İlâhî Azamet Karşısında İNSAN ve HİÇLİK

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com İnsanoğlu; Hiç kadar bir şeyden yaratıldı. Sayısız acziyetler içinde. İhtiyaçları saymakla bitmez. Hep muhtaç. Dertleri kum gibi, çarelere muhtaç. Bin bir hastalık eşiğinde dermanlara muhtaç. Bin bir noksanlıklar arasında desteklere muhtaç. Mahrumiyetler girdabında nice nimetlere ve lütuflara muhtaç. Maddesinde de mânâsında da hayat nefeslerine muhtaç. Bedeni de rûhu da kalbi de aklı da tertemizliğe ve […]

Continue reading »

MUHTAÇ OLDUĞUMUZ NESİL

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Hazret-i Muhammed Mustafâ -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, «Raûf» ve «Rahîm»di. Ehl-i îmâna karşı çok ziyade merhametli ve ümmetine çok düşkün ve ziyadesiyle şefkatli idi. O’nun izinden gidenler de, tüm ashâbı da, müttakîler de, sâlih ulemâ da, evliyâullah da aynı merhamet ve şefkat üzere oldular. Onlar, Hazret-i Peygamber’in; “İsrâfil Sûr’u üfürünceye, kıyâmete kadar kabrimde; «Ümmetim!.. […]

Continue reading »

BİR KİLİDİN AÇILIŞI

M. Aşır KARABACAK ma.karabacak@gmail.com Telefonu kapattı. Pencereye doğru yürüdü. Hırka-i Şerif Camii’nin kubbesi ve minareleri, karşısında asırlardır durduğu şekilde duruyordu. Hanımının sesi geldi arkadan: –Ne güzel arkadaşların var senin böyle!?. Cümledeki hafif istihzâ, açık bir şekilde hissediliyordu, fakat anlamazlıktan geldi. –Hıı? Neden böyle söyledin? Hep böyle olurdu. Hâlbuki çok iyi biliyordu; eşinin sözlerindeki gizli gibi görünen -fakat bunca yıldan sonra, […]

Continue reading »

BU ÖMÜR, ÂHİRET İÇİN…

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Yüce Allah, pek çok âyette; بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ «Allâh’a ve âhiret gününe îmân»ı birlikte zikretmektedir. Çünkü; Akıllar ve gönüller, âhiret ufkuna göz göz açılmadıkça; insanoğlu, gerçek îmânı da, gerçek hayatı da ve kendisini yoktan var eden yüce Allâh’ı da hakkıyla idrâk edemez. Çünkü; Dünya, insanın imtihan yurdu. Âhiret ise o imtihanda yaptıklarının değerlendirilmesi, hesabının görülmesi […]

Continue reading »

Muzdaripleri Sevindir ki Ümmete; BAYRAM OLSUN!..

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Her yerde bir vâkıanın ızdırâbı. Bu çağda; Dünya muzdarip dolu. Memleketler muzdarip. Diyarlar muzdarip. Sokaklar muzdarip. Yuvalar muzdarip. Mektepler muzdarip. Mâbedler muzdarip. Anneler-babalar muzdarip, evlâtlar muzdarip, milletler muzdarip. Dünya; En başta devrânı kasıp kavuran kudurmuş zulümlerden muzdarip. Nesilleri mahveden fikrî ve kalbî kötülüklerden muzdarip. Terazisi bozuk olan ve ruhları perişan eden sapkın inançlardan muzdarip. İnsanı […]

Continue reading »

SIR

M. Aşır KARABACAK ma.karabacak@gmail.com «SIR VERİLMEZ!» “–Sana bir tavsiye vereyim mi?” dedi Ahmet. Bu beş kelimelik soru cümlesini idrak edebilmesi uzun sürdü. Gözlerini önce Dolmabahçe Sarayı’na sonra hemen yanındaki Dolmabahçe Camii olarak bilinen Bezmiâlem Vâlide Sultan Camii’ne oradan da yavaş yavaş Boğaz’ın serinliğinde yüzdüre yüzdüre Üsküdar İskelesi’ne çekti. Kendi yüzündeki maskenin buğulandırdığı gözlüklerinin ötesinde; başındaki gri beresi, uzun zamandır berber […]

Continue reading »

ZAHMET mi, RAHMET mi?

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Osmanlıca hâlini okumak için tıklayınız… Cenâb-ı Hak buyuruyor: ‒Tâhâ… ‒Biz, Kur’ân’ı Sana, •Meşakkat / güçlük / sıkıntı ve zahmet çekesin diye değil, •Ancak Allah’tan korkanlara bir öğüt / hatırlatma olsun diye (rahmet olarak) indirdik. (Tâ-Hâ, 1-3) Demek ki; Kur’ân-ı Kerim, bağrında Allah korkusu bulunmayanlara bir meşakkat sebebi. Fakat bağrında Allah korkusu olanlar için ise bir […]

Continue reading »

HAK İLE DOSTLUK ve RAHMET MEVSİMİ

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com İnsan gaflete düşünce; Neleri neleri kenara atıyor. Meşguliyet bastırsa, ilâhî vazifelerini kenara atıyor. Başka şeylere dalıyor da bazen îmânı, bazen namazı ve Kur’ân’ı kenara atıyor. Hâlbuki; Her şeyi kenara atıp bunları hayatın merkezine almaktır, kul olabilmek. Yani; İnsanın başına bir dert gelse, hemen namazı ve sabrı merkeze almalı aslında. Âyette ne buyuruluyor: يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ […]

Continue reading »

SEFER ALİ

Hadi ÖNAL hadional23@gmail.com Ta uzaklardan belki Sara Hatun’dan belki de Ulu Cami’den yükselen, dağlara çarpıp da yankılanan salâ sesi ile birlikte Sefer Ali yatağından doğruldu. Yanı başında uyumakta olan hanımı Hacer’e baktı. Hacer’in yüzünün sağ kısmı, yastığa yayılan saçlarının arasında kaybolmuştu âdeta. Uzun siyah kirpikleri, yumuk gözlerinin üstünde daha da kendini belli ediyordu. Fırat’ın o gece huysuzluğu tutmuş, uzun süre […]

Continue reading »

LÂL DURAĞI

Sebahat Özenmiş TUZALAN sotuzalan@gmail.com Göz kapakları giderek ağırlaşıyordu. Bedeninin uyuşukluğuna mâni olmaya çalışsa bile; gözlerinde perdelenen güzellik, giderek sarılara, kızıllara ve tonlarına evriliyordu. Müstesnâ bir güneşi avuçlarının arasına bırakan yazdan, geriye sararan yapraklar kaldı. Sonbaharın tadını çıkarmak için; bedenleri körpecik, yapraklarını cömertçe insanlığa sunan ağaçları seyrederek, bir süre bu yaş almış mevsimi içine çekti. Ulu bir çınar görmeyeli, pek yalnız […]

Continue reading »
1 2 3 53