KUR’ÂNÎ TÂLİMATLAR -36- BİR MÜ’MİN HÂDİSÂTIN AKIŞINI NASIL DEĞERLENDİRİR?

Yazar: Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi NE İLE SÖNER? Hazret-i Mevlânâ, şu kıssayı anlatır: Hazret-i Ömer’in halîfeliği zamanında Medine’de bir yangın oldu. Öyle bir yangın ki; ateş, taşları bile kuru odun gibi yakıyordu. Şehrin yarısı alevlerle sarıldı, su bile bu ateşten korktu da şaşırıp kaldı. Bazı akıllı kişiler; ateşe, kovalarla su ve sirke döküyorlardı. Ateş ise inadına artıyordu. Sanki o ateşe, […]

Continue reading »

SAATÇİ

Dr. Halis Ç. DEMİRCAN cetindemircan2@hotmail.com.tr Her şey vaktini bekler. Ne gül vaktinden önce açar, Ne güneş vaktinden erken doğar. Bekle senin olan sana gelecektir… (Hazret-i Mevlânâ) Küçük bir Anadolu kasabasının tek saat tamircisiydi. Bu meslek ona dedesinden, babasından yâdigâr kalmıştı. Tıpkı dedesi gibi, babası gibi kasabalının getirdiği her türlü saati tamir eder, aynı zamanda dükkânına çok yakın olan tahminen 170 […]

Continue reading »

RUBÂÎ

Ârif Nihad ASYA   Yer yoktur kayda, şarta, istisnâya… Gönlüyle gelen, Hazret-i Mevlânâ’ya, Geçtiğini duyar yavaş yavaş varlığının, Bir tatlı akışıyla maddeden mânâya.

Continue reading »

RASÛLULLAH (S.A.S.) EFENDİMİZ’İ TEMSİL EDEBİLME GAYRETİ

YAzar: Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi TASVİR EDİLEMEZ GÜZELLİK Selçuklu Sultanı’nın kızı, vezirin zevcesi ve Hazret-i Mevlânâ’nın mürîdesi olan Gürcü Hâtun; aslen gayr-i müslim bir Rum olan sarayın meşhur ressam ve nakkaşı Aynü’d-Devle’yi, resmini çizip kendisine getirmesi için Hazret-i Mevlânâ’ya gönderir. Ressam, huzûra çıkıp vaziyeti arz eder. Mevlânâ Hazretleri ise mütebessim bir çehreyle; “–Yapabilirsen ne âlâ!” der. Ressam çizmeye başlar. Fakat […]

Continue reading »

ZEKÂT KALBİ ve MALI TEMİZLER

Doç. Dr. Mustafa CANLI canli20@hotmail.com BİR HADİS: عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمَا، قَالَ : فَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : «إِنَّ اللّٰهَ لَمْ يَفْرِضِ الزَّكَاةَ، إِلَّا لِيُطَيِّبَ مَا بَقِيَ مِنْ أَمْوَالِكُم…» İbn-i Abbâs -radıyallâhu anhümâ-’dan rivâyet edildiğine göre Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Allah, zekâtı ancak mallarınızın kalan kısmını temizlemek için farz kıldı…” […]

Continue reading »

Şer‘î Kaidelerle Tasavvuf -9- TASAVVUF LİYÂKAT İSTER

Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM (Şâzelî meşâyıhından Ahmed Zerrûk [v. 899/1494] Hazretleri’nin; tasavvufu, usûl ve fıkıh kaideleriyle anlattığı Kavâidü’t-Tasavvuf ve Şevâhidü’t-Taarruf adlı eserinin tercüme ve şerhine devam ediyoruz.) EHİL OLANLAR ve OLMAYANLAR Müellifimiz; 11 ilâ 13’üncü kaidelerde; tasavvufun faydasını ortaya koyarak, onu öğrenmeye, tahsil etmeye teşvik etti. Şimdi ise; bu tahsilin kimlere uygun olduğunu, kimlere uygun olmadığını ifade ediyor. Bu medreseye […]

Continue reading »

SEN OLMASAYDIN…

Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI tali@yuzaki.com Hazret-i Mevlânâ bizleri şu tefekküre davet ediyor: “İki dünya, bir gönül için yaratılmıştır! «Sen olmasaydın, Sen olmasaydın bu kâinâtı yaratmazdım!..» ifadesinin mânâsını iyi düşün!..” “Levlâke levlâke…” ile başlayan meşhur söz, sûfîlerin eserlerinde bir kudsî hadis olarak rivâyet edilse de, kaynağı bulunamıyor. Ona yakın; “Muhammed -sallâllâhu aleyhi ve sellem- olmasaydı, ey Âdem, seni yaratmazdım!” rivâyetini ise Hâkim’in […]

Continue reading »

BİR «KABRE YOLCULUK» TEFEKKÜRÜ

Raif KOÇAK raifkocak@gmail.com Gündelik hayatın sürüp giden telâşesi içerisinde, oradan oraya savrulup duruyoruz. Geçim derdi, çocuklarımızın ve ailemizin geleceği, bitip tükenmek bilmeyen arzu ve isteklerimiz, bizi sürekli bir mücadele içerisinde yoğurup duruyor. İşi olmayan, bir iş bulmak için, işi olan daha fazla kazanabileceği bir iş arıyor. Evi olmayan, kiracılıktan kurtulmak ve başını sokacağı mütevâzı bir ev almaya çalışırken, evi olan […]

Continue reading »

Hak, Hukuk, Adâlet ve Merhametle Tarihe ve Cihana Yön Verenler; HANGİ MEKTEPTEN MEZUN?

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com İnsanlığa nefes aldıranlar, müstesnâ bir terbiye ile yetişmiş olan sîmâlar. Tarih boyu büyük zulümlerin ve kargaşaların amansız kıskaçlarından gönülleri çekip kurtaran kudretli ve dirâyetli kimseler, mükemmel derecede yetişmiş, çok güçlü eğitilmiş kimseler. Hak ve bâtılın birbirine karıştığı hengâmlarda şaşıranlara, azıtanlara, helâke yuvarlananlara ve gaflet girdaplarında perişan olanlara, gerçek bir yol rehberliği yapan, onları azap rotalarından […]

Continue reading »

KUR’ÂNÎ TÂLİMATLAR -32- İSLÂM’DA BENLİKTEN KURTULUŞ ve KESRETTE VAHDETE ERİŞ

Yazar: Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi SEN KİMSİN? BEN KİMİM? Anlatılır ki bir derviş, şiddetli riyâzatlardan sonra nefsine; “–Sen kimsin, ben kimim?” diye sorar. Nefsi bu suâle; “–Sen sensin, ben de ben!” diye cevap verir. Bunun üzerine derviş ikinci defa nefsini tezkiyeye koyulur. Öyle gayret eder ki, bu uğurda yaya olarak defalarca hacca gider. Bütün bunlardan sonra nefsine aynı suâli yine […]

Continue reading »
1 2 3 8