RAHMÂN ve RAHÎM

Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI tali@yuzaki.com Yüceler yücesi Rabbimiz’in Zâtını, bu dünyada ne gözler görebilir, ne de akıllar O’nu tasavvur ve tahayyül edebilir. Zâtı itibarıyla Bâtın / gizlidir, lâkin sıfatlarıyla Zâhir’dir. Hattâ her şey O’ndan olduğu için, bu zuhurun şiddeti bile O’nu görünmez kılar.1 Bir sır ki âşikâre!.. (Necip Fazıl) O -celle celâlühû- ise, o gizli hazine vasfıyla, bilinmeyi arzu etmektedir. Zâtını […]

Okumaya Devam Edin...;

HIRS MI KANAAT Mİ?

Sami GÖKSÜN Cihanın en üstün ve en şereflisi sıfatıyla yaratılan insan, hem dünyasını hem de âhiretini kazanmak durumundadır. Dünyası için çalıştığı gibi âhireti için de çalışacaktır. Zira dünya; âhiretin tarlası, ebedî hayatın başlangıç noktasıdır. Bu tarlayı ekebilmek, bu eşiğe emniyetle varabilmek için dünyanın da kazanılması lâzımdır. Bu sebeple müslüman; dünya için çalışacak, ona hâkim olacak fakat dünyanın emrine, onun hâkimiyeti […]

Okumaya Devam Edin...;

MÜ’MİNİN HAYAT SEVİNCİ

Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM İnsan tabiatı itibarıyla hayata bağlıdır. Hiçbir canlı ölüme seve seve râzı olmaz. Hayâtiyetini sürdürmek en güçlü sevk-i tabiîdir. Buna rağmen; çeşitli bunalımlar, ızdıraplar, tahammül edilemeyen bazı içtimâî ve iktisadî krizler sebebiyle, insanların hayatlarına kendilerinin son verdiklerini biliyoruz, duyuyoruz. İntihar, dînimizde büyük bir günah. Bu sebeple istatistiklere de yansımış ki, ülkemizde intihar, batı ve kuzey ülkelerine göre […]

Okumaya Devam Edin...;

MÜ’MİNİN MİSALİ…

Doç. Dr. Mustafa CANLI canli20@hotmail.com BİR HADİS: حَدَّثَن۪ي عَبْدُ اللّٰهِ بْنُ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ : أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمَ قَالَ : « …وَالَّذ۪ي نَفْسُ مُحَمَّدٍ بِيَدِه۪، إِنَّ مَثَلَ الْمُؤْمِنِ لَكَمَثَلِ النَّحْلَةِ أَكَلَتْ طَيِّبًا، وَوَضَعَتْ طَيِّبًا ، وَوَقَعَتْ فَلَمْ تَكْسِرْ وَلَمْ تُفْسِدْ » Abdullah bin Amr bin el-Âs -radıyallâhu anhümâ-’nın işittiğine göre, Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi […]

Okumaya Devam Edin...;

Kıymetli Okuyucularımız, Her mevzuya bir maddî, zâhirî bakış var bir de mânevî, bâtınî… İklim problemlerini ve toprağın verimsizliğini de aynı şekilde iki cihetten ele alabilirsiniz. Çevreye verilen zarar, toprağın erozyona uğraması, iklimimizi çölleştiren sebepler, sosyoekonomik meseleler… Derinine indiğinizde bunların, yani bu zâhirî ve maddî sebeplerin de altında, mânevî problemler var: İsraf var, acımasızlık var, enâniyet var, cimrilik var, hırs, tamah […]

Okumaya Devam Edin...;

TARLAYA GİREN KOYUN SÜRÜSÜ

Fahri SARRAFOĞLU sarrafoglufahri@gmail.com İnsanoğlu Hazret-i Âdem’den beri devamlı bir tekâmül içerisindedir. Maddî olarak da gelişiyor, fizikî olarak da gelişiyor. Teknoloji alanında inanılmaz yenilikler yapılıyor. Fakat insanın kendisine baktığımız zaman; rûhî problemlerin azalmasını beklerken, rûhî buhranların daha da arttığını görüyoruz. Hırs, haset, çekememezlik, öfke, cimrilik gibi; insanın insan olma özelliğine uymayan kötü hasletler, günümüzde de var. Efendim; seneler önce Aksaray’da babamızın […]

Okumaya Devam Edin...;

Mü’mine Yakışmayan Vasıf: Cimrilik

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi Cenâb-ı Hak buyurur: وَذَرُوا ظَاهِرَ الْاِثْمِ وَبَاطِنَهُۜ “Günahın zâhirini de bâtınını da bırakın! …” (el-En‘âm, 120) Müfessir Fahruddin Râzî -rahmetullâhi aleyh-, bu âyetin tefsirinde şöyle der: “Günahın zâhiri, uzuvların fiilleridir. Bâtını ise, kalbin fiilleridir ki, bunlar, kibir, hased, ucub (kendini beğenme), müslümanlara (karşı da çekememezlik vesaire sebebiyle) kötülük düşünme gibi günahlardır. Bu kısma, kötü […]

Okumaya Devam Edin...;

ÜÇ BELÂ

YAZAR : Sami GÖKSÜN Cimrilik, israf ve ihtiras… İnsanın dünya ve âhireti için belâ olan, üç kötü huy!.. Ebedî saâdete kavuşabilmek için, bunların mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Cimriliğin özünde benlik ve bencillik vardır. «Ben kazandım ben harcarım, hem de istediğim şekilde harcarım!» gibi sapkın bir anlayışa sahiptir. Ayrıca onun gözü kendinden başka kimseyi görmez. «Toplumda neler oluyor, muhtaç kimseler var […]

Okumaya Devam Edin...;

Rahmânî ve Nebevî Beyanlarla; ALLAH TEÂLÂ HANGİ KULLARINI SEVMEZ? -1-

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi KEYFİYETLİ BİR KULLUK Cenâb-ı Hakk’ın muhabbetine, ancak kulluk ile nâil olabiliriz. Ancak ihlâslı, takvâlı ve keyfiyetli bir kulluk ile… Kulluk vazifeleri iki türlü: Zâhirî vazifeler, bâtınî vazifeler… Namaz, oruç, hac ve zekât gibi İslâm umdeleri; zâhirî ve müşahhas vazifelerimiz. Ancak kâmil bir ibâdet, yani Hakk’ın istediği bir kulluk, bunlardan ibâret değil. Bir de bütün […]

Okumaya Devam Edin...;