ÇANAKKALE ŞEHİDLERİNİN FAZÎLETLİ ANNELERİ

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Çanakkale’de o şehidleri yetiştiren anneler ne güzel annelerdi. O anneleri yetiştiren yüce terbiye ne güzel bir eğitimdi. Bugün o şühedâ annelerinin kıymetini idrâk etmek ve onlara duâlar etmek hem îman hem de vatan borcumuz. Ayrıca onları yetiştiren İslâm’ın güzelliklerini ve üstün fazîletlerini idrâk etmek de, gelecek nesilleri de aynı ruh ile yetiştirebilmek bakımından en ciddî […]

Continue reading »

GEL ZİKREDELİM ALLÂH’I!

Bekir İsmet ÇİÇEK bekirismetcicek@gmail.com Kalpler itmi’nâna ersin, Gel zikredelim Allâh’ı! Bizden nisyânı gidersin, Gel zikredelim Allâh’ı! Zikrolsun günün siftahı… Îmânımız yenilensin, Yakînlerimiz bilensin, Letâifler tam dillensin; Gel zikredelim Allâh’ı! Göğsü sarsın inşirâhı… Zikredelim tâ derinden, Duysun vücut her yerinden, Her gecenin seherinden; Gel zikredelim Allâh’ı! Nur kaplasın her cenâhı… Analım da bizi ansın, Diller zikirle ıslansın, Nefs-i emmâre uslansın; Gel […]

Continue reading »

SEVDA GÜVERCİNLERİ

Ali AĞIR aliagir70@gmail.com   Göğü hâleler sarar, mehtaplı bir gecede, Lâleler filizlenir, sînesinde düşlerin. Hayatın güzelliği saklı iki hecede, Özünde müjdeler var, masmavi gülüşlerin. Ay doğan o gözleri, rûhumu kuşatırken, Nazarı huzur verir, ufkuma ışık saçar. Kahverengi cemreler, baharı yaşatırken, Yerde yıldızlar ışır, gökte çiçekler açar. Şemse döner, uykumu bezeyen rüyalarım, Fezânın boşluğunda kaybolur, kör karanlık. Umut sarmaşığıyla örülen hülyalarım, […]

Continue reading »

GÜN GELİR, ANSIZIN SÖNER BU DÜNYA!

Zahit GENÇ genczahit@gmail.com Yıllar su misâli akıp giderken, Nefis belimizi büküp duruyor, «Bu gün mü, yarın mı?» olacak derken; Kaderse ağını her gün kuruyor! Durmadan yol alır ömür treni, Kim bilir ne zaman durur bilinmez! Ölümdür bu ömrün bir tek freni, Gidenler bilir ki geri gelinmez! Kimi bulmak ister altın madeni, Kimi arzu eder hakkı bulmayı, «Aratır» derler ya, gelen […]

Continue reading »

204. Sayı TAKDİM

Kıymetli Okuyucularımız, Biz nasıl bir varlığız? İdeolojiler, dünya görüşleri, insana tarifler üzerinden keyfiyetler biçmekte. Kimi; insanı, birbirinin kurdu olan yırtıcı bir varlık gibi tarif ederken, kiminin tarifi, maddî değer üretmekten ibaret bir makine katılığında kalıyor. Kimi yapış yapış cinsiyetle kafayı bozarken, kimi ruh zannederek nefs-i emmâreye işaret ediyor. Kimi biyolojiye takılıp hayvan zannediyor, kimi sosyolojiye takılıp ferdiyetini kaçırıyor. Hepsi bir […]

Continue reading »

MEVLÂNÂ’NIN GAZELİNİ TÜRKÇE SÖYLEYİŞ -12- EY ÂŞIKLAR!*

Harun ÖĞMÜŞ harunogmus@gmail.com Yarasın içtiğiniz bâdeler ey âşıklar! Hepsi olsun dilerim bal-şeker ey âşıklar! «Âfiyet olsun erenler!» sözü tâ Arş’a varıp, Geçti ammâ öte, hâlâ gider ey âşıklar! Sâhilinden söz edilmez, bu deniz can denizi, Lâ-mekândan yüce, neymiş ki yer ey âşıklar! Bir kıyâm ettiriyor dalgaya eş, bir secde, Bizi hayran bırakan her eser ey âşıklar! Deyiniz: Can oluruz bizler […]

Continue reading »

SOSYAL MEDYADA PROTESTOLAR

Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI tali@yuzaki.com Efdal olan ibâdet: Allâh için muhabbet; Allâh için husûmet… Bir müslümanın en fazîletli kulluk düsturunun «hubb-i fillâh ve buğz-ı fillâh» olduğunu bildiriyor, nazmen tercüme etmeye çalıştığımız hadîs-i şerif. (Ahmed, 5/247) Kötülüğe sırasıyla; eliyle, diliyle ve kalbiyle müdahale etmek gerektiğini bildiriyor bir başka mübârek nebevî tâlimat. •Bunun ferdî tarafı insanın îmânını test etmesi. Kalbinin, inancının tasvip etmediği […]

Continue reading »

HER OLUŞTA İZNİ VAR

Bekir İsmet ÇİÇEK bekirismetcicek@gmail.com İzniyledir kâinâtın devamı, Var ve mevcut kalabilmek izinle, Takdîriyle hâdisâtın kıvâmı, Murâdına bağlı her şey dizginle, Arzda karar kılabilmek izinle… Hâdî ismi etmez ise tecellî, Ne iz belli ne de olur yol belli, Îmanları kaybederiz temelli; Îmânı O, buluşturur özünle, Hakk’a mü’min olabilmek izinle… Hep farklıyız kulluktaki yarışta, Kimi önde hedeflere varışta, Yardımına muhtacız her karışta; […]

Continue reading »

ÎTİKĀDÎ DELİL…

Abdullah Mesud HIDIR mahidir@gmail.com İmâmü’l Harameyn el-Cüveynî, 17 Şubat 1028’de Nişâbur’da doğdu. İlk tahsilini müderris olan babasından ve Nişâbur’un hocalarından aldı. Babası vefât edince bir yandan babasının müderrislik vazifesini üstlendi. Diğer yandan ilim talebeliğine devam etti. Her mecliste ehl-i sünnet îtikādını savundu. Bulunduğu coğrafyada ehl-i sünnet inancını mü’min dimağlarda perçinledi. Cüveynî, ilmî faaliyetlerinin engellenmesinden ötürü Bağdat’a sonra da Hicaz’a gitti. […]

Continue reading »
1 2 3 304