ÜZERİNİZE KAYITLI ÇÖP EVİNİZ VAR MI?

Fahri SARRAFOĞLU sarrafoglufahri@gmail.com Bu satırların yazarı bendeniz, yıllardır İstanbul’u gezerim, sokaklarını adım adım, sene 1976’dan beri… Gezerken sadece tarihî yapılar, çeşmeler, camiler görmeyiz. Aynı zamanda insanlarla konuşur, tanışırız. Onlarla hasbihâl ederiz. Evlerine oturup, bir bardak su, bir yudum çay içtiğimiz İstanbul sakinleri vardır. Birçoğu ile bugün bile hâlen görüşmekteyiz. Geçtiğimiz günlerde, yine böyle bir gezi esnasında enteresan bir manzara ile […]

Continue reading »

KAZANANLARIN MASASI

Yunus Sami EŞMELİ yunussamiesmeli@hotmail.com Bir masa… Masanın etrafında dört iskemle… İskemlelerin biri boş. Diğer üçünde de henüz yirmili yaşlarına yeni basmış gençler oturmakta. Masa, neredeyse dumandan seçilemiyor. Fakat el hareketleriyle göz önündeki dumanlar sağa-sola dağıtılırsa, belki masadakiler belli olabilir. Yan yatmış içki şişeleri, dibinde sigara küllerinin yüzdüğü pis kadehler, yumruk içinde buruşturulup fırlatılmış sigara paketleri… Bu masa, belki ufacık yuvarlak […]

Continue reading »

ÖMÜR KONTÖRÜ

Fahri SARRAFOĞLU sarrafoglufahri@gmail.com Bir zamanlar İstanbul’da Beylikdüzü semtinde çocuklar için olduğu kadar büyükler için de eğlence merkezi olan Tatilya adında bir yer vardı. Oldukça büyük bir oyun ve eğlence merkezi gibiydi. Sonradan söküldü; sanırım Kuzey Irak bölgesine, Erbil’e taşındı. İşte hikâyemiz de Tatilya’nın İstanbul’da olduğu dönemde geçiyor ki; bu anlatacağım aynı ile vâkîdir, bizzat yaşanmıştır: İsmail Bey, 2006’da bir pazar […]

Continue reading »

Şer‘î Kaidelerle Tasavvuf -7- İLİM, İRFAN, İBÂDET ve ZÜHD İÇ İÇE

Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM (Şâzelî meşâyıhından Ahmed Zerrûk [v. 899/1494] Hazretleri’nin; tasavvufu, usûl ve fıkıh kaideleriyle anlattığı Kavâidü’t-Tasavvuf ve Şevâhidü’t-Taarruf adlı eserinin tercüme ve şerhine devam ediyoruz.) YOL FARKLI MENZİL AYNI Müellifimiz, dokuzuncu kaidede; nisbetleri farklı olsa da, sûfî, fakîr / derviş, ehl-i takrîb diye anılan zümrelerin sûfîlikte birleştiğini anlatmıştı. Şimdi meslek, yani tutulan yol bakımından da aynı yaklaşımı sergileyerek […]

Continue reading »

BABA DOSTU BÖYLE OLUR MU?

Fahri SARRAFOĞLU sarrafoglufahri@gmail.com Müslüman, diğer müslümanların elinden ve dilinden zarar görmediği kimsedir. Mü’min de; halkın, can ve mallarını kendisine karşı emniyette bildikleri kimsedir. Osmanlı döneminde birçok Avrupa şehri; kılıçla, topla, tüfekle değil, güzel insanların güzel hâl ve hareketleri sayesinde önce oradaki insanların kalplerinin fethedilmesiyle kazanılmıştır. Şimdi anlatılacak olan hikâye, 1980’li yıllarda İstanbul’da gerçekleşmiş gerçek bir hikâyedir. Burada ismi geçen Yavuz […]

Continue reading »

TAHTA BEBEK

Dr. Halis Ç. DEMİRCAN cetindemircan2@hotmail.com.tr Kafesli evlerde ağlar çocuklar, Odalarda akşam olurken henüz. O zaman gözümün önünde parlar, Buruşuk buruşuk, ağlayan bir yüz. Ne vakit karanlık kaplasa yeri, Başlar çocukların büyük kederi; Bakınır, korkuyla dolu gözleri: Ya artık bir daha olmazsa gündüz? Gittikçe kesilir derken sedâlar, Gece; bir siyah el gözümü bağlar; Duyarım, içime sığınmış, ağlar, Bir ufacık çocuk, bir […]

Continue reading »

GAYRET VARSA ENDİŞEYE MAHAL YOK!

Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI tali@yuzaki.com Gidişat ne yöne? Nesillerin, toplumların, İslâm ümmetinin hâli? «Allah!» diyen kalmayacak derecede bir çöküşe doğru mu gidiyoruz? Yoksa küllerinden doğup bir yükselişe geçiş içinde miyiz? Zihnimiz tekçi bir yapıda düşünebilir. “Kıyâmet arifesindeyiz ve her şey çok kötüye gidiyor.” “İslâm düşmanlarının korktuğu gibi aslında müslümanlar yükselişte…” Hâlbuki; Bir taraf âbâd olurken, bir taraf berbat olabilir. Bunu bir […]

Continue reading »

TAKSİM CAMİİ ve CAMİLERİMİZ

H. Kübra ERGİN hkubraergin@hotmail.com 150 yıllık bir rüya gerçek oldu ve Taksim meydanında yapımı tamamlanan Taksim Camii; cuma namazıyla, tekbirlerle, salevatlarla, duâlarla ibâdete açıldı. Osmanlı payitahtı İstanbul’un camiden mahrum kalmış yerlerinden biri olan Taksim meydanı, İstiklâl Caddesi ve Tarlabaşı Bulvarı’nın kesişim noktasında yer alan caminin yapımına dört yıl önce başlanmıştı. Ancak buraya bir cami inşâ edilmesi arzusu, çok daha eskilere […]

Continue reading »

SAHİP OLMAYA MI GELDİK ŞÂHİT OLMAYA MI?

Fahri SARRAFOĞLU sarrafoglufahri@gmail.com Necla Hanım’ın aslında pek âdeti değildi; öyle geline pek sık gelip gitmez, ama gelinini de severdi. Sorduklarında da; “Efendim, tatlı gitmek lâzım. Gençler rahat olsunlar…” derdi. Oğlu ve gelini; İstanbul’da, Kadıköy’de lüks bir semtte, yine lüks bir sitede, daha doğrusu şimdiki adıyla «rezidans»ta oturuyorlardı. Girişi, çıkışı, her şeyi akıllı, diye konuşulan sitelerde… Necla Hanım’ın evi ise Fatih’te […]

Continue reading »

ŞÜKÜR…

Servet YÜKSEL servety@t-online.de   Aczimi bildiğim her hâle şükür… İçimdeki hüzne, melâle şükür… Bir sevda ufkunda İstanbul kokan, Şiire, rüyaya, hayâle şükür… Aşkını kalbime nakşetsin pîrim, Zikrinle nurlanan leyâle şükür… Bir meleğin kanatları altında, Gonca güller açan nihâle şükür… Haramın zerresi insanı bozar, Elimin emeği helâle şükür… Dileğim hayır mı, şer mi bilinmez, Ey nefs ısrar etme, muhâle şükür… Gözler […]

Continue reading »
1 2 3 8