YIL SONU MUHASEBESİ

H. Kübra ERGİN hkubraergin@hotmail.com Mîlâdî 2020 yılına yakında vedâ edeceğiz. «Yılbaşı» derler de neden yıl sonu demezler? Hep yeni bir yılın geldiğini düşünür insanoğlu, sanki bir yıl daha yaşayacağına dair garantisi varmış gibi. Hâlbuki kesin olan şey, bir yılın bittiğidir. Geçen yılın muhasebesini ne kadar yaptık? Hep geleceğe yöneliyoruz. Geçmişi bitirdik ve bugünü aceleyle tüketiyoruz, geleceğe gözümüzü dikiyoruz. Geçmişi nasıl […]

Continue reading »

TOPRAĞA BİR ÇINAR DÜŞTÜ

Nurlan MEMMEDZADE nmemmedzade@gmail.com Bir Ali Ağabeyimiz vardı, geçtiğimiz ay dâr-ı bekâya uğurladık. 2004 yılında tanışmıştık kendisiyle. Azerbaycan’a hizmete geldiği yıldı ve üniversite üçüncü sınıftaydım. Hani insanlar vardır, görür görmez size bazı şeyleri çağrıştırır. Ali Hocayı gördüğüm o gün, hattatların kullandığı kamış kalem gelmişti aklıma. Kalem gibi dümdüzdü, uzun siyah palto vardı üzerinde ve ince siyah bıyıkları… Evet kalem gibiydi Ali […]

Continue reading »

YAHŞİ YAMAN İKİ CAN

NİYAZKÂR (Köksal CENGİZ) niyazkar@gmail.com   İki devlet Oğuz Ata soyundan, Biri Azerbaycan, biri Türkiye… İçmişler Türklüğün bengisuyundan, Biri Azerbaycan, biri Türkiye… Birbirine yahşi yaman iki can, Bir olanda gülşen olur şu cihan, İnancı bir, kan diyorsan aynı kan; Biri Azerbaycan, biri Türkiye… Göklerde ay yıldız birlikte parlar, Tarih sahnesinde bin yıldır varlar, Ezelden ebede yârenler, yârlar; Biri Azerbaycan, biri Türkiye… […]

Continue reading »

KAFKAS İSLÂM ORDUSU

YAZAR : Mücahid BULUT mucahidbulut@yandex.com   Kafkasya dağlarında çiçekler açar, Altın güneş orda, sırmalar saçar. Bozulmuş düşmanlar hep yel gibi kaçar; Kader böyle imiş ey garip ana, Kanım helâl olsun güzel vatana! Kafkasya dağlarında oturdum kaldım, Şehid olanları deftere yazdım. Öksüz yavruları ben bağrıma bastım; Kader böyle imiş ey garip ana, Kanım helâl olsun güzel vatana! Türk oğluyum ben ölmek […]

Continue reading »

ÇOCUKLUĞUMDAN BERİ…

YAZAR : Doç. Dr. Harun ÖĞMÜŞ ogmusharun@yahoo.com 7-8 yaşlarındaydım. Evlerde, özellikle de köy yerlerinde televizyon olmadığı zamanlardı… Köyümüzde iki kahvehane vardı ve televizyon yalnızca oralarda, bir de çok istisnâî bir durum olarak bazı evlerde bulunurdu. Ve tabiî biz çocuklar kahvehaneye alınmazdık. Ancak bu sihirli âlete karşı yenemediğimiz merakımız sebebiyle; kahvehanenin kapı ve penceresi önünde toplaşır, oradan izlemeye çalışırdık. Kahvehane sahibini […]

Continue reading »

LÂNE-CÜDÂ KARDEŞLERİMİZ

YAZAR : Mücahid BULUT mucahidbulut@yandex.com 1848 ihtilâli Avrupa’yı kasıp kavurdu. Onlarca millet, zulüm imparatorlukları Avusturya ve Rusya’ya isyan etti. İsyanı bastırma bahanesiyle; Avusturya ve Rusya Balkanları kan gölüne çevirince, önce binlerce Macar ve Leh sonrasında Romen, Osmanlı Devleti’ne ilticâ etti. Osmanlı Devleti; kendisine sığınan bu insanlara İslâmiyet’in öğrettiği merhamet ve yardımseverlikle, kültürünün esaslarından biri olan misafirperverlikle muamelede bulundu. Kalacak yerleri […]

Continue reading »

KAFKASLARDAN BİR YILDIZ KAYDI

YAZAR : Ahmed SADIK Tarihî akış içerisinde Türk-İslâm coğrafyası 20. yüzyılın başlarında elemli ve kederli günler yaşadı. Hem Anadolu’da, hem de Osmanlı coğrafyasından kopan topraklarda; derin hüzünler ve hasretler oluştu. Anadolu o kadîm coğrafyamıza hasretle bakarken; birçoğunda SSCB’nin hüküm sürdüğü bu topraklarda da Türkiye için kalbi hicranla dolu, can vermeye hazır binlerce yürek vardı. Her zorluğun ardından bir kolaylığın, her […]

Continue reading »

YÜREK YANGINI…

YAZAR : M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Özünde ve sözünde ta içlerden kopup gelen bir feryat vardı. Yanık bir feryat. Çünkü; Hazret-i Mevlânâ’nın; Neyde ses kordur, hevâ zannetme sen, Hiç bu kordan tatmayan, giysin kefen! (Nazmen Terc: Seyrî) diye bahsettiği mukaddes bir ateş ile bağrı tutuşmuş, yüreği yanmıştı. Onun içindir ki; Hangi yürekte bir ateş varsa onun derdine tercümandı o. […]

Continue reading »

Memmed Aslan’a…

ŞAİR : SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Muhabbetin yağmuru ve şimşeğiyle bir gök, Erliğin, dürüstlüğün toprağında sağlam kök… Mahçup ve bükük değil yıkılan fânî güce, Memmedîce bir duruş gösterdi gündüz-gece. Esîriydi sâdece Allah’ta hürriyetin, Doğduğu gün yazılmış şâiri memleketin… Amansız bir dalgaydı suyu görmeyenlere, Sâkin liman gibiydi, görse, ağlayan dere… Lâleden, menekşeden, gülden ve karanfilden… Alıp da nice mânâ, konuştu bülbül […]

Continue reading »

AHÎ EVRAN

YAZAR : Mücahid BULUT mucahidbulut@yandex.com Anadolu’daki ilk fütuhat sahâbe asrına kadar uzanır. Ancak vatanımız hâlini almasına Malazgirt’i milât göstermek yerinde olur. 1071’den itibaren vatanlaşan Anadolu’nun millî-mânevî dokusunu ise, Fütüvvet teşkilâtı, Bâcıyân-ı Rum ve özellikle Ahî teşkilâtı gibi ocaklar, dergâhlar işlemiştir. Anadolu’da Ahîlik teşkilâtının kurucusu, 32 esnaf zümresinin pîri; kelâm, tefsir, tasavvuf ve fıkıh âlimi Ahî Evran; 1171 senesinde İran’ın Batı […]

Continue reading »
1 2