FERYAT BİR YANDA

Bekir İsmet ÇİÇEK bekirismetcicek@gmail.com   Âhiret, bir büyük ayrılık günü, Münkir için hasret, firkat bir yanda. Mü’minlere Rabbe vuslat düğünü, Hak ile buluşma, vuslat bir yanda. Ashâb-ı cennete gelirken selâm, «Ayrılın!» sözüdür mücrime kelâm, Fâsıka mahrumluk, sâlihe ikram; Bir yanda ıstırap, hayat bir yanda. Mü’min içeride, etrafında nur, Münafık dışarda, çekilir bir sur, Dışında azap var, içinde huzur; Bir tarafta […]

Continue reading »

LÂ-MEKÂNLARA…

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Bizler ki cennetin ve cemâlin garîbiyiz, Dönmek vazîfemiz, o mübârek vatanlara!.. Âlemde coşkumuz yedi kat kubbeden öte, Sığmaz bu rûhumuz şu betondan tavanlara! Fânî vücûd adımlarımız, metre metredir, Bâkî gönül adımlarımız, lâ-mekânlara!.. mef’ûlü / fâilâtü / mefâîlü / fâilün

Continue reading »

NE KORKU DUYARLAR

Bekir İsmet ÇİÇEK bekirismetcicek@gmail.com   O çehresi asık, kasvetli günde, İnsanlar dehşeti görüp bilirler! Herkes boğulurken gamda, hüzünde; Onlar ki korkudan emin olurlar! Ne korku duyarlar ne üzülürler! Gelince kendine Hak’tan hidâyet, Tâbî olup eden aşkla ibâdet, Doğrulunca kulluk ve istikamet; Kerîm Rablerini Rahîm bulurlar! Ne korku duyarlar ne üzülürler! Îmanla Allâh’a ve âhirete, Erenler yakîne ve mârifete, Kavuşurlar güzel […]

Continue reading »

KUR’ÂNÎ TÂLİMATLAR -24- İSLÂM’DA TAKVÂ HAYATI

Yazar: Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi GERÇEK SAHÂBÎ Ashâb-ı kiramdan Selmân-ı Fârisî -radıyallâhu anh-’a iki kişi selâm vererek; “–Sen Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in sahâbîsi misin?” diye sormuşlardı. O da; “–Bilmiyorum.” cevabını verdi. Gelenler; «Acaba yanlış birine mi geldik?» diye tereddüt ettiler. Selmân -radıyallâhu anh- sözlerini şöyle tamamladı: “–Ben Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’i gördüm, O’nun meclisinde bulundum. Ancak Allah Rasûlü’nün […]

Continue reading »

KULLUKTA HAZRET-İ EBÛBEKİR -radıyallâhu anh- KIVÂMI

Ali ÖZBEK وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَعْبُدُ اللّٰهَ عَلٰى حَرْفٍۚ… “İnsanlardan kimi (vardır ki) Allâh’a yalnız bir yönden kulluk eder…” (el-Hac, 22/11) Herkes denecek kadar büyük bir çoğunluğun; sadece bir alana yöneldiği, sadece bir alanda hizmet yaptığı günleri yaşıyoruz. Bu anlayış, maalesef dînî yaşantımızda da görülmektedir. Yukarıda verdiğimiz âyet-i kerîmenin ilk bölümünün, zihnimizde açtığı ufukla şu sahneleri görmemiz mümkündür: İslâm dâvâsına […]

Continue reading »

O’NUNLA IŞILDAR

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Bir ay gibi hurşîdi gören gözler ışıldar, Peygamber’i seyrâna eren özler ışıldar, Hem göz ile, hem öz ile seyreyle Habîb’i, Coştukça Muhammed diyerek, sözler ışıldar! Vezin: mef’ûlü / mefâîlü / mefâîlü / feûlün    

Continue reading »

TAKAS ETME!..

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Zannetti kör nefis, var başka bir tat, Havvâ’yı da Âdem’i de etti mat!.. Aldırmadı haram ile helâle, Hatâ yaptı akıl, düştü melâle… Güzeli çirkinle eylersen takas, Yâr ile bağını keser bir makas…

Continue reading »

GAZEL

SEFERÎ (M. Nejat SEFERCİOĞLU) nejatsefercioglu@hotmail.com   Coşkun dereler bir ulu deryâya koşar. Her bülbül-i şeydâ gül-i rânâya koşar. Her zerrede zâhir Yaradan âleme bak! Âkil olan elbette temâşâya koşar. Kul hakkı yemekten sakınan kulları gör! Dünyâyı satıp Cennet-i Âlâ’ya koşar. Münkirde akıl yok bilemez âkıbetin, «İllâ!» diyemez boş yere hep; «Lâ!»ya koşar. Câhil ne bilir ilm ile irfan değerin, Gaflet […]

Continue reading »

RASÛLULLAH -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’İN HİCRETİ -3-

Âdem SARAÇ vardisarac@yahoo.com.tr Hicret vakasını anlatan çok sahâbî vardır. Hazret-i Âişe Annemiz de, hicret hâdisesini en ince ayrıntılarına kadar anlatanların başında gelmektedir.1 Hazret-i Âişe Annemiz’in, Rasûlullah -aleyhisselâm-’ın hicretine dair anlattığı rivâyetler, «Hadis ve İslâm Tarihi» kaynaklarında çok büyük yer tutmaktadır.2 Rasûlullah -aleyhisselâm-’ın, Mekke’den çıkıp, Medine’ye hicret edeceğini Hazret-i Ebûbekir ailesi ile bir de Hazret-i Ali biliyordu. Onlardan başka hiç kimse […]

Continue reading »

188. SAYI TAKDİM

Kıymetli Okuyucularımız, İnsan yalnız yaşayamaz. İnsan dosta, dostluğa muhtaç. Bunu belki de aylardır yaşadığımız tecrid / mesafe şartları daha iyi hissettirdi bize. Kimseyle musâfaha bile edemiyoruz. Biz modern ve egoistçe sebeplerle birbirimizden, dostlarımızdan uzaklaştıkça, gelen ilâhî ceza da yine bir uzaklaştırma oldu sanki… Ya âhirette, işte orada çok daha muhtacız dostluğa. Kimin dostluğuna? Yardım edebilecek, bizim için çok şefkatli, çok […]

Continue reading »
1 2 3 30