Kucaklayıcı Bir Kavram EHL-İ SÜNNET

YAZAR : Doç. Dr. Harun ÖĞMÜŞ ogmusharun@yahoo.com «Ehl-i sünnet», tarih boyunca orta yolun ve îtidalin temsilcisi olmuş, ifrat ve tefritten uzak kalmıştır. «Ehl-i sünnet» ne Cebriyye gibi insanı rüzgâr önünde savrulan bir yaprak misali iradeden mahrum görmüş, ne de Kaderiyye (Mu‘tezile) gibi fiillerini Allah’tan bağımsız oluşturduğunu ileri sürmüştür. Ne Hâricîler ve Mu‘tezile gibi büyük günah işleyenin dinden çıkacağını söylemiş, ne […]

Continue reading »

Türedi Tiplere Rağmen YOL MUHAMMED (S.A.S) ’İN YOLUDUR!..

YAZAR : M. Aşır KARABACAK ma.karabacak@gmail.com Yüce Allah buyurdu: “(Habîbim!) Sen’i, ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (el-Enbiyâ, 107) Rabbimiz; son gönderdiği ve muhafazasını da bizzat kendisinin yapacağını teyit ettiği yüce kitap olan Kur’ân-ı Kerim’de, kitabın ilk elden muhatabı olan yüce Rasûl’üne salât ve selâm getirdiğini beyan etmektedir. Bu cümleden; İlâhî bir îkaz olarak da bizlere; O’nu sevmek ve O’na, O’nun […]

Continue reading »

ZULÜM PÂYİDÂR OLMAZ

YAZAR : B. Cahit ÖZDEMİR bcahit@hotmail.com Yaratılışın hikmeti ile ilgili olarak, Kur’ân-ı Kerim’de; “…Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabîlelere ayırdık. Muhakkak ki; Allah yanında en değerli olanınız, O’ndan en çok korkanınızdır…” (el-Hucurât, 13) buyurulur. «Ezel Bezmi»nde kul olmaya söz veren insanın vazifesi de; kendisine emânet olarak tevdî buyurulan, idrak ötesi mükemmellikte ve ilâhî bir sanatla tezyin edilmiş yeryüzünü, […]

Continue reading »

Nimetlerin Tefekkürü ve ŞÜKRETME MES’ÛLİYETİ

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi SORGU-SUAL VAR! Âyet-i kerîmede buyurulur: ثُمَّ لَتُسْـئَلُنَّ يَوْمَئِذٍ عَنِ النَّعٖ۪يمِ “Sonra o gün (kıyâmet günü), nimetlerden mutlaka hesaba çekileceksiniz?” (et-Tekâsür, 8) Elmalılı Muhammed Hamdi Efendi, bu âyet-i kerîmenin tefsîrinde şu ibretli kıssaya yer verir: Bu âyet-i kerîme nâzil olduğunda hiçbir şeyi olmayan muhtaç bir sahâbî ayağa kalkarak; “‒(Yâ Rasûlâllah!) Benim üzerimde (hesabı verilecek) nimetlerden […]

Continue reading »

Âhirzaman Fitneleri İçinde HIRİSTİYANLAR VE BİZ

YAZAR : H. Kübra ERGİN hkubraergin@hotmail.com Son zamanlarda İslâm’ın da Hıristiyanlık gibi tahrifata uğramış olduğuna dair bir propaganda yürütülmektedir. Birkaç yıl önce internette yazıştığım bir bayan bana; “Siz başka dinlerin ruhbanlar eliyle yozlaştığını, İslâm’ın bozulmadan korunduğunu ileri sürüyorsunuz ama ben duydum ki İslâm da benzer bir süreçten etkilenmiş, belli otoriteler vasıtasıyla yorumlanmış.” gibi bir şeyler söyledi. Bu kişinin genel eğilimi, […]

Continue reading »

DÜMENLER

ŞAİR : CELİL (Halil GÖKKAYA) halilgokkaya@gmail.com Dostum belli olsun istikametin, İstikamet üzre ver dümenleri… Dümenleri muhkem olsun kāmetin, Kāmette yıkılmaz er dümenleri… Dümenleri çoktur yedi düvelin, Düveli izlerken durmasın elin, Elinden kaymasın şuur pergelin Pergelin dönerken gör dümenleri… Dümenleri mahsus olan dereye, Dereyi görmeden dalar küreye, Küreye aldanıp gidiş nereye? Nereye götürür kör dümenleri?.. Dümenleri çevirirken tartına, Tartına dikkat et; […]

Continue reading »

Ehl-i Sünnet Müdâfii ABDÜLMECİD SİVÂSÎ

YAZAR : Can ALPGÜVENÇ alpguvenc@gmail.com Bu ay sizlere; “Padişahımız Hazretleri, eğer devletinin uzun ömürlü olmasını istiyor, dünya ve âhiret saâdetini kazanmayı talep ediyorsa, ulemâ ve meşâyihle meşveret etmeli. Çünkü garazsız olan âlimler, Cenâb-ı Allâh’ın cemal ve kemal sıfatının aynalarıdır.” diyerek, hükümdarların ilim sahipleriyle istişâre etmeleri gerektiğini söyleyen bir Hak dostundan, Abdülmecid Sivasî Hazretleri’nden söz açacağım. 1563 yılında Tokat’ın Zile kazasında […]

Continue reading »

İSTANBUL’DAKİ HACERÜ’L-ESVED

YAZAR : Halil GÖKKAYA halilgokkaya@gmail.com Bir Hac mevsimi daha geldi. Kardeşlerimiz dünyanın dört bir yanından oluk oluk mukaddes topraklara doğru yola çıkıyorlar. Ne mutlu Hac farîzasını yerine getirebilenlere. Rabbim bu farzı edâ edemeyen kardeşlerimize de tez zamanda nasip eylesin. Tekrarını da nasip eylesin. Hacca gidenler, Beytullâh’ı doya doya tavâf edecekler. Tavafa da Hacerü’l-Esved’i selâmlayarak başlayacaklar. O yoğunlukta, imkân bulabilirlerse, kimseyi […]

Continue reading »