187. SAYI TAKDİM

Kıymetli Okuyucularımız, Bu bir ağaç… İnsanı insan yapan ağaç. Kökü Îman ve İhlâs… Gövdesi Adâlet ve İstikamet… Meyvesi Merhamet ve Rahmet… Ne gariptir ki insan hep yasak ağaca yaklaşıyor da, bu şeref ve izzet ağacından uzak kalıyor. “Ağacın kökündeki çürük, yaprak ve meyvelerinde; kalpteki gaflet ve kasvet ise, kişinin hâl ve davranışlarında kendini gösterir.” Bugün dünyada ve kendi toplumumuzda şiddet […]

Continue reading »

MERHAMET ve RAHMET

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Bugün insanlığın en büyük ihtiyacı: Merhamet… Çünkü insan; Daha doğmadan merhamete muhtaç. Hem de merhametin en zirvesine. Kezâ büyürken merhamete muhtaç. Hastalandığında merhamete muhtaç. Başı daraldığında merhamete muhtaç. Yoksulluk girdabına düştüğünde merhamete muhtaç. Başına bir belâ ve musîbet geldiğinde merhamete muhtaç. Bir kazaya uğradığında merhamete muhtaç. Acziyete düştüğünde yine merhamete muhtaç. Yaşlandığında merhamete muhtaç. Öldüğünde […]

Continue reading »

«EDEP» DEDİM; EDEP YÂ HÛ!..

Rıfat ARAZ rifat_araz@yahoo.com   Gönül; oku, gör ahvâli; «Edep» dedim; edep yâ Hû!.. Bil o sonsuz bir visâli; «Edep» dedim; edep yâ Hû!.. Tevâzuyla yan bu köze; Vahyin nûru, doğsun öze!.. Aşk sırrını, gelme yüze; «Edep» dedim; edep yâ Hû!.. Ne tefrit et, ne de ifrat; Cehdet nefsi, eyle âbat!.. Sensiz değil o hakikat; «Edep» dedim; edep yâ Hû!.. Tut, […]

Continue reading »

HAYYAM RUBÂÎLERİNİ TÜRKÇE SÖYLEYİŞ -35- DOSTUNLA YE-İÇ!..

Harun ÖĞMÜŞ harunogmus@gmail.com Hân tâ nenihî ber-ten-i hod gussa vü derd, Tâ cem‘ konî sîm-i sefîd û zer-i zerd? Z’an pîş ki gerded nefes-i germ-i tu serd, Bâ-dost be-hor ki düşmenet hâhed kerd!.. Lâyık mıdır altın ve gümüş cem‘ ederek, Ömrün boyu endîşe edip gam çekmek? Dostunla ye-iç ölmeden evvel, zîrâ, Sen öldüğün an onları eller yiyecek!.. (Ömer Hayyam Rubâîleri, […]

Continue reading »

Nifak nümûnesi: MESCİD-İ DIRÂR

Z. Özlem ABAY o.abay@hotmail.com Sözlükte; «(tarla faresi) yuvasına girmek; (bir kimse) olduğundan başka türlü görünmek» anlamındaki «nifak» masdarından türemiş bir sıfat olan «münafık» kelimesi; «İnanmadığı hâlde kendisini mü’min gösteren kimse» demektir. (TDV) Tehlike ânında kolayca kaçabilmek için yuvasına birden fazla çıkış kapısı yapan fareler gibi münafıklar da, menfaatleri tehlikeye girdiğinde dînin bir kapısından girip diğer kapısından çıkmaktadır. Müslümanların başarısını ve […]

Continue reading »

DİKENLİ YOLDA NASIL YÜRÜNÜR?

Raif KOÇAK raifkocak@gmail.com Zor zamandayız; etrafımızı çevreleyen duvarlar, gün geçtikçe daha da yükseliyor. Modern dünya, tahammül sınırlarımızı zorlayarak mânevî kazançlarımızı ele geçirmek için her gün yeni ataklar yapıyor. Her geçen gün, kazandığımız mevzîlerden püskürtülme tehlikesi ile karşı karşıyayız. Yaşadığımız çevre, çalışma hayatımız, eğitim ve hayata dair her neyimiz varsa; İslâmî kaideler yerine beşerî kanunlar ile düzenlenmekte. Rabbimiz ile baş başa […]

Continue reading »

ALDANIŞ YURDUNDA ALDANMAMAK İÇİN…

Yazar: Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi ANLAYACAKSIN! Abbâsî halîfelerinden Harun Reşid, meclisini süslemiş ve tantanalı bir eğlenceye hazırlamıştı. Birçok yemek yaptırmış ve şair Ebu’l-Atâhiye’ye de haber göndermişti. Ebu’l-Atâhiye gelince; “–Haydi ey şair! Biz nasıl bir hâldeyiz, dünyanın hangi nimetleri içindeyiz şiirle söyle bakalım.” dedi. Ebu’l-Atâhiye, tercümesi şöyle olan bir manzum cevap verdi: “Şu sarayların zirvesinde, nimetler içinde sağ sâlim yaşa bakalım! […]

Continue reading »

SÂHİBÜ’l-VEFÂ’DAN DERSLER…

H. Kübra ERGİN hkubraergin@hotmail.com 16 Temmuz Hâce Musa TOPBAŞ -kuddîse sirruhû- Hazretleri’nin vefâtının sene-i devriyesi. Âhirete irtihal edişinin üzerinden yirmi bir yıl geçmiş. Çocukluğumda babaannemlerde kaldığım olurdu. -Allah râzı olsun- evlerine televizyon almadıkları için, dedemle ikisi vaaz kasetleri dinlerlerdi. En çok dinledikleri vaizlerden biri de memleketlimiz, Tahir BÜYÜKKÖRÜKÇÜ Hocaefendiydi. Bir keresinde vaazında şöyle bir cümle geçmişti: “Topbaşlar diye hayırsever bir […]

Continue reading »

Mü’minin Mühim Bir Vasfı: EMÂNETLERE RİÂYET

Doç. Dr. Mustafa CANLI canli20@hotmail.com BİR HADİS: عَنْ عَبْدِ اللّٰهِ بْنِ عَمْرٍو رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمَا عَنِ النَّبِيِّ j أَنَّهُ قَالَ : « أَرْبَعٌ إِذَا كُنَّ ف۪يكَ فَلَا عَلَيْكَ مَا فَاتَكَ مِنَ الدُّنْيَا : • حِفْظُ أَمَانَةٍ ، • وَصِدْقُ حَد۪يثٍ ، • وَحُسْنُ خَل۪يقَةٍ ، • وَعِفَّةُ طُعْمَةٍ » Abdullah bin Amr -radıyallâhu anhümâ-’dan nakledildiğine göre, Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi […]

Continue reading »

DEDİKODU…

Bekir İsmet ÇİÇEK bekirismetcicek@gmail.com   Dillerdeki sinsi haram, Dedikodu dedikodu… Olunca kalp gaflete râm, Dedikodu dedikodu… Artıracak yarın odu… Dişlemesi gibi dişin, Etini ölü kardeşin, Davetçisi kor ateşin; Dedikodu dedikodu… Günahın zehirli tadı… Âlim eder câhil eder, Sevapları olup heder, Gıybet edilene gider; Dedikodu dedikodu… Âhirette iflâs va‘di… Üstünlüğün ispat için, Yayar başkasının suçun, Böbürlenir için için; Dedikodu dedikodu… Kibirliler […]

Continue reading »
1 2 3 202