BÜYÜK LÜTUF

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com – seyri@yuzaki.com Yüce Allah buyurur: “Andolsun ki içlerinden bir Peygamber göndermekle Allah, mü’minlere «BÜYÜK BİR LÜTUF»ta bulunmuştur…” (Âl-i İmrân, 164) Hazret-i Peygamber j… Mü’minler için Allah’tan gönderilen büyük bir lütuf. Görebilen gözler için söze hâcet yok. Lâkin bu Büyük Lutfu / Hazret-i Peygamber j’i şahâdet üzre yaşamayı, O’nun yolunda hidâyetlere vesile olabilmeyi, iki cihanda da O’nun […]

KARDEŞİN KİMDİR?

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Kur’ân-ı Kerîm’in gündeminden hiç düşmez: •Yoksullar, muhtaçlar… •Garipler, kimsesizler, yetimler… •Yakınlar… •Yolda kalmışlar… •Mazlumlar, mahrumlar, mağdurlar… Döne döne onlardan bahseder ve onlara infâk etmeyi emreder Hazret-i Allah. Çünkü onlarla aramızda infâk edişimize bağlı olarak muhteşem bir kardeşlik tesis etmiştir. Maksat; topyekûn, güzel bir kardeşliğin yaşanarak Allâh’ın rızâsının kazanılması. Bu keyfiyet, rastgele bir keyfe göre değil […]

Tasavvuf Rûhuyla Mezcolmuş ANADOLU DERVİŞİNİN RÛHU

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com – seyri@yuzaki.com Baktılar: Tarihin en işlek koridoru olan Anadolu’da insanlar imdat bekliyor, hidâyet bekliyor, rahmet bekliyor. Koştular: İlmek ilmek işlediler gönülleri. Kâh Mevlânâ olup dimağları yoğurdular, kâh Yûnus Emre olup aşk ile pişirdiler bu toprakların insanlarını. Kâh Akşemseddin ve Fatih olup müjde-i Peygamber’i gerçekleştirdiler. Çağ kapatıp çağlar açtılar. Çığları yendiler, çığırlar açtılar. Kâh Ebussuud olup ilim […]

«ÂH KEŞKE!» DEMEDEN

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Hazret-i İbrahim, Cenâb-ı Hakk’ın kurban emrine teslim oldu. Sonunda; «Elhamdülillâh!» dedi. Hanımı Hazret-i Hacer Annemiz de aynı emre boyun büktü. O da sonunda; «Elhamdülillâh!» dedi. Oğlu Hazret-i İsmail de aynı emr-i ilâhîye teslim ve râzı oldu. O da sonunda; «Elhamdülillâh!» dedi. Hazret-i Cebrâil, koçla geldi ve: «Allâhu ekber!» dedi. Hep birlikte; «Allâhu ekber!» dediler. «Elhamdülillâh!» […]

VEFÂ Îmânın Fârikasıdır.

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com – seyri@yuzaki.com Cenâb-ı Hakk’ın insanoğlunda en sevdiği hasletlerden biri vefâdır. Öyle ki; Kim vefâ ehli ise, Allah onu bütün insanlara nümûne-i imtisal kılmaktadır. Âyet-i kerîmede buyurulur: “Bir zaman Rabbi, İbrahim’i birtakım emirlerle denedi. İbrahim de onların hepsini yerine getirdi. Rabbi şöyle buyurdu: «‒Ben seni bütün insanlara önder yapacağım.»” (el-Bakara, 124) Bir başka âyette de şöyle takdir […]

ARADIĞIMIZ ŞEY UZAKLARDA DEĞİL!

Fatih GARCAN fatihgarcan@hotmail.com –Başınız sağ olsun… –Sağ olun. Dostlar sağ olsun… –Yusuf kardeşim başın sağ olsun. Rabbim sabr-ı cemîl ihsan eylesin! –Sen sağ ol ağabey. Allah râzı olsun! –Başınız sağ olsun… –Başınız sağ olsun… … –Süleyman Ağabey araban yoksa beraber geçelim. Senin o tarafa gidiyorum. –Eyvallah Abdülkādir’im, ne iyi olur. Güneş başıma geçti, geçecek. Sıcaktan perişan olduk. –Öyle ağabey. Biz […]

ESAS BAYRAM SON NEFES BAYRAMIDIR

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Sâlih bir müezzin vardı. Öğle namazında vazifesini yapmıştı. Huzur içinde bir Allah dostunun sohbetine gidiyordu. Yolda kendisine yeşil ışık yanınca; «Bismillâh!» deyip caddenin karşısına doğru adım attı. Tam yolun yarısındayken kırmızı ışık ihlâli yapan süratli bir araba ona şiddetle çarptı. Bu çarpış, onu havaya fırlattı. Yere düşerken herkes tek bir ses duydu ondan: –Sana geliyorum, […]

HANGİ SENDROM?

Fatih GARCAN fatihgarcan@hotmail.com –Bak mutlaka bekliyorum. Yıllar sonra devrelerimizle bir iftar yapacağız. Gelmezsen bozulurum haberin olsun! –Tamam! Tamam, inşâallah geleceğim. Yapmamı istediğin başka bir şey var mı? –Sen gel yeter devrem! Başka bir şey olursa ararım. Haydi, Allâh’a emânet ol! –Sen de kardeşim. Kal sağlıcakla… Eşref ile Hakan yıllar sonra mezunlar iftarında bir araya gelmiş iki arkadaştı. Talebelik dönemlerinde yediği, […]

ŞİİRDE BÜTÜNLÜK ve NAZIM ŞEKİLLERİ

Prof. Dr. Harun ÖĞMÜŞ harunogmus@gmail.com Klâsik şiirimizde; murabbâ, müstezad, şarkı, rubâî, tuyuğ vb. birçok nazım şekli vardır. Ancak en yaygın kullanılan nazım şekilleri, beyitlerle tanzim edilen kasîde ve özellikle de gazeldir. Bu manzûmelerde beyit kendi başına müstakil bir bütün olup, aynı şiir içindeki diğer beyitlerle mânâca bir irtibat içinde olması ve bütünlük oluşturması aranmaz. Beyitleri birbiriyle irtibatlı olan yek-âhenk ve […]

EĞER MAKSUT ESERSE, MISRA-I BERCESTE KÂFÎDİR!

Hadi ÖNAL hadional23@gmail.com «Berceste», Farsçadan dilimize geçmiş bir kelime… Sağlam, latîf, seçme, güzel, kolayca ve hemen hatıra gelen ancak yüksek bir mânâ taşıyan söz anlamında kullanılmaktadır. Mısra-ı berceste ise, edebiyatımızda; yüksek anlamı olan, şiiri ve şairi unutulduğu hâlde özü unutulmayan, dilden dile dolaşarak günümüze ulaşan şiir demektir. Kısaca anlamlı, hikmetli söz de diyebilirsiniz «mısra-ı berceste» için. Tarihte bir Kanunî Sultan […]

1 2 3 51