Göğün Rahmeti ve Toprağın Bereketi CÖMERTLİK İLE!

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Göklerin rahmetine ve toprağın bereketine muhtaç olmayan var mı? Rahmet ne ile, bereket ne ile? Bunun tefekkürü için ibretler de çok hikmetler de. Allah açıklıyor: “Sizden biriniz arzu eder mi ki, •Hurma ve üzüm ağaçlarıyla dolu, •İçinden sular akan ve •Kendisi için orada •Her çeşit meyveden (bir miktar) bulunan •Bir bahçesi olsun da, ◆ Bakıma […]

Continue reading »

İstikbâli Kazanma Vasıtası; EĞİTİM

B. Cahit ÖZDEMİR bcahit@hotmail.com Kâinâtın kendisine âmâde kılındığı ve bu lütufla mütenâsip olarak, mahlûkatın en şereflisi olmakla taltif buyurulan insan, şüphesiz bir hikmet üzere yaratılmıştır ki; bu, yeryüzünü kâinâtın sahibi Allah Teâlâ adına idare etme mükellefiyetidir. Kur’ân-ı Kerim’de, bu hususla alâkalı olarak; “İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder?” (el-Kıyâme, 36) îkazı yer alır. Bu cümleden olarak; ulvî emânetin hakkını verebilmenin […]

Continue reading »

HALÎLULLAH DA BİZE ÜSVE-İ HASENE…

YAZAR : Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI tali@yuzaki.com Üsve-i hasene, «güzel örnek» tabiri Kur’ân-ı Kerim’de 3 kez geçer. Biri Peygamber Efendimiz hakkında.1 Diğer ikisi ise Hazret-i İbrahim…2 Hazret-i İbrahim’in bizlere nümûne-i imtisal olan hususiyetlerinden tespit edebildiklerimizi, hayat kronolojisi içerisinde ve kısa başlıklar hâlinde zikredelim: •Hanîflik, şirkten nefret ve tevhîde sonsuz muhabbet… Hazret-i İbrahim’in ömrü putlarla mücadele ile geçti. Çoğumuz gibi mü’min bir […]

Continue reading »

DÜRR-İ YEKTÂ

ŞAİR : FECRÎ (İbrahim BAZ) ibrahim.baz@hotmail.com Ey şehinşâh-ı rusül! Sen’sin mazhâr-ı levlâk, Habîb-i Hudâ’sın Sen, aşkınla döner eflâk… Hudâ kendi nûrundan nûrunu vâr eyledi, Sevdi önce kendisi, cümleye yâr eyledi… Yoktu gayrı bir zerre, Sen var olduğun zaman, Yaratıldı nûrundan bu zemin bu âsuman… Gökler yere seslendi: «Bu gelen Muhammed’dir!» O âlemlere rahmet, o beklenen Ahmed’dir… Rabîu’l-evveldi ay, on ikinci […]

Continue reading »

HAYIRLI BİR ÜMMET OLMAK

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi EN YÜCE LÜTUF, EN YÜCE İKRAM Cenâb-ı Hak biz âciz kullarını meccânen, yani bir bedel ödemeksizin Habîb-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in ümmeti olmakla şereflendirdi. Bu muazzam lütuf ve ihsandan dolayı ne kadar şükretsek azdır. O’na ümmet olmanın ne büyük bir ikrâm-ı ilâhî olduğunu Süleyman Çelebi merhum şöyle ifade etmiştir: “Ümmetin olduğumuz devlet […]

Continue reading »

GÖNÜLLERİ FETHETMEK EN BÜYÜK FETİH

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi Fetihlerdeki Ulvî Gaye; GÖNÜLLERİ FETHETMEK EN BÜYÜK FETİH Hicretin sekizinci senesiydi. Fahr-i Kâinat -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz Mekke’yi maddeten ve mânen fethediyordu. Muhâcir bir fert olarak çıktığı şehre, muzaffer bir kumandan olarak giriyordu. Yâr-i gārı Ebûbekir -radıyallâhu anh- ile gizli-saklı çıktığı mübârek şehre, 8 senelik bir ayrılıktan sonra on bin kişilik mü’min ordusuyla […]

Continue reading »

AYLARIN SULTANINDA, SULTANÎ BİR FAZÎLET

YAZAR : B. Cahit ÖZDEMİR bcahit@hotmail.com Ahmed Gazâlî -kuddise sirruh- Hazretleri; “Allah Teâlâ -celle celâlühû- insanı kendisi için; kâinâtı da insan için yarattı. Hâl böyle iken; insanın Yaratıcı’sını unutup da yaratılanlarla meşgul olması ne gaflettir.” buyurur. Dünya hayatı, hikmetine binâen, insan için bir imtihan vesilesi olarak yaratılmıştır. Kur’ân-ı Kerim’de, bu hususla ilgili olarak şöyle buyuruluyor: “O ki ölümü ve hayatı […]

Continue reading »