HAZRET-İ HABBÂB’IN ÎMÂNI

Sami GÖKSÜN İslâmiyet’in ilk yıllarında müslüman olanlar genellikle yoksul, zayıf ve kimsesiz insanlardı. Mekke’deki müşrikler; bu müslümanlara zulmederler, akla hayale gelmedik işkencelerde bulunurlardı. Öyle ki artık müşriklerin işkenceleri çekilmez hâle gelmiş, müslümanlar dayanamaz olmuşlar ve Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e gelerek bu sıkıntılardan kurtulmak için Allâh’a duâ etmesini istemişlerdir. Peygamber Efendimiz de sabretmelerini tavsiye etmiş ve onları tesellî etmek için […]

KUR’ÂN NESLİ

Âdem SARAÇ vardisarac@yahoo.com.tr Hazret-i Useyd bin Hudayr ile Hazret-i Sa‘d bin Muâz -radıyallâhu anhümâ- gibi, önde gelen iki büyük liderin İslâm’a girmesi karşısında çok sevinen müslümanlar, tekbir getirmişlerdi. Hayatında ilk defa Kur’ân dinleyip, iliklerine kadar değişen bu iki lider, birer İslâm insanı olmuşlardı artık. Vahiyle ilk defa karşılaşan iki lider, okunan âyetler ile Hazret-i Useyd ve Hazret-i Sa‘d -radıyallâhu anhümâ- […]

174. Sayı TAKDİM

Kıymetli Okuyucularımız, Behlûl-i Dânâ… O ârif meczup, Harun Reşîd’e birkaç sual arasında sormuş: “–Yer altında en çok ne var?” Halîfe; “–Ölüler var…” demiş. Öyle ya… Şu toprağın her karışında nice mezarlar var. Toprak dediğimiz varlık; «sıksan canlar fışkıracak» devâsâ bir mezarlık değil mi? Yine yerin altında bol bol bulunan ve uğruna oluk oluk kanlar dökülen, petroller, gazlar ve kömürler de […]

TEVBE DENİLİNCE

H. Kübra ERGİN hkubraergin@hotmail.com Tevbe denilince çoğumuzun aklına hemen günah gelir. Çünkü günlük dilde tevbe deyince günahkâr bir kişinin o günahından vazgeçmesi anlaşılır. Elbette yanlış değil ama Kur’ân-ı Kerim’de tevbe kelimesinin geçtiği âyetlere baktığımız zaman, tevbenin îmandan önce başlayıp amelden sonraya kadar uzanan kullanımlarını görüyoruz. İslâm’da en temel esas olan, olmadığı takdirde diğer hiçbir şeyin kıymeti olmayacağı bildirilmiş olan îman […]

İMTİHANLI BİR İBÂDET: KURBAN

Halil KAŞIKÇI ➢ Allah Teâlâ’dan istenen evlât, ➢ Verilen söz, ➢ Fedâkârlığın zirvesi, ➢ Teslîmiyetin en üst noktası ve mükâfâtı, ➢ İbrahim -aleyhisselâm-, İsmail -aleyhisselâm-, Cebrâil -aleyhisselâm-, koç ve kurban! İmtihan için geldiğimiz bu dünyada, imtihanların en büyüğü; aracısız, şartsız tam teslîmiyet ile cânı fedâ etmenin mutluluğu, sevinci ve ateşin gülistan oluşu. Nasıl bir muhabbet ve bağlılık ki, isminin bir […]

İSTANBUL SİSLİ BUGÜN

M. Nihat MALKOÇ mnm61mnm@hotmail.com   Güneşe gölge düştü, İstanbul sisli bugün, Kâm gama tebdil oldu, gönüller yaslı bugün. Bulutlarla örtüldü efsunlu güzelliğin, Ey şehirler güzeli, vefâydı özelliğin!.. Tarihin kadîm şehri, kimler kandırdı seni, Peri gibi görünüp «od»a yandırdı seni. Seni tanıyamadım, ey lâleler diyarı! Söyle nasıl bozuldu terazinin ayarı? Sen ki şerefyâb oldun, Peygamber’in sözünden, Ey müjdelenmiş şehir, niçin döndün […]

GAZEL

EDÎBÎ (Recep YILDIZ) nazbelli@yahoo.com   Evelâllah, bu gönül mihnete hep râzı olur. Yaşanan her acının, çünkü bir enkāzı olur. «Kara gün dostu» deyip, kimlere bel bağlamışız; Kime bel bağlasan -eyvâh- bir âvâzı olur. Severiz biz de güzel sevmeyi dünyâda, fakat, Bir güzel sevdiğimiz -ömre bedel-, bâzı olur. Sunarız kalbi o dem dilbere parsel parsel, Kan revân olduğu, îmâr ile ifrâzı […]

KUR’ÂNÎ TÂLİMATLAR -8- İSLÂM’DA TEVBE ve NEDÂMET

Yazar: Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi PİŞMAN OLMAYACAK YOKTUR! Fahr-i Kâinat -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir gün ashâbına şöyle buyurdular: “–Ölüp de pişmanlık duymayacak hiçbir kimse yoktur.” Sahâbe-i kiram; “–Onun pişmanlığı nedir yâ Rasûlâllah?” diye sordular. Efendimiz şöyle cevap verdi: “–Sâlih bir kişi ise, bu hâlini daha fazla artırmamış olduğuna pişman olacaktır. Kötülük eden bir kişi ise, o kötülükten vazgeçmemiş […]

UYAN ARTIK!

Sami GÖKSÜN Müslüman basîretli ve firâsetli olmalıdır. Hiç yakışır mı o müslümana ki; doğsun, büyüsün, gelişsin, yetişsin, yesin, içsin, gezip tozsun, mal-mülk edinsin ve dünyanın bütün nimetlerinden doya doya istifade etsin de; ölümden sonrası için zerre kadar bir gayreti ve hayrı olmadan şu fânî âlemden bir ağaç kütüğü gibi devrilip cehenneme yuvarlansın. İnsanın sırf dünya için çalışıp da âhirette Rabbinden […]

Mü’minin Dünyadaki Cenneti: AİLE

Doç. Dr. Mustafa CANLI canli20@hotmail.com BİR HADİS: عَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهَا قَالَتْ: قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ j : « اَلنِّكَاحُ مِنْ سُنَّت۪ى فَمَنْ لَمْ يَعْمَلْ بِسُنَّت۪ي فَلَيْسَ مِنّ۪ي وَتَزَوَّجُوا فَإِنّ۪ي مُكَاثِرٌ بِكُمُ الْأُمَمَ » Hazret-i Âişe -radıyallâhu anhâ-’dan nakledildiğine göre Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Nikâh benim sünnetimdir. Kim benim sünnetime uygun davranmazsa benden değildir. Evlenin. […]

1 2 3 4 5 65