169. Sayı Takdim

Kıymetli Okuyucularımız, Fert ve toplumun kilit taşı: Aile. Aile mukaddes bir mefhum. Bu sebeple belki fertteki ve toplumdaki bozulma en son ona yansıdı. Eskiden ferdî hayatında dağınık insanlar dahî; toplum için, geleneğe, örf ve âdete ters düşmemek için o mukaddesimize hürmet ederdi. Fakat o gecikmeyle beraber; artık aileye de, insanımızın uğradığı ruh ve mâneviyat kaybı yansıdı. Boşanma istatistikleri; «Yangın var!» […]

SALLANDIRMAK LÂZIM!

Fatih GARCAN fatihgarcan@hotmail.com –Selâmün aleyküm! –Hı! Efendim! Aleyküm selâm Ahmet. Buyur oturmaz mısın? –Otururum elbet Hikmet Ağabey de sen iyi misin? Derin dalmışsın… –Sorma Ahmet Bey. Kederliyim… Bizim oğlan… –Hayırdır inşâallah bir şey mi oldu? Geçmiş olsun! –Vallâhi bir şey mi oldu? Birçok şey mi oldu? Tam bilemiyorum; ama bir bildiğim varsa artık evlâtlarımıza çok da yetişemediğimiz. Bir yerlerde yanlış […]

ŞAİR ve DİL

Prof. Dr. Harun ÖĞMÜŞ harunogmus@gmail.com Dil, bir millete ait kültür değerlerinin en mühimidir. Tarih boyunca milletçe meydana getirilen her ne varsa muhafaza edip, sonraki nesillere aktaran odur. Bu itibarla o; milletin hem hâfızasını teşkil eder, hem de o hâfızanın esasını teşkil eden genlerin geleceğe taşınmasını sağlar. Dilin kültürel veya -başka bir ifadeyle- topluma ait bir unsur oluşu, ait olduğu toplumun […]

EVLİLİK

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Gece-gündüz nice insânı boğan mecrâda, Bize îmân ile Kur’ân ebedî rehberdir… Hele tam âilenin çöktüğü bir dünyâda, Evlilik, en yüce bir sünnet-i Peygamber’dir… vezni: feilâtün / feilâtün / feilâtün / feilün (fâilâtün) (fa’lün)

ÇANAKKALE’DE

M. Nihat MALKOÇ mnm61mnm@hotmail.com   Îman, çağlayan gibi büyürken yüreklerde, Gülün yarası derin, bülbül ağlar seherde, His yoksulu zâlimin, gözüne inmiş perde. Sonsuzluğa açılır gökler Çanakkale’de… Meçhul asker, yurdunu bekler Çanakkale’de… Gök boşluğundan, ölüm sağnak sağnak düşmekte, Sılaya varan haber, yaraları deşmekte, Ölüm, hâtıraların küllerini eşmekte. Henüz goncayken, güller soldu Çanakkale’de… Yaşlı gözler, toprakla doldu Çanakkale’de… Açlığını unutup, tuza ekmek […]

EDEP KAPISI

M. Faik GÜNGÖR m.f.g.023@hotmail.com   Kanadı kırık gördüm, malına ağlayanın, Kapandım eşiğine, hâline ağlayanın. Kadîm sözdür helâlin, bine verme birini, Heybesi delik olur, haramı yeğleyenin. Gözyaşıyla yeşermez, güz gelmeden lâlesi, Kurur elinde gülü, kalbini dağlayanın. Diktiği ağaçlardan, beklediği meyveyi, Verdiğini bilmeli, taksimi sağlayanın. Kışları bahar olur, geceleriyse gündüz, Kalbini ve gönlünü Rahmân’a bağlayanın. Manas edep evinde buluşunca ehl-i dil, Yenik […]

NE BEKLER?

ECRÎ (Huzeyfe YÜKSEL)   İmtihan âlemi! Her yol başı engel bekler. Kulu, ipince uzun köprüde çengel bekler. Istırâbın kuşatan vâhına her kim düşse, Acıdan kurtaracak can suyu, bir el bekler. Hak sözün kıymeti, mâhiyyeti eğrildi bugün, Eğri sözler, yine doğrulmaya cetvel bekler. Toprağın mahsulü gayret ile meydan bulacak, Meyve vermez ise insan, niye tembel bekler? Nefesin söndüğü dallarda tomurcuk açmaz, […]

BEYİTLER

Abdullah GÜLCEMAL abdullah_gulcemal@hotmail.com   Dost kadrini ne bilsin, dostluk nedir tatmayan, Dost odur ki; dostunun arkasından atmayan… *** Bir yanda dertli bülbül, bir yanda gül üşüyor. Baykuşlar vîrânede mâsiyet bölüşüyor!.. *** Yolcu yolunda olur, arı balında olur. Her gülün en tazesi kendi dalında olur… *** Namuslu yaşamanın çilesi, zahmeti var, Sonsuz şükürler olsun, ötede rahmeti var… *** Her şeyin bir […]

İNSAFSIZ YÜREĞİ HOŞ ETME YÂ RAB!

Ahmet ARSLAN arslanahmet52@hotmail.com   Acımasız ruhlar, sefâya dalmış, İnsafsız yüreği, hoş etme yâ Rab! Garip kullarına, acılar kalmış, Yokluğu sofraya, aş etme yâ Rab! Issız köşelerde, akan yaşlara, Boynu bükük kalan, mahzun kuşlara, Derinlere dalan, o bakışlara; Birazcık gülmeyi, düş etme yâ Rab! Aldırmaz feryâda zâlim, duygusuz, Bırakır kalplerde acılardan iz, Bizi ateşlere atar insafsız; Yetimin gözünü, yaş etme yâ […]

168. Sayı Takdim

Kıymetli Okuyucularımız, Bir zamanlar kapağımızdaki gibiydi iki medeniyetin farkı: Bizim Medeniyetimiz; HİDÂYET esaslıydı. Bizim medeniyetimiz; Kur’ân, Sünnet ve insanlık medeniyetidir. ŞEFKAT temeli üzerine kuruluydu. Bizim medeniyetimiz, rahmet medeniyetidir. ZARÂFET telkin ederdi. Mimarî zarâfetimiz her şeyiyle ayakta… Gönül fethiyle kurulmuş, vakıf medeniyetiyle tezyin edilmiş muazzam bir medeniyet… Bunun karşısında; Vahşetin çirkin yüzünü seyrettiren batı âlemi vardı. Adına medeniyet denemeyecek derecede canavarlık. […]

1 2 3 231