KUR’ÂNÎ TÂLİMATLAR -32- İSLÂM’DA BENLİKTEN KURTULUŞ ve KESRETTE VAHDETE ERİŞ

Yazar: Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi SEN KİMSİN? BEN KİMİM? Anlatılır ki bir derviş, şiddetli riyâzatlardan sonra nefsine; “–Sen kimsin, ben kimim?” diye sorar. Nefsi bu suâle; “–Sen sensin, ben de ben!” diye cevap verir. Bunun üzerine derviş ikinci defa nefsini tezkiyeye koyulur. Öyle gayret eder ki, bu uğurda yaya olarak defalarca hacca gider. Bütün bunlardan sonra nefsine aynı suâli yine […]

Continue reading »

MESNEVÎ -7-

Z. Özlem ABAY o.abay@hotmail.com ÖMÜR NEYE ADANIR? Benim sırrım feryâdımdan uzak değildir. / Lâkin göz ve kulakta onu duyacak nur yoktur. Hazret-i Mevlânâ bu beyitte; ilâhî esrar ve Rabbânî hakikatleri dile getirdiğini, lâkin muhataplarının, bunları anlamaktan mahrum olduğunu söylüyor. Gözler ve kulaklar onun feryâdına bîgâne kalıyor. Çünkü; «Beni anlayacak nur ve idrak kabiliyetleri yok, böyle olunca sırrım anlaşılmıyor.» demektedir. İnsan […]

Continue reading »

Bir İnsanlık Vecîbesi; KENDİNİ BİLMEK

B. Cahit ÖZDEMİR bcahit@hotmail.com Sonsuzluk; hikmetine binâen, anlayışı bir ölçü çerçevesinde tanzim buyurulmuş insanoğlunun idrâkinin ötesinde bir mefhumdur. İhtişamı havsalaya sığmayan kâinatta, hayat olduğu bilinen tek gezegen dünyamız. Burada da sonsuz güzellik ve zenginlikte bir hayat olması hasebiyle; yine idrâk ötesi bir yaratılış, bir tanzim bahis mevzuu. Bu münasebetledir ki; âciz akıllarıyla kâinâtın sırlarına vâkıf olmak isteyen bir kısım allâme […]

Continue reading »

MUHTAÇ OLDUĞUMUZ NESİL

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Hazret-i Muhammed Mustafâ -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, «Raûf» ve «Rahîm»di. Ehl-i îmâna karşı çok ziyade merhametli ve ümmetine çok düşkün ve ziyadesiyle şefkatli idi. O’nun izinden gidenler de, tüm ashâbı da, müttakîler de, sâlih ulemâ da, evliyâullah da aynı merhamet ve şefkat üzere oldular. Onlar, Hazret-i Peygamber’in; “İsrâfil Sûr’u üfürünceye, kıyâmete kadar kabrimde; «Ümmetim!.. […]

Continue reading »

KEFENİN CEBİ YOK AMA MALINDAN İSTEDİĞİN KADARINI YANINDA GÖTÜREBİLİRSİN

Raif KOÇAK raifkocak@gmail.com Yeryüzünde öleceğini bilen tek canlının, insanoğlu olduğu söyleniyor. Öleceğini bildiği için de hâliyle çareler arıyor, hiç ölmeyecekmiş gibi gayret edip dünyaya sarılıyor. Lâkin her ne kadar gayret edip, kendine göre çareler arasa da neticede kendisine emânet olarak verilen canın mühleti dolduğu an, ölüm her canlıyı yakaladığı gibi onu da yakalıyor. Dünyayı çok seven ve ölmemek için çabalayan […]

Continue reading »

BU ÖMÜR, ÂHİRET İÇİN…

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Yüce Allah, pek çok âyette; بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ «Allâh’a ve âhiret gününe îmân»ı birlikte zikretmektedir. Çünkü; Akıllar ve gönüller, âhiret ufkuna göz göz açılmadıkça; insanoğlu, gerçek îmânı da, gerçek hayatı da ve kendisini yoktan var eden yüce Allâh’ı da hakkıyla idrâk edemez. Çünkü; Dünya, insanın imtihan yurdu. Âhiret ise o imtihanda yaptıklarının değerlendirilmesi, hesabının görülmesi […]

Continue reading »

KUR’ÂNÎ TÂLİMATLAR -30- YÛNUS EMRE HAZRETLERİ’NDEN HİKMET DOLU TELKİNLER

Yazar: Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi EĞRİ SÖYLEME! Rivâyete göre Yûnus Emre Hazretleri’nin vefâtından yüz sene sonra Molla Kasım adında bir zâhir âlimi, Yûnus’un şiirlerini ele geçirdi. Bir ırmağın kenarında okurken, her rastladığı şiiri, onlardaki derin mânâları anlayamayarak; «–Bunlar ne saçma sapan şeyler!» deyip ırmağa atmaya başladı. Nihayet karşısına şu mısralar çıktı: Derviş Yûnus bu sözü, eğri büğrü söyleme, Seni sîgaya […]

Continue reading »

MESNEVÎ -3-

Z. Özlem ABAY o.abay@hotmail.com BÜLBÜL! HİKÂYETİN KEREM ET, ZÂĞA SÖYLEME! Sîne hâhem şerha şerha ez-firak, Tâ bigûyem şerh-i derd-i iştiyak. “Ayrılık derdinden lîme lîme olmuş bir sîne isterim ki, hasret ve özlemin ne anlama geldiğini ona anlatabileyim.” Bir önceki beyitte, insân-ı kâmilin ayrılık derdinden; kadın-erkek herkesin müteessir olduğunu anlatmıştık. Bu teessür, insandan insana farklılıklar göstermektedir. Hazret-i Pîr; «Ayrılık derdinden pâre […]

Continue reading »

O!*

Harun ÖĞMÜŞ harunogmus@gmail.com MEVLÂNÂ’NIN GAZELİNİ TÜRKÇE SÖYLEYİŞ Canlar içinde söyleyebilsem ne candır O! Bir tâne can deyip geçemem, tüm cihandır O! Billâh O’nun kemâl ile eşsiz cemâline, Zâtıyla sanki kendi özünden nihandır O! Aşkıyla yeryüzünde sular aktı çağladı, Aşkın bağında bir nice serv-i revandır O! Çalkantılar içindedir ammâ gönül susar, Tasvîre sığmayan nice bir hüsn ü andır O! Yalnız O […]

Continue reading »

KUR’ÂNÎ TÂLİMATLAR -25- İSLÂM’DA VAKTİ DEĞERLENDİRMEK

Yazar: Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi YARATILIŞ SEBEBİ Hak dostlarından Şeyh Ahmed Harb’in, Behram adında mecûsî yani ateşe tapan yaşlı bir komşusu vardı. Bir gün bu komşusuna îman telkîninde bulundu. Yaşlı mecûsî dedi ki: “–Sana üç şey sorayım. Cevap verebilirsen senin dînine îmân edeceğim.” Şeyh Ahmed; “–Sor!” deyince Behram şu soruyu sordu: “–Allah bu halkı niçin yarattı? Ve dahî rızkını da […]

Continue reading »
1 2 3 7