Mü’minin Hayat Kalitesi: İHSAN

YAZAR : Yard. Doç. Dr. Mustafa CANLI Bir gün Allah Rasûlü -sallâl­lâhu aleyhi ve sellem- ashâbıyla birlikte oturuyorken, elbisesi bembeyaz, saçları simsiyah ve üzerinde herhangi bir yolculuk belirtisi de olmayan bir adam çıkageldi. Orada bulunanların hiçbiri onu tanımıyordu. Adam, Hazret-i Peygamber’in yanına yaklaştı. Dizlerini O’nun dizine dayayıp ellerini uylukları üzerine koydu. Sonra da; “–Ey Muhammed! Bana İslâm’ı anlat!” dedi. Allah […]

Continue reading »

YÜCE RABBİMİZ’İN İLİM ve KUDRETİ

YAZAR : İrfan ÖZTÜRK Ey kardeş! Âlemlerin Rabbi olan Allah birdir. Mülk O’nundur. Allah; bütün âlemlerin yaratıcısı, tek ve kesin hâkimidir. Her şey Allâh’ın emrinde, sonsuz kudreti ve tasarrufu altındadır. Allâh’ın izni ve iradesi olmadan; en küçük bir madde hareket edemez, yer değiştiremez; kimyevî ve fizikî bir değişim gerçekleştiremez. Lütfen, peşin bir hüküm taşımadan ve akl-ı selîminle önce kendini incele […]

Continue reading »

Zahir ve Bâtında İstikamet

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi EMROLUNDUĞUN GİBİ OL! فَاسْتَقِمْ كَمَٓا اُمِرْتَ Cenâb-ı Hak bizi, Zâtına kulluk edelim diye yaratmıştır. Bu ibâdet vazifesi, «mârifetullah» ve «muhabbetullâh»ı da hedefler. Bu vazife dâimîdir. Yani bir mü’min; hayatının her ânında, her safhasında, Allâh’ın kulu olduğu hakikatini unutmadan yaşamalıdır. Son nefese kadar, kulluğa devam etmelidir. İstikrarlı bir şekilde kulluğa devam etmenin adı; «İstikamet»tir. Rabbimiz; […]

Continue reading »

UYAN!..

ŞAİR : FECRÎ (İbrahim BAZ) ibrahim.baz@hotmail.com Bu ne derin uykudur, asırlar geldi geçti, Ekmeğini el yedi, suyunu eller içti. Yüz yıl oldu başına vurur, garbın tokmağı, Bilmez olmuşsun artık, ne solu ne de sağı. Kaybolmuş istikamet, neresi kıblegâhın? Çıkmıyor artık sesin, ne figānın ne âhın. Bir kulak ver kalbine, nerden gelir ilhâmın, Nifak üflüyor iblis dünya olmuş merâmın. Din sanırsın […]

Continue reading »

TEK YOL, İSTİKAMET!

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi   ŞEYTANIN HİLESİ Hazret-i Mevlânâ bir kıssa nakleder: “Adamın biri her zaman «Allah!.. Allah!..» diye zikreder, bu zikirden ağzı bal yemiş gibi tatlanırdı. Bir gün şeytan gelip; «‒Ne diye durmadan ‘Allah!.. Allah!..’ deyip duruyorsun. Bunca zamandır ‘Allah!..’ demene karşılık bir kerecik olsun Allah sana; ‘Lebbeyk / buyur kulum, ne istiyorsun?’ dedi mi? Sende hiç […]

Continue reading »

OKUMANIN OKUTMANIN YOLU BU!

ŞAİR : Abdullah GÜLCEMAL abdullah_gulcemal@hotmail.com Hocam yavrularım al sana teslim, Yaradan Rabbinin adıyla okut! İstikamet üzre yürüsün neslim, Yaradan Rabbinin adıyla okut! Her işine besmeleyle başlasın, Hak korkusu iliğine işlesin, Nerde şeytan görür ise taşlasın, Yaradan Rabbinin adıyla okut! Sam yelleri kurutmasın özünü, Düşünmeden söylemesin sözünü, Takip etsin Peygamber’in izini, Yaradan Rabbinin adıyla okut! Kevser bardakların döken olmasın, Tuğba filizlerin […]

Continue reading »

BAHÂÜDDİN ŞÂH-I NAKŞİBEND -kaddesallahu sırruh- HAZRETLERİ

ŞAİR : Sâmi İLHAN samilhan@hotmail.com B aba Semmâsî verdi, müjdeyi mürîdâna, A ldı bir «er» kokusu, tâ Buhârâ’dan yana. H induvân Kasrı ismi değişecek buyurdu, Â rifan Kasrı densin, bu beldenin adına! Ü ç günlüktü mübârek, kucağa aldığında, D edi; «Benim oğlumdur!» evlâd olacak bana, D iyar diyar dolaşıp, İslâm’ı anlatacak, İ smini yola vermek yazılmıştı bahtına, N e güzel […]

Continue reading »

KARANFİL SANA KOKAR

ŞAİR : Hayrettin DURMUŞ hayrettin_durmus@mynet.com Göçebe bulutlardan gülümserken ay yüzün, Erir kar, gider efkâr, biter gönülde hüzün. Bedir gözünde parlar, Sen’de en büyük kāmet, Sen âlemlere rahmet, cihana istikamet. Istırap yükümüzün şaşmaz paratoneri, Ne işe yarar Sen’siz insanlığın hüneri? Taşa tuttular Sen’i, benim başım yarıldı, Al kanların Uhud’un toprağına karıldı. Ne zaman bulutları görsem Sen’i sorarım, Yüreği paramparça ayda Sen’i […]

Continue reading »

İLÂHÎ RAHMETE KOŞUN!

YAZAR : M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Her yerde ve her şeyde bir koşturmaca. Trafik yoğun. Çünkü hayat, ihtiyaçlar ve hedefler ekseninde devamlı bir koşmaya bağlı. Kâinatta mola yok. Bir saniye bile… Ne varsa, hareket ve gayret hâlinde. Bilâ-istisnâ, yürür değil, koşar vaziyette. Koşan, çünkü hedeften kopmaz; gayeden ayrılmaz; maksada paralel bir gidişâtın bereketli neticesine mazhar olur. Koşmayan ise; durgunlaşır, […]

Continue reading »
1 2 3 4