SAYISIZ NİMETE, SONSUZ ŞÜKÜR…

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com – seyri@yuzaki.com Nice insan şu çalkantılı hayat çarşısında ne yana baksa; Yığınla şikâyet edeceği mevzuların ortasında debelenip duruyor. Başlıyor onları tekrar tekrar sayıp dökmeye. Bunaldıkça sayıyor, saydıkça bunalıyor. Eğer çatlayacak olmasa, mayın gibi şikâyetleri o kadar dolduruyor ki kalbine, aman yâ Rabbî! Bazen çatlıyor da. Bu hususta bazen de kuvvetli girdaplara kapılıyor. Bazen kupkuru çöllerde kum […]

Continue reading »

SENİN DEĞİL!..

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Şu yer ve gök, bu can ve ten, Senin, fakat senin değil! Ne fark eder benim desen? Senin fakat senin değil! A Seyri, yaz ganîmeti, Cihanda bunca nîmeti, Ne varsa Hak emâneti; Senin, fakat senin değil!   vezni: mefâilün / mefâilün

Continue reading »

MERKEZ EFENDİ

M. Nihat MALKOÇ mnm61mnm@hotmail.com   Denizli’nin medâr-ı iftihârıydı Musa, Eğilmeyen başlarda taçtı Merkez Efendi. Şöhreti âfet gördü, itti elin tersiyle, Şeytandan kaçar gibi kaçtı Merkez Efendi. Pâyitahtın merkezi bir mektebe dönüştü, Rahmet pırıltıları saçtı Merkez Efendi. Küfrün kalelerini kuşattı dört bir yandan, Îman coğrafyasına açtı Merkez Efendi. Mumdan gemiye binip açıldı enginlere, Ateş denizlerinden geçti Merkez Efendi. Yolların kavşağında tereddüt […]

Continue reading »

BU TERBİYE ŞART

Yunus Sami EŞMELİ yunussamiesmeli@hotmail.com Yeryüzünde; Her kim gönlünü ulvî hedeflerle, sarsılmaz hassâsiyetlerle, yıkılmaz fazîletlerle donattıysa âbâd oldu. Her kim yaşantısından dîni uzaklaştırdıysa, ilâhî emirleri ihmal ve terk ettiyse sonunda perişan oldu. Tarih de defalarca bu hakikat etrafında sayısız manzaralara şahit oldu. Bir taraftan; Evvelinde vahşî, kaba ve câhil olan nicelerinin, hidâyete eriştikten sonra ulaşmış oldukları; ilimde, ahlâkta, edepte ve insanlıktaki […]

Continue reading »

ÖLÜMSÜZ MÜ SANDIN?

SÜKÛTÎ (Hızır İrfan ÖNDER) onderirfan@gmail.com   Her aldığın nefes sona yürüyüş, Ölümsüz mü sandın kendini gafil? Mahveder her şeyi elbet çürüyüş, Ölümsüz mü sandın kendini gafil? Akşam kederlenir, demir paslanır, Şu çirkef dünyada vebal süslenir! Âdemoğlu niçin nefse yaslanır? Ölümsüz mü sandın kendini gafil? Esâmesi yoktur bu çağda aşkın! Zıvanadan çıktı, gönüller şaşkın! Ömrünün her demi daima taşkın! Ölümsüz mü […]

Continue reading »

ÖMER HAYYAM RUBÂÎLERİNİ TÜRKÇE SÖYLEYİŞ -30- SANKİ SEN MEST OLDUN!

Harun ÖĞMÜŞ harunogmus@gmail.com   İbrîk-ı mey-î merâ şikestî R…1 Ber men der-i ‘ıyş-râ be-bestî… Men mey horem û tu mîkonî bed-mestî, Hâkem be-dehen! Meger tu mestî… Hışmınla şarap testimi kırdın zâhid! Üzdün beni neş’emden ayırdın zâhid! Ben içtim amma sanki sen mest oldun, Gül bâdemi pis hâke devirdin zâhid! (Ömer Hayyam Rubâîleri, 2013, s. 576) _________________________ * Eğer gerçekten ona […]

Continue reading »

HEZÎMETTİ ZAFER OLDU!

Abdullah Mesud HIDIR mahidir@gmail.com Ahmed Şemseddin Sivâsî Hazretleri, 1520’de Tokat’ta doğdu. Tahsilini Tokat’ta ikmâl ettikten sonra İstanbul’a gitti. Bir müddet müderrislik yaptı. Ardından Tokat’a dönerek Abdülmecid Şirvânî’ye intisâb etti. İcâzet aldıktan sonra; Sivas valisinin daveti üzerine Sivas’ın Merkez Camii’nde ve yanında açtığı tekkede uzun müddet irşad faaliyetlerinde bulundu. 76 yaşındayken Sultan III. Mehmed’in daveti üzerine Eğri Seferi’ne iştirak etti. Kendisine […]

Continue reading »

NE HÂLDEYİZ?

Yunus Sami EŞMELİ yunussamiesmeli@hotmail.com Yaşlı adam masada duran gazeteyi eline aldı. Manşeti görür görmez durakladı. Okudukça kanı dondu. Bu nasıl bir vahşetti böyle? Ne akıl, ne fikir, ne vicdan kabul ederdi bunu. Moral bozukluğu içinde bir daha göz attı. Kaşları çatıldı, yüzü düştü. Tekrar okumak için yine eline aldı. Fakat duyguları müsaade etmedi. Tahammül edilecek gibi değildi çünkü. Kalbinden feryatlar […]

Continue reading »

İHTİYARLAR

Zahit GENÇ genczahit@gmail.com Vazife yaptığım okul, bir köy ortaokuluydu. Okulumuzun karşısında köyün büyük camisi, okul ile cami arasında uzayıp giden yolun üzerinde de çeşmeler vardı. Cami ile okul arasındaki çeşme; cemaatin abdest alması, öğrencilerin kullanması içindi. Diğeri ise yüz metre ileride çay ocağının karşısındaydı. Çeşmeler harabe gibiydi, bakımsız hâlleri yüzlerinden okunuyordu. Yalnız caminin karşısındaki kesme taştan yapılmış büyük çeşmenin üzerinde, […]

Continue reading »

NE YAZAR!?.

Ali AĞIR aliagir70@gmail.com   Gönlünde îmânın katresi yoksa, Her mevsim yeniden açsan ne yazar!?. Bir nefes, ansızın ölümü yaksa, Sonsuzluk suyundan içsen ne yazar!?. Dalgalar kabarır düş denizinde, Savrulur hayaller Mart ayazında, Yıldızlar yatağı o gökyüzünde; Güneş olsan, ışık saçsan ne yazar!?. Feryatlar dökülür dudaklarından, Sükûtun renginde konaklarından, Ağlayan bu şehrin sokaklarından; Bir başka diyara kaçsan ne yazar!?. Kilimleri kıskandırsa […]

Continue reading »
1 2 3 4 69