Yaklaşım Farkı

Ahmet ZİYLAN Askerde başımdan bir hâdise geçti. Be¬nim için ders niteliğinde bir hâdise. 1956 yılında yaptım askerliğimi. Sü¬variydim, bizim zamanımızda askerde süvarilik de vardı. Süvariliğin bir senesini Adapazarı’nda geçirdik. Sonra kışlamı¬zı Çanakkale’ye naklettik. Çanakkale’de tavla çavuşuyum. Tavla çavuşu demek âdeta atların sahibi demek. Tavla çavuşu nöbet filân tutmaz fakat atın hastalığın¬dan, ölümünden, suyundan, yeminden, her şeyinden o sorumludur. Sabah na¬mazından […]

Continue reading »

Muhasebe

Aynur TUTKUN aytutkun@gmail.com Çocukluğumuzda 2000’li yılları hayal etmek bize ne kadar da gizemli gelirdi değil mi? Neler olacak, diye merak etmekten ken¬dimizi alıkoyamaz fakat sanki kor¬kunç şeyler olacakmış gibi de bir hisse kapılırdık. Yıllar ne de çabuk gelip geçi¬yor… 2000’li yılları yaşıyoruz bile. Fakat nedense çocukluğumuzdaki gizemini kaybetmiş gibi gözüküyor. Alışmışız. Neye mi? 2000’li yılların çirkinliğine, çirkefliğine, pisliğine, acımasızlığına, bencilliğine… […]

Continue reading »

«Biz Su Kuşlarıyız!»

Ali Rıza BUL Hasret; kavuşamayan dertli gönülle¬rin yangını, gemisini arayan deniz fenerinin ışıltısı… Yolcuyuz dünyada. Her yolcunun dönüp varacağı bir sıla ve o sılaya duy¬duğu sonsuz hasret var. Gurbet diya¬rında her şey sılaya eli dolu dönmeye kurulu. O hasret bizim kılavuzumuz. Özlemek tabiatımızda var. Belki adını koyamıyoruz ama aslında tâ elest bezmini özlüyoruz. Hakk’ın huzurun¬da olmayı özlüyoruz. Babamız Âdem’in şahsında […]

Continue reading »

Şarzım Bitti Sonra Ara!!!

Mahmut ALPİR Hayat doludizgin akıp giderken, etrafımızda cereyan eden bazı şeylerin farkına varıyoruz, bazı şeylerin farkına varamıyoruz. Kimin kalbini kırdık? Kimin dedikodusunu yaptık? Kimin malını, makamını kıskandık? Kimin tavuğuna «kışt» dedik? Hayat üstümüze üstümüze geldi kimi zamanlarda… Birçoğumuz hayatın akışının çok hızlı olmasından yakındık hep. Bu yoğunluk içerisinde hayatın ağırlığını hafifletecek bir ilâç yok mu? Sizin sorularınız da çikolata reklâmındaki […]

Continue reading »

İyi Tarafını Görmek…

Ahmet ZİYLAN Hâdiselerin iyi tarafını görmek en zor başardığımız bir iş. Ancak pek çok meseleyi de kolaylaştıran önemli bir şifre. Çünkü iyi tarafları göremeyen sıhhatli kimseler bile rahatsızlık için kahrolurken her şeyde gizli olan güzeli görebilen dertli kimseler de huzurlu yaşıyor. Ben bu gerçeği felçli bir hastadan öğrendim: Yıllar önceydi. Antep’teydim. Kaplıcaya gidecektik. Gitmeden önce yaptırılacak masa gibi bazı şeyler […]

Continue reading »

Taziye

29 Ekim 2007 tarihinde Yüzakı abonelerimizden, çok sevdiğimiz, Muhterem Hacı GEDİKLİ ağabeyimizin gelini, Mücahid GEDİKLİ ağabeyimizin kıymetli refikası ve Abdülbaki ORAL ağabeyimizin kızı Nurdan GEDİKLİ Hanımefendi ebedî âleme göç etti. Herkesin hüsn-i şahâdetine göre Nurdan Hanımefendi, gıpta edilecek bir vuslat tecellîsi ile ömür takvimini tamamladı. Son demlerinde Yâsîn-i Şerif ’i ardından da esmâyı okumuştu. Herhâlde en güzel son nefes, bu […]

Continue reading »

Birliğe, Dirliğe, Diriliğe Maya: Hazar Şiir Akşamları

Hadi ÖNAL hadional@mynet.com Aynı kökten gelen, aynı dili konuşan kardeş Türk devletlerinin ve topluluklarının gönül erenlerini kucaklaştıran Hazar Şiir Akşamları’nın bu yıl 15’incisi gerçekleştirildi. Orta Asya’dan Balkanlara uzanan geniş Türk coğrafyasının kalbi yine Hazar’ın serin sularında attı. Hazar Şiir Akşamları; 25-26-27 Ekim 2007 tarihlerinde elmas güzelliği ile göz kamaştırdı, sözün özü ile de gönül okşadı; yüzyılların bir büyük hasretini, bir […]

Continue reading »

Tövbe-Terapi

Aynur TUTKUN aytutkun@gmail.com İnsan bazen bel ağrısından yakınır. İşi ağır olmamasına, ağır yük kaldırmamasına, bilâkis bütün gün masa başında oturmasına rağmen bir türlü anlam veremez bu ağrıya. Tam doktora gitmeye karar vermişken fark eder ki yeni sandalyeye sırtını dayaması pek rahat değildir, beli boşlukta kalıyordur. Ayşe Hanım da sabahları yataktan bir süredir kolu uyuşuk kalkıyordur. Kafasında türlü türlü senaryolar kurmaya […]

Continue reading »

Hırs

YAZAR : Hadi ÖNAL hadional23@gmail.com Açgözlülük, şiddetli istek, aşırı derecede tutkunluk olarak tarif edilen hırs; insan fıtratında var olan bir davranış biçimidir. Aklın kontrolünde kullanılmadığı zaman, gemi azıya alan; hasetle birleştiğinde canavarlaşan bu duyguyu yenmek ya da onu iyiye, doğruya yöneltmek büyük bir eğitim ve irade gerektirir. Doyumsuzluğun olduğu yerde elbette ki mutluluktan söz edilemez. O yüzdendir ki hırs ile […]

Continue reading »

Din Kültürü Dersinin «Zorunluluğu»

H. Kübra ERGİN Son günlerde yeni anayasa tartışmalarıyla birlikte din kültürü ve ahlâk bilgisi derslerinin zorunlu olmaktan çıkarılması konusu yeniden gündeme geldi. Geniş bir kesim, mevcut din derslerinin yetersiz olduğunu düşünürken, bu derslerin idarecilerin inisiyatifine kalmış, yok olmaya mahkûm bir seçmeli ders hâline getirilmesi teklifi elbette tartışmalarla karşılandı. Biz de bu tartışma vesilesiyle eğitimle din arasındaki bağı yeniden gözden geçirmeyi […]

Continue reading »
1 51 52 53 54 55 60