Edebâlî Hazretleri’nden Osman Gazi’ye TARİHÎ NASİHATLER!

ŞAİR : SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Tarihî gerçekler değişmez. Onlar, yaşanmışlığın mührü ile silinmez bir mevcudiyete sahiptir. İçlerinden bir kısmı, belki yaşandığı dönemlerde söze aksetmemiştir. Ancak her birinde, çarpıtılmadıkları müddetçe öz itibarıyla tartışmasız bir mevcudiyet gerçeği vardır. İstanbul fethinde surlara bayrak dikmemiz gibi. İtirazsız bir gerçek bu. Fakat onu kim dikti? Ulubatlı Hasan diye biri var mı, yok mu? Bu […]

GÖRÜNMEZ MERMİYİ FARK ET!..

ŞAİR : SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Ey bu dünyâya hükümran dedenin evlâdı, Sana târih boyu dost olmadı düşman kanadı… Hep hücum tâzeliyor; bir bakıver hâlimize, Son zaferden beri dünyâda neler oldu bize! Yeniden rûhunu inşâ ederek muhkem dur, Göze gelmez sayısız mermiyi fark et, ne olur! vezni: feilâtün / feilâtün / feilâtün / feilün (fâilâtün) (fa’lün)

TAVSİYE

ŞAİR : SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Var mı Seyrî, kul için bir başka yol? Durma, Kur’ân’ın hayat nûruyla dol! Çelmesin cennet yolundan boş heves, Hak ne emrettiyse uy, dosdoğru ol! vezni: fâilâtün / fâilâtün / fâilün

ŞEYTAN CEHÂLETİ…

ŞAİR : SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Nefsin, yakarsa canda meleklik sarâyını, Şeytan cehâletiyle cidaller yakar seni… Şerh eylemiş yolunda Hudâ, istikāmeti, Tefsîri dar kalıplı mealler yakar seni!.. vezni: mef’ûlü / fâilâtü / mefâîlü / fâilün

KAÇ YAPRAK KALDI?

ŞAİR : SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Güneş battı, gece oldu, tekrar say; Ömür takviminde kaç yaprak kaldı? Enkaza dönüyor ten denen saray, Ömür takviminde kaç yaprak kaldı? Kimin aynı kalmış beden ve aklı? Bugün kim, ey insan, yarın kim haklı? Rabbim, ne verdiyse, hepsi sayılı, Ömür takviminde kaç yaprak kaldı? Hayat mı beşeri perîşân eden? Kabir eşiğinde onca hırs neden? […]

HİÇ ÖLMEYEN İBRET!

ŞAİR : SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Temâşâ eyle ey gönlüm, şu âlemler neler söyler! Güneşler göz, hilâller kaş, şu perçemler neler söyler!.. Hayat bir tek yudum şerbet, içenden cân alır elbet, Ölüm, hiç ölmeyen ibret, şu mâtemler neler söyler!.. vezni: mefâîlün / mefâîlün / mefâîlün / mefâîlün

İHTİYAÇ, HANGİ ADÂLETE?

ŞAİR : SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Bütün cihan yine muhtaç gönül adâletine, Kesif dikenlerin üstünde gül adâletine… Çözüm mü düşmanının fikri, yaşlı Gazze’ye sor, Yok ihtiyâcı kulun, zorba zül adâletine! Cihan yönelmeli gerçek adâletin bağına, Kül oldu Sûriye düştükçe kül adâletine! Şu zulmü durduracak muhteşem büyüklük için, Yerin değil, yüce Arş’ın küçül adâletine! Daraldı türlü çözüm, hakkı haykır ey Seyrî, […]

ŞEFKAT UZAK!

ŞAİR : SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Fatihler, Süleymanlar merhamet kucağıydı, Şefkat uzak, şimdiki sultanların işine! Hürriyet cellâtları el koymuş adâlete Şu koltuğunda mel mel bakanların işi ne?

KİM NE DERSE DESİN; MÛCİZE ZÂHİR!

ŞAİR : SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) O’nu hiç anlamayanlar; «O, sihirbaz!» dediler, Fark edenler; «Eşi yok, öylesi mümtaz!» dediler. Dış cenahtan, çamur olsun diye «kâhin» dendi, Tertemiz gördü bakan; «Yok O’na dengin» dendi… Vasfa kalkıştı hasudlar, O’na; «şâir» diyerek, O’nu anlattı Kelâm; «Mûcize zâhir!» diyerek… Yaydılar kahpe hasımlar, «delilik» yaftasını, «Görmedik biz» dedi ashab; «Bu akıldan hasını!» Ne demiş bakma […]

KIR KALEMLERİNİ!

ŞAİR : SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ)seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Rasûl’e saldıran eller Ebû Leheb gibidir, Sonunda sonları ancak cehennemin dibidir… Taşırdı gayrı, İlâhî, gönül elemlerini, Rasûl’e kim çamur attıysa kır kalemlerini! Vezni: mefâilün / feilâtün / mefâilün / feilün

1 4 5 6 7