İnsanlığa Kurtuluş Çağrısı: TEVHÎDE GEL TEVHÎDE…

YAZAR : Yard. Doç. Dr. Mustafa CANLI canli20@hotmail.com BİR HADİS: أَسْعَدُ النَّاسِ بِشَفَاعَتِى يَوْمَ الْقِيَامَةِ مَنْ قَالَ لاَ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ ، خَالِصًا مِنْ قَلْبِهِ أَوْ نَفْسِهِ “…Kıyâmet gününde şefaatimle en fazla mesut olacak kişi, tüm kalbiyle veya gönülden; «Lâ ilâhe illâllah: Allah’tan başka ilâh yoktur.» diyen kişidir.” (Buhârî, İlim, 33) BİR MESAJ: Tevhîdi hayatının merkezine al. Kitaplarda yazılıdır, Gönüllerde […]

Continue reading »

MÎRÂC-I NEBÎ’DEN GELEN HEDİYE ve MÜJDELER

YAZAR : İrfan ÖZTÜRK Namazlarımızda otururken tahiyyat duâsı okuyoruz. Tahiyyat; hicretten bir yıl önce, Receb ayının 27’nci gecesi vukû bulan Mîrac hâdisesinde meydana geldi: Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- «Kābe-kavseyn»e erişince kendisine işaret edildi: (Rabbine selâm ver!) -Aleyhissalâtü vesselâm- Efendimiz; “–Ettehiyyâtü lillâhi ve’s-salevâtü ve’t-tayyibât.” dedi. Cenâb-ı Rabbi’l-Âlemîn; “–Esselâmü aleyke eyyühe’n-nebiyyü ve rahmetullâhi ve berakâtüh.” buyurdu. Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm- hemen; […]

Continue reading »

TARTIŞMAK DEĞİL, TÂBÎ OLMAK

YAZAR : Âdem SARAÇ ademsarac@yyu.edu.tr Peygamberimiz -aleyhisselâm- başta olmak üzere, ashâb-ı kirâmın büyük gayretleri ile İslâm güneşi; her geçen gün yeni bir nasipli gönlü aydınlatıyordu. Bunca aydınlığa rağmen, karanlık düşünceliler, ısrarla karanlık kuytularda toplanıyor, karanlık kararlar alıp duruyorlardı. Yine bir gün Kureyş müşriklerinin en önde gelenleri, güneş battıktan sonra Kâbe’nin arka tarafında toplantıya oturmuşlar, ateşli bir tartışma içine girmişlerdi. Sonunda […]

Continue reading »

DİKKAT DÜŞMAN!

YAZAR : Sami GÖKSÜN Düşman; birinin kötülüğünü isteyen, ona nefret besleyen ve zarar veren şey veya kişidir. İnsan normal hâlinde dikkat etmeyebilir, her an teyakkuzda beklemez. Fakat bir düşman ikazı varsa, bir düşmanlık, bir saldırı alârmı varsa; pür dikkat kesilir. Askerlerimiz sınırlarımızda, karakollarımızda nöbet bekler. Herkes sabaha kadar uyurken, onların gözüne uyku girmez. Sulh zamanında bile… Niçin? Fırsat kollayan düşman; […]

Continue reading »

Severek ve Sevdirerek Tâlim ve Terbiyede; EN MÜSTESNÂ REHBER 

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi PEYGAMBER SANATI Eğitimcilik, insan yetiştirme sanatıdır. Bu sanatı icrâ eden en büyük sanatkârlar da peygamberlerdir. Her sanatkârın mahâreti, ortaya koyduğu eserden anlaşılır. O hâlde bütün cihan îtirâf eder ki; Câhiliyye toplumundan sahâbe neslini yetiştiren Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- de beşeriyetin görmüş olduğu en mükemmel eğitimcidir. Nitekim İslâm Hukuku metodolojisinin en mühim sîmâlarından Karâfî; […]

Continue reading »

DİKENİ GÜLE DÖNDÜREN AHLÂK MÜŞRİK MİSAFİR

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi   Devir, asr-ı cehâletti. Zulüm bataklığında ve küfür karanlığında insanlık can çekişmekteydi. İnsanlık, nefsâniyetin hoyratlığı, kabalığı ve katılığı elinde perişandı. Fahr-i Kâinat -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz böyle bir devirde vazifeye başladı. Âdetâ bataklıktaki insana; sabırla, hilimle, af, cömertlik ve merhametle yaklaştı. Cemâlî sıfatlarla, muhabbetle el uzattı. Temizledi, tezkiye etti, arındırdı… Hint Okyanusu’nun dibindeki […]

Continue reading »

Bizi O’na Ulaştıran Köprü: SALEVAT

YAZAR : Yard. Doç. Dr. Mustafa CANLI canli20@hotmail.com Fahr-i Kâinat -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz; dünya hayatında kendisine en çok salevat getirenin, kıyâmet günü kendisine en yakın kişi olacağını biz ümmetine müjdeliyor. Cenâb-ı Hak da kendisinin ve meleklerinin o yüce Peygamber’e salât ettiğini ifade edip mü’minlerin de O’na salât ve selâm getirmelerini emrediyor: إِنَّ اللّٰهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِىِّ يَا […]

Continue reading »

İKİ CENNET BİRDEN

YAZAR : İrfan ÖZTÜRK Rabbimiz buyurur: “Ey îmân edenler! Allah’tan, O’na yaraşır şekilde korkun ve ancak müslümanlar olarak can verin.” (Âl-i İmrân, 102) Müfessirlere göre; «Allah’tan, O’na yaraşır şekilde korkma»nın anlamı; müslümanın, bütün varlığı ile Allâh’ın emirlerini yerine getirmeye ve yasaklarından kaçınmaya çalışmasıdır. Nitekim Abdullah bin Mes‘ud -radıyallâhu anh- âyetin bu kısmını şöyle açıklamıştır: «O’na âsî olmayıp itaat etmek, nankör […]

Continue reading »

KELİME-İ TEVHİD

YAZAR : Âdem SARAÇ ademsarac@yyu.edu.tr Peygamberimiz -aleyhisselâm- ile görüşerek îmân ile şereflenip müslüman olan ve sahâbe adını alan seçkin topluluk gün geçtikçe artıyordu. Nasipsiz müşriklerin bunca alay, hakaret, işkence, eziyet ve engellemelerine rağmen; İslâm güneşi, gün geçtikçe daha çok gönülleri aydınlatıyordu. Bu durum karşısında, şaşkınlıklarından ne yapacaklarını bilemeyen müşriklerin en önde gelenleri; yine kalkıp Ebû Tâlib’in evine vardılar. Tedirgin ve […]

Continue reading »

İtmi’nâna Ermiş Fertler: HUZURA ERMİŞ BİR TOPLUM

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi   İSTÎDATLI ÜMMET Biz âhirzaman ümmeti, Cenâb-ı Hakk’ın en büyük nimetlerinden birine erişmiş ve Fahr-i Kâinat -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e ümmet olmuşuz. Rabbimiz âyet-i kerîmede, bizleri teçhiz ettiği husûsiyetleri ve bizden arzu ettiği kulluk keyfiyetini şöyle beyan buyurur: وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَاكُمْ اُمَّةً وَسَطًا لِتَكُونُوا شُهَدَاءَ عَلَى النَّاسِ وَيَكُونَ الرَّسُولُ عَلَيْكُمْ شَهٖ۪يدًا… “Böylece sizin insanlığa […]

Continue reading »
1 110 111 112 113 114 176