ŞEYTANIN ve NEFSİN GÜÇLÜ ve ZEHİRLİ SİLÂHLARI -1-

YAZAR : Ahmet ZİYLAN Şehvet, şöhret, servet… Fâiz, israf… Kumar, uyuşturucu, içki… Yalan, fitne, gıybet, iftira… Bunlar şeytanın bize hazırladığı tuzaklar… Bunlar hayat yolculuğunda bizi bekleyen en tehlikeli mayınlar… Bunlardan nasıl kurtuluruz? Takvâ ile… Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh-, sahâbî arkadaşı Übey bin Kâ‘b’a sormuş: –Bana takvâyı müşahhas bir şekilde anlatabilir misin? Takvâ diyoruz da nedir bu takvâ? Demiş ki Übey […]

DİLLER UZAMIŞ

ŞAİR : VAROĞLU (Mehmet Ali VAR) varoglu5@gmail.com Tutuşmuş yurdumun ovası, dağı, Lâvları andıran allar uzamış. Kurumuş şehrimin verimli bağı, Yapraksız, çiçeksiz, dallar uzamış. İnsan, ihtirasla bozmuş düzeni, Bırakmış hilkate lâzım özeni, Hüzünle yaşıyor şimdi hazanı, Sonu gelmez kuru çöller uzamış. Yaratan halk edip, sayısız nimet, Kulların emrine vermiş emânet, Çalıp çırpmak masum halka ihânet, Hesaptan korkmayan eller uzamış. Teknik hızlandıkça […]

SUYUN -İNSANA İBRET- MÂCERASI

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi SUYUN -İNSANA İBRET- MÂCERASI Hazret-i Mevlânâ’nın Gönül Deryâsında Sır ve Hikmet İncileri SONSUZ HİKMET SAHİBİ Cenâb-ı Hakk’ın esmâ-i hüsnâsından, en güzel isimlerinden biri Hakîm’dir. Rabbimiz, sonsuz hikmet sahibidir. Sözünde, fiilinde, kararında, hükmünde mutlaka temâşâ edilecek, saymakla bitmez muazzam hikmetler, sırlar ve derin ibretler vardır. Hâşâ, O’nun hiçbir fiilinde gayesizlik, tesadüfîlik yoktur. Muhteşem bir âhenk […]

«SEN ÖĞRETTİN ÖĞRETMENİM!»

ŞAİR : Hayrettin DURMUŞ hayrettin_durmus@mynet.com Emek verir gündüz-gece, Hem yaşlıya, hem de gence, Okumayı hece hece «Sen öğrettin öğretmenim!» Çiçek açar gönülleri, Sevgi saçar şen dilleri, Aşmasını her engeli, «Sen öğrettin öğretmenim!» Tarihe şan veren ordu, Beni bilgiyle yoğurdu, Adım adım cennet yurdu «Sen öğrettin öğretmenim!» Doğruluk; mayası, özü, Yalanı olmayan sözü, İnsanlara güler yüzü, «Sen öğrettin öğretmenim!» Ak elleri […]

SORUMLU MUYUZ?

YAZAR : İlham SOVGATOV ilhamsovqatov@gmail.com İşe gecikmemek için her gün yataktan erken kalkarız. İşe geciksek, hemen ardından patronumuzdan özür dilemeye başlarız. Patronumuz insaflı bir adam ise, bizi affeder, zalim biriyse, o zaman ağzına geleni söyleyecektir. O zaman da biz her gün işe gecikmemek için titiz davranıp zamanında yetişmek için uykuyu kendimize haram ederiz. İşte buna mes’ûliyet / sorumluluk diyoruz. Ancak […]

MES’ÛLİYET

ŞAİR : M. Faik GÜNGÖR m.f.g.023@hotmail.com “Herkes, çoban; sürüsünden, Mes’uldür!” sakın unutma! Geleceği inşa eden, Nesildir sakın unutma! Makam, mevki hepsi yalan, Bir yel eser, olur talan, Ektiğiyle bâkî kalan, Asildir sakın unutma! Mürşidin ne yaptığına, Kalbe nasıl aktığına, Bakmak, onun baktığına, Asıldır sakın unutma! Gül kokar güle takılan, Kâmil yetişir bakılan, Tilâveti makbul kılan, Usuldür sakın unutma! Gençleri melûl […]

113. SAYI TAKDİM

  Kıymetli Okuyucularımız, Hazret-i Ali buyurmuş: “Dünyanın; helâline hesap var, haramına azap var, şüphelisine ikab (ceza) var.” Tam da dünyevîleşen, dünya malı için, makam için, servet için, petrol için; birbirinin boğazına çöken biz müslümanlara lâzım olan bir hatırlatma. Ramazân-ı şerif de; yememize, içmemize, hattâ öfkelenmemize, düşüncesizce konuşmalarımıza koyduğu sınırlamalarla bu ikaz mânâsını derinden taşıyor. Esas hayatın âhiret olduğunu Ramazan’dan daha […]

ŞİİR DİLİYLE HADİSLER -29-

ŞAİR : TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI) دَعْ مَا يُرِيبُكَ إِلَى مَا لاَ يُرِيبُكَ، فَإِنَّ الصِّدْقَ طُمَأْنِينَةٌ، وَالْكَذِبَ رِيبَةٌ “Şüpheli şeyleri bırak, şüphe vermeyene bak. Zira doğruluk huzur, yalan ise şüphe verir.” (Tirmizî, Kıyâmet, 60) Şüphe ilkā eden ne varsa bırak. Gönle tatmîni bahşeden şeye ak. Doğruluk; iç huzûru, gönle ferah. Kaygıdır, şüphedir; yalan ve günah. vezni: fâilâtün / mefâilün / […]

Rahmânî ve Nebevî Beyanlarla; ALLAH TEÂLÂ HANGİ KULLARINI SEVMEZ? -3-

YAZAR Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi BÂTININDAN DA… İÇ ÂLEMİMİZDEKİ DİKENLERDEN DE… Cenâb-ı Hak buyurur: وَذَرُوا ظَاهِرَ الْاِثْمِ وَبَاطِنَهُ اِنَّ الَّذ۪ينَ يَكْسِبُونَ الْاِثْمَ سَيُجْزَوْنَ بِمَا كَانُوا يَقْتَرِفُونَ “Günahın açığını da gizlisini de bırakın! …” (el-En‘âm, 120) وَلَا تَقْرَبُوا الْفَوَاحِشَ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَ “(Zinâ ve benzeri) çirkinliklere, bunların açığına da gizlisine de yaklaşmayın.” (el-En‘âm, 151) Günahın açığı ve gizlisi; insanların […]