KÜLFETSİZ EVLİLİK! -3-

YAZAR : Ahmet ZİYLAN Mevlâ’m bütün mahlûkātı, dişi ve erkek olarak çift yaratmış. Bunlar yiyip içmeyi yani beslenmeyi bilirler. Kim öğretti? Mevlâ’m öğretti. Kimi yumurtadan çıkar, kimi doğar, kimi yumurtlar, kimi doğurur. Doğum yapan dişilerin süt emzirecek memeleri vardır. Doğum yapınca memelere Mevlâ’m süt verir. Anne, yavrusunu o sütle besler. Ana şefkati ile büyütür neslini, çoğalmaya vesile olur. Yumurtlayan mahlûkat […]

OL Kİ OLDURASIN

YAZAR : Dr. Halis Ç. DEMİRCAN cetindemircan2@hotmail.com.tr Tıp Fakültesinde ders asistanlığı yaptığım sıralardı. Anabilim dalımızdan, fakültenin beşinci sınıf öğrencileri staj şeklinde dersler alıyorlardı. Bu derslerden biri de Cerrahi Tıp Bilimleri bölümünden gelen cerrah bir hoca tarafından veriliyordu. Hoca 60’lı yaşlarda, yani orta yaşın üzerinde idi. Ben öğrenci koordinatörlüğü yapıyor, ayrıca anabilim dalımızın verdiği derslere giriyordum. Bir gün dersten sonra, iki […]

HIDIRELLEZ GÜNLERİ

YAZAR : Hayrettin DURMUŞ hayrettindurmus@gmail.com Çocukluk günleri… Sultandağı’nın eteklerinde, Karapınar’dayız. Ne güzel gelirdi «hıdırellez» günleri. 6 Mayıs sabahı; herkes azığını hazırlar, çıkını elinde Akçeşme’ye giderdik. Bizim oralar bozkırdır, tam Aytmatov’un anlattığı gibi… Akçeşme’nin (Ağceşer’in) etrafı yemyeşil olurdu. Biz; “Hızır acaba nerede oturdu?” diye koşardık sağa-sola… Hâsılı ayrı bir önemi, güzelliği vardı «hıdırellez»in. Batının günlerini sahiplenmek, kutlamak şimdiki kadar moda değildi […]

Hayat Yolculuğunda UNUTAMADIĞIM KARELER -27-

YAZAR : Mehmet MENCET DÜNYA, MUHABBET ÜZERİNE KURULMUŞ Dünya, muhabbet üzerine kurulmuş; insanın mayası muhabbet… Muhabbetin olmadığı yerde merhamet de olmaz. Cenâb-ı Hak; «er-Raûf» ve «er-Rahîm» sıfatlarıyla hiçbir peygamberini anmamış, bunları sadece Peygamber Efendimiz’e atfetmiştir. O Güzeller Güzeli’nin ahlâkı da bu sıfatları en güzel şekilde aksettirmektedir. O; herkese, her şeye merhametliydi. Yaratılmış olan ne varsa; insan, hayvan, bitki hattâ cansız […]

KÜLFETSİZ EVLİLİK! -2-

YAZAR : Ahmet ZİYLAN * Bu yazı, yarım asırdan beri hayat yolculuğunda vefâ ve sadâkat üzere beraber yürüdüğümüz çok değerli refîkamın, şimdiki gençlere ders olması zaruretine binâen kıymetli müsaadesi üzerine kaleme alınmıştır. Külfetsiz Evlilik -1-’de hisse alınır ümidiyle evlenme hâtıramızı yazdık. Geçen sayıdaki makalemizin son sayfasından hatırlatmak maksadı ile üç-beş satır yazarak devam ediyoruz; o günün ve bugünün şartlarına göre […]

HEM KEL HEM FODUL

YAZAR : Dr. Halis Ç. DEMİRCAN demircan@istanbul.edu.tr Çalımından geçilmiyordu. Yürüdüğü zaman küçük dağlar onun eseri sanırdın. Etrafındakilere caka satıyor, bu havasına kapılıp da yanına yanaşan olursa artık onunla ilgiyi kesiyordu. Çünkü onu da diğer elde edilmişlerden sayıyordu. Çevresindeki herkes sanki sadece ona hizmet için vardı ve onun ihtiyacını karşılayabildiği ölçüde değer taşıyordu. Dolayısıyla yanında birisi varsa bir süre onunla yürüyor, […]

Hayat Yolculuğunda UNUTAMADIĞIM KARELER -26-

YAZAR : Mehmet MENCET HELÂL ve DUÂ Şu an Kırşehir’de bulunan kayınbiraderim Ömer Faruk ERTURAN ahîliği ve onun kültürünü temsil eden bir ahî esnafıdır. Yıllar önce onun başından geçen ibretli bir hâdiseyi onun ifadeleriyle sizlerle paylaşmak istedim: Bundan 30 yıl önce 1987’de elektronik ve hediyelik eşya sattığımız bir dükkânımız vardı. Çarşı içinde değil ama ana caddedeydi. Bir akşam her zamanki […]

KÜLFETSİZ EVLİLİK!

YAZAR : Ahmet ZİYLAN Geçenlerde eski arkadaşlardan biri geldi. Ara sıra gelir sohbet ederiz. Tok gönüllü biri. Kızı, oğlunu evlendiriyormuş. Her şey güzel giderken; kızevi, düğünün salonda yapılmasını istemiş. Bunlarda ise imkân yok. Fakat kızevi yoktan anlamıyor. “–Ya salonda düğün yaparsınız yahut da biz bu işten vazgeçeriz!” demişler. Adamcağız araştırmış, 3.000 liradan aşağıya düğün salonu bulamamış. 2.000 lira oradan kesmiş, […]

ZEYTİN AĞACININ RÜZGÂRLA SOHBETİ

YAZAR : Dr. Halis Ç. DEMİRCAN demircan@istanbul.edu.tr “Seslendi rüzgâra sevdalı zeytin: «Yanım sıra es, canım sıra.» Güldü rüzgâr yaşlı zeytine, yanağını okşadı.”1 Senai Bey ile Hacı Selim Ağa Kütüphanesindeki mesaimiz devam ediyordu. Ben Osmanlıca ile ilgili çalışmalar yaparken; Senai Bey, eski deniz haritalarıyla ilgili araştırmalarını sürdürüyordu. Bir sabah Senai Bey kütüphaneye geldi ve; “–Hocam kahvaltı ettiniz mi? Haydi gelin kahvaltı […]

Hayat Yolculuğunda UNUTAMADIĞIM KARELER -25-

YAZAR : Mehmet MENCET   HİDDET ve ECEL İnsanın nefsini tezkiye etmesi, sadece tasavvufun meselesi değildir. İyi bir öğretmen de nefsini tezkiye edecek. Talebelerine örnek olacağı şuuruyla meselâ ağzından yanlış bir söz çıkmamasına âzamî gayret edecek. Örnek olmak deyince, her bir anne, her bir baba evlâtlarına örnek değil mi? Herkes kendini düzeltmeli, ıslah etmeli, terbiye etmeli. Dilini, gönlünü, işini, aşını, […]

1 2 3 13