Ramazan Gelince

Halil GÖKKAYA Ben kendimi bildim bileli, her Ramazan gelişinde dünyamıza abir canlılık, bir heyecan geliyor. Bereketin diğer anlamı bence Ramazan’la kardeştir. Zamanın böyle güzeli, böyle ekmeli.. Tariflere sığmaz. İnsanları bir bakıma melekleştiren mübârek bir ay… Bir yanda sahur heyecanı bir yanda iftar heyecanı ve telâşı. Sonra ruhları dinlendiren teravih namazları. Ramazan öyle bir iklim ki, eller açılır, gönüller açılır, bülbüllerin […]

Continue reading »

Doğunun Çektikleri

Galip MEHMEDOĞLU Asıl gerçekler her zaman perde arkasındadır. Aslında onlar da perde önündedir, fakat gözlerin durduğu yere göre perde arkası durumuna düşerler. Buna göre yıllardır ortadoğuda çöreklenen ve bugünlerde gittikçe şiddetini artırmış olan kargaşa, zulüm ve büyük katliamların sebebi nedir? İlk bakışta kana susamış, insana değer vermeyen, küçücük bebelere bile merhamet etmeyen zâlim ve vahşî ruhlar göze çarpacaktır. Bu doğru. […]

Continue reading »

En Büyük Tehlike

Yard. Doç. Dr. Emin IŞIK 11 Eylül 2001 tarihi, ABD ile birlikte İslâm âlemi için de yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Haçlı zihniyetinin eseri olan kin ve düşmanlıklar bütün yoğunluğu ile Müslümanlar üzerine çevrildi ve bizzat İslâm Dini hedef gösterildi. Ortada olup bitenlere bakarak, daha uzunca bir süre Müslümanlık hedef olmaya devam edecek, diyebiliriz. Müslüman milletlerin kendi kaderlerini belirlemeye yönelik […]

Continue reading »

Büyük Hadîs Âlimi: Bâbanzâde Ahmed Naim

Dursun GÜRLEK Âlim, şair ve mutasavvıf Abdülaziz Mecdi Bey, İttihat-Terakkî Hükûmeti’nin Balıkesir milletvekiliydi. Aynı zamanda zabıt kâtipliği de yapan merhum, Meşrûtiyet Meclisi’nin en renkli sîmâlarından biriydi. O zamanki meclis başkanı Ali Rıza Bey, bir toplantı esnasında yoklama görevini Mecdi Bey’e havale eder. O da mebusların isimlerini teker teker okurken, sıra Bâbanzâde İsmail Hakkı Bey’e gelir. Abdülaziz Mecdi TOLUN, ya nükte […]

Continue reading »

Fezâ Çağı ve Mîrac…

M. Ali EŞMELİ Ten ve nefs kafesinde insanın rûhu, bu dünyada toprak üzerinde akarken çamurlanan su gibidir. Fakat suyun tabiî yapısı berraklık olduğu için bu çamurlanma, onu bulandırır ve güzelliğine de, değerine de halel getirir. Onun enginliğe namzet olan bağrı da, o bulanıklığı arttıkça daralmaya başlar. Sonunda imdadına gökler yetişir. Güneşin de yardımıyla toz ve toprağın içinden süzülerek semâya yükseltilir. […]

Continue reading »

Bir sevdadır Anadolu

Sadettin KAPLAN Anadolu… Bir türküdür Anadolu, tarihin dilinde; bittiği yerden yeniden başlar… Sürüp giden bir çağıltıdır Anadolu; bu türküyle çağıldar dereler, bu türküyü dinler dağlar-taşlar… Ölenler değişir, sağlar değişir. Tolgalar değişir, tuğlar değişir, bahçeler değişir, bağlar değişir. Gün bir kıvılcım gibi sıçrar zamanın tunç mangalından; bir kılıç şimşeğiyle çağlar değişir… Bir sevdadır Anadolu, engin gönüllerde; durup-durup tazelenir… Hasret ateş gibi […]

Continue reading »

Hasırcızâde Mehmet Ağa’dan Nükteler NE TAŞIYMIŞ BU?

Prof. Dr. Nihat ÖZTOPRAK XIX. yüzyıl şairlerinden Hasırcızâde Mehmet Ağa, Fuat Paşa ile çeşitli meclislerde sık sık bir araya gelirdi. Yine bir mecliste birlikte sohbet ederlerken Paşa’nın yüzüğü dikkatini çekmişti. Yüzük, o zamana kadar gördüklerinden çok farklıydı, göz kamaştırıcı güzellikteydi. Paşa durumu fark edince Hasırcızâdeye sordu: –Yüzüğüme mi bakıyorsunuz? –Evet paşam. –Çok mu hoşunuza gitti? –Taşını merak ettim! –Elmastır. –Görünüşü […]

Continue reading »

Sepetçioğlu’nun Gözüyle Edebiyatçılarımız – 1

Mehmet Nuri YARDIM Şairlerin ve yazarların birbirleri hakkındaki görüşleri, hükümleri, intibâları ve genel olarak yaptıkları değerlendirmeler, bana göre edebiyat tarihi ve fikir hayatımız bakımından son derece önemlidir. Yeni yitirdiğimiz değerli romancı, özellikle tarihî romanlarıyla geniş bir okuyucu kitlesinin hayranlığını kazanan rahmetli Mustafa Necati SEPETÇİOĞLU «Dünden Bugüne ve Yarına» isimli iki ciltlik hâtıralarında çocukluk ve ilk gençlik yıllarının yanı sıra gördüğü, […]

Continue reading »

İsmimizin Mânâsı Ne?

Halil GÖKKAYA Hiç isminiz üzerinde düşündünüz mü? Nasıl bir hikâyesi var, kimler kullanmış, ne gibi yansımalara sahip? Hepsi bir tarafa, mânâsı ne? Çok kimse bu hususta alâkasız. Eskiler; «İsim müsemmâyı çeker.» demişler. Gerçekte de insanın şahsiyetinin oluşmasında isimlerin de belli bir oranda payı var. Çünkü devamlı aynı kelime ile hitap edile edile insan o kelimenin atmosferi içerisine giriveriyor. Yine boşuna […]

Continue reading »

Mânevî Âdem

Yard. Doç. Dr. Emin IŞIK Eşref Paşa, Nâmık Kemâl’i şiir yazmaya teşvik eden ve ona «Nâmık» mahlâsını hediye eden kişidir. Mustafa Eşref Paşa (1820-1894) Tanzimat dönemi paşalarından olup, müşir (mareşal) rütbesine sahip önemli bir asker ve devlet adamıdır. «Eşrefü’ş-Şuarâ» adıyla yayınladığı bir dîvânı ve daha sonra yazdığı otuzdan fazla gazel ve kasîdesi vardır. Eşref Paşa Mevlânâ ve Sâdettin el-Cibâvî gibi […]

Continue reading »
1 48 49 50 51