TÜKENME!

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Gaflet ayrığını kökünden yolsun, Gönül bağı, rahmet gülüyle dolsun, Sarıl besmeleye geçmeden mevsim, Bülbüller şakısın, cennetlik olsun… Tükenme, sönmesin kalbinde azim, Besmele çek; Allah, Rahmân ve Rahîm!

Continue reading »

BİR GARİP HER GARİP

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Yanarsa bir garibin kalbi, bahçeler de yanar, Yanan o zümrüdü her göz, ateş diyârı sanar. Hayırdadır göğe rahmet, bu yer için bereket, Cömert ufuk, bulutun gönlü, her garîbi anar! vezni: mefâilün / feilâtün / mefâilün / feilün

Continue reading »

RAHMET DAMLASI

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Topraklar kurumaz, yaprak kurumaz, Gönülden gözlere taşarken şebnem! Güller açar, bülbül öter kış ve yaz, Bahar mevsiminde yaşarken şebnem!.. Bulut bulut gökte rahmet damlası, Irmak ırmak yerde hasret damlası, Ezelî bir feyzin ebet damlası, İnsanın alnında coşarken şebnem!..

Continue reading »

NA‘T-İ HABÎB

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Ağla ey bülbül, bu hicrân, inci eyler şebnemi; Bağda güldür artıran, güldür azaltan, mâtemi. Döktürür bir yanda sel, bir yanda yangın coşturur, Gül bu zîrâ hem cehennem, hem de cennet dirhemi. Öyle fethetmiş ezelden bahçıvânın kalbini, Aşkı cennetten çıkarmış meşk ederken çiğdemi! Gül elinden devşirir gufrânı ancak, tevbekâr, Lutf-i Rahman böyle mağfûr eylemiştir Âdem’i. Türlü mevsim […]

Continue reading »

YÜZAKI

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Yakalım ay gibi göklerde özü, Açalım her gece cânâna gözü, Parlatıp söyletelim, câna, sözü; Yüreğin defteri, mânâ Yüzakı… Öz sedeften açılan sergiyi gez, İnciler; incitemez, incinemez, Şimdi, baş tâcı eden kıymeti sez; Güzelin cevheri, yektâ Yüzakı… vezni: feilâtün / feilâtün / feilün (fâilâtün)

Continue reading »

HAK BU!

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Mârifet ilmi kayıp medresede, Hani hikmet ve gönül hendesede? Sen de hiçlik denilen mektebe koş, «Hak bu» Seyrî, niceler «gak» dese de… vezni: feilâtün / feilâtün / feilün (fâilâtün)

Continue reading »

O (S.A.S.) EĞİTTİ…

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Yüce ahlâkını Kur’an’da Hudâ methediyor, Ahmed ismiyle müsemmâ, o fazîlet güneşi… Beşerin nefsi kudurmuştu, ümitsizdi gönül, Eğitip etti ümitvâr, o beşâret güneşi… vezni: feilâtün / feilâtün / feilâtün / feilün (fâilâtün)

Continue reading »

“LÂ HAVLE!”

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) II. Abdülhamid Han’ın Istırabıyla Filistin, Gazze, Suriye ve zulmün harap ettiği tüm İslâm diyarları için… Merhamet nerde, zulüm can yutuyor, Soykırımlar hele vicdan yutuyor, Katliam timsahı çıldırdı yine; Durmadan mîdesi, insan yutuyor! Yine vahşet, yine dehşet, yine alçakça zulüm, Keyf-i zâlim yine mazlumlara kusmakta ölüm! Ne felâket, yine yağmur gibi kurşun yağıyor, Yine lânetli adamlar, bebeden […]

Continue reading »

SARP YOKUŞ

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Köleler çok yine âzâd edebilmek, çile, zor, Şiddet altında yetim kalbi doyurmak hele, zor. Bombalardan sürünen yoksula ikrâm, çok güç, Bir olan gerçeğe îmân edişin zorluğu üç. Zorlu gün sabr-ı cemil tavsiye etmek ise, kor, Merhamet tavsiye etmek de çetin, âyete sor. Benzetir Hazret-i Hak, hepsini sarp bir yokuşa, Aşalım her zoru Seyrî, erelim kurtuluşa… feilâtün […]

Continue reading »

GÖRECEKSİN O’NU…

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Açılır perdeler ey göz, görene, Gör de bak bir daha seyreyle yine, Var olan burda ne, cennetteki ne? Göreceksin O’nu ey yolcu uyan, Candan ol, Hazret-i Allâh’a revan! Gölgeler meydanı gel-geç bu fasıl, Her şeyin gerçeği, mahşerde asıl, Bak ecel sonrası, gördün mü, nasıl? Göreceksin O’nu ey yolcu uyan, Candan ol, Hazret-i Allâh’a revan! Lâ demez […]

Continue reading »
1 2 3 5