağın yatağın başında durur, Ne acım biter, ne gözyaşım kurur. Artık kim «ah yavrum!» diye haykırır; Her duana bizi eklerdin anne… Babamızı bir gecede yitirdik, Yazık, seni parça parça bitirdik! Kış gününde […]

Yalnız Değilim

Bestami YAZGAN En zor ânımda, Her emânımda, Hemen yanımda Sen varsın yâ Rab! Duada dilim, Boş kalmaz elim. Yalnız değilim, Sen varsın yâ Rab! Dolar taşarım, Dağlar aşarım, Nasıl şaşarım? Sen varsın yâ Rab! Eyyüp emsâlim, Bitmez mecâlim, Hoş olur hâlim, Sen varsın yâ Rab! Derde dermânım, Canda canânım, Rahmet ummânım, Sen varsın yâ Rab!

Arafat’ta Tefekkür…

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) 03.01.2006, Pazartesi, 10:35, Bağlarbaşı/Üsküdar Yüce bir sevdâ ile dönüp de ırmaklara, Aktık tâ uzaklardan mübârek topraklara… Yerden semâya taştık tavafta döne döne, Bu mîrac hazırlığı, döndü canda düğüne; Aşk ile Arafat’ta toplandık ey gönüller, Ölmeden evvel ölüp dirilmek burda hüner… Konuşmamız ibâdet, susmamız tefekkür mü? Gıdâmız her an tevbe, tesbîhimiz şükür mü? Pul sererken bu yola, […]

Tekbîr

TÂLÎ (Mustafa KÜÇÜKAŞCI) Müstef’ilâtü Müstef’ilâtün (tekbîrin geçişli vezni) – Osman Erdem ağabeye – Bir güftedir bu; tevhîde rehber, Bir bestedir bu; dillerde ezber: Allâhu ekber Allâhu ekber! Bir nağmedir bu; söyler melekler: Allâhu ekber Allâhu ekber! Âsûde sesli, yüksek sanatlı, Hem dervişâne, hem saltanatlı, Endâmı lâle, ıtriyse amber, Mâbed şu anda nurdan kanatlı: Allâhu ekber Allâhu ekber! Bayram demek bu, […]

Bayram Rubâîleri

Yusuf DURSUN I Kavgam, deli gurbetle bu bayram sabahı, Yandım yine zulmetle bu bayram sabahı. Ey derdime tek çâre canım memleketim, Andım seni hasretle bu bayram sabahı. II Gurbette gönül türküsü «hoyrat» sayılır, Bir «sürmeli» duymak bize vuslat sayılır. Kalkınca ufuk çizgisi bir bir aradan, Bayram günü zindan bile Yozgat sayılır. III Ey rûhumu aşk uğruna yoktan var eden, Bayramla […]

Gazel

SEFERÎ (M. Nejat SEFERCİOĞLU) Gözyaşları tesbih gibi ellerde gezer Dîvâneye çıkmış adı dillerde gezer Kan dökmeğe cân atmada binlerce diken Şaşkın yine bülbül gibi güllerde gezer Bir bitmeyecek besteye başlar geceden Kirpikleri mızrap gibi tellerde gezer Hasretle bükülmüş beli bîçârelerin Hançer gibi ey sevgili bellerde gezer Bir gün bitecek sandığı hasretle bugün Âşık Seferî hep yaban ellerde gezer

Anlayamadığım

Sadettin KAPLAN Bir ter damlası gibi süzüldün şakağımdan Ölümü öykünerek şahdamarın üstüne Alnımın ortasına küçük bir nokta koyup Varla yok arasında işte bu çizgi dedin Bir kuş teleği gibi uzandın sere–serpe Yorgun yorumlarımın yatağına her gece Her sabah kulağıma bir volkanı kükretip Gün boyu duyacağın yalnız bu ezgi dedin Bir kaval sesi gibi tutuştun nefesimde Soluduğum türküden solucan gibi geçtin […]

Cenâze

Recep YILDIZ Rûhum cenâzelerle dolup taştı büsbütün. Yollarda bir cenâze, omuzlarda bir kadın; Besbelli son deminde bu hülyâ zamânının. Efsâne bitti, işte düğün vaktidir bugün, Rûhum cenâzelerle dolup taştı büsbütün. Kalbimde halka halka yüzen bir hayâl gibi, Bir yıldırım sesiyle uzaktan parıldadı, Sevdâlı bir kuş öttü, sedâlar kımıldadı… Cennette şimdi bir daha parlar Zuhâl gibi. Kalbimde halka halka yüzen bir […]

Gonca-i Rânâ

Nuri BAŞ Merhum Es’ad Erbilî -kuddise sirruh- Hazretleri’nin kasîde ve münâcâtına tahmîsimdir. Kimse bilmezken efendim, sır nedir, mânâ nedir, Sen’den öğrendik bütün biz, put nedir, Mevlâ nedir, Sen haber verdin muhakkak pes nedir, bâlâ nedir; Leblerin söyler civânım gonca-i rânâ nedir, Gözlerin eyler işâret, nergis-i şehlâ nedir. Bastığın topraktan ey nûr, sürmeler ister gözüm, Pak cemâlin neş’esinden, neş’eler alsın özüm, […]

1 333 334 335 336 337 350