AZRÂİL’İN İŞARETİ

Abdullah Mesud HIDIR mahidir@gmail.com Mezheb imamımız Ebû Hanîfe Nu‘mân bin Sâbit Hazretleri, 699 yılında Kûfe’de doğdu. Hanefî Mezhebi’nin kurucusudur. «Ebû Hanîfe» veya «İmâm-ı Âzam» olarak bilinir. Onun öncülüğünde başlayan Irak fıkıh ekolü, imamın bu künyesine nisbetle «Hanefî Mezhebi» adını aldı. İçtihadları; hocası Hammâd, onun hocası Alkāme silsilesiyle, Hazret-i Ömer, Hazret-i Ali, Abdullah bin Mes‘ûd ve Abdullah bin Abbas -radıyallâhu anhüm-’den […]

SELİMNÂME

Güncelleyen: Mahmut KAYA mkaya45@gmail.com Toplayış -1515- Tebriz’e doğru uçtu bu fethin hümâları, Görmedi böylesini İran’ın semâları. Bu halkı tevhid için dövüşen yiğitlerin, Yüz şehre dikilmişti bu zafer sancakları. Gönüller tek merkezde toplanıp bir olmalı, Mademki kâinatta bir tane Mevlâları. Şîa’nın zincirini her köşede kırmaya, Azmetmişti askerin yiğit kahramanları Maraş’ı, Kayseri’yi fethetmişti bir yiğit, Yükseldi Rabbimiz’e yürekten duâları. Selim kılıcı sildi […]

Şânlı Mazimizden Seçme Nükteler – HAZIR MISIN?

YAZAR : Abdullah Mesud HIDIR mahidir@gmail.com Zâhid, sûfî ve muhaddis İbrahim bin Edhem bin Mansur -kuddîse sirruhû-, Belh şehrinde doğdu. Nesebi Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh-’a dayanır. Önceleri hükümdar olan İbrahim bin Edhem Hazretleri, daha sonra zühd ve takvâ hayatına yöneldi. İlim tahsil edip İmâm-ı Âzam Hazretleri’nin sohbetinde bulundu. Şu hikmetli sözler kendisinden rivâyet edilmiştir: “Lokmayı helâlden temin edebilmek için uğraşmak; […]

YARA, YARA, YARA…

YAZAR : Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI tali@yuzaki.com “Namaz kıldırma işini deruhte eden kişiye ücret verilmesi câiz midir?” “Ücret karşılığında Kur’ân okunur mu? Ya okutulur mu? Yani öğretilir mi?” Bunlar tarihimizde tartışılmış meseleler. Bir caminin imam hatibinin; namaz kıldırmak karşılığında değil, o caminin faaliyetlerini yürütme, camiyi vaktinde açma, muhafaza vb. vazifeleri karşılığında bir ücret alabileceğine hükmedilmiş. Kur’ân öğretmek ve benzeri ilmî faaliyetlerde […]

MEVZU RABBİN RIZÂSI İSE…

YAZAR : H. Kübra ERGİN hkubraergin@hotmail.com Geçtiğimiz günlerde kızımın kitapları arasında birisi dikkatimi çekti ve bir kısmını okudum. Nöroloji-psikiyatri ilmi üzerine bir kitaptı; ama rastladığım konu, hepimizi ilgilendiren önemli bir hususa dikkat çekiyordu: «Muhakeme yeteneği» Yazar; beynin sağ yarısı üzerine yeterince araştırma yapılmadığına dikkat çekiyor ve meslek hayatında, meşgul olduğu sanat dalında başarılı, güzel konuşan, akıllı bir adam intibâı bırakan […]

HER NİMET BİR EMÂNETTİR

YAZAR : B. Cahit ÖZDEMİR bcahit@hotmail.com İnsan; «eşref-i mahlûkat» olarak, en yüksek değerle yaratılmıştır. Tabiî bu değer, onun «insanlık» keyfiyeti ve «ezel bezmi»nde verdiği söze uyma nisbetiyle tecellî eder. İnsan şahsiyetinin sahip olduğu bu kıvam; onun «âlâ-yı iliyyîn» ile «esfel-i sâfilîn» arasında lâyık olduğu mevkii belirleyecektir. Ahdine sadâkat, rûhâniyeti, «âlâ-yı illiyyîn»e kanatlandırırken; buna ihânet, onu «belhüm edâl» olarak aşağıların aşağısına […]

Şanlı Mâzimizden Seçme Nükteler. ZÂHİR Mİ GĀİB Mİ?

YAZAR : Abdullah Mesud HIDIR mahidir@gmail.com Ebû Hanîfe Nu‘mân bin Sâbit, 699 yılında Kûfe’de doğdu. Hanefî mezhebinin kurucusudur. «Ebû Hanîfe» veya «İmâm-ı Âzam» isimleriyle anıldı. Onun öncülüğünde başlayan Irak fıkıh ekolü imamın bu künyesine nisbetle «Hanefî mezhebi» adını aldı. Esasen Ebû Hanîfe’nin içtihadlarında hocası Hammâd, onun hocası Alkāme silsilesiyle; Hazret-i Ömer, Hazret-i Ali, Abdullah bin Mes‘ûd ve Abdullah bin Abbas’tan […]

HELÂL DÜŞÜNCE

YAZAR : Hayrettin DURMUŞ hayrettin_durmus@mynet.com Helâl kavramını dar sınırların içine hapsetmek ona haksızlık olmaz mı? Helâl dairesi o kadar geniştir ki her şeyi içine alır desek yeridir. Helâl; Yüceler Yücesi’nin emirlerine uymak, sımsıkı yapışmak, yasaklarından ise doludizgin kaçmaktır. O’nun arazisinde bulunduğumuzu unutmadan; atımızı, suyu bulanık, tadı zehirli haram arazilere sürmeden; sahibimize hürmette kusur etmeden yaşama çabasıdır bir bakıma… Yatarken uykumuz, […]

ZORLUKLARI KOLAYLAŞTIRAN GÖNÜL MUALLİMİ

YAZAR : H. Kübra ERGİN hkubraergin@hotmail.com Üniversitede öğretim üyesi olan bir tanıdığım, sohbet esnasında şöyle bir söz sarf etmişti: “Talebelik yıllarımda öğretmen olmayı istiyordum. Üniversiteden hocam dedi ki: «Eğer illâ öğretmen olacaksan biraz dişini sık, üniversitede ol. Çünkü üniversitedeki öğrencilerin; buraya seçilerek kabul edilmiş, zekâ seviyesi elverişli, eğitim basamaklarından başarıyla geçmiş, temel becerileri kazanmış, az çok senin ne dediğini anlayabilecek […]

Tavsiye

ŞAİR : M. Faik GÜNGÖR m.f.g.023@hotmail.com Hakk’ın hâkimiyle geçen yılları, Ecdat yâdigârı zamana dost ol! Hayat ki; dikenle dolu yolları, Gülşene çeviren îmâna dost ol! Meyyâlin ebedî solmayan Gül’e, Çoğalsın o Gül’e âşık bülbüle. Yanmadan ateşe, dönmeden küle; Bezm-i Elest’teki peymâna dost ol! Kifâyetsiz akıl Kenan’da cüce, İlâhî irade hükmeder güce. Dalgalar gelir, dağlardan yüce; Nûh’un gemisiyle ummâna dost ol! […]