KUR’ÂNÎ TÂLİMATLAR -40- RAMAZÂN-I ŞERÎF’İ RAHMET İNSANI VASFIYLA İHYÂ

Yazar: Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi İCÂBETİN ŞARTI Çölden gelen bir bedevî Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e şöyle sordu: “–Rabbimiz bize yakın mıdır? Yakın ise O’na içten sessizce yalvaralım. Yoksa uzak mıdır? Öyleyse O’na yüksek sesle nidâ edelim.” Bu suâle cevap olarak Allah Teâlâ, şu âyet-i kerîmeyi inzal buyurdu: وَاِذَا سَاَلَكَ عِبَاد۪ي عَنّ۪ي فَاِنّ۪ي قَر۪يبٌۜ اُج۪يبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ اِذَا دَعَانِۙ فَلْيَسْتَج۪يبُوا […]

Continue reading »

SADECE KAYISI ALMAK İSTİYORUM

Fahri SARRAFOĞLU sarrafoglufahri@gmail.com Genç adam hanımı ile birlikte bir cumartesi günü ünlü Mısır Çarşısı’na gitti. Gayeleri bu tarihî çarşıyı gezmek ve eşi hamile olduğu için onun istediği kuru kayısıdan bir miktar almaktı. Çarşıyı dolaşırken, buraya gelmek için isabetli karar verdiklerini düşündüler. Çünkü hem tarihî bir çarşıyı görme imkânı bulmuşlardı, hem de birçok kuruyemiş çeşidinin satıldığı kuruyemiş dükkânlarından zevkli bir alışveriş […]

Continue reading »

ORUÇ ANA

Dr. Halis Ç. DEMİRCAN cetindemircan2@hotmail.com.tr Nûr ile doldu yine kevn ü mekân, Geldi hoş lutf ile şehr-i Ramazân… Zeyn olup açıldı ebvâb-ı cinân, Geldi hoş lutf ile şehr-i Ramazân… Mâsivâ hubbun aradan çıkagör, Zât-ı bî-çûne Hüdâyî eregör, Bezm-i vahdette safâlar süregör; Geldi lutf ile mübârek Ramazân… 1 Herhâlde 10 yaşlarındaydım, anacığımla Ramazan ayı sebebiyle bir iftar faaliyetine davetliydik. Faaliyet Eyüp […]

Continue reading »

YALNIZ HAK RIZÂSI İÇİN…

Sami GÖKSÜN İnsanlığın buram buram hasretini çektiği, fakat nefsânî ihtiraslarından kurtulup bir türlü kabul edemediği gerçek nizam; İslâm’ın ana kaynağı, bütün cemiyetleri nûra, kurtuluşa, medeniyete, şahsiyet ve samimiyete kavuşturacak olan Allah kelâmı, Kur’ân-ı Kerim’dir. Kur’ân; bizleri samimiyetin ufuklarına taşır, şahsiyet ve karakterin zirvesine yerleştirir. Kur’ân’dan ışık almayan ruh ölüdür. Yine Kur’ân’dan aydınlanmayan toplum da ölüdür. Kur’ân’a îmânı canlı olmayan insan […]

Continue reading »

RÛHUMUZU BESLEYECEĞİMİZ MÜSTESNÂ VAKİTLER

Raif KOÇAK raifkocak@gmail.com Yaşadığımız coğrafya, dünyanın en güzel yerlerinden birisi. Tarihi, kültürü, sahip olduğu zenginlikler ve içinde barındırdığı mânevî müessirler, bu coğrafyanın sürekli olarak belli meselelerle muhatap olmasına sebep oluyor. Uzun süredir umumî efkârımızı meşgul eden hastalıklar, felâketler ve sıkıntılar, cemiyet olarak gönül dünyamızı bir hayli yıpratıyor. İnsanız; her ne kadar güçlü olsak da karşılaştığımız olumsuz vâkıalar, rûhumuzda derin izler […]

Continue reading »

KUR’ÂNÎ TÂLİMATLAR -38- HAZIRLIK ZAMANI

Yazar: Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi KULLUK AHDİ Cenâb-ı Hak, insanı kulluk için yarattı. Âdem Babamız’ın bütün zürriyetine, ruhlar âleminde; “–Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” diye sordu. Bütün insanlar olarak; “–Evet, buna şâhidiz.” cevabını verdik. (el-A‘râf, 172) Zira o âlemde her şey alenî ve perdesizdi. Ruhlar; Cenâb-ı Hakk’ın azamet, kudret ve sonsuz tecellîlerini temâşâ hâlindeydi. Sonra bu imtihan dünyasına geldik. Bu […]

Continue reading »

HIRS MI KANAAT Mİ?

Sami GÖKSÜN Cihanın en üstün ve en şereflisi sıfatıyla yaratılan insan, hem dünyasını hem de âhiretini kazanmak durumundadır. Dünyası için çalıştığı gibi âhireti için de çalışacaktır. Zira dünya; âhiretin tarlası, ebedî hayatın başlangıç noktasıdır. Bu tarlayı ekebilmek, bu eşiğe emniyetle varabilmek için dünyanın da kazanılması lâzımdır. Bu sebeple müslüman; dünya için çalışacak, ona hâkim olacak fakat dünyanın emrine, onun hâkimiyeti […]

Continue reading »

MESNEVÎ -12-

Z. Özlem ABAY o.abay@hotmail.com ÂRİFE BİR SÖZ YETER, TENDE GEVHER VAR İSE* Ney gibi hem zehir, hem panzehiri kim gördü? / Ney gibi hem demsaz, hem müştâk kim gördü? Daha önceki beyitlerde neyden maksadın insân-ı kâmil olduğunu dile getirmiştik. İnsân-ı kâmilin sözleri, dinleyenler için panzehirdir. Çünkü kabul edenler için sonsuz lütuflar içerir. Allâh’a yakınlaşmaya vesile olur. Lâkin bu sözleri kabule […]

Continue reading »

NEREYE KADAR?

Mehmet MENCET Batının ve bâtılın her yandan gönüllere ve zihinlere musallat olarak insanları varoluş gayelerinden uzaklaştırdığı, istikametlerini bozduğu, âhireti unutturduğu modern bir câhiliyye devri yaşanıyor. Seküler eğitim sistemlerinin menfî telkinleriyle, insanlık maddî ve mânevî felâketlere sürükleniyor. İnsana Âdemoğlu da denilir. Hepimiz bir babadan ve bir anneden dünyaya geldik. İlk insan aynı zamanda ilk peygamber olan Âdem -aleyhisselâm-. Mademki insanlık peygamberle […]

Continue reading »

BİR BAŞKA MADDE BAĞIMLILIĞI

H. Kübra ERGİN hkubraergin571@gmail.com İnsanoğlunun değişmeyen bir hususiyeti, Kur’ân-ı Kerim’de şöyle tasvir edilir: “(Vay hâline o kişinin ki!) O malı toplar ve onu tekrar tekrar sayar. Zanneder ki malı onu ebedî yaşatacak.” (el-Hümeze, 2-3) Dünyevîleşen, bugünkü tabirle «seküler» dünya düzenine uyum sağlayan insan tipinin özelliğidir bu. Malı, maddî menfaat kaynaklarını toplayıp, kendi mülkiyeti altına hapsetmeyi hayatın gayesi gibi görür. Sonra […]

Continue reading »
1 2 3