Şanlı Mâzimizden Seçme Nükteler – SEYYİDİMİZ FAHR-İ ÂLEM

YAZAR : Abdullah Mesud HIDIR mahidir@gmail.com Cezayir’in millî kahramanı Emir Abdülkādir el-Cezâirî, 1807 yılında Cezayir’de dünyaya geldi. Hazret-i Hasan’ın soyundan gelen Abdülkādir Cezâirî çocukluğunda sağlam bir din eğitimi aldı, silâh kullanmayı ve ata binmeyi öğrendi. Emir Abdulkādir el-Cezâirî; Kādiriyye, Nakşibendiyye, Mevleviyye ve Şâzeliyye tarîkatlarında ilerlemiş bir sûfî olarak 1825 yılında hac yolculuğu esnasında Şeyh Şâmil ve Hâlid-i Bağdâdî ile görüştü. […]

Continue reading »

Şânlı Mazimizden Seçme Nükteler – GÖĞE DEĞECEKTİM

YAZAR : Abdullah Mesud HIDIR mahidir@gmail.com Hazret-i Ali -radıyallâhu anh-, 600 yılında Mekke-i Mükerreme’de doğdu. Peygamber Efendimiz -sâllâllâhu aleyhi ve sellem-’in amcasının oğlu, damadı ve dördüncü halîfesidir. Çocukluğunda hiç puta tapmadığı için «Kerremallâhu vechehû» yani «Allah yüzünü mükerrem kılsın, şereflendirsin.» duâsıyla anıldı. 10 yaşlarındayken İslâm ile şereflenen Ali -radıyallâhu anh-, hicrî 2. senenin son ayında Hazret-i Fâtıma ile evlendi. Hazret-i […]

Continue reading »

OSMANLI ÇINARINI YEŞERTEN KUVVET

YAZAR : Sami GÖKSÜN Esas olan, beldelerin fethi değil, gönüllerin fethidir. Kılıç, top, tüfek ancak; taştan, demirden kaleleri ve kapıları açar. Gönülleri ise ancak derya gönüller, dergâh gönüller fetheder. Tarihimiz bunun şahididir. Selçuklu sultanı Alparslan, Anadolu’nun kapılarını bu anlayışla açmış ve başarılı olmuştur. Osmanlı Devleti, fetihlerinde hep bu yolla başarılı olmuştur. İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmed Han; hocası, gönül eri […]

Continue reading »

Edebâlî Hazretleri’nden Osman Gazi’ye TARİHÎ NASİHATLER!

ŞAİR : SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Tarihî gerçekler değişmez. Onlar, yaşanmışlığın mührü ile silinmez bir mevcudiyete sahiptir. İçlerinden bir kısmı, belki yaşandığı dönemlerde söze aksetmemiştir. Ancak her birinde, çarpıtılmadıkları müddetçe öz itibarıyla tartışmasız bir mevcudiyet gerçeği vardır. İstanbul fethinde surlara bayrak dikmemiz gibi. İtirazsız bir gerçek bu. Fakat onu kim dikti? Ulubatlı Hasan diye biri var mı, yok mu? Bu […]

Continue reading »