İSTİKRÂRIN BÖYLESİ

YAZAR : Âdem SARAÇ ademsarac@yyu.edu.tr (Hâlid bin Saîd ile Ümeyme Hanım) Mekkeli müşriklerin, müslümanlara zulüm ve işkenceleri her gün artıyordu. Bitmek, tükenmek bilmeyen bu eziyetler, dayanılmaz bir hâle gelince; Rasûlullah Efendimiz, müslümanların Habeşistan’a hicret etmelerini tavsiye etti. Orada rahat edebileceklerdi.1 Hâlid bin Saîd de, sevgili hanımı Ümeyme ile birlikte Habeşistan’a hicret edeceklerdi. Fakat bu arada Hâlid’in babası bir anda hastalandı. […]

Continue reading »

ANCAK TAKVÂ…

Ebedî Fecre YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi HAK DİN: İSLÂM Allah katında yegâne Hak din İslâm… Allâh’ın büyük lutfu olarak hidâyet üzere dünyaya geldik. Lâkin Cenâb-ı Hak, bize müslüman olarak can vermemizi emir buyuruyor. Çünkü buna teminat yok. Dolayısıyla; Ancak takvâ ile yaşamak şart. Ayakların kaymaması buna bağlı. Mâlûm; Nizam olarak İslâm, mükemmel ve muhteşem. Onda hiçbir zaman keyfî […]

Continue reading »

TEK YOL, İSTİKAMET!

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi   ŞEYTANIN HİLESİ Hazret-i Mevlânâ bir kıssa nakleder: “Adamın biri her zaman «Allah!.. Allah!..» diye zikreder, bu zikirden ağzı bal yemiş gibi tatlanırdı. Bir gün şeytan gelip; «‒Ne diye durmadan ‘Allah!.. Allah!..’ deyip duruyorsun. Bunca zamandır ‘Allah!..’ demene karşılık bir kerecik olsun Allah sana; ‘Lebbeyk / buyur kulum, ne istiyorsun?’ dedi mi? Sende hiç […]

Continue reading »

GÖNLÜNÜ DÂHİL ET!

YAZAR : M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Kimi sancılı, kimi tuhaf, kimi karmaşık yığınla hâdise bir araya toplandı, hep birlikte akla sordu: ‒Artık, doğru düzgün ve teraziyi bozmadan yaşayış zamanı gelmedi mi? ‒Aslında geldi de… ‒Öyleyse ne bekliyorsun? ‒Beklemiyorum da, çok fazla mes’ûliyetler var. ‒İyi ya hepsini teker teker gerçekleştirmeye bak! ‒Yapamazsam diye çekiniyorum. ‒Nereye kadar bu çekinme? ‒Henüz çok […]

Continue reading »

“SABREDENLERİ MÜJDELE!..”

YAZAR : Sami GÖKSÜN Yüce Allah -celle celâlühû- kullarını hayatta iken çeşitli imtihanlara tâbî tutar. Kimini musîbetlere ve zorluklara dûçâr eder, kimini de servete ve nimetlere gark eder. İnsan ise birine üzülür, diğerine sevinir. Hangisinin hayırlı olduğunun çoğu zaman farkına varamaz. Oysaki bizim hayır gibi gördüklerimizde belki şer, şer gibi gördüklerimizde ise belki hayır vardır. Hangi hâl ile karşılaşırsak karşılaşalım, […]

Continue reading »

O, BENİ GÖREMEZ!

YAZAR : Âdem SARAÇ ademsarac@yyu.edu.tr   Bütün engellemelere rağmen, İslâm yayılmaya devam ediyordu. Güneş doğmuştu bir kere! Artık bu süreç kıyâmete kadar devam edecekti! İslâm yayılıp, nasipliler de İslâm ile nasiplendikçe, müşrikler daha bir öfkeleniyorlardı. Bunca tedbirler ve engellemeler, İslâm’ın önüne geçemiyordu. Gelişmeleri görüp uyanacakları yerde, daha da karanlıklara gömülen müşrikler, karşı koyma ve düşmanlıkta yeni metotlar geliştiriyorlardı. Peygamberimiz -aleyhisselâm- […]

Continue reading »

Harem-i Şerif’ten Hâtıralar
BİR MECZUBUN ÖĞRETTİKLERİ

YAZAR : İrfan ÖZTÜRK Bir hac mevsiminde Mekke-i Mükerreme’ye gelişimizin yedinci günü idi. Harem-i Şerîf’e gecenin evvelinde saat 02:30 civarında gelmiş; birinci tavafımızın sevabını Peygamber Efendimiz’e, ikinci tavafımızın sevabını Hazret-i Hatice Vâlidemiz’e, üçüncü tavafımızın sevabını da Sâmi Efendi Hazretleri’ne bağışlamak üzere üç tavafı peş peşe yapmıştık. Tavaf namazlarımızı kılmak üzere Altınoluk’un karşısında, Harem-i Şerîf’in içinde, «Meczuplar Direği» diye bilinen direğin […]

Continue reading »

MÜ’MİN, ÂHİRET KAYGISI TAŞIR

YAZAR : Yard. Doç. Dr. Mustafa CANLI canli20@hotmail.com BİR HADİS: عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ قَال َقَالَ رَسُولُ اللّٰهَ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّم: مَنْ كَانَتِ الْآخِرَةُ هَمَّهُ جَعَلَ اللّٰهُ غِنَاهُ فِي قَلْبِهِ وَجَمَعَ لَهُ شَمْلَهُ وَأَتَتْهُ الدُّنْيَا وَهِيَ رَاغِمَةٌ وَمَنْ كَانَتْ الدُّنْيَا هَمَّهُ جَعَلَ اللّٰهُ فَقْرَهُ بَيْنَ عَيْنَيْهِ وَفَرَّقَ عَلَيْهِ شَمْلَهُ وَلَمْ يَأْتِهِ مِنْ الدُّنْيَا إِلَّا مَا قُدِّرَ لَهُ Enes bin […]

Continue reading »

Peygamberlikten Sonra En Yüce Makam ŞEHÂDET

YAZAR : Yard. Doç. Dr. Mustafa KARABACAK karabacakm67@hotmail.com Şehâdet kelimesi sözlükte; «şahitlik etmek, huzurda bulunmak, idrak etmek, haber vermek, muttalî olmak ve bilmek» anlamlarına gelir. Dînî ıstılahta ise; «Allâh’ın dînini en yüce tutmak için bu uğurda mücadele etmek sonucunda ulaşılacak makam» diye tanımlanmıştır. Şehâdet mertebesine ulaşan kimselere ise şehid denilmektedir. Allah Teâlâ onlara ölü dememizi istememektedir: “Allah yolunda öldürülenlere «ölüler» […]

Continue reading »

ALLAH KORKUSU

YAZAR : Nurten Selma ÇEVİKOĞLU nurtencevikoglu@hotmail.com Adâleti ve merhameti her iki âlemi kuşatan, insanı insana kulluk ve kölelikten men eden, inanan mü’minleri îman ve ibâdet nûruyla aydınlatan yüceler yücesi Rabbimiz bizlere bir lutf-i ilâhî olarak gönderdiği Kur’ân-ı Azîmuşşân’ında; “Ey îmân edenler! Allah’tan nasıl korkmanız lâzımsa öylece korkun. Sakın müslümanlar (olmak)dan başka (bir sıfatla) can vermeyin.” (Âl-i İmrân, 102) buyuruyor. Ve […]

Continue reading »
1 100 101 102 103 104 173