Şânlı Mazimizden Seçme Nükteler – HAZIR MISIN?

YAZAR : Abdullah Mesud HIDIR mahidir@gmail.com Zâhid, sûfî ve muhaddis İbrahim bin Edhem bin Mansur -kuddîse sirruhû-, Belh şehrinde doğdu. Nesebi Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh-’a dayanır. Önceleri hükümdar olan İbrahim bin Edhem Hazretleri, daha sonra zühd ve takvâ hayatına yöneldi. İlim tahsil edip İmâm-ı Âzam Hazretleri’nin sohbetinde bulundu. Şu hikmetli sözler kendisinden rivâyet edilmiştir: “Lokmayı helâlden temin edebilmek için uğraşmak; […]

NOKTA-İ NAZAR

ŞAİR : TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI) Bir kimsede bin lutfu gören kalb-i selim, der: «Yâ Rab onu artır, koru, bin bir bereket ver!.. İkrâmını verdin, ne olur, şükrünü bahşet, Dünyâ gibi ukbâda da tekrârını lutfet!» *** Bir kimsede bir bahşı gören ehl-i haset, der: «Haksız bu! Neden bende bulunmaz bu nasipler?!. Nîçin ona gelmiş, bana hiç gelmedi mâdem! Bir ben […]

Düşmanların Düşmanlıkları

YAZAR : Âdem SARAÇ vardisarac@yahoo.com.tr İmtihanlar, musîbetler, acılar ve sıkıntılar; ne kadar dayanılmaz olsa da hayat devam ediyordu. Peygamberimiz -aleyhisselâm-; öncelikli olarak kavminin, sonra da bütün insanlığın hidâyete yönelmesi için, en zor zamanlarında bile davete devam ediyordu. İşte böyle çok zor bir zamanda yine halkı İslâm’a davet ederken; Kureyş müşriklerinin beyinsizlerinden bir beyinsiz çıkıp, Rasûlullah -aleyhisselâm-’ın önünü kesti! Sıradan bir […]

İBRETLİ ÇIRPINIŞIN DESTANI

YAZAR : Âdem SARAÇ Peygamberimiz -aleyhisselâm- başta olmak üzere, İslâm ile şereflenmiş olan bütün müslümanların destansı direnişleriyle, abluka nihayet sona ermişti. Bu direnişte, akraba ve kabîle bağı ile bağlı olan müşrikler de, aynı destanın birer parçaları olmuşlardı. Abluka sona ermişti, ama elde avuçta da hiçbir şey kalmamıştı. Hazret-i Hatice Annemiz ve Hazret-i Ebûbekir gibi zengin sahâbîler, bütün servetlerini bitirmişlerdi. Kısmen […]

GEL A GÖNÜL, GEL İBRET AL!..

ŞAİR : Rıfat ARAZ rifat_araz@yahoo.com Boynumda mı kul hesabı? Gel a gönül, gel ibret al!.. Geç o yetmiş bin hicâbı; Gel a gönül, gel ibret al!.. Aşk yeşerir kor içimde; Nefsim titrer her suçumda!.. Bir ömür var bu göçümde; Gel a gönül, gel ibret al!.. Sök bu gizli şirki uyan; Gafil olma, Hakk’a dayan!.. İnceldikçe edep, iz‘an; Gel a gönül, […]

AŞK DEDİĞİN!

ŞAİR : Servet YÜKSEL servety@t-online.de Bir güzel ki; gel gönlümü çal dedi… Aşk dediğin, bu bendeki hâl dedi… İnci-mercan deryâsını ararsan, Gök mavisi gözlerime dal dedi… Çöller geçtin, dağlar deldin öyle mi? Kurban ister, yüzümdeki şal dedi… Ne çetinmiş imtihanı sevdanın, Bir fiskelik sevgi, nefse yal dedi… Akıl sana ayak bağı olmasın, Sonsuzluğun rüzgârına sal dedi… Sâdık olan sormaz vuslat […]

GAYBA YÜKLÜ HASLET BENİM!..

ŞAİR : Rıfat ARAZ rifat_araz@yahoo.com Yine taştı aşk deryâsı; Yoktan vara ibret benim!.. A âlemin has mayası; Varlığa sor, rağbet benim!.. Aşk seyrinde gör bu cânı; Cezbede duy, geç devrânı!.. Sonsuz ufka sal iz‘ânı; Oku, şerh et; âyet benim!.. Gönül, hâlde birlik gerek; Dört kapıda dirlik gerek!.. A gökleri tutan direk; Dost’a lâyık ziynet benim!.. Sebepte seç, sonuç nasıl? Aşka […]

«HİKMET» İSTER A SEVGİLİ!..

ŞAİR : Rıfat ARAZ rifat_araz@yahoo.com Gel, nefesten ince bu can; «Vahdet» ister a Sevgili!.. Gönül denen Arş-ı Rahmân; «Halvet» ister a Sevgili!.. Sen yoğurdun söz harcımı; Mîrâc ettin can burcumu!.. Niyazda duy kul borcumu; «Himmet» ister a Sevgili!.. Girdim o nur deryâsına; Yandım vahyin ihyâsına!.. El ver aşkın mayasına; «Haslet» ister a Sevgili!.. «Dosdoğru ol!» dedin bana; Misal oldun cümle […]

O’NUN MUHTEŞEM AHLÂKI -7- (Gününü ve Ömrünü Değerlendirişi)

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi HER ŞEY İBRET Cenâb-ı Hak, insanoğlu için kâinâtı ilâhî azametin bir ibretler sergisi ve aynı zamanda bir imtihan dershânesi olarak halk etmiştir. Tefekkürü vahyin içinde derinleştirebilenler için; insanın iç dünyasında da, diğer taraftan kâinâtın her köşesinde de, kudret akışlarından ve ilâhî nakışlardan işaretler, sırlar, hikmetler ve apaçık alâmetler vardır. Bu alâmetler, insana; • İlâhî […]

Ömer Hayyam Rubâîlerini Türkçe Söyleyiş -9-

Harun ÖĞMÜŞ YA BİR GÖZDÜ VEYA BİR ÇEHRE! Her zerre ki ber-rûy-i zemînî bûdest, Horşîd-ruhî, zürhe-cebînî bûdest. Gerd ez-ruh-i âstîn be-âzerm feşân, K’an hem ruh-i hûb-i nâzenînî bûdest. Altında şu an çiğnediğin her zerre, Vaktiyle ya bir gözdü veyâ bir çehre. Şefkatle sil üstündeki toz zerresini, Zîrâ o da bir dilber iken düştü yere. (Ömer Hayyam Rubâîleri, trc. Abdullah Cevdet, […]

1 2 3 4 6