TUZAĞI ve ÇAREYİ GÖRMELİ!

Yunus Sami EŞMELİ yunussamiesmeli@hotmail.com Bir akşam vaktiydi. Ebû Şehm -radıyallâhu anh-’ın yanından bir genç kız geçiyordu. Nefsine uydu ve kızı yakasından tutup çekti. Nihayet çok geçmedi ki nefsinin bu tuzağını gördü ve bırakıp oradan hızlıca uzaklaşıverdi. Sabah oldu. Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- insanlardan bey‘at alıyordu, Ebû Şehm’in bey‘atını kabul etmedi. Sonra da; “–Şimdi de yakayı tutup çeken mi geldi?” […]

Continue reading »

Modern Çağın Hastalıkları; UYDUM KALABALIĞA

Raif KOÇAK raifkocak@gmail.com İnsan yalnız başına dünyaya gelir, ancak hayatını idâme ettirebilmek için; bir anneye, babaya, aileye ve nihayetinde bir cemiyete ihtiyaç duyar. İnsan; ne kadar güçlü olursa olsun, hayatının başında ve sonunda mutlaka başkalarının desteğine ihtiyaç duyar, bundan dolayı da bir cemiyet içinde yaşamak mecburiyetindedir. Bu mecburiyet; insanın etkileyen ve etkilenen bir varlık olması, içinde yaşadığı cemiyetin dilinden, kültüründen, […]

Continue reading »

EDEP-HAYÂ-İFFET ve KORUNMASI

Nurten Selma ÇEVİKOĞLU nurtencevikoglu@hotmail.com Bazı duygular vardır ki, insanın günah ve yanlış işler yapmasına engel olur. Yazımızın başlığına konu olan edep, hayâ, utanma hissi; sadece insanlara has insânî ve vicdânî bir duygudur. Çekinmek, iffeti korumak, nâmusu muhafaza etmek mânâsında olan «hayâ» duygusu, insan olana en yaraşan mühim bir haslettir. Râgıp el-İsfahânî; “Fenalık ve kötülüklere karşı nefsi tutmak ve kötülüğü terk […]

Continue reading »

İNSANLIK BU HÂLE NASIL GELDİ?

H. Kübra ERGİN hkubraergin@hotmail.com Haber bültenlerinde şahit olduğumuz bir manzara vardır; trafik kazası gibi bir sebeple hayatını kaybedenlerden bahsederken, vefat etmiş bu kişilerin fotoğrafları ekranda yer alır. Elbette internet çağında muhabirler bu fotoğrafları, ekseriyetle o kişilere ait sosyal medya adreslerinden almaktadır. Bunun neticesinde biraz önce vefat etmiş hanımların; düğünlerde çekilmiş renkli kıyafetli, makyajlı fotoğrafları milyonların seyrettiği haber bültenlerinde görünüverir. Acaba […]

Continue reading »

174. Sayı TAKDİM

Kıymetli Okuyucularımız, Behlûl-i Dânâ… O ârif meczup, Harun Reşîd’e birkaç sual arasında sormuş: “–Yer altında en çok ne var?” Halîfe; “–Ölüler var…” demiş. Öyle ya… Şu toprağın her karışında nice mezarlar var. Toprak dediğimiz varlık; «sıksan canlar fışkıracak» devâsâ bir mezarlık değil mi? Yine yerin altında bol bol bulunan ve uğruna oluk oluk kanlar dökülen, petroller, gazlar ve kömürler de […]

Continue reading »

ÜÇ SAĞLAM ÖLÇÜ

Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI tali@yuzaki.com Teraziyi teraziyle tartarlar. Bir terazinin doğruluğunu tespit için, bir başka terazi gerekir. Sağlamlığı ve doğruluğu ölçü olacak bir terazi. Bilhassa ayakların kaydığı, rüzgârların türlü türlü estiği kaypak zeminlerde tutunacak sağlam bir kulp lâzımdır. Kur’ân’da «el-urvetü’l-vüskā» diye işaret edilen sapasağlam tutacak. (el-Bakara, 256; Lokmân, 22) Kur’ân ve Sünnet var ya diyeceksiniz. Doğru. Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve […]

Continue reading »

TEVBE DENİLİNCE

H. Kübra ERGİN hkubraergin@hotmail.com Tevbe denilince çoğumuzun aklına hemen günah gelir. Çünkü günlük dilde tevbe deyince günahkâr bir kişinin o günahından vazgeçmesi anlaşılır. Elbette yanlış değil ama Kur’ân-ı Kerim’de tevbe kelimesinin geçtiği âyetlere baktığımız zaman, tevbenin îmandan önce başlayıp amelden sonraya kadar uzanan kullanımlarını görüyoruz. İslâm’da en temel esas olan, olmadığı takdirde diğer hiçbir şeyin kıymeti olmayacağı bildirilmiş olan îman […]

Continue reading »

TEVBENİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Nurten Selma ÇEVİKOĞLU nurtencevikoglu@hotmail.com İlk tevbe Hazret-i Âdem -aleyhisselâm- ile başladı: “Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.” (el-A‘râf, 23) niyazıyla başlayan tevbe, ilk insanın yüce Rabbine yaptığı ilk pişmanlık yakarışlarıydı. Daha sonra gelen insanların yaptıkları tevbeler, bu samimî yakarış zincirlemesine tâbî olmanın ifadeleriydi. Tevbe konusu; mukaddes kitâbımızda tam 87 defa tekrarlanan, […]

Continue reading »

İnsanın Yeniden Başlangıç Noktası; HAC İBÂDETİ

Raif KOÇAK raifkocak@gmail.com İlâhî hikmet îcâbı; yeryüzündeki bazı canlılar hayatlarının belli bir bölümünde düzenli olarak, doğdukları topraklara doğru bir yolculuk yapıyorlar. Doğdukları yerden ayrılıyor, kendilerine verilen melekelerle hayatlarını idâme ettiriyor, kendilerinden sonra gelecek nesillerinin temellerini atabilmek için, meşakkatli yolculuklara katlanarak geriye geliyorlar ve birçoğu bu yolculuktan hemen sonra vazifelerini yapmış olarak ölüp gidiyorlar. İlmî noktada, canlıların sergilediği bu davranışın geniş […]

Continue reading »

173. SAYI TAKDİM

Kıymetli Okuyucularımız, Fârika… Fark oluşturan değer. Ayırıcı vasıf. Alâmet-i fârika terkîbi kullanılırdı mâzîde, bugün kullandığımız marka, logo gibi yabancı menşeli kelimeler yerine. Fârika, tek kelimeyle tarif âdeta… Vefâ, Îmânın Fârikasıdır. Mü’min isek vefâlı olmak durumundayız. Bizi yaratan ve bize her varımızı veren Rabbimiz’e vefâ göstermeliyiz. Bizim için her fedâkârlığa tahammül eden Rasûlullâh’a vefâ göstermeliyiz. O’nun vârisleri olan âlimlere vefâ göstermeliyiz. […]

Continue reading »
1 3 4 5 6 7 90