O KADAR SEVDİM Kİ ÖĞRETMENİMİ

Abdullah GÜLCEMAL abdullah_gulcemal@hotmail.com Daha küçücüktüm tuttu elimden, Aklım yetmez, dinlemezdim söz bile… Bir annem anladı bir o dilimden, Bana yokuş görünürdü düz bile… Sevgiyle sarıldı, şefkatle öptü, Gülüyordu dudak ile göz bile… O sımsıcak sînesinin yanında, Soğuk kalır ocaktaki köz bile… O kadar sevdim ki öğretmenimi, Bir görseniz şaşardınız siz bile… Zaman zaman sevildikçe şımarıp, Arada bir ediyordum naz bile… […]

Continue reading »

DİLİMİN BAĞINI ÇÖZ ÖĞRETMENİM

Ahmet ARSLAN arslanahmet52@hotmail.com Fedâkâr yanınla sen sevgi dokut, Ben okuyacağım, söz öğretmenim!.. Emek verip öğret, bizi sen okut, Senle görecek bu göz öğretmenim!.. Her dâim gülersin, nurlu yüzlerin, Öğretme arzunla parlar gözlerin, Âyettir, hadistir senin sözlerin, Önünde bükülür diz öğretmenim!.. Öğrenci, okulun taze fidanı, Tüten bu ocağın sönmez dumanı, Yaralı dillerin sensin dermanı, Bizi damla damla süz öğretmenim!.. Hikmetli gözlerle […]

Continue reading »

80. Sayı Takdim

  Kıymetli Okuyucularımız, Kulaklarımızın duyması için bir alt ve üst sınır var. O eşiklerin altını da üstünü de işitmiyoruz. Bir an bu eşiklerin olmadığını düşünsek, yerin altında, üstünde ve göklerdeki muazzam sistemleri bir işitsek; buna tahammül edebilir miydik?.. Güneşteki ve güneş gibi milyonlarcasındaki dev reaktörler… Binlerle galaksideki, katrilyonlarca araçlık trafik… Mikro âlem farklı mı? Her hücrede, her atomda bir cevelân, […]

Continue reading »

MÜ’MİN VE DÜNYA -1-

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi DÜNYAYA GELİŞ SIRRI: GAYRET Cenâb-ı Hak, insanı zâtını mârifetullah ile tanıması ve kendisine hakkıyla ibâdet yani kulluk etmesi için yarattı. İnsanı, bu imtihan için; çileli ve zahmetli, meşakkatlere sabır, gayretlerde sebat îcâb ettiren dünyaya gönderdi. İmtihanda muvaffak olduğu takdirde, ona; âhiret yurdunda çile ve zahmetin hiç bulunmadığı, mükâfat ve selâmet yurdunu, yani cennet-i âlâyı […]

Continue reading »

KUL HAKKI ENDİŞESİ…

Hüdâyî ÜSKÜDARLI Bu yazı dizisi, hayalî bir roman tekniğiyle değil, cemiyetin içinde yaşadığı hâdiseler ve ulvî hakikatler etrafında oluşan gerçekleri ve meseleleri canlandırma, tasvir, konuşma ve sohbet üslûbu ile kaleme alınmıştır. Bir yanda zulmet ve onun hüsran dolu ahvâli, diğer yanda ezelî ve ebedî nûrun nimet ve bereketli ahvâli. Bu ikisinin arasında zulmetten nûra açılan bir hidâyet penceresi… Doktor Selim […]

Continue reading »

NİÇİN İNŞÂALLAH DEMELİYİZ?

Mehmet DERE mehmet.deri@gmail.com İnşâallah, Allah dilerse/isterse, Allah izin verirse anlamına gelen bir kelime olup, yapılacak herhangi bir şey hususunda, işi Allâh’ın iradesine bırakmak mânâsını taşır.1 Kâinatta her şey Allâh’ın ilmi, iradesi ve takdiri ile meydana gelir. Şöyle ki Allah, her şeyi sonsuz ilminin, sınırsız ve mutlak iradesinin bir tecellîsi olarak dileği zamanda yaratmıştır. Bu âlemde olmuş ve olacak ne varsa […]

Continue reading »

UYKU

İrfan ÖZTÜRK Uyku, altı çeşittir: 1. Gaflet uykusu: İlim meclislerinde uyumak. 2. Şekāvet uykusu: Sabah namazı vaktinde uyumak. 3. Ukûbet uykusu: Namaz vakitlerinde uyumak. 4. Kaylûle uykusu: Kuşluk vaktinde uyumak. 5. Ruhsat uykusu: Yatsı namazını kıldıktan sonraki uyku. 6. Hasret uykusu: Cuma geceleri uyunan uykudur. Ey kardeş! Sen uyursan hiç olmazsa ruhsat uykusu veya kaylûle uykusu uyu! İbrahim -aleyhisselâm-’a bir […]

Continue reading »

MAKSAT NE, FORMÜL NE?

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Birisi; “–Niyet ve arzum, dosta yakınlık makamını kaybetmemek!” dedi. Hırçınlaştı, itiraz etti, isyan etti, hak aradı. Karşısındakini suçladı. Kendinden başkasını hor gördü. Gûyâ tek maksadı, bulunduğu konumu ve makamı kaybetmemekti. Çırpınışı, değerini yitirmemek içindi. Fakat, her şeyi elden çıktı. Bütün kıymeti sıfırlandı. Birisi; “–Ben daha değerliyim. Niye geride kalıyorum?” diye düşündü. Kardeşini kıskandı, haset ateşinde […]

Continue reading »

İslâm Toplumu SAHÂBE

Âdem SARAÇ ademsarac@yyu.edu.tr Keşmekeşlik ve başıbozukluk neticesinde, çığırından çıkıp «esfel-i sâfilîn»1 bataklığına düşmüş olan insanoğlu; çırpındıkça batmış, battıkça da iyice batırılmıştı. Hayatına yepyeni bir ivme kazandıracak ve onu düşmüş olduğu bataklıktan kurtarıp, aslî hüviyeti olan «eşref-i mahlûkat»2 seviyesine çıkaracak olan İslâm, girmiş olduğu gönülleri ve haneleri yeniden mâmur etmeye başlamıştı. Ancak bu aydınlanma süreci, henüz gönülden gönüle ve güvenilir insanlardan […]

Continue reading »

En Hayırlı Geçim Kaynağı EMEK

B. Cahit ÖZDEMİR bcahit@hotmail.com Hikmete binâen; canlısı-cansızı ile bütün mevcûdat, âdeta işleyen bir saat intizamı ile yaratılmıştır. Maddenin en küçük birimi olan atom ve hücreden başlayarak, sonsuz ölçekteki kâinat nizamına kadar bu esas geçerlidir. Mahlûkatın en şereflisi olarak, dünyaya halîfelik vazifesi ile gönderilen insan; bünye itibarıyla da çalışacak, alın teri dökecek bir hususiyette teçhiz edilmiştir. Bu cümleden olarak; zihnen faaliyet […]

Continue reading »
1 721 722 723 724 725 1.032