MIZRAK ÇUVALA SIĞMIYOR

Ömer Sâmi HIDIR samihidir@gmail.com Avrupa’da ve husûsîle Fransa’da vukû bulan İslâm düşmanlığı vakalarının, müslümanlara karşı düzenlenen şiddet hâdiselerinin artması asla sebepsiz değil. Bu vakaların artması, halkı tahrik eden unsurların varlığına işaret ediyor. Kapı arkasında hâin plânların yapıldığını haber veriyor. Tıpkı bir vücutta mikrobun yüksek ateş ve karın ağrısı yapması gibi Avrupa’nın içinde bulunduğu bu ateşli hâl de onlardaki ırkçılık ve […]

Continue reading »

VİRÜS MUSÎBETİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ…

Dr. Naif ÖZKUL Geçtiğimiz ay, bendeniz de Covid 19 musîbetiyle musâb oldum. Fakat elhamdülillâh, durumum iyi. Zaman zaman yükselen ateş ve baş ağrıları oluyor. Akciğerlerde de bir miktar rahatsızlık var. Hâlimize şükür elhamdülillâh. «Musâb oldum» dedim, musîbete dûçâr olmak demektir. Bizim yetiştiğimiz tıp fakültesinde; yaşlı hocalarımız, bu «musâb olmak» tabirini çok kullanırlardı. Hastalığın isabet etmesi, musîbet ve musâb aynı kökten […]

Continue reading »

Af ve Mağfiret Ümidi: TEVBE

Z. Özlem ABAY o.abay@hotmail.com Uyan ey gözlerim, gafletten uyan! Uyan; uykusu çok gözlerim, uyan! Azrâil’in kastı canadır, inan! Uyan ey gözlerim, gafletten uyan! Uyan; uykusu çok gözlerim, uyan… (Sultan III. Murad Han) Sultan III. Murad Han; uyanamadığı bir sabah namazının hicrânını, (günümüze dek terennüm edilen) bu mısralara döker. Nefsini; gaflette olduğunu söyleyerek uyarır. «Uyan ey gözlerim uyan!» diyerek, baş gözü […]

Continue reading »

TOPRAĞA BİR ÇINAR DÜŞTÜ

Nurlan MEMMEDZADE nmemmedzade@gmail.com Bir Ali Ağabeyimiz vardı, geçtiğimiz ay dâr-ı bekâya uğurladık. 2004 yılında tanışmıştık kendisiyle. Azerbaycan’a hizmete geldiği yıldı ve üniversite üçüncü sınıftaydım. Hani insanlar vardır, görür görmez size bazı şeyleri çağrıştırır. Ali Hocayı gördüğüm o gün, hattatların kullandığı kamış kalem gelmişti aklıma. Kalem gibi dümdüzdü, uzun siyah palto vardı üzerinde ve ince siyah bıyıkları… Evet kalem gibiydi Ali […]

Continue reading »

BİR ÂLÎ ÇINAR GÖÇTÜ

İbrahim BAZ ibrahim.baz@hotmail.com Saat 11 civarında telefonum çalmıştı. Telefonun ekranında Hocamın ismini görür görmez açmıştım. Prof. Dr. Ethem CEBECİOĞLU Hocam; her zaman olduğu gibi bir baba edâsı ile hâlimi hatırımı sormuş, bir süre sonra da asıl konuya gelmişti: “–İbrahim, Azerbaycan’da bir hizmete ihtiyaç var. Orada Bakü İslâm Üniversitesi’nde hem tasavvuf hocalığı hem de idareci olarak görev yapacaksın. Sen bunu bir […]

Continue reading »

SON NEFES

Dr. Halis Ç. DEMİRCAN cetindemircan2@hotmail.com.tr Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber… Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber? Öleceğiz müjdeler olsun, müjdeler olsun! Ölümü de öldüren Rabbe secdeler olsun! (Necip Fazıl KISAKÜREK) Gece bekçiliğinden tekāüt olan Murtaza Efendi vazifedeyken gittiği Çiçekçi Küçük Selimiye Camii’ne gitmeye ve camideki sohbet halkasına katılmaya devam ediyordu. Duvar dibindeki evinden çıkıp Karacaahmet Mezarlığı’nın içinden geçen […]

Continue reading »

GÖZYAŞI CEHÂLETİ ARINDIRIR MI?

Haşim AKIN hasimakin42@hotmail.com Güneş gene yerinde durmuyor. Buralarda gün kısa olur. Öğle sonu olmuş, gölgeler tozlu zeminin üzerinde gittikçe doğuya doğru uzamaya başlamıştı. Meryem de akşam için yapılacak yemeğin hazırlığındaydı. Kızlar su getirecek, Hüseyin kurstan dönecek… Yani herkes işinin başında… Önce kapının önünde, üzerinde tavukların gezindiği dibeği tozların içinden çıkardı. Onun içinde mil dövdü. Akşama çocukların çok sevdiği to yemeği […]

Continue reading »

Kalbe Kartvizit Bırakmak mı? O DA NE?

Fahri SARRAFOĞLU sarrafoglufahri@gmail.com Bir insana gidip de; “–Seni Allah için seviyorum!” demeniz yeterli değildir. Hemen şunu soracaktır; “–Niye? Neden ben? Benden ne çıkarın var?” Yani, önce karşınızdaki kişiye dokunmanız, tanımanız, onun gönlünü kazanmanız gerekiyor. İnsan gönlünün nasıl kazanılacağı ile ilgili onlarca değil yüzlerce sunum var… Yüzlerce konferans var… Binlerce kitap var… Hepsi de değerli emekler… Fakat benim eğitim vermek için […]

Continue reading »

SÜKÛTA MEFTÛN OLMAK

Ayşegül AKYÜZ YAHŞİ akyuzaysegul50@gmail.com Bir gül bahçesinde bir bülbül, hâl diliyle şahine sormuştur: “–Sen ve ben ikimiz de bir kuş olduğumuz hâlde, neden senin yerin sultanın eli de benimki dikenli gül “bahçesidir? Ve neden sen güzel kekliğin yürek ve böbreğini yer, her kuşu avlar, her istediğine kavuşur, sultanın yanında kadir ve kıymetin olur, kuşların sultanı olursun da ben ta sabahlara […]

Continue reading »

SEVDİKLERİME NASİHAT

Ahmet ZİYLAN Kıymetli sevdiklerim! İnsan için yaşarken de öldükten sonra da en değerli hazinesi canı gibi sevdikleridir. Bu sevgi, yüce ölçüler etrafında sonsuz bir mânâ kazandığı zaman ise candan daha çok muhabbet besler insan sevdiklerine. Sizler benim için öylesiniz. Bütün sevdiklerimi, gücümün ve tecrübemin yettiği ölçüde arzu edilen kıvamda; ‒Dürüst, -Îmanlı ve -Mûteber bir iş adamı ve gönül insanı şahsiyet […]

Continue reading »
1 2 3 66