Dil Yaramız. Yaralı Dilimiz

Yard. Doç. Dr. Emin IŞIK   “İnsanlar konuşa konuşa; havanlar koklaşa koklaşa anlaşır.” -Türk Atasözü- İnsanoğlu konuşabilen tek canlı, dil de ona mahsus bir kabiliyettir. İnsanlar bildiklerini, gördüklerini, duygu ve düşüncelerini birbirlerine kelimelerle aktarırlar. Konuşmak için de, düşünmek için de dile muhtacız. Çünkü kelimeler ve kavramlar olmadan düşünemeyiz, fikir üretemeyiz. Düşünmek, insanın kendi kendisiyle konuşması demektir. O hâlde, dilimizi ne […]

Okumaya Devam Edin...;

Şiir Meşki

Bekir Sıtkı ERDOĞAN Şu gerçeği sık sık söylüyorum: Sadece doğaçlama yapmakla sanatçı olunmaz. Doğaçlama yapmak belki bir kâbiliyet meselesidir. Fakat sanat sırf kâbiliyetten ibaret değildir. Kâbiliyetlerin sanat hâline gelebilmesi için bir eğitimden geçmesi lâzım… Sanatçı olmanın yolu ustaların önünde diz çöküp meşk etmekten geçer. Bu her sanatta olduğu gibi şiirde de böyledir. Evvelâ öğreneceksin, inceliklerin, yakalanmış seviyelerin farkına varacaksın, ondan […]

Okumaya Devam Edin...;

Güzeli Görebilmek

Prof. Dr. Ahmet SEVGİ Şeyh Sadi bir kıt’ asında mealen şöyle der: “Yusuf’un yüzüne inkar gözüyle bakan, onu çirkin görür. Eğer sevgi gözüyle bakılsa, şeytan (bile) melek görünür.”Demek ki göz gördüğünü değil, görmek istediğini görüyor. O Yusuf ki doğu edebiyatında güzellik sembolüdür. Rivayete göre; Züleyha’nın davetinde elma soyan kadınlar, birden karşılarında Yusuf’u görünce o emsalsiz güzellik karşısında kendilerinden geçerek ellerini […]

Okumaya Devam Edin...;

GURBETTEN GELMİŞİM

Ayla AĞABEGÜM Yaz başlarken tatil heyecanı sarar içimizi, yakınlar birbirine yaz tatilini nerede geçireceğini sorar. Gidilecek gözde mekanlar vardır, oraları görmemiş olmak biraz da utanılacak bir durumdur. Nedense: «Tatili nerede geçireceksin?» sorusu beni hep üzmüştür. Belki öğretmen olmam bu sorunun cevabını veremeyen boynu bükük insanları düşündürür. O insanların yaşadıkları acıları içimizde hissedebilirsek, tatile gidemeyen çocukları, gençleri düşünebilirsek, «TATİL» moda olan, […]

Okumaya Devam Edin...;

Kerküklü Faiz’den Nükteler

Doç. Dr. Nihat ÖZTOPRAK Şair Faiz, hikmetli sözler sandığı gibidir. Kapağı açıldıkça ortaya inciler saçılır. SANTURA GEL Kerküklü genç şairlerden Fâiz (öl. 1897) bir gün bir kahvehanenin önünden geçerken kulağına santur sesi çalınır. Nereye gideceğini ne yapacağını unutmuş bir hâlde gayriihtiyarî oturup dinlemeye başlar. İlmi ve takvâsıyla tanınmış şeyhlerden Halis Efendi’nin oğlu oluşu dolayısıyla onun bu hareketi kulağı paslı, müzikten […]

Okumaya Devam Edin...;

TIRTIL, KOZA, KELEBEK

Melda ÖZATA Mistikliği kendisinden mi gelir, yoksa içinde bulunduğu loş, antika dükkânından mı, henüz kestirememişimdir. O ünlü hattatların el yazması sülüsler, ta’likler, kûfîler… gibi çeşitli yazıları, o çevreler, bohçalar, vazolar, tombaklar, opaller, sedefli kaşıklar, masalar, necefler, gümüş, akik tesbihler, buna benzer neler neler… Bu eski yıllanmış eşyaların içinde, kendi dünyasına gömülmüş, öyle yaşar. Ekmek parası için alır, satar. Ama gerçekte […]

Okumaya Devam Edin...;

GAZ LÂMBALI VE FLÜORESANLI GECELER

Halil GÖKKAYA hgokkaya@yuzaki.com Güngörmüş kimseler arada bir: «Bizim zamanımızda şöyle idi, böyle idi…» diye iç geçirirler. Tekrar tekrar geçmişten bahis açarlar. Niçin? Dün imkânlar bakımından daha iyi durumda oldukları için mi? Şüphesiz hayır. Çünkü dün maddî açıdan çok zor ve sıkıntılı günler yaşadıklarını yine onlar bizlere aktarmıyorlar mı? O hâlde sebep? Sebep belli; insanların olgunluk ve kültür dünyalarındaki dünkü seviye […]

Okumaya Devam Edin...;

Dost Şakaları

Yard. Doç. Emin IŞIK Üsküdar Mevlevîhânesi’nin son postnişîni Ahmet Remzi (AKYÜREK) Dede, Kayseri Mevlevîhanesi şeyhi Süleyman Atâullah Efendi ‘nin oğludur. Dünyaya gözlerini tekkede açtı. Küçük yaştan itibaren ilim ve kültürce zengin bir çevrede yetişti. Hem mektep, hem medrese tahsili aldı. Bir süre İstanbul’da memuriyette bulunduktan sonra Kayseri’de ahlâk ve din dersleri öğretmenliği yaptı. Kütahya ve Kastamonu Mevlevîhâneleri’nde şeyh vekilliği yaptı. […]

Okumaya Devam Edin...;

Bir Şair, Bir Hâtıra

Bekir Sıtkı ERDOĞAN İsmail Hâmi DÂNİŞMEND’in hanımı olan Hüsniye Anne’den daha önce bahsetmiştim. Bu hanım her Salı günü şairleri evinde toplar ve böylece enfes bir şiir ziyafeti tertip ederdi. Öncesinde kaç senedir toplanıyorlardı bilmiyorum, ama ben o meclise davet edildiğimde 70’li yıllardı. Bir gün Hüsniye Anne, Cemil MİROĞLU isminde bir şairi davet etmişti. Bu adam Fas, Cezayir gibi ülkelerde büyük […]

Okumaya Devam Edin...;

FİTİL

Ahsen YILDIZ Yaşlı ve yorgundu, çünkü zor yaşamıştı. Zoraki yaşlanmıştı. Yalnızlıkla yıllarca boğuşmuştu. Çok diklenmiş, çok ezilip, büzülüp, sonunda dinginleşip şekilsizleşmişti. Yıllar önce henüz taze iken umutları, bilemezdi onları yıllar sonra hiç farkına bile varamadan biriktirip yükleyip sırtına kambur diye taşıya cağını. Ama artık güneş, eski dantel işlemeli perdede sarı-gri oyunlar oynamıyor, cilvelenmiyor, eşyaya ışık yollu hikâyeler sunmuyordu. Ahşap zemin, […]

Okumaya Devam Edin...;
1 53 54 55 56