TARLAYA GİREN KOYUN SÜRÜSÜ

Fahri SARRAFOĞLU sarrafoglufahri@gmail.com İnsanoğlu Hazret-i Âdem’den beri devamlı bir tekâmül içerisindedir. Maddî olarak da gelişiyor, fizikî olarak da gelişiyor. Teknoloji alanında inanılmaz yenilikler yapılıyor. Fakat insanın kendisine baktığımız zaman; rûhî problemlerin azalmasını beklerken, rûhî buhranların daha da arttığını görüyoruz. Hırs, haset, çekememezlik, öfke, cimrilik gibi; insanın insan olma özelliğine uymayan kötü hasletler, günümüzde de var. Efendim; seneler önce Aksaray’da babamızın […]

Continue reading »

YÂ RAB!..

TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI) -Yûnus Emre’ye Ait Mısrayı Tazmin- Mahşerde Sen’den yarın, imdâd ola mı yâ Rab?.. «Aceb bu benim cânım, âzâd ola mı yâ Rab?..» Titrerim af bahsinde, gönlüm kaygı hapsinde, Dilim son nefesinde, irşâd ola mı yâ Rab?.. Unutmuşum ihlâsı, riyâ kalbin belâsı, Sâlih amel kal’ası berbâd ola mı yâ Rab?.. Dünya mü’min zindanı, gam yedi dün ü […]

Continue reading »

YÛNUS’UN TÜRKÇESİ

Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI tali@yuzaki.com Lisanda sadelik meselesi; ifrat ve tefritten uzak durarak, îtidal ile ele alınması gereken bir mevzu. Dilimizin geçmişte haddinden fazla Arapça, Farsça kelime ve bilhassa terkiplerle doldurulduğu zamanlar olmuş. Hattâ lügatlerden kelime bulup kullanacak derecede işi ifrâta götürenler de olmuş. Buna karşılık sadeleştirme adı altında; işin tasfiyeciliğe götürülmesi, yaşayan kelimeleri budayıp yerlerine uydurma yahut mezardan kaldırma kelimelerin […]

Continue reading »

MÜBÂREK EŞİKTE, MUHTEŞEM TERBİYE…

Yazar: Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi HİMMET Mİ BUĞDAY MI? Meşhur menkıbelere göre; Yûnus Emre, çok fakir bir kimse olup geçimini çiftçilik yaparak temin etmekteydi. Bir ara büyük bir kuraklık oldu ve hiçbir mahsul elde edemedi. Fakirliği büsbütün belini büktü. Çaresiz bir vaziyette idi. Birçok kerâmet ve yardımlarını işittiği Hacı Bektâş-ı Velî Hazretleri’nin dergâhının yoluna düştü. Giderken; «Boş giden boş döner» […]

Continue reading »

NE GAM BÂKÎ ne DEM BÂKÎ

Sami GÖKSÜN Zamanında dervişin birinin yolu bir köye uğrar. “−Beni burada birkaç gün ağırlayacak kimse var mı?” diye sorar. Köylüler; “−Bizim durumumuz pek yok ama seni ağırlayacak iki kişi var: Biri Şakir diğeri Haddâd’dır. Şakir’e gitmen senin için daha iyi olur.” derler. Ve derviş Şakir’in evine varır. Durumunu arz eder. Kabul görüp orada güzel bir şekilde ağırlanır. Gün gelip oradan […]

Continue reading »

Anadolu’muzun Gönül Sultanlarından; YÛNUS EMRE

B. Cahit ÖZDEMİR bcahit@hotmail.com 13. asır tasavvuf şairi olan Yûnus Emre; cihanşümul değerlerle işlediği şiirleriyle sadece bizde değil, dünyaca da tanınmış bir sevgi âbidesi, bir gönül ehlidir. Bu münasebetledir ki, vefâtının 700. yılı dolayısıyla, UNESCO tarafından anma ve kutlama yıl dönümleri arasına alındı. Kezâ, 2021 yılı Cumhurbaşkanlığı tarafından da «Yûnus Emre ve Türkçe Yılı» olarak ilân edilmiştir. Şüphesiz; kan ve […]

Continue reading »

PAMUK BABA

Dr. Halis Ç. DEMİRCAN cetindemircan2@hotmail.com.tr Banladı ol müezzin, durdu kāmet eyledi. Hazret’e tuttu yüzün, döndü niyyet eyledi. Duyunca ehl-i îman, hürmet ile dinledi. Sonra namaza durup, Rabbe kulluk eyledi. Hazret’e bağlı elim, Fâtiha okur dilim. Hakk’a büküldü belim, hoş rükûât eyledi. Şu benim hâcet-gâhım, Tûr dağı oldu meğer, Mûsî’leyin bu gönlüm, hoş münâcât eyledi. Bir sûret gördü gözüm, secdeye vardı […]

Continue reading »

KÂRLI TİCARET!

Abdullah Mesud HIDIR mahidir@gmail.com Üçüncü İslâm halîfesi Osman bin Affan -radıyallâhu anh- Fil Vak‘ası’ndan altı sene sonra Tâif’te doğdu. Ticaretle meşgul oldu. İlk müslümanlardandı. Bu kararı sebebiyle amcası tarafından çeşitli zorbalıklara maruz kaldıysa da îmânından taviz vermedi. Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- onu kızı Rukiye -radıyallâhu anhâ- ile evlendirdi. Önce Habeşistan’a sonra Medine’ye hicret etti. Rukiye -radıyallâhu anhâ- vefat […]

Continue reading »

NİYETİ BOZUK OLANIN AMELLERİ ÇÖP OLUR

Raif KOÇAK raifkocak@gmail.com Ârifler ortasında sofîlik satmayalar, İhlâs ile bu aşka riyâyı katmayalar. (Yûnus Emre) Bazen bir yerlerde okuduğumuz veya dinlediğimiz bir sözün tesirini, oracıkta hissedemeyebiliyoruz. Yıllar sonra duyduğumuz başka bir sözle birleştirince, o sözün mânâsını idrâk edip işte o zaman hissedebiliyoruz. Yıllar evvel; sohbetlerini dinleyip feyz aldığımız kıymetli bir büyüğümüzü ziyarete gittiğimizde, tatlı tatlı sohbet edip nasihatlerini dinlerken, sohbet […]

Continue reading »

KUR’ÂNÎ TÂLİMATLAR -25- İSLÂM’DA VAKTİ DEĞERLENDİRMEK

Yazar: Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi YARATILIŞ SEBEBİ Hak dostlarından Şeyh Ahmed Harb’in, Behram adında mecûsî yani ateşe tapan yaşlı bir komşusu vardı. Bir gün bu komşusuna îman telkîninde bulundu. Yaşlı mecûsî dedi ki: “–Sana üç şey sorayım. Cevap verebilirsen senin dînine îmân edeceğim.” Şeyh Ahmed; “–Sor!” deyince Behram şu soruyu sordu: “–Allah bu halkı niçin yarattı? Ve dahî rızkını da […]

Continue reading »
1 2 3 4