KIT‘ALAR

TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI) KEYF DEĞİL KEHF… Ashâb-ı Kehf’e benzedik âhirzamanda biz; Baskın küfür ve şerre; muhâlif ve çâresiz. Kur’ân ve Sünnet’in, sığınırsak binâsına, Çirkef bulaşmadan bu cihandan göç eyleriz… İÇ ve DIŞ ZAFER Nefis ve düşmanı kahretti muhterem dedemiz, Geniş ufukları fethetti muhteşem dedemiz… Hesâba çekmeli Tâlî, selefle kendimizi… Ne hâlde onlara nisbet, bizim mücâhedemiz? ŞEYTAN PİSLİĞİ Ne yazık […]

KUR’ÂN’DAN İKTİBAS İLHAMLAR -37- BENZEYEN KALPLER

TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI) تَشَابَهَتْ قُلُوبُهُمْ “Bilmeyenler (câhiliyye müşrikleri) dediler ki: «–Allah bizimle konuşmalı veya bize bir âyet (mûcize) gelmeli değil miydi?» Onlardan öncekiler de (ehl-i kitâbın ve diğer devirlerin inkârcıları da) işte tıpkı onların dediklerini demişlerdi. Kalpleri nasıl da birbirine benzedi! Gerçekleri iyice bilmek isteyenlere âyetleri apaçık gösterdik.” (el-Bakara, 118) Değiştirin kavimleri, Asır, devir, isimleri… Kalır değişmeyen durum, Cihanda […]

DÜNYA-ÂHİRET İÇ İÇE

Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI tali@yuzaki.com Son asırlarda gündemimizden hiç düşmeyen dînî ve îmânî meselelerimiz, siyâsî ve içtimâî dertlerimizden ayrı değildir. Onların perde arkasında birbirleriyle ciddî irtibatlarının bulunduğunu söyleyebiliriz. Dünya ve âhiret dengesi mevzuu; sadece nasslar, öğütler ve hayat tarzı çizgisi içinde tartışılmaz. Mevzu hakkında konuşan veya yazanlar, müslümanların son asırlarda yaşadıkları «geri kalmışlık» psikolojisinin tesiri altındadırlar. Bu sebeple; âhiret lehine dünya […]

SÜRGÜN YERİ

TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI) Kendini kandırma gönül, sanma bu dünyâ kalıcı, İndirecek hükm-i kader, ömrüne keskin kılıcı! Olsa da dünyâ denilen süslü kadın câzibeli; Bir kocamış dul cadıdır, hamlede pek tecrübeli! Gafleti artırmak için allanıyor, pullanıyor… İlle de kandırmak için, her köşeden çullanıyor! Bir kerecik düşmeye gör, kör kuyudur pis kucağı, Canları nârıyla yakar, böyle tüter pis ocağı! Gün gelip […]

SÜRGÜN YERİ

TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI) Kendini kandırma gönül, sanma bu dünyâ kalıcı, İndirecek hükm-i kader, ömrüne keskin kılıcı! Olsa da dünyâ denilen süslü kadın câzibeli; Bir kocamış dul cadıdır, hamlede pek tecrübeli! Gafleti artırmak için allanıyor, pullanıyor… İlle de kandırmak için, her köşeden çullanıyor! Bir kerecik düşmeye gör, kör kuyudur pis kucağı, Canları nârıyla yakar, böyle tüter pis ocağı! Gün gelip […]

HAK YOLUNUN REHBERİ

TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI) Evvel O’dur; gelmesi en sondadır; Vâroluşun mihveri Peygamberim! Hakk’a muhabbette kemâl O’ndadır; Aşkın özel cevheri Peygamberim! Çekti bütün bizler için mihneti, Ümmete kandîl oluyor sünneti, Gösteriyor arza, sekiz cenneti; Hak yolunun rehberi Peygamberim! Bağrı yanık, gözleri yaş, ağlıyor, Kalbi seherlerde coşup çağlıyor, Karnına taş üstüne taş bağlıyor; Zühd ü verâ önderi Peygamberim! Zulmete son, âteşe kalkan […]

SAKLAR

TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI) Yetmişlere yalnız yetmiş kokana, Söylemez kimseye, saklar yaşını… Ciğerpâresini verir de ana; Göstermez ellere, saklar yaşını… Kim sarsa hayatın dik yokuşuna, Talih kuşu konar yiğit başına… Kimi bedbaht, döner deve kuşuna, Gömülür kumlara, saklar başını… Bir ağaç milyarla tohum saçarken, Cömertler, âleme sofra açarken, Cimri, nefse bile der: Daha erken… Köpekler misali saklar aşını… Kâbusu insanın, […]

HATÎCE VÂLİDEMİZ

TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI) Rasûl-i Ekrem’i bi’setten evvel anladı O, Basîret üstü firâset, Hatîce Vâlidemiz… Emin Muhammed’e teklîfi aşkla yolladı O… Nezâket üstü zarâfet Hatîce Vâlidemiz… O Nûr’a olmak için en yakın ve en mahrem, Azık taşırdı Hirâ sırtlarında Gül Annem, İnandı Ahmed’e en başta, oldu ilk şebnem, Meveddet üstü muhabbet Hatîce Vâlidemiz… Küfür, muhâsara etmişti, el koyup çöreğe… Çocukların […]

KUR’ÂN’DAN İKTİBAS İLHAMLAR -35- GÖLGEYE DEĞİL, ASLA BAK!

TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI) لَنْ يَنَالَ اللّٰهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَٓاؤُ۬هَا وَلٰكِنْ يَنَالُهُ التَّقْوٰى مِنْكُمْۜ “Onların (kestiğiniz kurbanların) ne etleri ne de kanları Allâh’a ulaşır; fakat O’na sadece sizin takvânız ulaşır…” (el-Hac, 37) Zâhirinden ziyâde kalbe eğil, Çekme selfi, görür derûnu Celîl. Der ki Mevlâ: Yenâluhu’t-takvâ… Hakk’a takvâ gider, görüntü değil… vezni: feilâtün / mefâilün / feilün (fâilâtün) (fa’lün) -Câhiliyye halkı […]