FARKINDA MIYIZ?

Halil KAŞIKÇI Allah Teâlâ âyet-i kerîmede buyuruyor: “Sizin hanginizin daha güzel amel yapacağını imtihan etmek için ölümü ve hayatı yaratan O’dur. Ve O; Azîz’dir, Ğafûr’dur.” (el-Mülk, 2) HAYAT, AMEL, ÖLÜM ve İMTİHAN… Bize bunlar neyi hatırlatıyor? Hatırladıklarımızın içini tam doldurabiliyor muyuz? Omuzumuza yüklenen mes’ûliyetin ve yükün farkında mıyız? Ömür bizim için; emek verdiğimiz, gergef gergef işlediğimiz sonuna hazırlık yaptığımız bir […]

Dertlerimizin Devâsı İçin; HEMHÂL OLMAK

YAZAR : B. Cahit ÖZDEMİR bcahit@hotmail.com İnsan; Allah Teâlâ’nın yüce Zâtına halîfe olma mes’ûliyeti tevdî buyurulmuş ve eşref-i mahlûkat olmaya mazhar kılınmış bir varlık. Ahmed Gazâlî -rahmetullâhi aleyh- Hazretleri bu liyakati; “Allah Teâlâ, kâinâtı insan için; insanı da kendisi için yaratmıştır.” diye açıklıyor. Gönül ehli de bu nazargâh-ı ilâhî olma vasfını şöyle tebârüz ettiriyor: “Allah Teâlâ, iki cihanı bir gönül […]

Modernizmin Kıskacında
DÜNYA ve ÂHİRET HAYATIMIZ

YAZAR : Raif KOÇAK raifkocak@gmail.com Dünyada, sınırsız nimetlerin içerisinde yüzüyoruz. Yaşayan canlılar içerinde, eşref-i mahlûkat olan insan olmayı biz seçmedik. Annemizi, babamızı, ırkımızı, rengimizi ve memleketimizi de biz belirlemedik. Ne zaman ve hangi devirde doğacağımıza da biz karar vermedik. Bizi yaratan Rabbimiz; bizi en güzel şekilde, en güzel zamanda ve en güzel sûrette yarattı. Annemizden doğduğumuz an, müslüman bir aileye […]

HER NİMET BİR EMÂNETTİR

YAZAR : B. Cahit ÖZDEMİR bcahit@hotmail.com İnsan; «eşref-i mahlûkat» olarak, en yüksek değerle yaratılmıştır. Tabiî bu değer, onun «insanlık» keyfiyeti ve «ezel bezmi»nde verdiği söze uyma nisbetiyle tecellî eder. İnsan şahsiyetinin sahip olduğu bu kıvam; onun «âlâ-yı iliyyîn» ile «esfel-i sâfilîn» arasında lâyık olduğu mevkii belirleyecektir. Ahdine sadâkat, rûhâniyeti, «âlâ-yı illiyyîn»e kanatlandırırken; buna ihânet, onu «belhüm edâl» olarak aşağıların aşağısına […]

NE BÜYÜK GAFLET!

ŞAİR : Ali AĞIR aliagir70@gmail.com Hırsa ve şehvete olup müptelâ, Ömrünü mahvetmek ne büyük gaflet! Güvenip makama, paraya, mala, Şımarmak, azıtmak ne büyük gaflet! Belâlar, kederler güldeki diken, Huzur derer elbet, hep sabır eken, İlâhî rızâyı kazanmak varken, Hemen isyan etmek ne büyük gaflet! «Eşref-i mahlukat» kulun sıfatı, Îman, takvâ, tevbe; kulluğun şartı, Tepip ele geçen nice fırsatı, Günahlara batmak […]

AYAKLARI YERE DEĞMEYEN SORULAR

YAZAR : Hadi ÖNAL hadional23@gmail.com Hani bilinen gerçektir; ilkbaharda polen, yazda toz, sonbaharda yaprak, kışın da kar taneleri uçuşur havada. Ancak bu aralar dört mevsim, on iki ay, yirmi dört saat durmaksızın ayakları yere değmeyen sorular uçuşuyor havada. İster kabul edin ister etmeyin; ama «kar»ın, polenin, yaprağın hattâ sevimsiz de olsa tozun uçuşunu unutturdu bu serseri mayınlar gibi hava zerreciklerine […]

Maddeciliğin Hazin Âkıbeti
İÇTİMÂÎ BUHRANLAR

YAZAR : B. Cahit ÖZDEMİR bcahit@hotmail.com Eşref-i mahlûkat olarak yaratılıp, ulvî bir vazife yüklenen; fakat bu emânetle ilgisini keserek câhiliyye karanlığında çırpınan insanın kurtuluşu; Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in diriltici tâlim ve terbiyesi altında, yeniden aslî hüviyetini kazanmasıyla olmuştur. Zulümâtın üzerine doğan nur olarak, O Varlık Nûru’nun tesis ettiği «asr-ı saâdet» örneği, sonraki devirleri aydınlatan bir çerağ mesâbesindedir. Fahr-i […]

ÖMRÜN SON FASLI ve…

YAZAR : Hadi ÖNAL hadional23@gmail.com Belli bir yaştan sonra insan, dönüp bakıyor da ardına; içerisinde güzelliklerin olduğu kadar acıların da saklandığı bir sürü kırık dökük yıl… Adına ömür denilen doğumdan ölüme varoluş süresi… Yûnus Emre’nin; Geldi geçti ömrüm benim şol yel esip geçmiş gibi… Hele bana şöyle geldi şol göz yumup açmış gibi… diye tanımladığı; Yahya Kemal BEYATLI’nın; Fânî ömür […]

EY İNSAN! KENDİNİ TANI

ŞAİR : Ali AĞIR aliagir70@gmail.com Ey insan! Kendini tanı, Sen, eşref-i mahlûkatsın. Dost edinme kör şeytanı, Sen, eşref-i mahlûkatsın. Meleklerden bile üstün, Niçin yaratıldın düşün… Emrindedir varlık bütün, Sen, eşref-i mahlûkatsın. Dört kitap, onca peygamber, İnsanlık için geldiler, Rahman sana; «Halîfem» der, Sen, eşref-i mahlûkatsın. Yerdekiler, göktekiler, Rabbi her daim zikreder, Kulluğunun hakkını ver, Sen, eşref-i mahlûkatsın. Kıskanma ve nefret […]