RASÛLULLAH (S.A.S.)’İN HİCRETİ -12-

Âdem SARAÇ vardisarac@yahoo.com.tr Muhâcirler hicret yolundaydılar. Rasûlullah -aleyhisselâm- ve yol arkadaşları, Medine istikametine doğru yollarına devam ediyorlardı. Kutlu yolcular kutlu yolu alırken; nasipsiz müşrikler de arama tarama çalışmalarını çok daha genişletmişler, uzak köylere ve patika yollara varıncaya kadar adam salmışlardı. Herkes kendi yolundaydı yani.1 Yol boyu bir şey tedârik edemedikleri için, azıkları bitmiş, çok zor bir durumda kalmışlardı. Buna rağmen […]

Continue reading »

DOSTLARA RİCA*

Abdullah GÜLCEMAL abdullah_gulcemal@hotmail.com   N’olur ol Kâinat Şâhı, Rasûl’e, Selâmımı lütfen götürün dostlar. Mugāyir olmasın edeb, usûle, Selâmımı lütfen götürün dostlar. Gülzâr-ı Medine nûrun yatağı, Orda Sâmi Sultan’ımın otağı, Bırakmıyor beni nefsin batağı; Selâmımı lütfen götürün dostlar. Engel mi var âşık olan erlere, Yol üstünde mürîdâna, pîrlere, Gittiğimiz tüm mübârek yerlere; Selâmımı lütfen götürün dostlar. Rabbim bir an düşürmesin harama, […]

Continue reading »

MUHARREM AYI, HİCRET ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Nurten Selma ÇEVİKOĞLU nurtencevikoglu@hotmail.com Sevgili Peygamberimiz Muhammed -aleyhisselâm-’ın Mekke’den Medine’ye hicretinin gerçekleştiği ay bu yıl, 9 Ağustos Pazartesi gününe tekabül ediyor. Siz değerli okurlarımızın Muharrem ayını tebrik ediyoruz. Muharrem sözlükte; «pek kıymetli, değer verilmesi gereken, hürmetli» anlamlarında geçiyor. İslâm dîninde Muharrem ayı haram aylardandır; bu ayda cedel yok, harp yok. Aynı zamanda Muharrem ayı, hicrî yılın ilk ayıdır. Yani 9 […]

Continue reading »

RASÛLULLAH (s.a.s.)’İN HİCRETİ -11

Âdem SARAÇ vardisarac@yahoo.com.tr Sevr Dağı eteğinden hareket eden hicret yolcuları; yine Medine’ye doğru değil, ters istikamete, sahile doğru yol almaya başladılar. Kılavuz olarak tutulan Abdullah bin Uraykıt; sürekli kullanılan yolu değil, nâdiren kullanılan yolu seçtiği gibi, bazen de izlerini tamamen kaybetmek için, patika yollardan bile çıkıp, uygun yerlerden götürüyordu.1 Bir süre böyle zikzak çizip gittikten sonra, ortamın müsait olduğunu görünce […]

Continue reading »

BİR KİLİDİN AÇILIŞI

M. Aşır KARABACAK ma.karabacak@gmail.com Telefonu kapattı. Pencereye doğru yürüdü. Hırka-i Şerif Camii’nin kubbesi ve minareleri, karşısında asırlardır durduğu şekilde duruyordu. Hanımının sesi geldi arkadan: –Ne güzel arkadaşların var senin böyle!?. Cümledeki hafif istihzâ, açık bir şekilde hissediliyordu, fakat anlamazlıktan geldi. –Hıı? Neden böyle söyledin? Hep böyle olurdu. Hâlbuki çok iyi biliyordu; eşinin sözlerindeki gizli gibi görünen -fakat bunca yıldan sonra, […]

Continue reading »

Mü’minlerin Annesi SAFİYYE BİNT-İ HUYEY BİN AHTÂB -radıyallâhu anhâ-

Nüseybe AKSOY 610 yılında Medine’de doğdu. Babası yahudi kabîlelerinden olan Benî Nadîr’in reisi Huyey bin Ahtâb, annesi aynı kabîleden Berre bint-i Semev’el’dir. Safiyye Vâlidemiz ilk evliliğini Benî Nadîr’in ileri gelenlerinden şair Sellâm bin Mişkem ile gerçekleştirdi. Ondan boşanınca Kamus Kalesi komutanı olan Kinâne bin Rebî‘ Ebu’l-Hukayk ile evlendi. Safiyye Vâlidemiz’in iki evliliğinden de çocuğu olmamıştır. (İbn-i Hacer, Fethu’l-Bârî, IV, 814) […]

Continue reading »

KUR’ÂNÎ TÂLİMATLAR -22- İSLÂM’DA GÜZEL AHLÂK

Yazar: Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi SEVİLENLE BERABERLİK Rebîa bin Kâ‘b (Ebû Firâs) -radıyallâhu anh- adlı bir sahâbî anlatır: “Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in yakınında geceler, ona abdest suyunu getirir ve diğer ihtiyaçlarını görürdüm. Bir gün Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bana; «–İste! (Vereyim.)» buyurdu. Ben de; «–Cennette Sen’inle beraber olmayı isterim.» dedim. Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-; «–Başka […]

Continue reading »

BEY‘ATLARI SORUŞTURMA

Âdem SARAÇ vardisarac@yahoo.com.tr Rasûlullah -aleyhisselâm-, dur-durak bilmeden insanlığın kurtuluşu için çalışıyordu. O’na îmân ile beraber teslîmiyet gösteren sahâbîler de, bu aydınlanma merhalesinin birer kandili olarak, çevrelerini aydınlatma gayreti içindeydiler. Nurlar Nûru’ndan aldıkları ışık ile her biri kandil kandil parlıyordu. İlâhî çağrıya kulak kabartıp yönelenler, bu ışıkla aydınlanıyorlar, aydınlananlar da bir başkasını aydınlatmak için, bütün güçleriyle çalışıyorlardı. Bu dönemde İslâm ile […]

Continue reading »

RASÛLULLAH (S.A.S) ’İ GÖRMEK

Âdem SARAÇ vardisarac@yahoo.com.tr Bundan önceki yazımızın sonunda; “Rasûlullah -aleyhisselâm-’ı görme arzusu, hepsini yerinde duramaz bir hâle getirmişti.” diyerek, bir yürek yangınını dile getirmiştik… Medine müslümanları, ne zamandır hasretini çektikleri Rasûlullah -aleyhisselâm-’ı göreceklerdi! Her birinde heyecan doruktaydı. Mus‘ab Hoca’nın rehberliğinde büyük buluşma gerçekleşecekti. Beş yüzü aşkın kafile ve çokça grup içinde, sadece 75 müslüman vardı. Büyük buluşma gizli tutulduğu için, Hazret-i […]

Continue reading »

KUR’ÂN’I ANLAMAK

Doç. Dr. Harun ÖĞMÜŞ harunogmus@gmail.com Deniyor ya hani: Kur’ân’ı yorumlayabilmek için 15 ilim sayıyorlar: Lügat, sarf, nahiv, iştikak, meânî, beyan, bedî‘, kıraat, hadis, esbâb-ı nüzûl, ahbâr, nesih, usûl-i fıkıh, kelâm, mevâhib… Ne gerek var bunlara? Sahâbe-i kiram hangisini biliyordu bunların? Onların kimi Medine pazarında ticaretle, kimi de hurma bahçelerinde ziraatla meşguldü. Bununla birlikte bu sayılan ilimleri bilen müfessirlerden daha iyi […]

Continue reading »
1 2 3 8