EBEDÎ KÂR

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ)   Ey yiğit, nefsi fedâ, gönlü fedâkâr edelim, İki günden geçelim, biz, ebedî kâr edelim! Sen de Seyrî, oku İbrâhim’i, İsmâil’i tam,  Sâde yâ Hak, diyelim, bâtılı inkâr edelim!   24 Mayıs 2024                   vezni: feilâtün (fâilâtün) / feilâtün / feilâtün / feilün

Continue reading »

GAZA

TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI)    Terk edersen cihâdı; kanla cezâ!  Sonun işgaldir etmeyince gazâ… Bize dermânı söylüyor okuyun:  Gazze’nin nâmı ecnebîce: Gaza!..   vezni: feilâtün (fâilâtün) / mefâilün / feilün

Continue reading »

HER FEDÂKÂRLIKTA MAKSAT

  SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Mûtenâ, hoş bir gönül sunmak için ey Gül Sana, Hem dokuz kat gökle hem toprakla yeksân oldu aşk! Bastığın sonsuz eşikten yer öpüp geçmek için, Her fedâkârlıkta maksat buydu, candan oldu aşk! Bunca sözden yâ Rasûlâllah murâdım ilticâ, Yoksa hâlâ en güzel vasfında noksân oldu aşk!..   vezni: fâilâtün / fâilâtün / fâilâtün / fâilün

Continue reading »

İsmail KANDEMİR Hocanın VEFÂTINA TARİH

TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI)    Şuurlu bir muallim, dâvâ sahibi insan,  Hak çağırdı İsmail KANDEMİR’i pür îman…    Ömrünü vakfeyledi, ecdat vakıflarına,  Bursevî, Ayasofya, şâhit vasıflarına…   Yâ Rab, mescidlerine sahip çıkan kulunu,  Firdevs cennetlerine, lutfen yerleştir onu…   Üçler gelip tarihi, hikmet ile söyledi: «Kāriye’de salâtı duydu vefât eyledi.» (1442+3=1445)   قاريەده صلاتى طويدى وفات ايلەدى     Not: İsmail KANDEMİR […]

Continue reading »

KAHIR İÇTİM KANA KANA!..

SÜKÛTÎ (Hızır İrfan ÖNDER) onderirfan@gmail.com   Beni benden alıp gittin, Zâlim dünya, hâin dünya! Bin bir derde salıp gittin, Zâlim dünya, hâin dünya!   Koymadın gidem Rabbime, Nifak ektin ak kalbime, Kerih baktın tüm kesbime; Zâlim dünya, hâin dünya!   Dâim boyadın gözümü, Çabuk çiğnettin sözümü, Bulamadım ben özümü; Zâlim dünya, hâin dünya!   Dünüm kayıp, günüm kayıp, Rûhuma da oldun […]

Continue reading »

YAKIN ETTİN, YAKIN BENİ!..

Rıfat ARAZ rifat_araz@yahoo.com     “Kullarım Ben’i Sen’den soracak olurlarsa, bilsinler ki Ben pek yakınım. Bana duâ edenin duâsına icâbet ederim. Öyleyse onlar da davetime icâbet ve Bana hakkıyla inanıp tasdik etsinler ki doğru yolda yürüyerek selâmete ersinler.” (el-Bakara, 2/186) “Zorlukla beraber kolaylık vardır. Evet, zorlukla beraber kolaylık vardır.” (el-İnşirâh, 94/5-6)    Yâ Rab; bir yol, açtın câna; Yakın ettin, yakın beni!.. Aşkla geldim, […]

Continue reading »

BAYRAMLAR O BAYRAM DEĞİL

NİYAZKÂR (Köksal CENGİZ) niyazkar@gmail.com   Ufkumuzdan kayıp gitmiş yıldızlar, Neylesek bayramlar o bayram değil. Yürekler kan ağlar, sîneler sızlar, Neylesek bayramlar o bayram değil. Nerde dede, nine, baba, annemiz? Nerde amca, dayı, hala, teyzemiz? Bir yetimhâneye dönmüş evimiz, Neylesek bayramlar o bayram değil. Baş tâcı büyükler kazanç yoluydu, Damatlar, gelinler hürmet doluydu. Oğul, kız, torunlar petek balıydı, Neylesek bayramlar o bayram […]

Continue reading »

HAYAT BOŞLUK KABUL ETMEZ!

M. Nihat MALKOÇ mnm61mnm@hotmail.com      Vazifemiz var dünyada, Hayat boşluk kabul etmez! Sanma kendini rüyada, Hayat boşluk kabul etmez!   Bir nehirdir, zaman akar, Kimi yapar kimi yıkar, Boşluğu dolduran çıkar; Hayat boşluk kabul etmez!   Tâlip olmalısın zora, Çok çalış, konma hazıra! Böyle çıkılır huzûra! Hayat boşluk kabul etmez!   Zamandır bizim nakdimiz, Kıymetlidir her vaktimiz, Vardır ilâhî akdimiz; […]

Continue reading »

ŞARK ATEŞİ MERİÇ

Mehmet KARADAĞ karadg63@gmail.com   «Bu Ülke»yi anlattın, Onlarca eserinde. Mısraları parlattın, Kalemin keserinde. Camlar titreten yel ki, Işık bahçeden girer. Bir muma muhtaç belki, O «Mağaradakiler». Kendini tanıyana, Fazla söze ne hâcet. Ve «Kültürden İrfan»a, Doğu’dan çıkan cüret. Vasiyet gibi sanki. «Jurnal» değil, apaçık. Işık tutar o an ki, Gizlense bin bir kancık! «Işık Doğu’dan Gelir» Dik olsun dâim başı. Kendini […]

Continue reading »

SÜRGÜN

M. Faik GÜNGÖR m.f.g.023@hotmail.com     Kaderin yazdığı, başım üstüne, Ne şikâyetim var, ne de kırgınım. İntizârım yarım değil bütüne, Af dilemediğim, âna dargınım.   İşaret buyruldu, yol aldım sessiz, Dağıldı etrafım, kaldım kimsesiz. Dağ kadar yokuşu, hâlsiz, nefessiz, Süründüm çıkmaya, düştüm yorgunum.   Gâhı kanatlandım, yürüdüm gâhı, Buz tuttum tandırda, eridim gâhı, Bir sözle yeşerdim, çürüdüm gâhı; Bıçak sırtı doğdu, […]

Continue reading »
1 2 3 464