BİR AÇIDAN DEĞİL HER AÇIDAN

YAZAR : Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI tali@yuzaki.com İki âyet-i kerîme: “İnsanlardan kimi Allâh’a yalnız bir yönden kulluk eder. Şöyle ki: Kendisine bir iyilik dokunursa buna pek memnun olur, bir de musibete uğrarsa çehresi değişir (dinden yüz çevirir). (Böyle yapan kişi) dünyasını da, âhiretini de kaybetmiştir. İşte bu, apaçık ziyanın ta kendisidir.” (el-Hacc, 11) “İnsanlar kendi aralarındaki (din) işlerini parça parça böldüler. […]

Continue reading »

TEBLİĞ KIVAMI

YAZAR : Sami BÜYÜKKAYNAK skaynak48@hotmail.com Tebliğ, kelime olarak ulaştırmak demek. Istılah olarak ise, İslâm ile buluşturma mücadelesi demektir. Evet mücadele… Mücadele etmek için ise bir kıvam gerekiyor. Yani sadece söz, tebliğ için yeterli değil. İnsan denen varlık; ruh ile kāim olduğu için, birtakım tesirli sözler dinlemekle yetinmiyor; o sözleri söyleyende bir kıvam görmek, rûhuna tesir edecek bir hâli hissetmek istiyor. […]

Continue reading »

KANATLANIR YÜREĞİM

ŞAİR : GÜNBEYLİ (Mahmut TOPBAŞLI) mahtopbasli@hotmail.com Yoluma biteviye ışık saçan Sen oldun, Gökkuşağı renklerle çiçek açan Sen oldun… Kanatlanır yüreğim sayende kutlu Rasûl, Ezel, ebed yolunda konup göçen Sen oldun. Çağı «asr-ı saâdet» demine çağırırsın, Beşerin sürûruna kucak açan Sen oldun. Bürünüp tevâzûya; «Ümmetim!» dedin daim, «Emr-i bi’l-mâruf» ile hayrı seçen Sen oldun. Efsunlu gecelerin derûnî bir vaktinde, Görmem için […]

Continue reading »

İtmi’nâna Ermiş Fertler: HUZURA ERMİŞ BİR TOPLUM

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi   İSTÎDATLI ÜMMET Biz âhirzaman ümmeti, Cenâb-ı Hakk’ın en büyük nimetlerinden birine erişmiş ve Fahr-i Kâinat -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e ümmet olmuşuz. Rabbimiz âyet-i kerîmede, bizleri teçhiz ettiği husûsiyetleri ve bizden arzu ettiği kulluk keyfiyetini şöyle beyan buyurur: وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَاكُمْ اُمَّةً وَسَطًا لِتَكُونُوا شُهَدَاءَ عَلَى النَّاسِ وَيَكُونَ الرَّسُولُ عَلَيْكُمْ شَهٖ۪يدًا… “Böylece sizin insanlığa […]

Continue reading »

BU ÂLEM FÂNÎ!

YAZAR : İrfan ÖZTÜRK Asr-ı saâdetten bir kıssa. Hissemizi alarak ibret ile okuyalım, dinleyelim. Hâne-i sâadette her zamankinden farklı bir hâl vardı. Efendimiz suskun ve durgundu. İçeri girmek için izin isteyen kimseye izin verilmiyordu. Sonra Hazret-i Ebûbekir ve Hazret-i Ömer müsaade isteyince, onlara izn-i nebevî verildi ve içeri girdiler. Peygamberimiz oturuyordu, etrafında ezvâc-ı Nebî… Ses yoktu… Fakat Efendimiz’i bu ağır […]

Continue reading »

YANIK DUÂMIZ!

ŞAİR : SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Dün, gök gibi âdil dedemin yendiği girdâb, Çıldırdı bugün, öyle köpürmekte ki yâ Rab; Binlerce ölüm çığlığı, üç kıt’ada sancı, Zâlimdeki tıynet, yine insâfa yabancı, Şer, gizleniyor suçlayıp en doğru inancı; Çıldırdı küfür, çiğnedi tüm hakları kezzâb, Devrân anılır oldu felâket ile yâ Rab! Vah, çöktü Mısır üstüne hâin sisi zulmün, Vah, Sûriye bağrında […]

Continue reading »

ÜÇ NEBEVÎ HASLET

YAZAR : Sami GÖKSÜN Yüce Rabbimiz buyurur: “Andolsun ki, Allâh’ın Rasûlü’nde sizin için; Allâh’a ve âhiret gününe kavuşmayı uman ve Allâh’ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır.” (el-Ahzâb, 21) Hazret-i Peygamber’i hayatın her ânında takip etmek ve her hususta O’nu örnek almak, müslüman için, fevkalâde önemli bir vazifedir. İslâm büyüklerinden İbn-i Hazm’ın şöyle söylediği belirtilmektedir: “Âhiret iyiliğini, düzgün […]

Continue reading »
1 2