Şer‘î Kaidelerle Tasavvuf -2- ALLÂH’A SÂDIKÂNE YÖNELİŞ

Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM TASAVVUF FIKHI (Şâzelî meşâyıhından Ahmed Zerrûk (v. 899/1494) Hazretleri’nin; tasavvufu, usûl ve fıkıh kaideleriyle anlattığı Kavâidü’t-Tasavvuf ve Şevâhidü’t-Taarruf adlı eserinin tercüme ve şerhine devam ediyoruz.) TASAVVUFUN TARİFİ: HAKK’A TEVECCÜHTE SIDK İkinci kaide: “(Zihinde tasavvur edeceğimiz) şeyin mahiyeti, hakikatidir. Hakikati de bütününün delâlet ettiği şeydir.” Yani söz konusu tasavvufsa; tasavvufun mahiyeti nedir? Tasavvufun hakikatidir. Peki tasavvufun hakikati […]

Continue reading »

Şer‘î Kaidelerle Tasavvuf TASAVVUF FIKHI

Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM Tasavvuf, kāl ilmi değil, hâl ilmidir. Yaşayış ve duyuş meselesidir. Satırlarla değil sadırlarla intikal eder. Tasavvufî incelikleri idrâk edebilmek, birtakım derin hikmetlere nüfûz etmeyi gerektirir. Yani bazı tasavvufî hakikatleri, avâm-ı nâs anlayamayabilir, bunlar havâssa mahsus sır ve hikmetlere istinâd edebilir. Bunun yanında, tasavvuf İslâm’dan gayrı bir şey de değildir. Onun kitâbî bir disiplin olmamasını istismâr eden […]

Continue reading »

KAZANCA ve İNFÂKA DAİR

Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM Bir Mecelle kaidesidir: مَا حَرُمَ أَخْذُهُ حَرُمَ إِعْطَاؤُهُ “Alınması haram olan şeyin verilmesi de haramdır.” Meselâ; •Rüşvet almak haram; rüşvet vermek de haramdır. •Fâiz almak haram; fâiz vermek de haramdır. Binâenaleyh bir şeyin kendisi haramsa onun ticareti de haramdır. Haramın ticareti olmaz. Meselâ, adam diyor ki: “−Ben sanat evi çalıştırıyorum. Orada heykeller var. Bu heykellerin ticaretini […]

Continue reading »

«DOKUNULMAZ ÇİZGİLERİMİZ»

 Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM Müslümanın mukaddesleri vardır. Dokunulmaz kıymetleri vardır… Onlara kendisi hürmet ettiği gibi, elinden geldiğince kimseye de el sürdürmez. Bir müslüman; mukaddesâtına, hiç kimsenin elini ve dilini uzatmasına izin vermez. Bu onun îman salâbetinin ve takvâsının bir tezâhürüdür. Yüce Mevlâ bakın ne buyuruyor: “…Her kim Allâh’ın şiarlarına / alâmetlerine / hükümlerine tâzim gösterirse, şüphesiz bu, kalplerin takvâsındandır.” (el-Hac, […]

Continue reading »

CEMAAT OLMANIN FIKHI

Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM Memleket olarak son yıllarda ağır bir FETÖ iptilâsı geçirdik. Bu cemaat görünümlü şebeke; ülkeyi, adâlet sistemini, orduyu, idareyi ele geçirme hırsıyla yapmadık kötülük bırakmadı. En son 15 Temmuz 2016’da 250’den fazla vatandaşımızın katledilmesine kadar varan cinayetleri de işledi. Zaman zaman da dînî bir oluşum kisvesi altında yürütülen sahtekârlıklar ülkemizin gündemine geliyor maalesef. Hani, bir atasözümüz vardır: […]

Continue reading »

Bir Mü’minin Ardından UKBÂYA GİDEN ve DÜNYAYA KALAN…

Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM “Bir müslümanın geride mîras bırakmak gibi bir gayreti olmalı mıdır?” Bu yazımızda bu suâlin cevabı etrafında hasbihâl edelim istiyoruz: Dünyaya gelen her insan, kendisine takdir edilen ömrü yaşayıp bu âlemden göçer. Cenâb-ı Hak, ömrü boyunca ona çeşitli nimetler ikram eder. Vefat ettiğinde, bunları yanında götüremediği için geriye kalan şeyler olur. Hadîs-i şerifte ifade edildiği üzere; “Ölüyü […]

Continue reading »

DÜNYADA ÂHİRETİ ARAMAK…

Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM Cenâb-ı Allah bizi yarattı, varlığından haberdar etti. Kendisine îmân etme şerefini bizlere bahşetti. Buna ilâveten bize en değerli emâneti olan Kur’ân-ı Kerîm’i lutfetti. Çünkü insan, yeryüzüne Âlemlerin Rabbi Allah Teâlâ’nın halîfesi olarak geldi. Cenâb-ı Allah bizleri yeryüzüne gönderdi. Her türlü donanımı bizlere bahşetti. Bize vermiş olduğu sayısız nimetlerin karşılığını bizden bekliyor. Nedir o sonsuz nimetler karşısında […]

Continue reading »

KİM KURTARACAK?

Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM Soru: “Üsküdar’da sahilde giderken bir kişinin ayağı kaymış denize düşmüş. Çığlık atıyor; «Kurtarın beni!» diye. Bu kişiyi kimin kurtarması gerekir?” Denize atlayıp boğulmak üzere olan kimseyi kurtarabileceğine inanan kimselerin tehlikeli de olsa bu fiile kalkışmaları onların üzerine farz olur. Bu misali, farz-ı kifâyeyi anlatmak için verirler. Peki; bu sırada sahilde bir kişi oturuyor, fakat yüzme bilmiyor. […]

Continue reading »

RAHMETİN MÂNÂ DERİNLİĞİ

Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM Her medeniyetin bir insan tasavvuru vardır. Bir mükemmel insan ideali, hayali ve ufku vardır. Bizim medeniyetimizin oluşturmaya çalıştığı ideal insan, rahmet insanıdır. Cenâb-ı Allah, Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’i âlemlere rahmet olarak gönderdiğini beyan buyurmaktadır: وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ “(Rasûlüm!) Biz Sen’i âlemlere ancak rahmet olarak gönderdik.” (el-Enbiyâ, 107) Bu âyet-i kerîme; Peygamber […]

Continue reading »

Cibrîl Hadîsi Işığında; MEDENİYETİMİZİN EĞİTİM ESASLARI

Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM Cenâb-ı Allah bizleri, bu dünyaya kendisine kul olmamız için gönderdi. Her şeyden önce vazifemiz Allâh’a güzel bir kul olmaktır. Fakat bir vazifeyi başarabilmemiz için; onunla alâkalı bir ön hazırlığımızın, donanımımızın, bilgimizin ve becerimizin olması lâzım gelir. Bu sebeple güzel bir kulluk için de eğitime ihtiyacımız vardır. “Acaba Allâh’a nasıl kul olabiliriz?” “Allâh’ın bizden istediği vazifeyi nasıl […]

Continue reading »