HEYTE LEK! (GELSENE BANA!)

Raif KOÇAK raifkocak@gmail.com Şüphesiz ki insan; Allah Teâlâ’nın yarattığı mahlûkat içerisinde, aklı ve iradesi sayesinde önemli bir mertebede yer alıyor. İnsana diğer mahlûkattan ziyade olarak; yeryüzünü îmar ve ihyâ etme vazifesi verilmiş, bunun için de türlü nimetlerle diğer mahlûklardan güçlü hâle getirilmiştir. Ancak, bu kadar güçlü olmasına, her türlü nimet ve imkâna sahip olmasına rağmen; nefsinin istek ve arzularına teslim […]

IZDIRÂBIN PANORAMASI

Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI tali@yuzaki.com İslâm dünyasının hâli… Müslümanların hâli… Her tarafta ızdırap, her köşede çile, meşakkat ve bin bir musîbet… Saymak bile insana ayrı bir elem. Lâkin bîgâne mi kalsın kalem? Muhibbî gibi diyelim: Hangi birin diyeyim bin türlü derdim vardır!.. İŞTE SURİYE… Bir despotun inadına teslim olmuş kadîm İslâm beldesi… Sekiz senedir, târumâr ediliyor. Üzerinde nice plânlar oynanıyor. Suriye, […]

Hak Yolundaki ÇİLELER, İSTİKBÂLİN MÜJDESİDİR!

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Bir ses çınladı: “–Vallâhi ben kazandım!” Hâlbuki düşmanın sapladığı kanlı bir mızrak, göğsünden girip ta sırtından çıkmıştı, fakat o Âmir bin Fuheyr, buna rağmen; “–Vallâhi kazandım!” diye haykırdı. Huzurla şehîd oldu. Bunu gören kātil, afalladı: “–Ben yendim o kazandı, öyle mi?” Altmış dokuz hâfız sahâbenin şehîd edildiği Bi’r-i Maûne fâciasında yaşanan bir tabloydu bu. Mızrağı […]

Fazîletin, Huzurun ve İki Cihan Saâdetinin Şartı: ÇİLELERE TAHAMMÜL

Osman Nûri TOPBAŞ MEDENİYETİMİZİN HEDEFİ Her medeniyet, kendi insan tipini meydana getirir. Yüce dînimiz İslâm; Kur’ân ve Sünnet medeniyetidir ki, ham insandan kâmil insan inşâ eder. Bunun en güzel misâli, asr-ı saâdettir. Çünkü câhiliyye insanından fazîletler medeniyeti tesis edilmiştir. Asr-ı saâdetten kıyâmete kadar da bu medeniyetin yegâne muallimi Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’dir. Cenâb-ı Hak, O’nu bütün beşeriyete «üsve-i […]

İNSAN BAŞIBOŞ DEĞİL!

Sami GÖKSÜN Allâh’ın en değerli, en şerefli ve en üstün şekilde yarattığı varlık olan insan; akıl, irade, düşünme ve anlama gibi üstün kabiliyetlerle donatılmış; âlemde var olan her şey hizmetine sunulmuş, buna mukabil birtakım vazifelerle mükellef kılınmıştır. Çünkü o boş yere yaratılmadığı gibi, başıboş da bırakılmamıştır. İnsan, Allâh’ı tanımak ve O’na ibâdet etmek için yaratılmıştır. Son nefesine kadar da bu […]

BİR HADİS:

Doç. Dr. Mustafa CANLI canli20@hotmail.com عَنْ أَب۪ي مَالِكٍ الأَشْعَرِيِّ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُ ، قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : « … اَلصَّلَاةُ نُورٌ ، وَالصَّدَقَةُ بُرْهَانٌ ، وَالصَّبْرُ ضِيَاءٌ … » Ebû Mâlik el-Eş‘arî -radıyallâhu anh-’ten nakledildiğine göre Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuştur: “…Namaz bir nurdur, sadaka bir burhandır, sabır bir ışıktır…” […]

HAZRET-İ EBÛBEKİR (r.a)’IN GÖZYAŞLARI

İrfan ÖZTÜRK Hazret-i Ebûbekir -radıyallâhu anh-; Peygamber Efendimiz’in en yakın arkadaşı, kendisine ilk îmân eden bahtiyarlardan olan en zirve sahâbîlerdendir. Peygamberimiz’in bu cihandaki son günlerinde, O’nun işaretiyle namazları o kıldırmıştı. Hulefâ-i Râşidîn’in de ilki oldu. Hazret-i Ebûbekir’in Peygamber Efendimiz’e sadâkati, muhabbeti ve teslîmiyeti zirve idi. Üsve-i Hasene adlı eserden nakledeceğimiz kıssalarla bu büyük sahâbî efendimizden bir nebze bahsedelim, gönüllere feyiz […]

LİDERLER İSLÂM’A KOŞUYOR -1-

Âdem SARAÇ vardisarac@yahoo.com.tr Hazret-i Mus‘ab -radıyallâhu anh-; bir okul ve bir ekol olarak Yesrib’in, Medine olması için dur durak bilmeden çalışıyordu. Rasûlullah -aleyhisselâm-’ın vazifelisi olarak, insanları Allah ve Rasûlü’ne davet ediyordu. Sadece o anda ve orada değil, hayatının her yönünde Kur’ân öncelikli bir hayat yaşadığı gibi, Kur’ân önüne hiçbir söz koymayan Hazret-i Mus‘ab; görüp anlayanlar için ne güzel bir örnektir. […]

Şanlı Mâzîmizden Seçme Nükteler-NEDEN CÂİZ DEĞİL?

Abdullah Mesud HIDIR mahidir@gmail.com Câfer-i Sâdık -rahmetullâhi aleyh- 702 yılında Medine’de doğdu. Soyu; baba tarafından Hazret-i Ali’ye, anne tarafından Hazret-i Ebûbekir’e dayanır. İlk tahsilini babası Muhammed Bâkır’dan aldı. Medine’de ilimle meşgul oldu, kendisini ilme vakfetti. Tefsir, akāid, hadis, fıkıh gibi İslâmî ilimlerin yanında fen ilimlerini de öğrendi. Kimyanın atası Câbir ve Hanefî Mezhebi’nin kurucusu İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe, talebelerinden en […]

KUŞAK FARKI MI BOZULMA MI?

Halil KAŞIKÇI Son zamanlarda gençlerle yaptığımız toplantı ve seminerlerde mevzu; edep, saygı, küçüğü-büyüğü tanıma mevzuuna geldiğinde karşımıza çıkan veya gençlerin sığındığı şey; «kuşak farkı, zamana uyma» gibi mazeretler. Hâlbuki «kuşak farkı veya o devir de öyleydi» ve «şimdiki zaman» gibi hayat tarzı farkları, insan hayatı boyunca daima vardır ve olacaktır. Edep ve saygı kültürü; bu terimlerin üzerinde ve her zaman […]

1 2 3 185