KUR’ÂNÎ TÂLİMATLAR -13- İSLÂM’DA ŞAHSİYETİ MUHAFAZA

Yazar: Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi   EFENDİMİZ YOKSA YOKUM!.. Hicretin altıncı yılında; Peygamberimiz ashâbıyla beraber, umre niyetiyle Mekke’ye doğru yola çıktı. Fakat müşrikler Kâbe’yi ziyarete mâni oldular. Müslümanlar Hudeybiye’de beklerken Hazret-i Osman -radıyallâhu anh-, Peygamber Efendimiz’in elçisi olarak Mekke’ye gitti. Müşriklere; niyetlerinin sadece umre yapıp dönmek olduğunu anlattı. Müşrikler izin vermediler. Akrabaları ise Hazret-i Osman’a, şayet istiyorsa yalnızca kendisinin Kâbe’yi […]

GAFLETİN DENÂETİ / ÇİRKİNLİĞİ

Yazar: Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi HAYVANDAN AŞAĞI Cenâb-ı Hak; insanı, ahsen-i takvîm üzere, âlâ-yı illiyyîne yükselme istîdâdında yaratmış ve mükerrem kılmıştır. Bu yüksek lütuf ve ihsanlar karşısında insana düşen vazife; îmân edip kulluk şuurunda bir hayat yaşayarak, muhteşem cennete kabul edilmeye lâyık müttakî bir mü’min olmaya gayret etmektir. Hâl böyleyken; Nefsin tezkiye edilmesi gereken menfî sıfatları; insanı nankörlüğe, hamlığa, cehâlete […]

İNSANIN DÜNYA İLE İMTİHANI

B. Cahit ÖZDEMİR bcahit@hotmail.com İnsana, hikmetine binâen; hem dünya, hem de âhiret mekân olarak tahsis buyurulmuştur. Ancak ikāmet müddetleri birisinde ebedî, diğerinde ise onun yanında bir hiç mesâbesinde, bir anlık zaman müddetincedir. İnsana lutfedilen aklın îcâbı odur ki; her birine lâyık olduğu kadar kıymet verile. Buna işaret bâbında, Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz; “Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve […]

ECDÂDIN «DÜNYA»SI

H. Kübra ERGİN hkubraergin@hotmail.com Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh- zamanında, fetihlerle birlikte müslümanların eline geniş imkânlar geçmişti. Nil Nehri’nin taşmasıyla sulanan geniş Mısır arazilerinden, Dımaşk çarşılarından, tarihî ipek ve baharat yollarından bolca vergi geliyordu. Mü’minlerin Emîri; ele geçen bu imkânlardan Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in ezvâc-ı tâhirâtına da pay ayırdı. Hazret-i Âişe Annemiz’in payına da on bin altın düşmüştü. Âişe […]

SAYISIZ NİMETE, SONSUZ ŞÜKÜR…

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com – seyri@yuzaki.com Nice insan şu çalkantılı hayat çarşısında ne yana baksa; Yığınla şikâyet edeceği mevzuların ortasında debelenip duruyor. Başlıyor onları tekrar tekrar sayıp dökmeye. Bunaldıkça sayıyor, saydıkça bunalıyor. Eğer çatlayacak olmasa, mayın gibi şikâyetleri o kadar dolduruyor ki kalbine, aman yâ Rabbî! Bazen çatlıyor da. Bu hususta bazen de kuvvetli girdaplara kapılıyor. Bazen kupkuru çöllerde kum […]

BİR YILDIZ AKTI

Dr. Halis Ç. DEMİRCAN cetindemircan2@hotmail.com.tr Senai Bey ile sohbet: –Hocam, Yahya Kemal üstâdın şu şiirini okuyunca bakın aklıma ne geldi? Önce şiiri okuyayım size: –Buyurun Senai Bey! “–Bir yıldız aktı, gök ve deniz sarmaşır gibi, Vuslatta ilk öpüşmeyi andırdı ansızın. Birden kamaştı gözlerimiz, baktık engine. Hulyâlı mâvilikte bu ânî parıldayış, Tek bir dakîka sürmedi, kayboldu, sır gibi. Sandık ki; uçtu […]

KOŞAN ADAM…

Fahri SARRAFOĞLU sarrafoglufahri@gmail.com O; mahallede, Garip Dede diye bilinirdi. İstanbul Kasımpaşa taraflarında yaşardı. Garip Dede’nin garipliklerinden dolayı ona bu isim verilmişti. Hiç ummadığınız bir anda kapı çalar; “–Çöpünüz varsa alabilir miyim?” derdi. Aldığı çöpün içini önce güzelce çöpe boşaltır. Yenecek yemek artıkları varsa, yine güzelce kendi getirdiği kaba kor ve köpeklere, kedilere verirdi. Yine gelir; “–Atılacak eşyanız var mı, ben […]

SÜRGÜN YERİ

TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI) Kendini kandırma gönül, sanma bu dünyâ kalıcı, İndirecek hükm-i kader, ömrüne keskin kılıcı! Olsa da dünyâ denilen süslü kadın câzibeli; Bir kocamış dul cadıdır, hamlede pek tecrübeli! Gafleti artırmak için allanıyor, pullanıyor… İlle de kandırmak için, her köşeden çullanıyor! Bir kerecik düşmeye gör, kör kuyudur pis kucağı, Canları nârıyla yakar, böyle tüter pis ocağı! Gün gelip […]

MERKEZ EFENDİ

M. Nihat MALKOÇ mnm61mnm@hotmail.com   Denizli’nin medâr-ı iftihârıydı Musa, Eğilmeyen başlarda taçtı Merkez Efendi. Şöhreti âfet gördü, itti elin tersiyle, Şeytandan kaçar gibi kaçtı Merkez Efendi. Pâyitahtın merkezi bir mektebe dönüştü, Rahmet pırıltıları saçtı Merkez Efendi. Küfrün kalelerini kuşattı dört bir yandan, Îman coğrafyasına açtı Merkez Efendi. Mumdan gemiye binip açıldı enginlere, Ateş denizlerinden geçti Merkez Efendi. Yolların kavşağında tereddüt […]

MEVLÂNÂ-5 HATAYI ÖRTEN GECE

M. Faik GÜNGÖR m.f.g.023@hotmail.com   Yâr’a yazdıklarını neyle süzdü Mevlânâ. «Ne olursan ol da gel!» güzel sözdü Mevlânâ. «Göründüğün gibi ol ya da olduğun gibi» İçi ile dışı bir, tende özdü Mevlânâ. «Hatayı örten gece», öfkeye düşman ölü, Olmak için çabaydı; fikir, feyzdi Mevlânâ. Dil gönül perdesidir, hidâyete giden yol, Bu yol yolcularına, şaşmaz izdi Mevlânâ. Tevâzûda toprağı, misal edinenlere, […]

1 2 3 27