180. Sayı TAKDİM

Kıymetli Okuyucularımız, Putperestlik veya şirk denilince, gözümüzün önüne şu manzara gelebiliyor: Taştan, tahtadan putlar, karşısında eğilip kalkan basîreti bağlı garip tipler… Yani artık asırlar öncesinde kalmış iptidâî bir tablo. Kur’ân-ı Kerim’deki en mühim tâlimatlardan biri olan; “Şirk koşmayın!” ikazı ve İslâm’ın özü olan tevhid, peki, tarihte kalmış bir meseleden mi bahsediyor? Hayır!.. Meşhur tabirle, gardrop değiştiriyor, putlar da putperestler de… […]

Continue reading »

TEVHİD HAKİKATİNİN BUGÜNE GÖRE TAHLİLİ

Nurten Selma ÇEVİKOĞLU nurtencevikoglu@hotmail.com Günümüzde ilim ve bilim bu kadar ilerlemesine rağmen; insanlar, geçmişte câhil insanların yaptıkları gibi sapkın inançlara iltifat edebiliyorlar. Meselâ; eski atalarının mukaddes kahramanlarını, devlet büyüklerini, futbolcuları, şarkıcıları neredeyse tapacak kadar ilâhlaştırabiliyorlar. Bu inanışlar bazen şarkı sözlerine kadar yansıyor. İnsanlar bir ilâh gibi kafalarına kazıdıkları kişileri, en üstün görüp şuursuzca onların peşinden gidebiliyorlar. Bu durumda; rejimler, sistemler, […]

Continue reading »

Îman Selâmeti İçin; TEFEKKÜR DERİNLİĞİ

B. Cahit ÖZDEMİR bcahit@hotmail.com İnsanı diğer canlılardan ayıran ve eşref-i mahlûkat vasfının nişânesi olan en önemli husus, ihsan buyurulan akıl nimetidir. Bu nimetledir ki; bir kul olarak, kendisine tahsis buyurulan «esfel-i sâfilîn» ile «âlâ-yı illiyyîn» arasında bir mevkî tutacaktır. Şayet bu nimetin îcâbını yerine getirmeyip, kendisinden beklenen mes’ûliyetlerden imtinâ ediyorsa, bu fârik vasfın imtiyazından mahrum kalarak, «belhüm edall» (hayvandan da […]

Continue reading »

NEFSİNİ TEMİZLEYEN FELÂHA ERDİ!..

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com İnsanlık tarihinin özeti: Kim nefsine uydu ise; o kimse hidâyet cennetinden koptu, gaflet ve felâket çukurlarına düştü. Âkıbet, cehenneme yuvarlandı. Kim nefsini temizledi ise; o da, bu devrânın tüm karanlıklarından kurtuldu ve semâvî kanatlara mazhar oldu. Sonunda sonsuz cennetlere uçup gitti. Fânî hayatın tamamı; İşte bu iki gerçeğin mücadele harmanı. Bu harmanda temiz olmamanın kavgasını […]

Continue reading »

SARAYHAN

Abdullah Mesud HIDIR mahidir@gmail.com Zâhid, sûfî ve muhaddis İbrahim bin Edhem bin Mansûr Hazretleri, Belh’te doğdu. Ömer -radıyallâhu anh-’ın soyundan gelmektedir. Hayatının ilk döneminde geniş bir imkânı, emrinde hizmetçileri ve yardımcıları vardı. Fakat yaşadığı hâdiseler üzerine; huzur ve ebedî saâdet için zühd ve takvâ hayatını tercih etti. Memleketini terk ederek önce Mekke’ye gitti. -Kendi ifadesiyle- nefsiyle en çetin savaşı, vatanını […]

Continue reading »

KİMLERİN HAYRANISIN?

Yunus Sami EŞMELİ yunussamiesmeli@hotmail.com Ömer bin Hattâb, Âlemlerin Sultânı’nı öldürmek isteyen bir Ömer iken, Kur’ân ile tanıştı; Hayran oldu. Sonra; Adâlet timsâli bir Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh- inkişâf etti. Yahudi âlimi Husayn İbn-i Selâm, Efendimiz’e baktı; Hayran oldu. Sonra; “–Bu yüz yalan söylemez.” dedi ve Peygamber Efendimiz’in «cennetlik bir adam» diye iltifât ettiği, Abdullah İbn-i Selâm -radıyallâhu anh- oldu. Aynı […]

Continue reading »

«BİZE NE OLDU?»

Z. Özlem ABAY o.abay@hotmail.com Yıllar öncesinden merhume Şule Yüksel ŞENLER Hanımefendi’nin bir dönemin mânevî sıkıntılarını anlatan eserinin ismi; «Bize Ne Oldu?» Kısa bir süre önce katıldığım seminerde de, konuşmacının her iki cümlesinden biri bu soru idi. Sürekli bu soruyu yöneltiyordu dinleyenlere. Son nefes endişesi olmadan hayatını devam ettiren bir toplum hâline nasıl geldik? Neden dertlenmemiz gereken bir son nefes endişemiz […]

Continue reading »

İYİ NİYET İSRAFI!

Ali AĞIR aliagir70@gmail.com Bir çivinin tahtaya çakılıp kaldığı gibi insanların dünyaya çakılıp kaldığı şu zamanda; her ne kadar üniversiteyi bitiren, diplomalı kişi sayısı artsa da cehâlet devrinin zirvesi yaşanmaktadır. Kur’ân’da anlatılan ve kavimlerin helâkine sebep olan farklı fiillerin tamamı işlenmekte ve gün geçtikçe bu fiiller şaşılacak derecede artmaktadır. Bu asrın en büyük hastalıklarından biri de şüphesiz israftır. İnsanlar; sanki bir […]

Continue reading »

YÂR EYLE BİZİ!

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Yâ Nebî, aşkına canlar hediye, Bir nazar eyle, bahâr eyle bizi! Hak «Habîbim!» dedi Sen sevgiliye, Bu sözün hatrına yâr eyle bizi! Kaynıyor aşk ile dağlar taşlar, Akıyor sel gibi gözden yaşlar, Yâ Nebî, damlalar özden başlar, Yollar aşmakta pınar eyle bizi! Ey Kitâb’ın özü, ey Rehberimiz, Ey cihan kandili, Peygamberimiz, Kıt’adan kıt’aya, ey ezberimiz, Yine […]

Continue reading »

İNTİHAR

TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI)   Nankörlüğün hazin sonu, küstahlık intihar, Sabretmeyen firâra Hudâ eyler intizar!.. Zannetme şan-şereftir o ahmakça aldanış, Yoktur, müsâde almadan ölmekte îtibar… Tatmîni hep haramda arar müptelâ güruh, Nerdeyse eylemekte cinâyetle iftihar… Bir başka câna kastedenin hakkıdır ateş, Cânın senin imiş diye zannetme farkı var!.. Aslā malın değil, şu atan kalp senin değil, Cürmünde hak emânete hâinlik […]

Continue reading »
1 2 3 150