204. Sayı TAKDİM

Kıymetli Okuyucularımız, Biz nasıl bir varlığız? İdeolojiler, dünya görüşleri, insana tarifler üzerinden keyfiyetler biçmekte. Kimi; insanı, birbirinin kurdu olan yırtıcı bir varlık gibi tarif ederken, kiminin tarifi, maddî değer üretmekten ibaret bir makine katılığında kalıyor. Kimi yapış yapış cinsiyetle kafayı bozarken, kimi ruh zannederek nefs-i emmâreye işaret ediyor. Kimi biyolojiye takılıp hayvan zannediyor, kimi sosyolojiye takılıp ferdiyetini kaçırıyor. Hepsi bir […]

Continue reading »

SOSYAL MEDYADA PROTESTOLAR

Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI tali@yuzaki.com Efdal olan ibâdet: Allâh için muhabbet; Allâh için husûmet… Bir müslümanın en fazîletli kulluk düsturunun «hubb-i fillâh ve buğz-ı fillâh» olduğunu bildiriyor, nazmen tercüme etmeye çalıştığımız hadîs-i şerif. (Ahmed, 5/247) Kötülüğe sırasıyla; eliyle, diliyle ve kalbiyle müdahale etmek gerektiğini bildiriyor bir başka mübârek nebevî tâlimat. •Bunun ferdî tarafı insanın îmânını test etmesi. Kalbinin, inancının tasvip etmediği […]

Continue reading »

DERMÂN O (C.C.)

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Dermân O, gönüller daralınca, Bir müjde O, biz hüzne dalınca. Feryâda medet, sancıya rahmet, Mevlâ O, keder faslı çalınca. Her hastalığın O’nda şifâsı, Mîraç yaşatır, Arş’a alınca. Allah’tır O, her derde tesellî, Ummandır O, sahrâya salınca. Şükreyle a Seyrî, O’na sonsuz, Rahmân O Rahîm, can bunalınca…  

Continue reading »

193. SAYI TAKDİM

Kıymetli Okuyucularımız, Ebediyet rehberimiz Kur’ân-ı Kerim; toplumların dünyada başına gelen saâdet ve musîbet zamanlarının, ilâhî imtihan ve ceza muhtevâsında olduğunu bildirir ve şu vaatte bulunur: “Eğer o ülkelerin halkı îmân edip takvâlı olsalardı (Allâh’a karşı gelmekten sakınsalardı), elbette üzerlerine gökten ve yerden bolluk ve bereket kapılarını açardık. Fakat onlar gerçeği yalanladılar. Biz de işledikleri günahlar yüzünden onları ansızın yakalayıverdik.” (el-A‘râf, […]

Continue reading »

Şânlı Mazimizden Seçme Nükteler – O GÜNAHTA DİNLEYEN DE AYNI!

YAZAR : Abdullah Mesud HIDIR mahidir@gmail.com Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî’nin şeyhi Abdullah Dehlevî -rahmetullâhi aleyh-, 1743’te Pencap’ta doğdu. Asıl adı Gulâmu Ali olan bu zâtın nesebi Hazret-i Ali -radıyallâhu anh-’a dayanır. Bu zât delikanlılık çağına geldiğinde, Delhi’ye giderek orada sâlihlerin sohbetlerinde bulundu. Kur’ân-ı Kerîm’i hıfzedip; tefsir, hadis ve fıkıh okudu. Hadîs-i şerif rivâyeti için icâzet aldı. Bir müddet sonra Mazhar Cân-ı […]

Continue reading »

NESİL DERDİNDE BİR DÂVÂ ADAMI

YAZAR : Mücahid BULUT mucahidbulut@yandex.com “Kendini Allah ve Rasûlü’nün dâvâsına adamış, sırf Allah rızâsı için; canını, malını ve mevkiini, din ve devleti, vatan ve milleti için fedâya hazır, şanlı, mukaddes ay yıldızlı bayrağın gölgesinde dövüşen, nefsini düşünmeyen ve ülküsünde fânî olmuş yiğitlerdir. Onlar büyük ve şanlı tarihimizin doğurduğu; Allah ve Rasûlü’nün hizmetine sunulmuş ve küfrün bütün oyunlarını bozan, cesaretini kıran, […]

Continue reading »

İsyan, İrade ve Hareket… NURETTİN TOPÇU

YAZAR : Mücahid BULUT mucahidbulut@yandex.com Yazar, akademisyen ve fikir adamı Nurettin TOPÇU; 7 Kasım 1909’da İstanbul Süleymaniye’de doğmuştur. Esas adı Osman Nuri TOPÇU olup Erzurum kökenli bir ailenin çocuğudur. Dedesi Osman Efendi, Erzurum’un Ruslar tarafından işgali sırasında orduda topçu olduğu için kendilerine Topçuzâdeler lâkabı verilmiştir. Türkçe muallimi Nafiz Bey sayesinde, kendisinde ölene kadar sürecek Âkif sevgisi başladı. İlkokuldan sonra Vefa […]

Continue reading »