┬źMaksad─▒m a├ž─▒kt─▒, mukallitli─čin her t├╝rl├╝s├╝ mekruhtur!┬╗ ─░SK─░L─░PL─░ ├éTIF EFEND─░ -2-

YAZAR : Can ALPG├ťVEN├ç alpguvenc@gmail.com

Ge├žti─čimiz ay sizlere; ┬źNazar-─▒ ┼×er├«atte Kuvve-i Berriyye ve Bahriyyenin Ehemmiyet ve V├╝c├╗bu┬╗ isimli eserinde;

ÔÇťH├╝k├╗metimizi terakk├« ettirmek ve Avrupal─▒n─▒n es├óretinden kurtulmak istiyorsak, kuvve-i bahriyyemizi yak─▒n zamanda tekemm├╝l ettirmeliyiz!ÔÇŁ diyerek; Devlet-i AliyyeÔÇÖnin, deniz kuvvetlerinin g├╝c├╝ne ┼čiddetle ihtiyac─▒ oldu─čunu s├Âyleyen ve bu s├Âzlerle memleket d├óv├ós─▒ndaki samim├« d├╝┼č├╝ncelerini ortaya koyan bir ─░sl├óm ├ólimini yani ─░skilipli ├ét─▒f EfendiÔÇÖyi tan─▒tmaya ├žal─▒┼čm─▒┼čt─▒m. Bu ay ise, bu b├╝y├╝k ilim adam─▒n─▒n hayat─▒yla ilgili farkl─▒ baz─▒ noktalar─▒ ve haks─▒z yere idam edili┼činin hazin hik├óyesini anlatmaya ├žal─▒┼čaca─č─▒m.

1876 y─▒l─▒nda ─░skilipÔÇÖin Tophane K├Ây├╝ÔÇÖnde d├╝nyaya gelen ─░skilipli ├ét─▒f Efendi, yedi y─▒l s├╝ren medrese tahsilinin sonunda ic├ózet ald─▒ktan sonra ru├╗s imtihan─▒n─▒ kazanarak ┬źm├╝derris┬╗ olmu┼č, ertesi y─▒l Fatih CamiiÔÇÖnde ders vermeye ba┼člam─▒┼čt─▒. Ayn─▒ y─▒llarda kaydoldu─ču D├ór├╝lf├╝n├╗nÔÇÖun il├óhiyat ┼čubesinden 1905ÔÇÖte mezun olmu┼č, 1919ÔÇÖda Te├ól├«-i ─░sl├óm CemiyetiÔÇÖnin ba┼čkanl─▒─č─▒na getirilmi┼č, 1922 Ramaz├ónÔÇÖ─▒nda, ┬źMuhatap┬╗ s─▒fat─▒yla Sultan Vah├«dedd├«nÔÇÖin ┬źHuzur Dersleri┬╗ne davet edilmi┼čti. ├ét─▒f Hoca; b├Âylesi mertebelere y├╝kseldikten sonra bile tev├ózu ve mahviyetinden asla vazge├žmemi┼č, padi┼čah da d├óhil olmak ├╝zere, hi├ž kimseden hediye ve ihsan kabul etmemi┼č, bu prensibinden zerrece taviz vermemi┼čti. Bu davran─▒┼člar─▒yla, devrinin d├╝r├╝stl├╝k ve as├óletiyle ├žok sevilen bir d├«n├« ┼čahsiyeti h├óline gelmi┼čti.

BENİ İHYÂ ETTİNİZ!

├ét─▒f HocaÔÇÖn─▒n ┼č├Âhreti; sadece ├╝lke i├žine de─čil, ├╝lke d─▒┼č─▒na da yay─▒lm─▒┼čt─▒. ─░stanbulÔÇÖa gelen yabanc─▒lar dah├« kendisiyle ilgileniyorlard─▒. Bir g├╝n Amerikan Sef├óreti erk├ón─▒ndan baz─▒ kimseler; ├ét─▒f HocaÔÇÖy─▒ ziyarete gelmi┼č, onunla saatlerce ─░sl├óm├« konularda m├╝z├ókerede bulunmu┼č, ayr─▒l─▒rken elini ├Âpmekten kendilerini alamam─▒┼č, onu AmerikaÔÇÖya davet etmi┼člerdi.

Bir ba┼čka g├╝n; B├ób-─▒ Me┼čihatÔÇÖe ba┼čvurarak baz─▒ m├╝┼čk├╝llerini halletmek istedi─čini s├Âyleyen d├╝nyaca tan─▒nm─▒┼č bir ─░talyan m├╝ste┼čriki, ┼čeyh├╝lisl├óm taraf─▒ndan ├ét─▒f HocaÔÇÖya g├Ânderilmi┼čti. Saatlerce HocaÔÇÖy─▒ dinleyerek, ├ž├Âzemedi─či karma┼č─▒k problemlerinin halledildi─čini g├Âren adam; yan─▒ndan ayr─▒l─▒rken ┼č├Âyle demi┼čti:

ÔÇťSiz; senelerden beri zihnimi kurcalayan ve bir t├╝rl├╝ i├žinden ├ž─▒kamad─▒─č─▒m en zor meseleleri, en ikna edici ┼čekilde hallederek, beni cidden ihy├ó ettiniz. Her tarafa yay─▒lm─▒┼č ┼č├Âhretinizin pek hakl─▒ oldu─čunu ┼čimdi daha iyi anlam─▒┼č bulunuyorum.ÔÇŁ

Hatt├ó FransaÔÇÖda bas─▒lmakta olan birtak─▒m m├╝ste┼črik dergileri dah├« kendisinden, y├╝ksek ├╝cretler kar┼č─▒l─▒─č─▒nda ─░sl├ómiyetÔÇÖe dair yaz─▒lar teÔÇÖlif etmesini istemi┼člerdi.

ONU B─░R DAHA G├ľRMED─░M!

Osmanl─▒ DevletiÔÇÖnin son y├╝zy─▒l─▒nda yeti┼čmi┼č k─▒ymetli ├ólimlerimizden biri olan ─░skilipli ├ét─▒f Efendi; 7 Aral─▒k 1925 g├╝n├╝ ak┼čam─▒, 1924 y─▒l─▒nda kaleme al─▒p Maarif Vek├óletiÔÇÖnin ruhsat─▒ ile bast─▒rd─▒─č─▒ ┬źFrenk Mukallitli─či ve ┼×apka┬╗ isimli ris├ólesi sebebiyle ┬ź┼×apka KanunuÔÇÖna Muhalefet┬╗ etti─či gerek├žesiyle tevkif edilerek, Ankara ─░stikl├ól Mahkemesi taraf─▒ndan GiresunÔÇÖa sevk edilmi┼čti. ─░ddiaya g├Âre, GiresunÔÇÖdaki isyanda da pay─▒ vard─▒. Ancak ayaklanman─▒n eleba┼č─▒ H├óf─▒z Muharrem; ├ét─▒f HocaÔÇÖy─▒ tan─▒mad─▒─č─▒n─▒ s├Âyleyince beraat ederek, tekrar ─░stanbulÔÇÖa getirilmi┼č, l├ókin mevk├╗fiyeti (tutukluluk h├óli) devam etmi┼čti!

Tevkif h├ódisesi ┼č├Âyle geli┼čmi┼čti:

Hoca, ak┼čam namaz─▒n─▒n farz─▒n─▒ k─▒ld─▒─č─▒ s─▒rada, L├óleliÔÇÖde Fethi Bey CaddesiÔÇÖndeki evinin kap─▒s─▒ ├žal─▒nm─▒┼č; polis m├╝d├╝riyeti taraf─▒ndan g├Ânderilen memurlar, ellerinde aramalar─▒na cevaz veren herhangi bir belge olmamas─▒na ra─čmen, evi taharr├« etmek (aramak) istemi┼člerdi. Hoca, buna ra─čmen, memurlara n├ózik davranm─▒┼č, onlar─▒ evine davet etmi┼č;

ÔÇťK├╝t├╝phanem buras─▒, buyurun!ÔÇŁ diyerek, yol g├Âsterdikten sonra, kendilerini yaln─▒z b─▒rak─▒p salona ├žekilmi┼čti. Bu arada ├ét─▒f HocaÔÇÖn─▒n yeg├óne serveti olan ve y─▒llardan beri bin emek ve itina ile toplad─▒─č─▒ kitaplar─▒; memurlar─▒n hoyrat elleriyle ├ódeta didik didik edilmi┼č, ├žekme g├Âzlerinde ele ge├žen k├╝├ž├╝c├╝k not par├žalar─▒ bile gasp edilmi┼čti. Hoca; daha sonra odaya gelip duruma ┼čahit olmas─▒na ra─čmen, e┼čine d├Ân├╝p, misafirlere kahve pi┼čirmesini s├Âylemi┼č, hatt├ó e┼činin bu kadar misafirperverli─či fazla bularak;

ÔÇťÔÇôAman efendi, evimizi basanlara bir de kahve mi ikram edelim?ÔÇŁ s├Âz├╝ne tebess├╝mle;

ÔÇťÔÇôZarar─▒ yok han─▒m, onlar da emir kulu. Belki yorulmu┼člard─▒r, birer yorgunluk kahvesi i├žsinler, sevapt─▒r!ÔÇŁ diyerek, cevap vermi┼čti…

Polis ├ómiri, araman─▒n tamamlanmas─▒ ├╝zerine usulca HocaÔÇÖya sokularak;

ÔÇťÔÇôHoca Efendi Hazretleri, bizimle beraber be┼č dakika i├žin, m├╝d├╝riyete kadar zahmet buyurman─▒z─▒ istirham ederim.ÔÇŁ demi┼čti. Bu teklif, nez├óketle dah├« olsa, neticede tevkif edilmek demekti… Hakk─▒nda ┬źtevkif m├╝zekkeresi┬╗ bile olmadan, babas─▒n─▒n b├Âyle sinsice evden g├Ât├╝r├╝l├╝┼č├╝n├╝, sonradan g├Âzya┼člar─▒yla anlatan biricik k─▒z─▒ Mel├óhat;

ÔÇťÔÇôBir daha babam─▒ g├Ârmedim!ÔÇŁ diyecekti.

BA┼×KASINA CAH─░L D─░YEB─░LMEK!

├ét─▒f HocaÔÇÖn─▒n; mevkuf bulundu─ču odadaki tek arzusu, be┼č vakit namaz─▒n─▒ k─▒labilece─či temiz bir k├Â┼če bulabilmekti. Fakat onun bu arzusu dah├« su├ž say─▒l─▒yor olmal─▒ ki; bundan bile mahrum edilmi┼č, hapsedildi─či odada, namaz k─▒laca─č─▒ temiz k├Â┼če bulabilmek ┼č├Âyle dursun, ili┼čecek temiz bir kar─▒┼č yer dah├« g├Ârememi┼čti.

M├╝d├╝riyette g├Ârevli bir ba┼čkomiser, HocaÔÇÖn─▒n o g├╝ne kadar yazm─▒┼č oldu─ču d├«n├« eserlere at─▒fta bulunarak, ┼ču hakareti s├Âyleme c├╝retinde bulunacakt─▒:

ÔÇťÔÇôSen nihayet cahil bir medrese hocas─▒s─▒n, b├Âyle ba┼č─▒ndan b├╝y├╝k i┼člere ne kar─▒┼č─▒rs─▒n?ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôA evl├ód─▒m, bir insan─▒n ba┼čkas─▒na cahil diyebilmesi i├žin, hi├ž olmazsa onun kadar ilim ve maarif k├╝rs├╝lerinde dirsek ├ž├╝r├╝tm├╝┼č olmas─▒ l├óz─▒m gelmez mi? Ben bu kadar okuduktan sonra dah├«; acaba daha nerede, hangi D├ór├╝lf├╝n├╗nÔÇÖda okuyabilirim, diye ├žok d├╝┼č├╝nd├╝m ve arad─▒m, ama daha yukar─▒s─▒ yoktu… Fakat buna ra─čmen, beni tevk├«fe geldi─činiz ├óna kadar da hep okumakla me┼čguld├╝m…ÔÇŁ

HOCAÔÇÖYA BO┼×UNA EZ─░YET ETT─░K!

Giresun ─░stikl├ól Mahkemesi reisi ve ├óz├ólar─▒ bile, ├ét─▒f HocaÔÇÖy─▒ muhakeme ettikten sonra, hislerini gizleme l├╝zumu duymam─▒┼č;

ÔÇťÔÇôBu ├ólim ve f├óz─▒l hocay─▒ me─čer bo┼čuna eziyete sokup, buralara kadar getirmi┼čiz. Ortada ithama med├ór olacak hi├žbir ┼čey yok.ÔÇŁ demekten kendileri alamam─▒┼člard─▒.

Art─▒k ortada su├ž te┼čkil edecek bir ┼čey olmad─▒─č─▒ tahakkuk etti─činden, serbest b─▒rak─▒lmas─▒ bekleniyordu. Ancak ─░stanbulÔÇÖa gelir gelmez, AnkaraÔÇÖya sevk edilmi┼č, bu defa da oradaki ─░stikl├ól MahkemesiÔÇÖnin huz├╗runa ├ž─▒kar─▒lmas─▒na karar verilmi┼čti.

─░snad edilen su├ž:

┼×apka mevzuunda yazd─▒─č─▒ ris├óle sebebiyle kanuna muhalefetti. H├ólbuki GiresunÔÇÖdaki mahkeme; HocaÔÇÖn─▒n ┼čapka aleyhine yazm─▒┼č oldu─ču ┬źFrenk Mukallitli─či┬╗ isimli eserini buldurmu┼č, fakat bunun ┬ź┼×apka Kanunu┬╗nun ├ž─▒kmas─▒ndan ├žok ├Ânce yay─▒nlanm─▒┼č oldu─čunu anlay─▒nca, ortada bu a├ž─▒dan mesÔÇÖ├╗liyeti gerektirecek bir durum g├Ârememi┼čti. ├ç├╝nk├╝ ├ét─▒f HocaÔÇÖn─▒n bu kitab─▒, memlekette ┼čapka giymenin su├ž say─▒ld─▒─č─▒ g├╝nlerde yay─▒nlanm─▒┼č bulunuyordu.

***

26 Ocak 1926 g├╝n├╝ yap─▒lan duru┼čmada; Mahkeme Reisi Afyon Mebusu Ali ├çET─░NKAYA (Kel Ali), ├ét─▒f HocaÔÇÖn─▒n ger├že─či g├Âzler ├Ân├╝ne seren ifadeleri kar┼č─▒s─▒nda ┼ča┼č─▒r─▒p kalm─▒┼čt─▒. Mademki d├óv├ón─▒n esas─▒n─▒ te┼čkil eden kitap; ┼čapka kararnamesinin ne┼črinden ├žok ├Ânce yay─▒nlanm─▒┼č, ondan sonra da bir tane bile sat─▒lmam─▒┼čt─▒r, mademki ne┼čirden ├Ânce resm├« ruhsat─▒ al─▒nm─▒┼č ve mahkeme de ┬źmuz─▒r olmad─▒─č─▒na┬╗ kanaat getirmi┼čtir; o h├ólde bu kitaptan dolay─▒ ├ét─▒f Hoca nas─▒l su├žlu say─▒labilecekti?

ÂTIF HOCA NEDEN İDAM EDİLDİ?

├ét─▒f Hoca, tekrar g├Ânderildi─či hapishane ko─ču┼čunda ad├óletin tecell├«sini beklerken, m├╝tevekkil ve sakindi… H├ókimler heyeti ise; HocaÔÇÖy─▒, hangi gerek├želerle idam edece─čini bir t├╝rl├╝ kestiremiyor, bu cinayeti mutlaka i┼čleyebilmek i├žin, her ├žareye ba┼čvuruyor, di─čer mevkuflar─▒ ├ét─▒f HocaÔÇÖn─▒n aleyhinde konu┼čturma ├žareleri ar─▒yordu. Nihayet 2 ┼×ubat g├╝n├╝ gelmi┼čti… O g├╝n yap─▒lan duru┼čmada, iddia makam─▒nda bulunan Savc─▒ Necip Ali (K├ť├ç├ťKA); mahkeme heyetine, ─░skilipli ├ét─▒f HocaÔÇÖn─▒n ┬ź├╝├ž seneden az olmamak ├╝zere k├╝re─če mahk├╗m edilmesini┬╗ talep etmi┼čti. Herkes savc─▒n─▒n, HocaÔÇÖn─▒n k├╝re─če konulmas─▒ iste─čini zalim├óne bir talep olarak de─čerlendirdi. ├ç├╝nk├╝ HocaÔÇÖy─▒ bu cezaya ├žarpt─▒racak hi├žbir delil veya sebep yoktu! Mahkeme Reisi, kar┼č─▒s─▒na getirtti─či onlarca ┼čahidin hi├žbirinden ├ét─▒f Hoca aleyhinde tek s├Âz i┼čitmemi┼čti. Hoca beraat etmeli, serbest b─▒rak─▒lmal─▒yd─▒… Reis, maznunlara;

ÔÇťÔÇôM├╝dafaan─▒z yar─▒n dinlenecektir!ÔÇŁ diyerek, duru┼čmay─▒ sona erdirmi┼čti…

Reis ├çetinkaya ertesi g├╝n, savunma s─▒ras─▒ ├ét─▒f HocaÔÇÖya gelince;

ÔÇťÔÇôSavunman─▒z─▒ yap─▒n!ÔÇŁ diye seslendi. Hoca her zamanki vakur haliyle aya─ča kalkm─▒┼č;

ÔÇťÔÇôH├ócet yok efendim, m├╝dafaa edilmeyi m├╗cip bir g├╝nah─▒m─▒z─▒n bulunmad─▒─č─▒ tebeyy├╝n etmi┼čtir. Vicdan─▒n─▒z─▒n verece─či h├╝kme intizar ediyorum.ÔÇŁ diye cevap vermi┼čti.

Reis so─čuk bir ifade ile;

ÔÇťÔÇôPeki, mahkemenin ad├óletinden emin olabilirsiniz, oturunuz!ÔÇŁ demi┼čti.

Fakat az sonra ayn─▒ mahkeme; kendi savc─▒s─▒n─▒n b├╝t├╝n gayretke┼čli─čine, hatt├ó HocaÔÇÖya ┼čiddetli ceza vermek isteyen merhametsizli─čine ra─čmen, idam─▒n─▒ talep edemedi─či ├ét─▒f HocaÔÇÖy─▒ idama mahk├╗m etmi┼čti. ├ét─▒f Hoca ertesi g├╝n (4 ┼×ubat 1926) ┼čafak s├Âkerken, AnkaraÔÇÖda eski meclis binas─▒ yak─▒nlar─▒ndaki Karao─član ├çar┼č─▒s─▒ÔÇÖnda idam edilecekti.

├ét─▒f HocaÔÇÖn─▒n hi├ž kimseye bildirilmeyen veya herkesten gizlenen kabri, vefat─▒ndan 81 y─▒l sonra (2007) uzun gayretler neticesinde ortaya ├ž─▒kar─▒ld─▒, cenaze namaz─▒ k─▒l─▒nd─▒ ve kemikleri ─░skilipÔÇÖteki il├že mezarl─▒─č─▒na defnedildi.

GER├çEKLERE TERS B─░R YAZI…

S├╝leyman Demirel ├ťniversitesi ─░l├óhiyat Fak├╝ltesi ├ľ─čretim ├ťyesi Prof. Dr. ─░smail YAKIT; bir yaz─▒s─▒n─▒n, ─░stikl├ól MahkemesiÔÇÖnin konuya ili┼čkin karar─▒ndan iktibas etti─či sat─▒rlar─▒nda;

ÔÇť31 Mart irtic├ó h├ódisesi ve Mahmud ┼×evket Pa┼ča merhumun katledilmesiyle de al├ókadar bulundu─čundan ├že┼čitli su├žlar ile cezaya ├žarpt─▒r─▒ld─▒─č─▒ ve SinopÔÇÖa s├╝r├╝ld├╝─č├╝ ve ayr─▒ca i┼čgal ordusuna mukavemet edilmemesi hususunda ba┼čkanl─▒─č─▒n─▒ yapt─▒─č─▒ ┬źTe├ól├«-i ─░sl├óm Cemiyeti┬╗ ad─▒na d├╝zenledi─či beyannameleri Yunan tayyareleriyle Anadolu k├Âylerine att─▒rd─▒─č─▒, yenili─če ve CumhuriyetÔÇÖe daim├« bir d├╝┼čman vaziyeti alm─▒┼č olan ad─▒ ge├žen ki┼činin…ÔÇŁ diyerek, mahkeme heyetinin ithamlar─▒n─▒ aynen s├╝rd├╝rm├╝┼čt├╝r.1

H├ólbuki 31 Mart VakÔÇÖas─▒nda bir hafta tutuklu kalan ├ét─▒f Efendi, Mahmud ┼×evket Pa┼ča h├ódisesine d├óhil oldu─ču gerek├žesiyle SinopÔÇÖa s├╝r├╝lm├╝┼č; ├çorum, Bo─čazlayan ve SungurluÔÇÖda yakla┼č─▒k bir, bir bu├žuk y─▒l kadar s├╝rg├╝n hayat─▒ ya┼čad─▒ktan sonra ─░stanbulÔÇÖa d├Ânm├╝┼č; ancak her iki olaydan sonra da resm├« makamlar, bir yanl─▒┼čl─▒─ča kurban gitti─čini, su├žlu olmad─▒─č─▒n─▒n anla┼č─▒ld─▒─č─▒n─▒ ifade etmi┼člerdir.2

Te├ól├«-i ─░sl├óm Cemiyeti; ilk i┼č olarak ─░zmirÔÇÖin Yunanl─▒lar taraf─▒ndan i┼čgalini protesto eden bir beyanname yay─▒nlam─▒┼č, i┼čgal kuvvetlerine ve yeni bir tehlike olarak ortaya ├ž─▒kan Bol┼čevizmÔÇÖe kar┼č─▒ olan beyannamelere de imza atm─▒┼čt─▒.3

Say─▒n Yak─▒t; objektif kriterlerden uzak, ├óf├ók├« m├╝l├óhazalarla dolu yaz─▒s─▒n─▒, o d├Ânemde bir zul├╝m makinesi olarak faaliyet g├Âsteren Ankara ─░stikl├ól(-siz) MahkemesiÔÇÖnin, hukuk├« hi├žbir dayana─č─▒ olmayan, son derece tarafl─▒ ve zalimce kararlar─▒na istinad ettirmi┼č; hatt├ó a┼č─▒lmaz ┼čairimiz rahmetli Necip Faz─▒lÔÇÖ─▒ bile alayc─▒ bir ├╝sl├╗pla k├╝├ž├╝msemi┼č, onun Hoca ile ilgili d├╝┼č├╝ncelerini ┬źhayal ├╝r├╝n├╝┬╗ olarak de─čerlendirmi┼čtir.

Ankara ─░stikl├ól MahkemesiÔÇÖnin (ve di─čerlerinin) kararlar─▒ gayr-i hukuk├« ve gayr-i ├ódildir, insanl─▒ktan uzakt─▒r. Bu h├ódiseden 35 sene sonra 1961ÔÇÖde, Yass─▒ada MahkemesiÔÇÖnin zalim Reisi S├ólim BA┼×OL da t─▒pk─▒ a─čababalar─▒n─▒n yolunda y├╝r├╝m├╝┼č, rahmetli Ba┼čvekil Menderes ve arkada┼člar─▒n─▒ ipe g├Ânderdi─či bir duru┼čmada MenderesÔÇÖi;

ÔÇťSizi buraya t─▒kan kuvvet b├Âyle istiyor!ÔÇŁ diyerek azarlam─▒┼č, mahkemenin hukuk├« olmad─▒─č─▒n─▒ a├ž─▒k├ža ifade ederek, emir ald─▒─č─▒ makamlar─▒ i┼čaret etmi┼čti…

├ét─▒f Hoca; ilm├« liy├ókati, m├╝cadeleci ┼čahsiyeti, dir├óyetli ki┼čili─či, dalkavuklu─ča yatk─▒n olmayan karakteri, d├«n├« mahfillerdeki b├╝y├╝k itibar─▒ ve engin n├╝fuzu sebebiyle, maksatl─▒ birtak─▒m ├ževrelerce rejimin gelece─či i├žin potansiyel bir tehlike g├Âr├╝ld├╝─č├╝ i├žin idam edilmi┼čtir vessel├óm… Gerisi l├óf u g├╝zaft─▒r…

_________________

1 ─░smail YAKIT, ─░skilipli ├ét─▒f Hoca ┼čapkadan dolay─▒ m─▒ as─▒ld─▒?, Uluslararas─▒ T├╝rkiye Cumhuriyeti Sempozyumu Bildirileri, 22-24 Ekim 2008, s. 757-763.
2 Eb├╗ÔÇÖl-├Ťl├ó Mardin, Huzur Dersleri, ─░stanbul, 1966, II, III, s. 969-976.
3 Sadık ALBAYRAK, İskilipli Mehmed Âtıf Efendi, DİA, c. 22, s. 583.