NASİHAT: DOĞRU YOLDAN AYRILMA!

Ahmet M. ZİYLAN Bizler -elhamdülillâh- müslümanız, mü’miniz. Allâh’ın varlığına ve birliğine, kitaplarına, bilhassa Kur’ân-ı Kerîm’e, peygamberlerine ve ümmeti olmakla şereflendiğimiz Hazret-i Muhammed -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e, âhirete, mahşer gününe, cennetine-cehennemine, hayrın ve şerrin Allah’tan geldiğine -elhamdülillâh- inanıyoruz, îmânımız var, bunları biliyoruz. “Allah’tan başka ilâh yoktur. Hazret-i Muhammed Mustafâ -sallâllâhu aleyhi ve sellem- O’nun kulu ve Rasûlüdür!” demişiz, şahâdet getirmişiz, İslâm’ı […]

DİN ve VATAN

Zahit GENÇ genczahit@gmail.com İnsan olarak muhtaç olduğumuz maddî ve mânevî birçok değerler vardır. Bunlar içerisinde en önemlileri; din, vatan ve bayraktır. Din, esas itibarıyla mânevî yönümüz olmakla beraber maddî hayatla; vatan ise coğrâfî bir alan olarak, maddî bir toprak parçası olduğu hâlde mâneviyatla irtibatlı yüce değerlerdir. Bir yere vatan denmesi için, üzerinde doğup büyümek yeterli değildir. Öyle olsaydı gurbette doğup […]

HİZBULLAH PİROĞLU

  Güzel bir gönül daha geldi geçti dünyadan! Kulluğun, tebliğin ve irşâdın gereğini, Allâh’ın ve Rasûlü’nün arzusu istikametinde güzel bir şekilde yerine getirmeye âcizâne ve dervişâne gayret ettiği 89 yıllık ömürle dâr-ı bekāya irtihâl eyledi. Sâlih bir insandı. Allah ve Rasûlü’ne sadâkati ve teslîmiyeti, Hak dostuna bağlılığı, evrâdı, ezkârı her şeyiyle mütevâzı bir derviş olarak yaşadı. Bu yaşayışı tâlim eden […]

ENKAZ

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Dağlarda değil, ey baba, evlerde erozyon, Bâzen çocuğun rûhuna hortum, televizyon! Kör felsefenin zelzelesinden nice hâne, Dün sırça sarayken, bugün enkaz! Ne hazin son! mef’ûlü / mefâîlü / mefâîlü / feûlün

UTANMAZ!

VAROĞLU (Mehmet Ali VAR) varoglu5@gmail.com   Sayısız masuma yalan, iftira, Uzamış diliyle, atar utanmaz. Dünyada yükselir her gün fatura, Ahrette çukura, batar utanmaz. Aklından ziyade kaba kuvveti, Menfaat uğruna çiğner milleti, Ya kullanır kalkan eder devleti; Yahut fütursuzca, çatar utanmaz. Hep hazır kavgaya belde silâhı, Çıldırmış insanlar, bilmez ıslahı, Zindana döndürür, mutlu sabahı; Nice canı kabre, katar utanmaz. Kārun’la yarışır, […]

ASRA YEMİN OLSUN Kİ…

M. Nihat MALKOÇ mnm61mnm@hotmail.com   Asra yemin olsun ki insanlık ziyandadır, Tevhîde sarılmayan, billâhi, hüsrandadır. Asra yemin olsun ki dünya bir oyuncaktır, Mü’mince yaşayanın ötede yüzü aktır. Asra yemin olsun ki Hakk’a kulluktur gaye, Kesilecek nefesler, tükenecek sermaye. Asra yemin olsun ki nefse uyan yanmıştır, Sımsıcak ekmeğini baldırana banmıştır. Asra yemin olsun ki mühlet vardır her canda, Azrâil uğrayacak beklenmedik […]

TORUNLARA…

Bekir İsmet ÇİÇEK bekirismetcicek@gmail.com   Hep böyle yaşlıydı sanma dedeni, Bizim de çocukluk hâlimiz vardı. Görüp de aldanma çökkün bedeni, Geçen nice gençlik yılımız vardı. Derler ki; bizmişiz neşe kaynağı, Bizeymiş herkesten sevgi sağnağı, Gülücük sarınca tombul yanağı; Gamzelenip açan gülümüz vardı. Sırayla saymışız; bu el, bu ayak, Bu ağız, bu buyun, bu göz, bu kulak, Biraz sıkışınca dermişiz bıyak; […]

ÖZENTİYİ BIRAK, ASLINA DÖN!

Doç. Dr. Mustafa CANLI canli20@hotmail.com BİR HADİS: عَنِ ابْنِ عُمَرَ رَضِيَ اَللّٰهُ عَنْهُمَا قَالَ : قَالَ رَسُولُ اَللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : « مَنْ تَشَبَّهَ بِقَوْمٍ ، فَهُوَ مِنْهُمْ » İbn-i Ömer -radıyallâhu anhümâ-’dan nakledildiğine göre Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Kim bir topluluğa benzemeye çalışırsa, o da onlardandır.” (Ebû Dâvûd, Libâs, 4) BİR MESAJ: […]

BABASINI ÎKAZ EDEN MÜCÂHİDE KIZ

İrfan ÖZTÜRK Sa’d el-Esved adındaki bir sahâbî, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e geldi ve şöyle sordu: –Yâ Rasûlâllah! Siyahlığım ve yüzümün çirkinliği, cennete girmeme mâni olur mu? Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurdu: –Hayır, mâni değildir. Nefsim kudret elinde olan Allâh’a yemin ederim ki, sen Rabbin -azze ve celle-’den sakındıkça ve Rasûlü’nün Allah’tan getirdiği şeylere îmân ettikçe, renginin […]

KUR’ÂN’DAN İKTİBAS İLHAMLAR -35- GÖLGEYE DEĞİL, ASLA BAK!

TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI) لَنْ يَنَالَ اللّٰهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَٓاؤُ۬هَا وَلٰكِنْ يَنَالُهُ التَّقْوٰى مِنْكُمْۜ “Onların (kestiğiniz kurbanların) ne etleri ne de kanları Allâh’a ulaşır; fakat O’na sadece sizin takvânız ulaşır…” (el-Hac, 37) Zâhirinden ziyâde kalbe eğil, Çekme selfi, görür derûnu Celîl. Der ki Mevlâ: Yenâluhu’t-takvâ… Hakk’a takvâ gider, görüntü değil… vezni: feilâtün / mefâilün / feilün (fâilâtün) (fa’lün) -Câhiliyye halkı […]

1 2 3 32