«SÖZ MEYDANI»NA TERBÎ*

ŞAİR : TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI) – (Yahya Kemal BEYATLI) Cihân O Dürr’e sadef oldu kün fekân olalı, Felek O Nûr’u tavâf etti âsumân olalı, Zamân O Gül gibi gül görmemiş zamân olalı, Gülün güzelliği dillerde dâstân olalı. Görünce gözler o ummânı, hiç bakar mı göle? Kerem saçan eli tutmuş gönül, bakar mı ele? Ne serve bakmadadır şimdi gözlerim ne […]

«HİKMET»İ SÖYLEDİM, OLDUM ÖZÜMDE!..

ŞAİR : Rıfat ARAZ rifat_araz@yahoo.com Yâ Rab! Bu gurbette Sen’sin bana yâr; Bir seyr u sülûka daldım, özümde!.. Kerem et, çözülsün «can» denen esrar; Âlem-i mânâyı buldum, özümde!.. İnceldi menzilim, düştüm derine; Âlemler dürülmüş mü’min cenine!.. Her nefes yol aldım ilm-i ledüne; Kaç defa dirildim, öldüm özümde!.. Nefsime renk midir; od, hava, toprak? Fıtratım; «Hak» diyen su kadar berrak!.. Bağrımı […]

DÎNİN TERCÜMANI, LİSANDIR!

YAZAR : M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Dünyaya ve kâinata bakınca ne görüyoruz? Yüce Allâh’ın yarattığı sayısız varlıkları ve sonsuz hakikatleri. Bir de; İnsanları. Malûm, Cenâb-ı Hak, nice âlemler yarattı. İçlerinde nice sırlar gizledi. Nice mânâlarla doldurdu bütün zerreleri de kürreleri de. Her varlık, kendi çapı kadar bir idrake mazhar oldu. Melekler de kezâ. İnsanlar ise, Cenâb-ı Hakk’ın da beyanı […]

HAYAT YOLCULUĞUNDA UNUTAMADIĞIM KARELER -29-

YAZAR : Mehmet MENCET HAYATTAN, HAYATIMIZA YANSIYAN AKİSLER Ömür insana ve bütün canlılara verilmiş bir zaman, az veya çok. Diğer canlılarda hesap yok, mes’ûliyet yok. Sadece fıtratında ne varsa onun dışına çıkmadan şımarmadan, isyan etmeden tüketiyor dünya hayatını. İnsan; «Rûhumdan üfürdüm, Yeryüzünde halîfem, Ahsen-i takvîm, Mükerrem yarattım…» hitaplarına mazhar varlık. Fakat hayatın gelgitleri karşısında ne olduğunu, nereden gelip nereye gittiğini […]

ÖLÜMSÜZ GERÇEKLER

ŞAİR : SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Bu imtihan yurdunun hâli nasıl bir doku? Ölümsüz gerçekleri, ölmeden önce oku! Omzunda iki defter, ya takvâ hazînesi, Nefis arsız, bu yüzden, ya da fücur karnesi. Her yalan söner, kabre girerken yakar günah, Ey kul, şimdi tevbe et, yarın kâr etmez eyvah! Ya ahsen-i takvimsin, ya esfel-i sâfilîn, Ârifin ecri sonsuz, sonu hüsran gâfilin. […]

CAN SEYRİNE BÎZÂR DÜŞTÜ!..

ŞAİR : Rıfat ARAZ rifat_araz@yahoo.com Gönül, ahde eyle vefâ; Her zerreme ikrar düştü!.. «Âh» ettikçe cevr u cefâ; Yedi nefse, îmar düştü!.. A ahsen-i takvîm olan; Dört kapıda Dost’u bulan; A halvette menzil alan; Kor yüreğe efkâr düştü!.. Hak adıyla titrer özüm; «O’nu» söyler içli sözüm!.. Açıldıkça bu kalp gözüm; Ömre, ince mîyar düştü!.. Secdede duy, yakın ara; Sen, nefhayı […]

İNSANLIK ŞAHSİYETE HAYRAN

YAZAR : M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Yüce Allah; ‒İnsan, ahsen-i takvimdir, ‒Yeryüzünde benim vezirimdir, dedi. Tahtını kaybeden şeytan, dudak büktü; ‒En büyük düşmanımdır, ‒İntikam alacağım, dedi. İki kutup oluştu: Hak ve bâtıl. Derin ve bitmez bir mücadele başladı bu imtihan dünyasında hakkı temsil eden tarafla batılı temsil eden taraf arasında. Daha gözünü açar açmaz insanlar, fânî âlemde; ‒Ya aldanış, ‒Ya […]

YÜCE RABBİMİZ’İN İLİM ve KUDRETİ

YAZAR : İrfan ÖZTÜRK Ey kardeş! Âlemlerin Rabbi olan Allah birdir. Mülk O’nundur. Allah; bütün âlemlerin yaratıcısı, tek ve kesin hâkimidir. Her şey Allâh’ın emrinde, sonsuz kudreti ve tasarrufu altındadır. Allâh’ın izni ve iradesi olmadan; en küçük bir madde hareket edemez, yer değiştiremez; kimyevî ve fizikî bir değişim gerçekleştiremez. Lütfen, peşin bir hüküm taşımadan ve akl-ı selîminle önce kendini incele […]

SONSUZ MÂRİFET UMMANLARI

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi ARTI ve EKSİ SONSUZ İnsan, bir muammâ. O; artı ve eksiye, hayra ve şerre, yani müsbet ve menfîye doğru sonsuz bir istîdat ile yaratıldı. Özde ahsen-i takvîm üzere yaratılmış olduğundan; rûhundaki istîdatları inkişâf ettirdiğinde, Cenâb-ı Hakk’ın izniyle, âlâ-yı illiyyîne doğru sonsuz terakkî etme imkânına sahip. Buna mukabil; nefsine imtihan maksadıyla konmuş fücûra kapılır, dünyanın […]

Bize ve Nesillerimize En Güzel Örnek
YEGÂNE REHBER

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi ÖRNEĞE MUHTAÇ İNSAN İnsan; etrafı esfel-i sâfilîn uçurumlarıyla dolu «sırât-ı müstakîm»den yürüyerek, ahsen-i takvîm cennetine gitmeye çalışan bir yolcu… Bu yolda irşad edici levhalara muhtaç… İnsan; fıtrî temâyülün dışında bomboş bir sayfa hâlinde dünyaya gelen bir ebediyet seyyahı… Rehbere, öğrenmeye, örnek almaya muhtaç… Anne-babalar, öğretmenler, ustalar, hocalar, rehberler ve sergiledikleriyle herkes, bilerek veya bilmeyerek […]

1 2