O’NA BENZE!..

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) En samîmî ve sıcak, en yumuşak kalp O’nda, Merhamet cenneti kılmış O’nu insâna Hudâ… Bağrı en çok kanayandır, O’dur en şefkatli, Yoksulun, muzdaribin hâline en rikkatli!.. Ebedî kandilidir nûr-i Muhammed beşerin, Bir hilâl ol, O Güneş’ten yana, artar değerin!.. vezni: feilâtün / feilâtün / feilâtün / feilün (fâilâtün) (fa’lün)

Continue reading »

Hz. KUR’ÂN ve Hz. PEYGAMBER

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Osmanlıca hâlini okumak için tıklayınız… Cihan çok ağladı: –Ey Rabbimiz, devâ indir! Semâdan indi bu Kur’ân, fezâdan engindir. Şifâ ve rahmeti bambaşka içti mü’minler, Bugün koşup kul olanlar, yarın selâtindir. O’nun kitâbı bu; mânâsı, lâfzı, Allâh’ın; Uzaklaşırsak azap, yaklaşırsak âmindir! Bilip de görmeyen öz, kavramaz bu mûcizeyi, Gören bilir ki bu gerçek, yegâne hak dindir! Gören; […]

Continue reading »

MÂNÂSINA ER!

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Üç-beş kuruş uğrunda paramparça avuçlar, Ummânı mı, külhânı mı, bilmem ne avuçlar! Suçtur; bu namaz yalnız eğilmekle kılınmaz, Açlık ve susuzluktan ibâret mi oruçlar? Vezni: mef’ûlü / mefâîlü / mefâîlü / feûlün

Continue reading »

KİMLER KİME ZİMMETLİ?

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Dünyâda garipler ve yetimler, üşüyorlar, Bencil ısınanlar, yedi gökten düşüyorlar. Bir yanda keyif ehli, duyarsız hegemonya, Bir yanda sefâlet dolu, açlık dolu dünyâ. Eyvah dolu enkāza bakın; nerde hamiyyet? Kimler, kime zimmetli, uyansın beşeriyyet! Ey şefkatin insâfı, uyan, bunca figanla, Ey merhametin kalbi, bu feryatları anla! Ey aynı vücûdun sayısız uzvu olan biz, Birlikte huzûruz ya […]

Continue reading »

LÂ-MEKÂNLARA…

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Bizler ki cennetin ve cemâlin garîbiyiz, Dönmek vazîfemiz, o mübârek vatanlara!.. Âlemde coşkumuz yedi kat kubbeden öte, Sığmaz bu rûhumuz şu betondan tavanlara! Fânî vücûd adımlarımız, metre metredir, Bâkî gönül adımlarımız, lâ-mekânlara!.. mef’ûlü / fâilâtü / mefâîlü / fâilün

Continue reading »

BÜYÜK AYASOFYA CÂMİİ

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Bu mübârek câmi, bir müjde-i Peygamber olan feth-i mübîn ile muammer ve Cenâb-ı Hakk’ın «belde-i tayyibe» ifadesiyle işaret ettiği zafer hikmetine müyesser bir câmi-i kebîr. Hasret dolu bir fetretin ardından tekrar ibâdete açılması münasebetiyle Hakk’a şükür, halka tefekkür… Tekbîr ile, Hak erlerinin başladı marşı, Allah sesimiz, tuğlarımız, süsledi Arş’ı. Bir çağladı Han Mehmedimiz, yirmi birinde, Dağlar […]

Continue reading »

GERÇEKLERİN ÖNÜNDE

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Fânî safâya kanma, binâ eyle sonsuzu, Gel-geç olan nasîbi umanlar, gelip geçer! Yârın ufukta yeller eser, perdeler uçar, Gerçeklerin önünde yalanlar gelip geçer!.. vezni: mef’ûlü / fâilâtü / mefâîlü / fâilün

Continue reading »

VAR MI GÖNÜL?

TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI) Bu zemin boş; yedi kat gökte yerin var mı gönül? Sana âit yücelikten haberin var mı gönül? (Seyrî) Hak deyip sînede güm güm vuruşun var mı gönül? Şu yaman rüzgâra dimdik duruşun var mı gönül? Yolcusun! Söyle gönül yolculuğun hangi yöne? Nerdedir menzil-i maksud? Varışın var mı gönül? Mal ve mevkiyle böbürlenmeye gelmiş değiliz, Hakka, hayrâta […]

Continue reading »

O’NUNLA IŞILDAR

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Bir ay gibi hurşîdi gören gözler ışıldar, Peygamber’i seyrâna eren özler ışıldar, Hem göz ile, hem öz ile seyreyle Habîb’i, Coştukça Muhammed diyerek, sözler ışıldar! Vezin: mef’ûlü / mefâîlü / mefâîlü / feûlün    

Continue reading »

TAKAS ETME!..

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Zannetti kör nefis, var başka bir tat, Havvâ’yı da Âdem’i de etti mat!.. Aldırmadı haram ile helâle, Hatâ yaptı akıl, düştü melâle… Güzeli çirkinle eylersen takas, Yâr ile bağını keser bir makas…

Continue reading »
1 2 3 15