BİR YUMAK HAYAL!

Servet YÜKSEL servety@t-online.de Bizim köyde hayat, masal gibiydi, Evlere girmeden ipi cambazın… Rengârenk bir yumak hayal gibiydi, Bir mevsimi vardı narın, kirazın… O çeşme başları neşe kaynardı, Sular aynasıydı gelinin, kızın… Söğüt dallarında kuşlar oynardı, Dünya, misketiydi birkaç haylazın… Gönül ataşından fırının koru, Havada kokusu ekmeğin, kazın… Akşamın huzuru, sabahın nûru, Bir başkaydı tadı baharın, yazın… Küçük deresinden zemzem akardı, […]

Continue reading »

ŞİKÂYETTEN ŞİKÂYET

Ali AĞIR aliagir70@gmail.com Her şeyden, oğuldan-kızdan şikâyet, Kışın soğuğundan, yazdan şikâyet, Çok verince Hakk’a şükrü unuttuk, Ey nankör alınca azdan şikayet!.. (Servet YÜKSEL)   Nisyan ve isyan hâlinde olan insan, dünyaya gönderiliş gayesinden ve hayatının merkezinde yer alması beklenen kulluk vazifesinden bir hayli uzaklaşmış, geçici heveslerinin peşinde koşan; daha iyisinin, daha güzelinin, daha yenisinin hayalini kuran, gününü haz ekseninde yaşamaya […]

Continue reading »

ZAMANA KÜSEN ATLAR!..

Servet YÜKSEL servety@t-online.de   Siyah yelelerinde rüzgârlar esen atlar!.. Şâha kalkan güzellik, nefesler kesen atlar!.. Kimi ala paçaydı, kimi «al»dı, doruydu, Yemyeşil ovaların bağrına basan atlar!.. Sâdık yoldaştı nice beylere, paşalara, Ufuklara çekilip, zamana küsen atlar!.. At sırtında büyüyen; çocuklar, gençler vardı, İçimde rüya görür, hüznünden susan atlar!.. Kılıcımla, yayımla Kırım’dan, Kafkaslardan, Bir gün çıkıp gelir mi, tarihe pusan atlar?.. […]

Continue reading »

GÖRDÜM!..

Servet YÜKSEL servety@t-online.de   Ben seni ey cânânım, Hayalde, düşte gördüm!.. Dost bağında elvanım, Gülde, güneşte gördüm!.. Sıla, gurbet konarım, Dâim hüzün kanarım, Hem üşür hem yanarım; Suda, ateşte gördüm!.. Garip gönlüme hârsın, Pür edâ, edep, arsın, Neye baksam sen varsın; Toprakta, taşta gördüm!.. Bir dem dermanım olan, Bir dem aklımı alan, Canıma oklar salan; Kirpikte, kaşta gördüm!.. Sadrıma düşen […]

Continue reading »

OLMAZ!..

Servet YÜKSEL servety@t-online.de   Allâh’ın adıyla söze başlarız, Bir mum yakmaz, karanlığı taşlarız, Bu dâvâya gönül vermeden olmaz!.. Tevhid bayrağındı, şahâdet tuğun, Kılıçtan keskindi kutlu buyruğun, O şanlı devlete ermeden olmaz!.. Türk imzalı, gül kokulu ferman bu, Hasta çağa; gam, kasvete derman bu, Yürekleri Hakk’a kurmadan olmaz!.. Ey yiğitler, sefer kızılelmaya, Selâm sonsuzluğa, yıldızla aya, Beş vakit dîvâna durmadan olmaz!.. […]

Continue reading »

ÇİĞDEM DER Kİ!..

Servet YÜKSEL servety@t-online.de Osmanlıca hâlini okumak için tıklayınız…   Kar içinde doğmuşum, baharın eşiğiyim. Uykusundan uyanan, toprağın ışığıyım. Çocukların elinde, ben bir sarı inciyim. Kuzuların müjdesi, kuşların sevinciyim. Bozkırların süsüyüm, yaylaların kızıyım. Boyun büker beklerim, bir incecik sızıyım. Beni gören çobanlar, havada cemre arar. Bulutlar coşar gelir, rüzgâr saçımı tarar. Bilmem, kim bilir kimin sevda yarasındayım. Ey yâr gel oku […]

Continue reading »

ÇİĞDEM DER Kİ!..

Servet YÜKSEL servety@t-online.de   Kar içinde doğmuşum, baharın eşiğiyim. Uykusundan uyanan, toprağın ışığıyım. Çocukların elinde, ben bir sarı inciyim. Kuzuların müjdesi, kuşların sevinciyim. Bozkırların süsüyüm, yaylaların kızıyım. Boyun büker beklerim, bir incecik sızıyım. Beni gören çobanlar, havada cemre arar. Bulutlar coşar gelir, rüzgâr saçımı tarar. Bilmem, kim bilir kimin sevda yarasındayım. Ey yâr gel oku beni, kitap arasındayım. Sohbete, zikre […]

Continue reading »

YOL DA YORULUR…

Servet YÜKSEL servety@t-online.de Sevda yokuşları, zor dönemeçler, İnsanın içinde, kor dönemeçler, Dağları aşarken mor dönemeçler; Diyar diyar gezer, yol da yorulur… Her gece yağarken, kar türküleri, Güneş gibi doğar, yâr türküleri, Gönül yarasına sar türküleri; Mızrap elden düşer, tel de yorulur… Çakırdiken basar, yoz bahçeleri, Sükût mevsiminde, söz bahçeleri, Suladıkça bir çift göz bahçeleri; Bülbüller kan ağlar, gül de yorulur… […]

Continue reading »

MEY İÇERLER ELİNDEN

Servet YÜKSEL servety@t-online.de   Yârdan gelen derdi, hüznü, elemi, Gönüllerde aziz mihman ederler… Âşıklar neylesin kâğıt-kalemi, Bir hâl ki kelâmsız destan ederler… Ol güzel ki mey içerler elinden, Söyleşirler bülbüllerin dilinden, Kim kurtulmuş rüzgârından, selinden? Firkatin nârında harman ederler… İlim-irfan bir noktaya ulanır, Tevhid gülü gözyaşıyla sulanır, Hakk’ın kemendine başı dolanır; Bazen sırr-ı aşkı üryan ederler… Nefsin dağlarını ağsın yeter […]

Continue reading »

YIKILDI DAĞIM!..

Servet YÜKSEL servety@t-online.de   -8 Ekim 2020’de vefat eden babamın aziz rûhuna…- Ecelin gölgesi düşmüş yoluna, Ateşler içinde başım dönüyor… Yaradan yâr olur garip kuluna, Bir dert vermiş; mâsivâdan yunuyor… Hüznün rüzgârında gönül bayrağım, Kördüğüme döndü elim, ayağım, Devrildi çınarım, yıkıldı dağım; Kader bizi acılarla sınıyor… Aylardan renklerin solduğu Ekim, Davet ötelerden, neylesin hekim… Bilemedim yaşayan kim, ölen kim; Yalan […]

Continue reading »
1 2 3 17