193. SAYI TAKDİM

Kıymetli Okuyucularımız, Ebediyet rehberimiz Kur’ân-ı Kerim; toplumların dünyada başına gelen saâdet ve musîbet zamanlarının, ilâhî imtihan ve ceza muhtevâsında olduğunu bildirir ve şu vaatte bulunur: “Eğer o ülkelerin halkı îmân edip takvâlı olsalardı (Allâh’a karşı gelmekten sakınsalardı), elbette üzerlerine gökten ve yerden bolluk ve bereket kapılarını açardık. Fakat onlar gerçeği yalanladılar. Biz de işledikleri günahlar yüzünden onları ansızın yakalayıverdik.” (el-A‘râf, […]

Continue reading »

BİR MİLLETİ BÜYÜK YAPAN SIR NEDİR?

Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI tali@yuzaki.com Otobüs duraklarında bir reklâm gördüm: Dünyaca meşhur bir eğlence kanalı, Türk yapımı bazı dizilerin İngilizce isimlerle bütün dünyada seyre sunulduğunu ilân ediyor. Bunu görünce koltuklarımız kabaracak; «Vay be!» diyecekmişiz. Bu reklâm, aslında altında şöyle bir alt metin taşıyan, tersinden bir psikolojik hamle gibi: “Siz önünüze attığımız bu kadarcık jestlerle bile memnun olacak; ezik, beceriksiz, gelişmemiş ve […]

Continue reading »

BİR TOPLULUK KENDİ HÂLİNİ DÜZELTMEDİKÇE…

Raif KOÇAK raifkocak@gmail.com Memleketin her yanını dolaşmak ve insanlara hâllerinden memnun olup olmadıklarını sormak gibi bir imkânımız olsaydı; kendi nefsimiz de dâhil olmak üzere, zannederim kāhir ekseriyetin hâlinden memnun olmadığını söylememiz mümkün olacaktı. Zira kimi geçim darlığından veya hayat pahalılığından şikâyet ederken, kimi güvenlikten, kimi adâletten, kimi de idarecilerden yana şikâyetlerini sayıp dökecekti. İnsanız, elbette bazı şeylerden muzdarip olmamız normal. […]

Continue reading »

HAK İLE DOSTLUK ve RAHMET MEVSİMİ

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com İnsan gaflete düşünce; Neleri neleri kenara atıyor. Meşguliyet bastırsa, ilâhî vazifelerini kenara atıyor. Başka şeylere dalıyor da bazen îmânı, bazen namazı ve Kur’ân’ı kenara atıyor. Hâlbuki; Her şeyi kenara atıp bunları hayatın merkezine almaktır, kul olabilmek. Yani; İnsanın başına bir dert gelse, hemen namazı ve sabrı merkeze almalı aslında. Âyette ne buyuruluyor: يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ […]

Continue reading »

SEFER ALİ

Hadi ÖNAL hadional23@gmail.com Ta uzaklardan belki Sara Hatun’dan belki de Ulu Cami’den yükselen, dağlara çarpıp da yankılanan salâ sesi ile birlikte Sefer Ali yatağından doğruldu. Yanı başında uyumakta olan hanımı Hacer’e baktı. Hacer’in yüzünün sağ kısmı, yastığa yayılan saçlarının arasında kaybolmuştu âdeta. Uzun siyah kirpikleri, yumuk gözlerinin üstünde daha da kendini belli ediyordu. Fırat’ın o gece huysuzluğu tutmuş, uzun süre […]

Continue reading »

LÂL DURAĞI

Sebahat Özenmiş TUZALAN sotuzalan@gmail.com Göz kapakları giderek ağırlaşıyordu. Bedeninin uyuşukluğuna mâni olmaya çalışsa bile; gözlerinde perdelenen güzellik, giderek sarılara, kızıllara ve tonlarına evriliyordu. Müstesnâ bir güneşi avuçlarının arasına bırakan yazdan, geriye sararan yapraklar kaldı. Sonbaharın tadını çıkarmak için; bedenleri körpecik, yapraklarını cömertçe insanlığa sunan ağaçları seyrederek, bir süre bu yaş almış mevsimi içine çekti. Ulu bir çınar görmeyeli, pek yalnız […]

Continue reading »

İKİ CİHANDA RAHMET

Muhterem Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi ile Yüzakı Mecmûamız’ın 17’nci Yıl Abone Kampanyası ve Nesil Yetiştirme Mes’ûliyetimiz Hakkında Mülâkat YÜZAKI: –Muhterem Efendim, Bu sene kampanya eserimizi temsilcilerimize takdim etme programımızı, salgın tedbirleri sebebiyle internet üzerinden gerçekleştirebileceğiz. Mecmûamızda da sizinle bir mülâkat gerçekleştirmeyi arzu ettik. Kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Efendim, bir yılın ardından; korona hâdisesinin mânevî bakımdan değerlendirilmesi hakkında neler söylemek […]

Continue reading »

KUR’ÂNÎ TÂLİMATLAR -27- RAHMET MEVSİMİNDE CENÂB-I HAK İLE DOSTLUK

Yazar: Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi ÂHİRETTE HÂLİMİZ Anlatılır ki Hârun Reşid hacdan dönerken Kûfe’de bir müddet kaldı. Bir gün dışarı çıkı nca, Behlül Dânâ, yoluna dikildi. Avazı çıktığı kadar üç kere; “–Ey Hârun!” diye bağırdı. Hârun şaşırarak; “–Kim bu beni çağıran?” diye sordu. Behlül olduğunu söylediler. Hârun durdu ve perdenin kaldırılmasını emretti. İnsanlarla perde gerisinden konuşurdu. Behlül’e; “–Beni tanıyor musun?” […]

Continue reading »

GÜZEL HAYAT YAŞAMANIN SIRRI

Ali ÖZBEK aliozbek1997@outlook.com İnsan bu dünyaya imtihan olmak için gönderildi. Her birimiz farklı yerlerde, farklı konumlarda, farklı imtihanlar ile imtihan ediliyoruz. Ancak şartlarımız ne kadar farklı olsa da, hepimizin tek bir gayesi var: Güzel bir hayat yaşamak. Genelde de güzel bir hayat yaşamak dendiği zaman; maddî mânâda geniş bir hayat, istediği her şeyi alabilmek, yiyebilmek, giyebilmek gibi şeyler akla geliyor. […]

Continue reading »

GİDER!

Zahit GENÇ genczahit@gmail.com   Hak yolunun kandilleri, Nice gönlü, süzer gider! Dost bekleyen gönülleri, Vefâlı dost, sezer gider! Hem seven ol, hem sevilen, Budur bizi insan eden, Mutlak bir gün nâzik beden; Toprak olur, tozar gider! Bitse bile can borcumuz, Can kıymetli, deme; «Ucuz!» Dosta giden bir yolcuyuz; Yollar böyle, uzar gider! Gitme dostun uzağına, Binme nefsin kızağına, Kim düşerse […]

Continue reading »
1 2 3 294