ARADIĞIMIZ ŞEY UZAKLARDA DEĞİL!

Fatih GARCAN fatihgarcan@hotmail.com –Başınız sağ olsun… –Sağ olun. Dostlar sağ olsun… –Yusuf kardeşim başın sağ olsun. Rabbim sabr-ı cemîl ihsan eylesin! –Sen sağ ol ağabey. Allah râzı olsun! –Başınız sağ olsun… –Başınız sağ olsun… … –Süleyman Ağabey araban yoksa beraber geçelim. Senin o tarafa gidiyorum. –Eyvallah Abdülkādir’im, ne iyi olur. Güneş başıma geçti, geçecek. Sıcaktan perişan olduk. –Öyle ağabey. Biz […]

Continue reading »

ESAS BAYRAM SON NEFES BAYRAMIDIR

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Sâlih bir müezzin vardı. Öğle namazında vazifesini yapmıştı. Huzur içinde bir Allah dostunun sohbetine gidiyordu. Yolda kendisine yeşil ışık yanınca; «Bismillâh!» deyip caddenin karşısına doğru adım attı. Tam yolun yarısındayken kırmızı ışık ihlâli yapan süratli bir araba ona şiddetle çarptı. Bu çarpış, onu havaya fırlattı. Yere düşerken herkes tek bir ses duydu ondan: –Sana geliyorum, […]

Continue reading »

HANGİ SENDROM?

Fatih GARCAN fatihgarcan@hotmail.com –Bak mutlaka bekliyorum. Yıllar sonra devrelerimizle bir iftar yapacağız. Gelmezsen bozulurum haberin olsun! –Tamam! Tamam, inşâallah geleceğim. Yapmamı istediğin başka bir şey var mı? –Sen gel yeter devrem! Başka bir şey olursa ararım. Haydi, Allâh’a emânet ol! –Sen de kardeşim. Kal sağlıcakla… Eşref ile Hakan yıllar sonra mezunlar iftarında bir araya gelmiş iki arkadaştı. Talebelik dönemlerinde yediği, […]

Continue reading »

ŞİİRDE BÜTÜNLÜK ve NAZIM ŞEKİLLERİ

Prof. Dr. Harun ÖĞMÜŞ harunogmus@gmail.com Klâsik şiirimizde; murabbâ, müstezad, şarkı, rubâî, tuyuğ vb. birçok nazım şekli vardır. Ancak en yaygın kullanılan nazım şekilleri, beyitlerle tanzim edilen kasîde ve özellikle de gazeldir. Bu manzûmelerde beyit kendi başına müstakil bir bütün olup, aynı şiir içindeki diğer beyitlerle mânâca bir irtibat içinde olması ve bütünlük oluşturması aranmaz. Beyitleri birbiriyle irtibatlı olan yek-âhenk ve […]

Continue reading »

EĞER MAKSUT ESERSE, MISRA-I BERCESTE KÂFÎDİR!

Hadi ÖNAL hadional23@gmail.com «Berceste», Farsçadan dilimize geçmiş bir kelime… Sağlam, latîf, seçme, güzel, kolayca ve hemen hatıra gelen ancak yüksek bir mânâ taşıyan söz anlamında kullanılmaktadır. Mısra-ı berceste ise, edebiyatımızda; yüksek anlamı olan, şiiri ve şairi unutulduğu hâlde özü unutulmayan, dilden dile dolaşarak günümüze ulaşan şiir demektir. Kısaca anlamlı, hikmetli söz de diyebilirsiniz «mısra-ı berceste» için. Tarihte bir Kanunî Sultan […]

Continue reading »

RAMAZAN, BİR GÖNÜL İKLİMİDİR…

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com – seyri@yuzaki.com Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, ashâb-ı kiramdan Kâ‘b İbn-i Ucre’ye şöyle hitâb etti: “… –Ey Kâ‘b İbn-i Ucre! •Namaz, burhandır. •Oruç, sağlam bir kalkandır. •Sadaka da, hataları söndürür, tıpkı suyun ateşi söndürdüğü gibi. –Ey Kâ‘b İbn-i Ucre! •Haramla biten bir ete mutlaka ateş gerekir.” (Tirmizî, Salât, 433; Nesâî, Bey‘ât, 35, 36) Öyleyse; Ebedî kurtuluş […]

Continue reading »

ŞİİR ve EDEBÎ SANATLAR

Prof. Dr. Harun ÖĞMÜŞ harunogmus@gmail.com Şeyhu’l-belâga (belâgatin üstâdı) lakabıyla anılan büyük teorisyen Abdülkāhir el-Cürcânî, Delâilü’l-İ‘câz (Kur’ân’ın eşsizliğinin delilleri) adlı eserinde mânâyı ikiye ayırır: Mânâ ve mânânın mânâsı (ma‘ne’l-ma‘nâ). Mânâ sözün zâhirinden anlaşılan cümlenin bilinen literal mânâsıdır. Mânânın mânâsı ise literal mânânın düşünülmesi sayesinde intikal edilen daha ötedeki bir mânâdır.1 Meselâ; Sen kim gelesin meclise bir yer mi bulunmaz Bâş üzre […]

Continue reading »

Hak Yolundaki ÇİLELER, İSTİKBÂLİN MÜJDESİDİR!

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Bir ses çınladı: “–Vallâhi ben kazandım!” Hâlbuki düşmanın sapladığı kanlı bir mızrak, göğsünden girip ta sırtından çıkmıştı, fakat o Âmir bin Fuheyr, buna rağmen; “–Vallâhi kazandım!” diye haykırdı. Huzurla şehîd oldu. Bunu gören kātil, afalladı: “–Ben yendim o kazandı, öyle mi?” Altmış dokuz hâfız sahâbenin şehîd edildiği Bi’r-i Maûne fâciasında yaşanan bir tabloydu bu. Mızrağı […]

Continue reading »

SÖZDE LÂFIZ ve MÂNA

Prof. Dr. Harun ÖĞMÜŞ harunogmus@gmail.com Mu‘tezile kelâmcısı ve büyük edip Câhız (ö. 255); mânâların yere saçılmış inciler gibi olup herkesin onları bulabileceğini, önemli olanın onları ifade edecek lâfızları bulmakta olduğunu söyler. Ondan 150 yıl kadar sonra gelen ve Şeyhu’l-Belâga (belâgatın üstâdı) ünvânıyla anılan büyük teorisyen Abdülkāhir el-Cürcânî (ö. 471) ise aynı kanaatte değildir. O, Kur’ân’ın üstünlüğünü ortaya koymak üzere kaleme […]

Continue reading »

Aile Yuvasında HUZUR ve SAÂDET

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com – seyri@yuzaki.com Hazret-i Âdem’den beri; İnsanoğlunun en büyük meselelerinden biri, aile yuvasında huzur ve saâdet. Çünkü en mukaddes yuva: Aile. O zarar gördüğünde milletler zarar görüyor. Bu yüzden; Modern vahşet; eski zulümlerden daha azgın bir zâlimlik içinde milletleri çökertebilmek için yıllardır, her şekilde ve ısrarla aile yapılarını bozmanın uğrunda savaş veriyor. Son derece hilekâr bir savaş. […]

Continue reading »
1 2 3 4 51