Ferdi İbâdetlerin Şâhı

YAZAR : Sami GÖKSÜN İbâdet, bizi yaratan ve pek çok lütuflarda bulunan Cenâb-ı Hakk’a bir teşekkürdür. Allah Teâlâ Kur’ân-ı Kerim’de şöyle buyurur: “Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbiniz’e ibâdet ediniz. Umulur ki, korunmuş olursunuz.” (el-Bakara, 21) Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan Allâh’ın, insanların ibâdetine de ihtiyacı yoktur. Bilâkis insan ibâdete muhtaçtır. Çünkü ibâdetlerin insana sayısız faydası vardır. İbâdetler, insanı […]

SEN KİMİNLESİN?

YAZAR : M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Her zaman araba vapurları çok işlektir. Bazı günler ise, sayısız vasıtalar uzun kuyruklar oluşturur. Öyle yoğun sıraların meydana geldiği bir günde Yalova araba vapuru önündeki gidişâtı düzenleyen bir kâhyanın tam önüne, yolcuları farklı bir araba denk gelir. İçeride; Merhum Sâmi Efendi Hazretleri vardır. Yanında da merhum Musa Efendi Hazretleri ve Osman Nûri Topbaş […]

ÇİLELERE TEBESSÜM

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi DOSTLUĞUN ŞARTI «el-Vedûd» ismiyle muhabbetin menbaı ve menşei olan Cenâb-ı Hak, kuluyla dost olmak ister. Kalb-i selîme kavuşarak dostluğuna erebilen bahtiyarları; cennet-i âlâya davet eder, ona ebedî ikramlar hazırlar. Bu dünya hayatında kulun gayesi, Cenâb-ı Hakk’ın dostluğuna erme yolunda gayret etmek olmalıdır. Ancak dostluk ve muhabbetin şartı; dosttan gelen ezâ ve cefâyı dahî hoş […]

YEDİ ÂDİL ŞAHİT

YAZAR : İrfan ÖZTÜRK Ey kardeş! Bu dünya ve nimetleri geçicidir. Ne yaparsan yap; ister hayır ile ister şer ile amel eyle. İyi bil ki seni gören vardır. O’nun, insanların sayabilecekleri yedi şahidi her yerde hazırdır. İşte bu yedi şahit, yarın huzûr-i izzette seni mahkûm ettirecektir. Bu yedi şahidin kimler olduklarını merak ettiysen, sana hemen haber vereyim: 1. Melâike-i kiramdır. […]

İçtimâî Dertlerimizin Devâsı; MEDÎNE-İ MÜNEVVERE HUZURU

YAZAR : B. Cahit ÖZDEMİR bcahit@hotmail.com Mübârek hac mevsiminin ardından, umre mevsimi başladı; Mekke-i Mükerreme ve Medîne-i Münevvere, dünyanın her tarafından akın akın ziyaretçilerle dolup taşıyor. Birçoğu maddî ve bedenî yetersizlikleri aşıp, sadece Allah Teâlâ’nın ve Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in aşkıyla bu mübârek beldelere gelebilen insanlar, mâşûka kavuşmanın huzuru ile dolular. Bu mübârek beldelerde Allah Teâlâ ve Rasûlü -sallâllâhu […]

Seher Ehlinin Vazgeçilmez İbâdeti TEHECCÜD NAMAZI ve FAZÎLETLERİ

YAZAR : İrfan ÖZTÜRK Teheccüd namazı; gece uykudan kalkıp kılınan, Efendimiz’in hiç terk etmeden kılmaya devam ettiği ve biz ümmetine de kılınmasını tavsiye ettiği, en az 2 en çok 8 rekât olarak kıldığı namazdır. (İslâm İlmihâli, A. Fikri YAVUZ, s. 171) Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in şükrün fazîleti hakkında derin bilgisi vardı. Bu bakımdan şükür hususunda bir hayli ileri […]

RIZIK DERDİYLE…

YAZAR : H. Kübra ERGİN hkubraergin@hotmail.com Allah Teâlâ bir âyet-i kerîmede; îmân edenlere hükümlerini bildirdikten sonra; “…Bu size söylenenleri duydunuz, bu (hükümlerle) Allâh’a ve âhiret gününe îmân eden kimselere öğüt verilir. Allah, kendisinden korkan ve karşı gelmekten sakınan kimseye; -Kurtuluş yolu sağlar, -Ona beklemediği yerden rızık verir. Allâh’a tevekkül eden kimseye O yeter. Allah, buyruğunu yerine getirendir…” (et-Talâk, 2-3) buyuruyor. […]

NEFS İMTİHANI

YAZAR : Yunus Sami EŞMELİ Hazret-i Yûsuf, yaşadığı onca hâdiseden sonra kendisinin tamamen suçsuz olduğunu ispatlayıp halkın töhmetinden kurtulmasına rağmen, yine de nefsin hilesinden Cenâb-ı Hakk’a sığınarak demişti ki: “Ben nefsimi temize çıkarmam; çünkü Rabbim’in merhamet ettiği hariç, nefis aşırı derecede kötülüğü emreder. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Yûsuf, 53) İnsan, nefsini iyi tanımalı. Tanımalı ki onun tehlikeli […]

AKRABALIK BAĞLARI

YAZAR : H. Kübra ERGİN hkubraergin@hotmail.com Kâinâta baktığımızda akıl almaz bir büyüklükle karşılaşıyoruz. Sayısı belirsiz galakside trilyonlarda yıldız; gezegen… İnsanın aklına geliyor ister istemez, bu kadar büyük bir kâinatta bütün insanlar dünya gezegenine doldurulmuş. Allah Teâlâ her şeye kādir olduğuna göre; dileseydi her birini dünya gezegeni gibi hayata elverişli kılıp, her bir insanı birine yerleştirebilirdi. Her insana kâinâtın ömrü kadar […]

Harem-i Şerif’ten Hâtıralar -4- GÜNEY AFRİKALI KARDEŞ

YAZAR : İrfan ÖZTÜRK Bir Ramazan umresinde idi. İkindi namazını Ravza-i Mutahhara’da kılmak niyetiyle otelden çıktık. Ebû Zer Kapısı’ndan içeri girmeden evvel kapı önünüde biraz durup arkadaşlara camiye giriş ve çıkış âdâbından bahsettim. Sonra da arkadaşlarımıza hitâben; “Şimdi camiye giren ve çıkanlara bir bakalım, kaç kişi âdâbı üzere camiye giriyor ve çıkıyor?” diye gözetlemeye başladık. Camiye girip çıkanların -istisnâları hariç- […]

1 2