KUDÜS! KUDÜS! ÂH KUDÜS!

YAZAR : Nurten Selma ÇEVİKOĞLU nurtencevikoglu@hotmail.com Kudüs senelerdir bizim devamlı kanayan yaramız. Kudüs derdimiz, Kudüs sevdamız. Bilhassa ülkemizde Kudüs denince içimiz titrer. Âdeta kolu kanadı kırık Kudüs’ü; daha çocuk denecek yaşta sapanla, taşla, sopayla en acımasız silâhlara karşı savunan küçük yavrular gelir aklımıza. Vakarlarıyla direnen, nöbetleşe o mukaddes mekânları bekleyen, güçleri nisbetinde savunan müslüman kadınlar gelir aklımıza… Hapishânelerde işkencelerle dirençleri […]

II. ABDÜLHAMİD HÂN’IN YETİMİ KUDÜS

YAZAR : Mücahid BULUT mucahidbulut@yandex.com Hazret-i Ömer devrinde Bizans’a ait birçok şehir fethedilmiş; Suriye, Yermük zaferiyle Bizans’ın elinden alınmış ve sıra Filistin’in bütünüyle fethine gelmişti. Kudüs’ü kuşatan İslâm orduları başkumandanı Ebû Ubeyde bin Cerrâh -radıyallâhu anh-’tan aman dileyen hıristiyanlar, İslâm Devleti’nin Suriye şehirleriyle yaptıkları anlaşmalara benzer bir sulh anlaşmasının kendileriyle de yapılmasını istiyordu. Kudüs halkı, şehri bizzat Halîfe’ye teslim etmek […]

KUDÜS’ÜN GÖZYAŞLARI

Abdullah GÜLCEMAL abdullah_gulcemal@hotmail.com «Etrafı Mübârek Kılınan Kudüs»ün Müslümanlara Sitemi Kuş tüyü yataklarda sensin yatan müslüman!.. Bir de cennet umarsın, biraz utan müslüman!.. Muhtaç olduğum hâlde himmet-i Muhammed’e, Feryâdım ulaşmıyor ümmet-i Muhammed’e!.. Sizlerin gafletinden kâfirler güç alıyor, Bak ve gör; «haç» «hilâl»den her saat öç alıyor!.. Sapladılar bağrıma, yahudi hançerini, Bende; hüznün, acının, yaranın en derini!.. Eğer bu yaşamaksa, evet ben […]

HÜR, BAĞIMSIZ ve GÜÇLÜ OLMAK İÇİN

YAZAR : Ahmet ZİYLAN Kudüs; hem yahudilerin hem hıristiyanların hem de müslümanların mukaddes kabul ettiği bir şehirdir. Müslümanlar için mukaddestir. Çünkü Kudüs müslümanların ilk kıblesidir, Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- mîrâca oradan çıkmıştır. Müslümanlar için; Birinci derecede mukaddes mekân; Mekke’deki Mescid-i Haram, İkincisi; Medine’deki Mescid-i Nebevî, Üçüncüsü ise; Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’dır. Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’yı inşâ eden Hazret-i Süleyman’dır. Biz […]

KUDÜS DİYE…

ŞAİR : İbrahim ŞAŞMA ibrahimsasma@hotmail.com Rasûl’ün gözünden yaşlar, Kudüs diye, Kudüs diye… Uçar gider göçmen kuşlar; Kudüs diye, Kudüs diye… İhlâs yurdum, îman yurdum, Vuslatın düşünü kurdum, İlk kıbleme baktım durdum; Kudüs diye, Kudüs diye… Dilimdeki iki hece, Akşam-sabah nice nice, Duâ ettim ben her gece; Kudüs diye, Kudüs diye… Gam yüklü Mescid-i Aksâ, Rasûl’ü mü bekler yoksa? Bahçesinde güller […]

SOYLU YÜRÜYÜŞ

ŞAİR : GÜNBEYLİ (Mahmut TOPBAŞLI) mahtopbasli@hotmail.com Öksüz minarelere hasrettir ezan sesi, Küheylanlar kişnemez, yıldızlarla küsmüşler. Kesilmiş adâletin Ömer soylu nefesi, Bize akan ırmağın kaynağını kesmişler. Ceddimin ayağının değdiği her yer bizim, Kudüs, Mescid-i Aksâ; cumasız kalır mı hiç? Kuşanıp gayretini görünsün kalpte azim, Yiğit olan, ümmetin âhını alır mı hiç? «Yandım Allah!» sesleri tutarken ufukları, Şanlı ecdat yolundan yürümenin vaktidir! […]

İSRÂ ve MÎRAC
“Âyetlerimizden bir kısmını…

YAZAR : Âdem SARAÇ vardisarac@yahoo.com.tr “Âyetlerimizden bir kısmını O’na göstermek için; kulunu bir gece Mescid-i Haram’dan alıp, çevresini mübârek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya seyahat ettiren Allah, her türlü noksandan münezzehtir, gerçekten O işitendir, görendir.” (el-İsrâ, 17/1) Allah Teâlâ Hazretleri’nin; özelde Rasûlullah -aleyhisselâm-’a, genelde de bütün müslümanlara çok özel ikramı, ihsanı, lutfu ve keremi; İsrâ ve Mîrac hâdisesidir. İsrâ; Mescid-i Haram’dan Mescid-i […]

MURAKABE

ŞAİR : Hakkı ŞENER sairimam01@hotmail.com Duydum işgaldeymiş Mescid-i Aksā, Gönül arzu eder bir yiğit çıksa! Yıllardır beklerim bir ses veren yok, Bütün müslümanlar öldü mü yoksa?!. Zalimin ettiği dokunur kana, Hâli seyrettikçe ar gelir cana. Sudan sebeplerle paramparçayız, Derdin ne müslüman ne oldu sana?!. Hakk’ın kitabını okurken ayân, Hâindir kardeşlik kavlinden cayan. Birliğin-dirliğin elden gidiyor, Gerçeği gör artık uykudan uyan! […]

MÎRÂC-I NEBÎ’DEN GELEN HEDİYE ve MÜJDELER

YAZAR : İrfan ÖZTÜRK Namazlarımızda otururken tahiyyat duâsı okuyoruz. Tahiyyat; hicretten bir yıl önce, Receb ayının 27’nci gecesi vukû bulan Mîrac hâdisesinde meydana geldi: Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- «Kābe-kavseyn»e erişince kendisine işaret edildi: (Rabbine selâm ver!) -Aleyhissalâtü vesselâm- Efendimiz; “–Ettehiyyâtü lillâhi ve’s-salevâtü ve’t-tayyibât.” dedi. Cenâb-ı Rabbi’l-Âlemîn; “–Esselâmü aleyke eyyühe’n-nebiyyü ve rahmetullâhi ve berakâtüh.” buyurdu. Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm- hemen; […]

İNANMAK

YAZAR : Ahmet ZİYLAN İnanmak her şeyin başı. Kullukta da bu böyle, iş adamlığı, eğitim ve benzeri şeylerde de böyle. İnsanın inancında bir problem varsa, işlediği amellere bakılmıyor bile… Bir anlam ifade etmiyor, bir işe yaramıyor. İnanmayan zaten, harekete de geçemiyor. Geçse de tereddütlü. İlk fiskede yıkılıyor. Başta kendisi inanacak insan. Başaracağına, yapacağına, ulaşacağına önce kendisi inanacak. Her gün yatsıdan […]

1 2