HAZLARA FREN…

CELİL (Halil GÖKKAYA) halilgokkaya@gmail.com   Bizi atan nârdan nâra, Sazlara; «Dur!» diyebilsek… Meyletmişken son bahara, Yazlara; «Dur!» diyebilsek… Şerri koyup kafeslere, Şükrederek nefeslere, Sonu gelmez heveslere; Nazlara; «Dur!» diyebilsek… Nefse olmuşken oyuncak, Dolaşırken köşe bucak, Somun gibi sıcak sıcak; Hazlara; «Dur!» diyebilsek… Nimete saldırıp birden, Nankörlüğü kaptık nerden? Ördek beklenilen yerden; Kazlara; «Dur!» diyebilsek… Hiç yerinde duramayan, Ulvî hayal kuramayan, […]

Continue reading »

YIKILDI DAĞIM!..

Servet YÜKSEL servety@t-online.de   -8 Ekim 2020’de vefat eden babamın aziz rûhuna…- Ecelin gölgesi düşmüş yoluna, Ateşler içinde başım dönüyor… Yaradan yâr olur garip kuluna, Bir dert vermiş; mâsivâdan yunuyor… Hüznün rüzgârında gönül bayrağım, Kördüğüme döndü elim, ayağım, Devrildi çınarım, yıkıldı dağım; Kader bizi acılarla sınıyor… Aylardan renklerin solduğu Ekim, Davet ötelerden, neylesin hekim… Bilemedim yaşayan kim, ölen kim; Yalan […]

Continue reading »

HAVF ve RECÂ

Şerife Şule TESLİMOĞLU serifeteslimoglu00@gmail.com Kalbinden ne geçerse, bilir onu Yaradan, Akıl idare eder, haklı ile haksızı. Mâsivâ perdesini, kaldırırsa aradan, Devâ bulur özünde, dert olup çöken sızı. Merhametle ısınır, üşüyen her bir zerre, Cemre gönül bağına düşer katre misali. Kuru dal filizlense, çiçek açsa bir kerre, Günbegün gerçekleşir O’na vuslat hayali. O yolu görmek için, nice yollar açılır, Atılan her […]

Continue reading »

VERMİŞİM

Abdullah GÜLCEMAL abdullah_gulcemal@hotmail.com Nasıl gelip geçmiş elli dört sene, Kazanıp kazanıp ele vermişim. Şimdi nâdim olsam ne faydası var, Ömür sermayemi sele vermişim. Daha ağlamadan, daha gülmeden, «Belâ» dedim bu dünyaya gelmeden, Mâhiler misâli kadrin bilmeden; Denizi, deryâyı göle vermişim. Hep kula kulların kapısın çalmış, Nice mazlumların âhını almış, Körlerin köyünde misafir kalmış; Aynayı, tarağı kele vermişim. Nefs-i emmâreye kâr […]

Continue reading »

189. SAYI TAKDİM

Kıymetli Okuyucularımız, Aylardır dersimiz: Yaşatmak… Hayatı korumak, ihyâ etmek. Mesele, hayat-memat meselesi olunca, her şey teferruat oluyor çünkü. Kur’ân ve Sünnet’in gayesi de zaten hayat vermek. “Ey îmân edenler! Hayat veren esaslara sizi çağırdığı zaman, Allah ve Rasûlü’ne icâbet edin!..” (el-Enfâl, 24) Kitap Kur’ân… Sünnet, o Kur’ân’ı getiren Rasûl’ün ilk elden en mükemmel tatbikatı… Öyle hayat veriyor ki, eğer zarûrette […]

Continue reading »

YÜZÜMÜ KIBLEDEN ÇEVİRME BENİM!..

Abdullah GÜLCEMAL abdullah_gulcemal@hotmail.com Rahmân olan, Rahîm olan Allâh’ım! Yüzümü kıbleden çevirme benim. Sen bilirsin, çoktur suçum, günahım; Yüzümü kıbleden çevirme benim. Sen benim Rabbim’sin, ben Sen’in kulun, Şüphesiz en güzel yol Sen’in yolun! Esiri eyleme paranın pulun, Yüzümü kıbleden çevirme benim. Batmayan güneşin doğduğu belde, Nûrun karanlığı koğduğu belde, Rahmetin durmadan yağdığı belde; Yüzümü kıbleden çevirme benim. Yakın gösterirken şeytan, […]

Continue reading »

ASHÂBIN KARDEŞLİĞİ

Sami GÖKSÜN Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır: “Mü’min, mü’min kardeşi için, birbirine destek veren bir binanın tuğlaları gibidir.” (Buhârî, Salât, 88) Demek ki; Mü’minlerin, bir bina gibi kenetlenmiş ve kaynaşmış olması gerekir. Nasıl ki; Bina birçok malzemeden meydana gelir: Kum, çakıl, taş, toprak, çimento, demir, tahta… Bunlar tek başına iken hiçbir bütünlük ve sağlamlık arz etmez. Âdeta enkaz ve çerçöp gibi […]

Continue reading »

ÜMMET DERDİ

Yazar: Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi BİR HAMDELENİN PİŞMANLIĞI! Hak dostlarından Seriyy-i Sakatî -rahmetullâhi aleyh-, dersinde talebelerine şu hadîs-i şerîfi îzâh etmekteydi: “Mü’minlerin dertleriyle dertlenmeyen, onlardan (mü’minlerden) değildir.” (Hâkim, Müstedrek, IV, 352; Heysemî, Mecmau’z-Zevâid, I, 87) O esnada bir talebesi heyecanla içeri girdi ve; “–Üstâdım! Bağdat çarşısı yandı, kül oldu. Yalnız sizin dükkân kurtuldu. Gözünüz aydın!” dedi. Seriyy-i Sakatî sevinç içinde […]

Continue reading »

HAYYAM RUBÂÎLERİNİ TÜRKÇE SÖYLEYİŞ -35- DOSTUNLA YE-İÇ!..

Harun ÖĞMÜŞ harunogmus@gmail.com Hân tâ nenihî ber-ten-i hod gussa vü derd, Tâ cem‘ konî sîm-i sefîd û zer-i zerd? Z’an pîş ki gerded nefes-i germ-i tu serd, Bâ-dost be-hor ki düşmenet hâhed kerd!.. Lâyık mıdır altın ve gümüş cem‘ ederek, Ömrün boyu endîşe edip gam çekmek? Dostunla ye-iç ölmeden evvel, zîrâ, Sen öldüğün an onları eller yiyecek!.. (Ömer Hayyam Rubâîleri, […]

Continue reading »

İNTERNET ve BEYNİMİZ

H. Kübra ERGİN hkubraergin@hotmail.com Geçtiğimiz haftalarda Fatih Sultan Mehmed Han’ın vakfı, Ayasofya Camii’nin zincirlerinin kırılması ve yeniden ibâdete açılmasının sevinci, bize bir konuyu unutturdu: O da Cumhurbaşkanımızın torununun dünyaya gelmesi haberinin sosyal medya üzerinden paylaşılması sırasında, bazı ahlâksızların sergilediği çirkin manzaraydı. Bu müessif hâdise vesilesiyle Cumhurbaşkanı; sosyal medya organlarının artık kanunlarımıza tâbî olacağını, hukuk kontrolü altına alınacağını açıkladı. İnternet ortamı […]

Continue reading »
1 2 3 56