DÜNYA DEDİKLERİ BİR GÖLGELİKTİR

YAZAR : M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Hazret-i Mevlânâ der ki: “Âh… O hem var gibi görünen, hem de görünme­yen hayalden… Âh…” Bu ilhamdan bir temsil: Hava güneşli. Yüksekte bir kuş uçuyor. Gölgesi de dünyaya vurmuş, sanki yerde de bir kuş uçuyor! O gölgeyi gören ahmağın biri de, onu avlanmak derdinde. Peşinden koşuyor, koşuyor, tâ tâkati kesilinceye kadar. Haberi yok; […]

DEDİRTMEM! O KADAR!

YAZAR : Fatih GARCAN fatihgarcan@hotmail.com –Ben size demedim mi; “Ben yönetim kurulu toplantısında iken kimse rahatsız etmesin!” diye? –Kusura bakmayın beyefendi, mecbur kalmasaydım bunu yapmazdım. Haciz memurları geldi. –Haciz memuru mu? Tamam, geliyorum. –Bekir Bey! Geri dönen çekleriniz, zamanında yapmadığınız ödemeler… –Biliyorum memur bey, yorulmayınız lütfen. –Estağfirullah vazifemiz, yorulmuyoruz. –Yapılacak bir şey kalmadı. Ne gerekiyorsa buyurun, yapın… Bekir Bey, sırtını […]

Buğday Üçlemesi
BUĞDAY, EKMEK, FIRIN…

YAZAR : Ali Rıza KAŞIKCI ali_rz_@hotmail.com 1… BUĞDAY Karnına bir elif çekilip de dünyaya düşen rızık nimeti buğday. Senin derdin ne? Toprağın koynuna atılıyorsun. Kar, kış, boran demeden bekliyorsun. Bekliyorsun ki bağrın yarılsın. Bağrından yeni rızıklar bitsin toprağın üstünde. Kimin kimsen de yok Allah’tan başka. Toprağın altında yapayalnız günlerce. Neyi tefekkür edersin de bire on, on beş, yirmi olarak geri […]

Yalnızca Hak Rızâsı İçin
HALKA HİZMET

YAZAR : M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com İnsanlık can çekişiyorsa ne lâzım? Zulümler ortalığı kasıp kavuruyorsa ne lâzım? Haklı kim, suçlu kim, hak nedir, bâtıl nedir, ilâç nedir, mikrop nedir, hepsi birbirine karışmışsa ne lâzım? Milletler rotasını kaybetmişse ne lâzım? Güçlüler gittikçe vahşîleşiyorsa, ne lâzım? Onların keyfine gölge düşürebilir ya da artık kendi zenginliklerine kendileri sahip çıkabilir, hazinelerini artık düşmanlarına […]

KAYBOLAN ÇOCUKLAR

YAZAR : Fatih GARCAN fatihgarcan@hotmail.com –Açılın! Açılın! Acil vak‘a! –Hemen ameliyathâneye alalım! –Baş üstüne doktor bey! –Evet, ne olmuş? Hızlıca anlatsın biri bana? –Kendisi inşaat ustası imiş, dördüncü kattan sert zemine düşmüş. Boyun, göğüs kafesi ve kalça kemiklerinde kırıklar ve bu kırıklara bağlı travmalar… –Anlaşıldı. Herkes vazife başına. Hemen bir röntgen istiyorum… … Hanımı, çocukları ve haberi olan akrabaları soluğu […]

Yol Üçlemesi YOL, YOLCU, YOLDAŞ…

YAZAR : Ali Rıza KAŞIKCI ali_rz_@hotmail.com 1… YOL Tarîk, yol demek. Yol var yol var tabiî. Yol var adamı yola getirir, yol var doğru yoldan ayrı koyup yoldan çıkarır. Çünkü yolsuz olmaz. Yola girmeyen, yolun sonundakine ulaşamaz. Yolun O’na çıksın istiyorsan, yola çıkmalısın! Yol ikidir. Ama doğru yol bir. Derler ya; yolumuz diken doludur, ayağını seven gelmesin! Doğrudur. O’nun yolu […]

«ADAM ARIYORUM!»

YAZAR : Hayrettin DURMUŞ hayrettindurmus@gmail.com Yüzde değil özde dost olan; isyanı bastırıp vefâ yurduna konan; yüreği buram buram aşkla yanan; sabır deryâsında yunan; her zerresi sevgiyle boyanan; kalbi sevdayla ürperip gözleri yaşla dolan; muhâcir gibi, ensar gibi birbirine sımsıkı bağlanan; kardeşinin ayağına diken batınca yüreği kamayla yarılmışçasına ıstırap duyan; savaş meydanında susuzluktan ciğeri yanarken yanı başından gelen sesle irkilip; «Suyu […]

KENDİ MEDENİYETİMİZ

YAZAR : M. Ali EŞMELİ Mekke’den doğan Nûr-i Ezel ve Ebed, îman ve irfanla kurduğu Medine’de, cihanın en muhteşem medeniyetini tesis etti. O medeniyette her şey, en üstün vasfıyla yer aldı. O medeniyet; Şahsiyet ve insanlıkta en mükemmeldi. Merhamet ve şefkatte eşsizdi. Kardeşlik ve muhabbette en müstesnaydı. Birlik ve beraberlikte en sarsılmazdı. Adâlet ve hukukta en yüksekti. İlim ve irfanda […]

BUNA DEĞER MİYDİ?

YAZAR : Fatih GARCAN fatihgarcan@hotmail.com –Efendim görüntüleri getirdim. –Tamam. Başka gören veya durumdan işkillenen oldu mu? –Hayır efendim. –Tamam. Ne olursa olsun, kim olursa olsun! Şirketimde böyle bir olayın gündem olmasını kesinlikle istemiyorum! –Baş üstüne Serhat Bey. Evet görüntülere baktığımızda; Erkan Beyin etrafı iyice kolladıktan sonra paraları alışı, cebine koyuşu… Sonrasında sizden izin alışı ve binadan çıkışı… –«Bey» deme şuna! […]

Ney Üçlemesi NEY, NEFES, NEYZEN…

YAZAR : Ali Rıza KAŞIKCI ali_rz_@hotmail.com 1… NEY Malûmdur. Ney daha bir kamışken koparılır kamışlıktan. Sonra yedi delik açılır vücudunda. Yedi sevda yarası. Bir ucundan nefesini verir insanoğlu ve parmaklarıyla «ney»in yaralarını sarar. Ve «ney»den çıkan ses de insanoğlunun yaralarını. İçine kızgın yağlar doldurulur. «Ney»in derdidir bu yağ. İnsanoğlunun sermayesi gibi onun sermayesi de derdidir çünkü. Yedi yara taşır o […]

1 2 3 7