“LÂ HAVLE!”

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) II. Abdülhamid Han’ın Istırabıyla Filistin, Gazze, Suriye ve zulmün harap ettiği tüm İslâm diyarları için… Merhamet nerde, zulüm can yutuyor, Soykırımlar hele vicdan yutuyor, Katliam timsahı çıldırdı yine; Durmadan mîdesi, insan yutuyor! Yine vahşet, yine dehşet, yine alçakça zulüm, Keyf-i zâlim yine mazlumlara kusmakta ölüm! Ne felâket, yine yağmur gibi kurşun yağıyor, Yine lânetli adamlar, bebeden […]

Continue reading »

196. Sayı TAKDİM

  Kıymetli Okuyucularımız, Bu sene, Yûnus için… Zamanlara hatırlatıcı başlıklar koymak, insanoğlunun öteden beri âdeti. Yûnus sayısını hazırlarken hep beraber gördük ki; Yûnus zaten her günümüze, her sözümüze bağdaşını kurmuş. “Kalanlara selâm olsun!” deyip gideli 700 sene olmuş. O selâm; Anadolu dervişi, Osmanlı insanı, halk irfânı kıyafetinde halkın arasında. Nefes nefes ilâhîlerle gönüllere dolmuş, darb-ı mesellerle dillere, zihinlere sinmiş. O […]

Continue reading »

ÂLEM-İ İSLÂM’A; UYANIN!

Kemal AKGÜL kemalakgul1903@gmail.com   Soyunda, ırkında asâlet olan, Düştüğümüz hâlden arlanır oldu. Yeter bu suskunluk, yeter de kalan! Durdukça duygular barlanır oldu. Küffâr birleşip de kusuyorken kin, Zulme karşı nasıl olursun sakin?!. Sen ki bu değilsin bilirim lâkin, Görmez misin İslâm horlanır oldu?!. «Tek dişli canavar» beslenir kandan, Kurbanlar seçilir hep müslümandan, Kudurmuş köpekler gibi dört yandan; Âlem-i İslâm’a hırlanır […]

Continue reading »

Şer‘î Kaidelerle Tasavvuf -4- İHSAN GERÇEĞİ

Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM (Şâzelî meşâyıhından Ahmed Zerrûk (v. 899/1494) Hazretleri’nin; tasavvufu, usûl ve fıkıh kaideleriyle anlattığı Kavâidü’t-Tasavvuf ve Şevâhidü’t-Taarruf adlı eserinin tercüme ve şerhine devam ediyoruz.) İNKÂRI MÜMKÜN DEĞİL Beşinci kaidede Ahmed Zerrûk Hazretleri, tasavvufu inkâr edenlerin bu tutumunun temelsizliğini ortaya koyuyor. Tasavvufu inkâra bir imkânın olmadığını ifade ediyor: Beşinci Kaide: “Bir şeyi aslına bağlamak (köküne, temeline dayandırmak) ve […]

Continue reading »

İSTE CÂN U GÖNÜLDEN!

Abdullah GÜLCEMAL abdullah_gulcemal@hotmail.com   Ara, sor, soruştur, bul bir yolunu! Sen yeter ki iste cân u gönülden! Kapısından kovmaz hiçbir kulunu, Sen yeter ki iste cân u gönülden! Deryâ verir, deniz verir, göl verir, Leylâ’sını arayana çöl verir, Diken arasında, gonca gül verir; Sen yeter ki iste cân u gönülden! Hak yol islâm, sapma bâtıl yollara! Taş atma ha meyve […]

Continue reading »

MESNEVÎ -3-

Z. Özlem ABAY o.abay@hotmail.com BÜLBÜL! HİKÂYETİN KEREM ET, ZÂĞA SÖYLEME! Sîne hâhem şerha şerha ez-firak, Tâ bigûyem şerh-i derd-i iştiyak. “Ayrılık derdinden lîme lîme olmuş bir sîne isterim ki, hasret ve özlemin ne anlama geldiğini ona anlatabileyim.” Bir önceki beyitte, insân-ı kâmilin ayrılık derdinden; kadın-erkek herkesin müteessir olduğunu anlatmıştık. Bu teessür, insandan insana farklılıklar göstermektedir. Hazret-i Pîr; «Ayrılık derdinden pâre […]

Continue reading »

LÂ EDRÎ

Dr. Halis Ç. DEMİRCAN cetindemircan2@hotmail.com.tr “Ey Muâviye; divitine lîka koy, kalemini eğri kes, «bâ»yı uzat, «sîn»i fark ettir, «mîm»i köreltme, Lâfzatullâh’ı güzel yaz, er-Rahmân’ı uzat, er-Rahîm’i güzel yaz, kalemini sol kulağına koy ki, kolay hatırlayıp alasın.”2 Eyüp Dayıdan bahsetmiştim. Söz Eyüp Dayıdan açılmışken; hatırladığım, dayının antikacı olan arkadaşı Allâhu a‘lem büyük bir zât idi. Sohbet için her uğradığımızda; üç kişi […]

Continue reading »

VAHDET DÎNİ

Sami GÖKSÜN Osmanlıca hâlini okumak yahut indirmek için tıklayınız… Dînimiz İslâm, biz insanlara mutluluğun ve saâdetin yollarını göstermiştir. Bununla beraber; fert ve toplumu olumsuz etkileyecek, zarara uğratacak her çeşit hareket ve davranışlardan da men etmiştir. O’nun belirttiği, huzur ve saâdetimiz için uyulmasını gerekli gördüğü esaslardan birisi de; millî birlik ve beraberliğimizdir. Bu noktada; millet olarak gönüllerimizi birleştirip, Hak ile beraberlik […]

Continue reading »

HOŞ GELDİN EY ON BİR AYIN SULTANI!

Doç. Dr. Mustafa CANLI canli20@hotmail.com Osmanlıca hâlini okumak yahut indirmek için tıklayınız… BİR HADİS: عَنْ أَب۪ي هُرَيْرَةَ ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّم :‏ « أَتَاكُمْ رَمَضَانُ شَهْرٌ مُبَارَكٌ فَرَضَ اللّٰهُ عَزَّ وَجَلَّ عَلَيْكُمْ صِيَامَهُ تُفْتَحُ ف۪يهِ أَبْوَابُ السَّمَاءِ وَتُغْلَقُ ف۪يهِ أَبْوَابُ الْجَح۪يمِ وَتُغَلُّ ف۪يهِ مَرَدَةُ الشَّيَاط۪ينِ » ‏ Ebû Hüreyre -radıyallâhu anh-’ten rivâyet edildiğine göre, […]

Continue reading »

193. SAYI TAKDİM

Kıymetli Okuyucularımız, Ebediyet rehberimiz Kur’ân-ı Kerim; toplumların dünyada başına gelen saâdet ve musîbet zamanlarının, ilâhî imtihan ve ceza muhtevâsında olduğunu bildirir ve şu vaatte bulunur: “Eğer o ülkelerin halkı îmân edip takvâlı olsalardı (Allâh’a karşı gelmekten sakınsalardı), elbette üzerlerine gökten ve yerden bolluk ve bereket kapılarını açardık. Fakat onlar gerçeği yalanladılar. Biz de işledikleri günahlar yüzünden onları ansızın yakalayıverdik.” (el-A‘râf, […]

Continue reading »
1 2 3 204