Muzdaripleri Sevindir ki Ümmete; BAYRAM OLSUN!..

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Her yerde bir vâkıanın ızdırâbı. Bu çağda; Dünya muzdarip dolu. Memleketler muzdarip. Diyarlar muzdarip. Sokaklar muzdarip. Yuvalar muzdarip. Mektepler muzdarip. Mâbedler muzdarip. Anneler-babalar muzdarip, evlâtlar muzdarip, milletler muzdarip. Dünya; En başta devrânı kasıp kavuran kudurmuş zulümlerden muzdarip. Nesilleri mahveden fikrî ve kalbî kötülüklerden muzdarip. Terazisi bozuk olan ve ruhları perişan eden sapkın inançlardan muzdarip. İnsanı […]

Continue reading »

SIR

M. Aşır KARABACAK ma.karabacak@gmail.com «SIR VERİLMEZ!» “–Sana bir tavsiye vereyim mi?” dedi Ahmet. Bu beş kelimelik soru cümlesini idrak edebilmesi uzun sürdü. Gözlerini önce Dolmabahçe Sarayı’na sonra hemen yanındaki Dolmabahçe Camii olarak bilinen Bezmiâlem Vâlide Sultan Camii’ne oradan da yavaş yavaş Boğaz’ın serinliğinde yüzdüre yüzdüre Üsküdar İskelesi’ne çekti. Kendi yüzündeki maskenin buğulandırdığı gözlüklerinin ötesinde; başındaki gri beresi, uzun zamandır berber […]

Continue reading »

ZAHMET mi, RAHMET mi?

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Osmanlıca hâlini okumak için tıklayınız… Cenâb-ı Hak buyuruyor: ‒Tâhâ… ‒Biz, Kur’ân’ı Sana, •Meşakkat / güçlük / sıkıntı ve zahmet çekesin diye değil, •Ancak Allah’tan korkanlara bir öğüt / hatırlatma olsun diye (rahmet olarak) indirdik. (Tâ-Hâ, 1-3) Demek ki; Kur’ân-ı Kerim, bağrında Allah korkusu bulunmayanlara bir meşakkat sebebi. Fakat bağrında Allah korkusu olanlar için ise bir […]

Continue reading »

HAK İLE DOSTLUK ve RAHMET MEVSİMİ

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com İnsan gaflete düşünce; Neleri neleri kenara atıyor. Meşguliyet bastırsa, ilâhî vazifelerini kenara atıyor. Başka şeylere dalıyor da bazen îmânı, bazen namazı ve Kur’ân’ı kenara atıyor. Hâlbuki; Her şeyi kenara atıp bunları hayatın merkezine almaktır, kul olabilmek. Yani; İnsanın başına bir dert gelse, hemen namazı ve sabrı merkeze almalı aslında. Âyette ne buyuruluyor: يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ […]

Continue reading »

SEFER ALİ

Hadi ÖNAL hadional23@gmail.com Ta uzaklardan belki Sara Hatun’dan belki de Ulu Cami’den yükselen, dağlara çarpıp da yankılanan salâ sesi ile birlikte Sefer Ali yatağından doğruldu. Yanı başında uyumakta olan hanımı Hacer’e baktı. Hacer’in yüzünün sağ kısmı, yastığa yayılan saçlarının arasında kaybolmuştu âdeta. Uzun siyah kirpikleri, yumuk gözlerinin üstünde daha da kendini belli ediyordu. Fırat’ın o gece huysuzluğu tutmuş, uzun süre […]

Continue reading »

LÂL DURAĞI

Sebahat Özenmiş TUZALAN sotuzalan@gmail.com Göz kapakları giderek ağırlaşıyordu. Bedeninin uyuşukluğuna mâni olmaya çalışsa bile; gözlerinde perdelenen güzellik, giderek sarılara, kızıllara ve tonlarına evriliyordu. Müstesnâ bir güneşi avuçlarının arasına bırakan yazdan, geriye sararan yapraklar kaldı. Sonbaharın tadını çıkarmak için; bedenleri körpecik, yapraklarını cömertçe insanlığa sunan ağaçları seyrederek, bir süre bu yaş almış mevsimi içine çekti. Ulu bir çınar görmeyeli, pek yalnız […]

Continue reading »

Ümmet-i Muhammed Üşürken; ISINMAYA HAKKIMIZ VAR MI?

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Soğuk kış günlerindeyiz. Sıcacık evlerimizde otururken soğuk altında inleyenleri ne kadar hissedebiliyoruz? Dünyanın âfet ve savaş bölgelerinde buz gibi çadırlarda hayata tutunmaya çalışan mahrumların hâli yüreklerimizi ne kadar dağlıyor? Soğuktan ölenlerle sıcaktan gülenler arasındaki ilâhî imtihanları kazanabiliyor muyuz? Bu sualleri; Bir-iki kere tefekkür edip geçiştirmek yeter mi? Birkaç kuruş destek olmak, çare mi? Her gün […]

Continue reading »

Fânî Dünyanın Hulâsası SADECE BİR AKŞAM veya KUŞLUK VAKTİ

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Hayat; İnsan için beyaz bir kundakla başlıyor. Bahar gibi bezeniyor. Çabuk geçen bir yaz ve güzün ardından kış geliyor. O demde; Ölüm; İnsanı tahta bir kundakta beyaz bir kefen içinde alıp götürüyor. Şair ne güzel demiş: Ana rahminden geldik pazara, Bir kefen aldık döndük mezara… (Yûnus Emre) Her şey; Bir akşam kadar ya da kuşluk […]

Continue reading »

HÂTIRALARLA NECİP FAZIL

Dr. Naif ÖZKUL Bu yazımızda, memleketimizin büyük şair ve mütefekkiri Üstad Necip Fazıl’dan, kendisine dair hâtıralarımdan bahsetmeyi ve bu vesileyle bu büyük vecd ve îman adamının hayırla hatırlanmasına hizmet etmeyi arzu ediyorum. Üstad Necip Fazıl, edebiyat çevrelerinde «Kaldırımlar şairi» olarak bilinir. «Bunalımı, onun kadar derinlikli anlatan bir şair yoktur.» denilebilir. İstanbul Üniversitesi Türkoloji Yeni Türk Edebiyatı eski hocalarından rahmetli Prof. […]

Continue reading »

GERÇEK TASAVVUF Arz-ı Endam Değil Arz-ı Hâldir

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Bir vakitler Hazret-i Musa’dan sonra en âlim kişi olan Kārun, hayr u hasenat yapmak niyetiyle zengin olmak istemişti. Malûm; elindeki ilmin zenginliği, arzu ettiği dünya zenginliğinden kat kat daha kıymetliydi, daha fazîletliydi ve daha kârlıydı. Ancak bu niyet onda hırsa dönüşmüştü. Hazret-i Musa’nın ince îkazlarına rağmen bu ihtirâsından vazgeçmedi. Servet arzusunda diretti. Sonunda istediği dünyalığa […]

Continue reading »
1 2 3 53