KUR’ÂNÎ TÂLİMATLAR -32- İSLÂM’DA BENLİKTEN KURTULUŞ ve KESRETTE VAHDETE ERİŞ

Yazar: Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi SEN KİMSİN? BEN KİMİM? Anlatılır ki bir derviş, şiddetli riyâzatlardan sonra nefsine; “–Sen kimsin, ben kimim?” diye sorar. Nefsi bu suâle; “–Sen sensin, ben de ben!” diye cevap verir. Bunun üzerine derviş ikinci defa nefsini tezkiyeye koyulur. Öyle gayret eder ki, bu uğurda yaya olarak defalarca hacca gider. Bütün bunlardan sonra nefsine aynı suâli yine […]

Continue reading »

ARZ-I HÂL EYLE!

M. Faik GÜNGÖR m.f.g.023@hotmail.com   Kibirden, gururdan, nefretten uzak, Arz-ı endam değil, arz-ı hâl eyle! Nefsânî arzular şeytânî tuzak, Arz-ı endam değil, arz-ı hâl eyle! Toprak gibi sessiz, mütevâzı ol! Sevgi pınarından merhametle dol! Bağrı yanıkların yoluna koyul! Arz-ı endam değil, arz-ı hâl eyle! Ne kadar yükselsen dağ olamazsın… Bin bir çiçek açan bağ olamazsın… Başına Hüdhüd’ün, tuğ olamazsın… Arz-ı […]

Continue reading »

İbâdullâhı İstihkar. Gıybet: Kardeşin Haysiyetine Hıyânet

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi LİSÂNIN ÂFETİ Bâtınî haramlardan biri de, bir kişinin mü’min kardeşinin gıyâbında, onun hoşlanmayacağı şekilde konuşmasıdır. Mü’min, güvenilir insandır. Hadîs-i şerîfin tarifiyle; «elinden ve dilinden müslümanların selâmette olduğu» emniyet insanıdır. (Buhârî, Îmân, 4-5) Dolayısıyla gıybet, bir müslümanın lisânına asla yakışmaz. Gıybet, kalpteki en zehirli hastalıkların en çirkin tezâhürlerindendir. Şöyle ki; Gıybet; kişinin kendisini üstün gördüğünün, […]

Continue reading »

Mazlumun Âhı

ŞAİR : M. Faik GÜNGÖR m.f.g.023@hotmail.com İlâhî adâlet dünden bugüne, Muhtaç eder bazen bolluğu aza. Bakmadan makama, mevkie, üne, Yıllar saçlarını boyar beyaza. Zincire vurmaya nefsten atını, Yıkmak için zulmün saltanatını, İçten yakarışla münâcâtını; El açar Rahmân’a yükler niyaza. Bulutla gölgeler semâda mâhı, Sahibini yakar elbet günahı, Yaralı bir kalbin yükselen âhı; Kışın libâsını giydirir yaza. Kibirle yürüme üstünde buzun, […]

Continue reading »

AKIL İSRAFI NİMETİN ZİYANI

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi İsraf, bir nimetin ziyana dönüştürülmesidir. Bir nimet; kullanılmasının muvâfık olduğu sahada ve ölçüde kullanıldığında fayda verir, rahmet ve şifâ olur. Fakat sahası ve ölçüsü dışında kullanılması, onu zehir eyler. Şifâ olacak bir nimeti, zehir kılmak da; hem o nimeti israf etmek, hem de zehirleşmiş bir nimeti kullanarak kendine yazık etmektir. Maddî nimetlerin israfından daha […]

Continue reading »

TESÂNÜD: DAYANIŞMA

YAZAR : İrfan ÖZTÜRK Tesânüd, dayanışma ve yardımlaşma mânâsına gelen sırlı bir kelimedir. Rabbimiz birçok âyet-i kerîmede bizim tek bir anne-babadan çoğalıp geldiğimizi hatırlatır: “Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının.” (en-Nisâ, 1) Bunun mânâsı; insanlığın ne kadar çoğalıp kalabalıklaşsa da, tek bir […]

Continue reading »

«HİÇ»MİŞİM MEĞER

ŞAİR : Ali AĞIR aliagir70@gmail.com Aklımın erdiği günden bu yana, Yıllarca düşündüm, yordum kendimi. Sığamadım zamana ve mekâna, Her şeyde arayıp durdum kendimi. «Neyim, kimim…» asla bilemedim ben, Soruma bir cevap bulamadım ben, Doğduğum bu yerde kalamadım ben, Uzayan yollara vurdum kendimi. Haftalarca gezdim hep şaşkın şaşkın, Gafletten uyandım bir gün ansızın, Kendimden geçerek ilâhî aşkın, Ateşiyle tutuşturdum kendimi. Düştüğüm […]

Continue reading »

KULLUK EDEBİ

YAZAR : H. Kübra ERGİN hkubraergin@hotmail.com Aralık ayında yine bir «Mevlid Kandili»ni idrak edeceğiz ve Peygamber Efendimiz’in âlemlere rahmet olarak gönderilişiyle nâil olduğumuz nimetleri hatırlayacağız. İslâm âleminin zor günler geçirdiği bu dönemde, galiba ne büyük bir nimet içinde olduğumuzu hatırlamamız gerekiyor. Biz insanlar; tabiatımız icabı, bize yakın ve âcil görünen dünya hayatını, gözümüzde büyütüyor, dünyanın düzenini, rahatını, konforunu asıl zannedebiliyoruz. […]

Continue reading »

Yalnızca Hak Rızâsı İçin
HALKA HİZMET

YAZAR : M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com İnsanlık can çekişiyorsa ne lâzım? Zulümler ortalığı kasıp kavuruyorsa ne lâzım? Haklı kim, suçlu kim, hak nedir, bâtıl nedir, ilâç nedir, mikrop nedir, hepsi birbirine karışmışsa ne lâzım? Milletler rotasını kaybetmişse ne lâzım? Güçlüler gittikçe vahşîleşiyorsa, ne lâzım? Onların keyfine gölge düşürebilir ya da artık kendi zenginliklerine kendileri sahip çıkabilir, hazinelerini artık düşmanlarına […]

Continue reading »

EMÂNETLER, LİYAKATLİ ve ADÂLETLİ İNSANLAR TARAFINDAN KORUNUR

YAZAR : Raif KOÇAK raifkocak@gmail.com Kâinatta her şey yerli yerinde, belli bir düzen ve intizam içerisinde deveran ediyor. Kâinatta bulunan her zerrenin, her bir kürenin kendisine göre belirlenmiş bir görevi bulunmaktadır. Yaratılmış her mahlûk, kendisine verilen bu vazifeyi lâyığı ile yerine getirmek için çabalayıp durmaktadır. Gözümüzle gördüğümüz veya göremediğimiz, hattâ farkına bile varamadığımız ve isimlerine cemâdat dediğimiz bu varlıkların bile, […]

Continue reading »
1 2 3 5