OSMANLIÔÇÖYA VEF├é

YAZAR : Hilmi MUHTAR

Devlet nizam─▒n─▒n ve i├žtim├ó├« hayat─▒n huzuru i├žin devlet m├╝essesesini elinde tutan iktidar sahiplerinin ehil ve ├ódil olmas─▒ ve bu vas─▒ftaki idarecilere itaat edilmesi devletin bek─üs─▒ i├žin elzemdir. Nitekim y├╝ce Allah KurÔÇÖ├ón-─▒ KerimÔÇÖde;

ÔÇťEy ├«m├ón edenler! All├óhÔÇÖa, PeygamberÔÇÖe ve sizden olan emir sahiplerine itaat edin!ÔÇŁ (en-Nis├ó, 59) buyurmaktad─▒r.

Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- de;

ÔÇť─░nsanlar─▒n y├╝ce All├óhÔÇÖa en sevimlisi ve en yak─▒n olan─▒, ad├óletli liderdir. OÔÇÖnun en ├žok bu─čzetti─či ve (derg├óh-─▒ izzetinden) uzak tuttu─ču ki┼či de, zalim liderdir.ÔÇŁ (Tirmiz├«, Ahk├óm, 4; Ahmed bin Hanbel, M├╝sned, III/22) buyurarak idarecilerde bulunmas─▒ gereken vas─▒flara dikkat ├žekmi┼čtir.

ZAMANIMIZIN TOTAL─░TER L─░DERLER─░

Son zamanlardaki geli┼čmelere bakarak, totaliter iktidar sahiplerinin hem ├╝lkelerini terk edi┼č ┼čartlar─▒ ve tarz─▒ hem de ┼čahs├« servetlerini ve ┼čatafatlar─▒n─▒ g├Âr├╝nce; insan─▒n akl─▒na Osmanl─▒ hanedan─▒n─▒n s├╝rg├╝ne g├Ânderildikleri zaman, sonras─▒nda maruz kald─▒klar─▒ muamele ve d├╝┼čt├╝kleri sefalet hayat─▒ geliyor.

─░ktidarda iken devlet imk├ónlar─▒n─▒ kendileri ve akrabalar─▒ i├žin kullanmakta hi├žbir beis g├Ârmeyen, halk─▒n─▒n hissiyatlar─▒na ve de─čerlerinden ziyade kendilerini iktidarda tutan g├╝├ž merkezlerinin telkinlerine uygun siyaset izleyen mezk├╗r totaliter iktidar sahipleri; ├Âz├╝nde ┼čah─▒slar─▒na de─čil, kendi milletlerine ait y├╝kl├╝ servetleri yurtd─▒┼č─▒na ├ž─▒karmay─▒ tabi├« haklar─▒ olarak g├Âr├╝yor, kendi insan─▒na ve ├╝lkesine g├╝venmedi─činden, yat─▒r─▒mlar─▒n─▒n ├žo─čunu yabanc─▒ ├╝lkelere yap─▒yor ve kendilerini zorda g├Âr├╝nce de memleketlerini terk ederek g├╝venli limanlara s─▒─č─▒n─▒yorlar.

SULTAN VAH├ÄDEDD├ÄNÔÇÖ─░N SERVET─░!

Son Osmanl─▒ Sultan─▒ Vah├«deddin ve yak─▒n ailesinin 1922 senesinde, geri kalan Osmanl─▒ hanedan─▒n─▒n 1924 senesinde ├ž─▒kar─▒lan bir kanunla haymatlos (hukuk├« olarak vatan─▒ olmayan) olarak apar topar yurt d─▒┼č─▒na ├ž─▒kmalar─▒/├ž─▒kar─▒lmalar─▒ hazin bir gurbet hayat─▒n─▒n ba┼člang─▒c─▒ olmu┼čtu. Sultan Vah├«deddin, vatan─▒ terk etti─činde, muhtelif riv├óyetlere g├Âre; otuz be┼č bin ─░ngiliz sterlini1 veya elli bin T├╝rk liras─▒ veya yirmi bin alt─▒na sahip idi. Hazine dairesinde sonradan yap─▒lan tetkiklerde, de─čerli hi├žbir ┼čeyin Vah├«deddin taraf─▒ndan g├Ât├╝r├╝lmedi─či tespit edilerek kay─▒t alt─▒na al─▒nm─▒┼čt─▒r.

Ba┼č─▒na gelenleri ├╝mmetin m├╝nevverleri hakk─▒ndaki h├╝sn-i zann─▒ndaki israfa2 ba─člayan Sultan Vah├«deddin, o zaman hazinedeki k─▒ymetli e┼čyalardan baz─▒lar─▒n─▒ ihtiyaten yanlar─▒na almalar─▒n─▒ tavsiye eden yak─▒nlar─▒n─▒;

ÔÇťHakl─▒s─▒n─▒z, bunlar hesab─▒n─▒ kimseye vermekle m├╝kellef olmad─▒─č─▒m─▒z, ┼čahs├« mal─▒m─▒zd─▒r. Fakat ecdad─▒m bu milletin h├╝k├╝mdar─▒ olmasa idiler, onlara kim bu hediyeleri verirdi? Bin├óenaleyh bunlarda benim kadar milletin de hakk─▒ vard─▒r. Ben bu ih├óneti kabul edemem!ÔÇŁ3 diye reddetmi┼čti.

Sultan; s─▒ras─▒yla ├Ânce Malta, M─▒s─▒r ├╝zerinden Hicaz ziyaretlerinden sonra ─░talyaÔÇÖya yerle┼čir. 3 Mart 1924 y─▒l─▒nda ├ž─▒kar─▒lan kanunla hem hil├ófet kald─▒r─▒l─▒r hem de Osmanl─▒ hanedan─▒ s─▒n─▒r d─▒┼č─▒ edilir. Hanedan mensuplar─▒n─▒n ├žo─ču, Sultan Vah├«dedd├«nÔÇÖin yan─▒na giderler. Kalabal─▒k art─▒nca ├žok ge├žmeden madd├« s─▒k─▒nt─▒lar ba┼č g├Âstermeye ba┼člar. Tam da bu zamanda eski dostu olan ─░talyan Kral─▒ Viktor EmanuelÔÇÖin ├že┼čitli yard─▒m tekliflerini, kendi d├«ninden olmayan birisinden al─▒nacak yard─▒m─▒n; ┬źM├╝sl├╝manlar─▒n Hal├«fesi┬╗ s─▒fat─▒na ters d├╝┼čece─čini belirterek kibarca geri ├ževirir. Sultan, 1926 y─▒l─▒nda San RemoÔÇÖda vefat eder.

SON SULTANIN CENAZES─░NE
KONAN HAC─░Z

Sultan─▒n ├óhir ├Âmr├╝nde d├╗├ž├ór oldu─ču s─▒k─▒nt─▒lara ┼čahit olanlardan Refii Cevad; h├ót─▒r├ót─▒nda, vefat─▒n─▒ takip eden olaylar─▒ ┼č├Âyle anlatmaktad─▒r:

ÔÇťSan RemoÔÇÖya, Vill├ó ManolyaÔÇÖya gitti─čim zaman ana-baba g├╝n├╝ idi, maiyyet i├žinde a─člayanlar, d├╝┼č├╝nenler; ne yapaca─č─▒n─▒ bilmeyenler vard─▒.

Ba┼čmus├óhip Mazhar A─ča beni kolumdan ├žekti:

┬źÔÇôCevad Bey!┬╗ dedi. ┬źH├ólimiz ne olacak? On param─▒z yok, bo─čaz─▒m─▒za kadar bor├ž i├žindeyiz.┬╗

┬źÔÇôCan─▒m A─ča Efendi! Koskoca bir padi┼čah, on paras─▒z olur mu?┬╗ dedim.

┬źÔÇôNeden olmas─▒n? Efendimizin ─░stanbulÔÇÖdan ├ž─▒kt─▒─č─▒ zaman 20 bin alt─▒n─▒ vard─▒. Haz─▒ra kar m─▒ dayan─▒r? Aylardan beri masraf ediliyor, kalan─▒n─▒ da Z├╝ht├╝ Bey eritti. M├╝┼čtemil├óta bakacak olursan─▒z, b├╝t├╝n esnaf oturmu┼č para bekliyorlar.┬╗

O aral─▒k yan─▒m─▒za Miralay Tahir Bey geldi. Ba┼čmus├óhibe;

┬źÔÇôMazhar A─ča…┬╗ dedi. ┬źNe yapaca─č─▒z? Esnaf─▒n, pat─▒rt─▒s─▒, g├╝r├╝lt├╝s├╝ ayyuka ├ž─▒k─▒yor.┬╗

Ben l├ófa kar─▒┼čt─▒m:

┬źÔÇô─░├žinizde esnafla en yak─▒n m├╝nasebeti olan Z├╝ht├╝ BeyÔÇÖdir; onlara, o, meram anlatabilir.┬╗

Tahir Bey;

┬źÔÇôNe m├╝nasebet!┬╗ dedi. ┬źS├Âyledik, aylardan beri on paras─▒z idare ediyorum, ne h├óliniz varsa g├Âr├╝n, ben esnaf─▒n yan─▒na bile gitmem!┬╗ diyor.

Sordum:

┬źÔÇôBorcun miktar─▒ ne kadar?┬╗

─░┼čin gar├óbetine bak─▒n, o kadar rez├ólet oluyor, fakat daha borcun miktar─▒n─▒ kimse bilmiyordu.

Ba┼č mus├óhib;

┬źÔÇôBu b├Âyle olmaz!..┬╗ dedi. ┬źGidelim!┬╗

┼×ehzade Faruk (son hal├«fe Abd├╝lmecid EfendiÔÇÖnin o─člu) ile seccadeciba┼č─▒, banyo odas─▒nda Sultan Vah├«dedd├«nÔÇÖi y─▒kam─▒┼člar ve m├╝stakil ┼čekilde bir tabuta bile koyup kapatm─▒┼člard─▒.

Miralay Tahir Bey ba┼č sa─čl─▒─č─▒ diledikten sonra;

┬źÔÇôEfendim…┬╗ dedi. ┬źAlacakl─▒lar; a─čalar─▒n, efendilerin dairelerinde bekliyorlar, borcun hakik├« miktar─▒ daha bilinmiyorsa da onlar─▒ biraz para vererek tatmin etmek l├óz─▒md─▒r. Bu hususta ne m├╝mk├╝n ise yapal─▒m efendim.┬╗

Faruk Efendi;

┬źÔÇôBiz de ayn─▒ ┼čeyi d├╝┼č├╝nd├╝k, merhumun ├žantas─▒n─▒n anahtar─▒n─▒ bulamad─▒─č─▒m─▒z i├žin, onu k─▒rd─▒k, i├žinde elmaslar─▒, p─▒rlantalar─▒ s├Âk├╝lm├╝┼č ni┼čanlardan ba┼čka bir ┼čey ├ž─▒kmad─▒. Bizim ise vaziyetimiz madd├« fed├ók├órl─▒─ča m├╝sait de─čildir.┬╗

O aral─▒k i├žeriye tel├ó┼čla Hayreddin A─ča girdi:

┬źÔÇôEfendim, esnaf, yanlar─▒nda bir memur getirmi┼čler.┬╗

┬źÔÇôNe memuru?..┬╗

┬źÔÇô─░cra memuru.┬╗

Hayreddin A─ča g├Âzlerinden ya┼člar─▒ mendiline i├žirerek;

┬źÔÇôVel├«nimet EfendimizÔÇÖin cenazelerini haczettireceklermi┼č.┬╗

Bu s├Âz ortal─▒─č─▒ alt├╝st etti…

┬źÔÇôNas─▒l olur yahu?┬╗

┬źÔÇôNeredeyiz?┬╗

┬źÔÇôMeden├« bir memlekette b├Âyle rez├ólet olur mu?┬╗

┬źÔÇô├ľl├╝ haczedilir mi?┬╗

┬źÔÇôEdilir efendim.┬╗ dedi. ┬źBunlar ├Âyle menfaatperest adamlar ki, haklar─▒n─▒ elde etmek i├žin her vas─▒taya ba┼čvururlar.┬╗

┬źÔÇôNe yapaca─č─▒z?┬╗

┬źÔÇôNe yapaca─č─▒z?┬╗

Sami Bey:

┬źÔÇôHepimizin m├ól├« vaziyeti mal├╗m, mamafih cebimde ne var ne yoksa vereyim.┬╗

Oradakilerin hepsinde az ├žok bir ┼čeyler vard─▒, son zamanlar m├╝stesn├ó, muntazaman maa┼člar─▒n─▒ ald─▒klar─▒ ve hi├žbir masraflar─▒ olmad─▒─č─▒ i├žin paralar─▒n─▒ biriktirmi┼člerdi.

Tahir Bey;

┬źÔÇôEfendim.┬╗ dedi. ┬źBiz cenazeyi bah├ženin sarma┼č─▒kla ├Ârt├╝l├╝ k─▒sm─▒ndaki hi├ž a├ž─▒lmayan kap─▒s─▒ndan ka├ž─▒raca─č─▒z.┬╗

Odadakiler irkildiler.

┬źÔÇôNas─▒l olur?┬╗

┬źÔÇôBa┼čka ├žaremiz yok, zira alacakl─▒lar bir santimlerinden vazge├žmiyorlar. Bu kadar borcu kar┼č─▒lamaya imk├ón─▒m─▒z yok. Ben bu paray─▒ size fazlas─▒yla temin ederim, hatt├ó cenazenin nakil masraf─▒n─▒ da bulurum.┬╗

Odadakilerin y├╝zleri bir sorgu i┼čareti ┼čeklini ald─▒.

┬źÔÇôArz edeyim, ben derh├ól trene atlar RomaÔÇÖya saraya giderim. KralÔÇÖ─▒n huzuruna ├ž─▒kar─▒m, vaziyeti anlat─▒r─▒m, o m├╗temet bir adam─▒n─▒ g├Ânderir, b├╝t├╝n bor├žlar─▒ tasfiye ettirir ve bu s─▒k─▒nt─▒dan bizi kurtar─▒r.┬╗

Faruk Efendi:

┬źÔÇôD├╝nyada olmaz!┬╗ dedi. ┬źHil├ófet postuna oturmu┼č bir h├╝k├╝mdar─▒ dilendirmek seviyesine indiremem. Cenaze nakliye masraf─▒n─▒, Hal├«fe Hazretleri tesviye buyururlar, alacak meselesini de ne yaparsan─▒z yap─▒n.┬╗

Faruk Efendi, Nice ile telefonla konu┼čtu:

┬źÔÇôPederim paray─▒ Sakall─▒ Re┼čid BeyÔÇÖle g├Ânderiyor. Cenazeyi SuriyeÔÇÖye, o g├Ât├╝recek.┬╗ dedi.

─░ki-├╝├ž saat sonra Sakall─▒ Re┼čid Bey, l├óz─▒m gelen paray─▒ h├ómilen Vill├ó ManolyaÔÇÖya geldi, Zahir Bey, Ertu─črul EfendiÔÇÖnin hocas─▒ Mahir BeyÔÇÖle, Sami BeyÔÇÖi, Hayreddin A─čaÔÇÖy─▒, seccadeciba┼č─▒y─▒, ibrikdarba┼č─▒y─▒, A─čalar DairesiÔÇÖnde toplan─▒p, ba─č─▒rmaya devam eden bakkal-├žakkal g├╝r├╗huna g├Ânderdi:

┬źÔÇôBu adamlar─▒ avutunuz, o m├╝ddet zarf─▒nda biz cenazeyi ka├ž─▒ral─▒m.┬╗

Berberba┼č─▒ istasyona ko┼čturuldu, tek atl─▒ bir y├╝k arabas─▒, bah├ženin a├ž─▒lmaya a├ž─▒lmaya kol demiri paslanm─▒┼č kap─▒s─▒n─▒n ├Ân├╝ne getirildi.

Sand─▒─č─▒n tabut oldu─ču belli de─čildi, i├žinde bir ├Âl├╝ yatt─▒─č─▒ da mal├╗m olmuyordu. Tahir Bey;

┬źÔÇôBir cenaze nakledildi─čini belli etmeyin, i├žinde ├Âteberi olan bir tahta sand─▒─č─▒ CenovaÔÇÖya g├Ânderiyoruz, onun i├žin yaln─▒z iki ki┼či tutup indirece─čiz.┬╗

Adamlara yakalar─▒n─▒ y─▒rtarak y├╝ksek sesle a─člamalar─▒ emredildi, sand─▒─č─▒ ba┼č─▒ndan ┼×ehzade Faruk Efendi, ayak taraf─▒ndan da Tahir Bey tuttu. Bah├že kap─▒s─▒ndan ├ž─▒kar─▒ld─▒, arabaya konuldu. Arabac─▒n─▒n yan─▒na Faruk Efendi oturdu, araban─▒n sa─č taraf─▒nda Tahir Bey, sol taraf─▒nda ben araban─▒n arkas─▒nda Sakall─▒ Re┼čid Bey, bozuk kald─▒r─▒mlar ├╝zerinde hald─▒r huldur, istasyona do─črulduk.ÔÇŁ4

Osmanl─▒ DevletiÔÇÖnin son padi┼čah─▒n─▒n cenazesi i┼čte bu ┼čartlarda bor├žlulardan ka├ž─▒r─▒l─▒yordu. Maalesef Osmanl─▒ hanedan─▒ndan yurt d─▒┼č─▒na tehcire zorlanan hemen hemen t├╝m fertleri benzer hazin durumlarla kar┼č─▒la┼čm─▒┼člar, ama as├óletlerini muhafaza etmi┼člerdir. Yukar─▒da da bahsi ge├žti─či ├╝zere vatandan apar topar ve milliyet k─▒sm─▒n─▒n bo┼č oldu─ču pasaportlarla yurt d─▒┼č─▒na s├╝r├╝len Osmanl─▒ hanedan─▒, senelerce haymatlos (vatan─▒ olmayan) insanlar olarak s├╝rg├╝n hayat─▒ ya┼čam─▒┼člard─▒.

Osmanl─▒ torunlar─▒n─▒n ├žektikleri ├žilelere ┼čahit olanlardan biriside Muhterem Ali Ulvi KURUCUÔÇÖdur. E─čitim i├žin bulundu─ču M─▒s─▒rÔÇÖda ba┼č─▒ndan ge├žen bir olay─▒ ┼č├Âyle anlatmaktad─▒r:

┼×EHZADE AZ─░Z EFEND─░

Bir keresinde, bayram ziyareti i├žin, Mustafa RUNYUN ve Ali Yakup Beylerle birlikte, Sultan Abd├╝lazizÔÇÖin torunu ┼×ehzade Aziz EfendiÔÇÖye gitmi┼čtik. Ya─čmurlu bir g├╝nd├╝. ├ľyle g├Âr├╝l├╝yordu ki Aziz Efendi, tek fanil├ós─▒n─▒ y─▒kam─▒┼č, fakat kurumad─▒─č─▒ i├žin giyememi┼čti. G├Âmlek d├╝─čmelerinin aras─▒ndan teni g├Âr├╝l├╝yordu.

Kahve getirdi. Eski bir tepsive en ucuzundan fincanlara koymu┼čtu. Kahve de ancak suyun rengini de─či┼čtirecek kadar kat─▒lm─▒┼čt─▒. ┼×ehzade, kahveleri utanarak verdi;

ÔÇťAziz karde┼člerim!ÔÇŁ dedi; ÔÇťSizlerin benim evime de─čil g├Ânl├╝me geldi─činizi biliyorum. Tepsinin, fincanlar─▒n ve kahvenin kusuruna bakmazs─▒n─▒z. Siz benim hat─▒r─▒ma, ecdad─▒m─▒n hat─▒r─▒na geldiniz, sa─č olun…ÔÇÖÔÇÖ

Bunlar─▒ s├Âylerken g├Âzlerinden ya┼člar damlamaya ba┼člam─▒┼čt─▒.

Torun ├édile Sultan da yurt d─▒┼č─▒na ├ž─▒kar─▒lm─▒┼č, KahireÔÇÖde Eb├╗bekir S─▒dd├«k s├╝l├ólesinden bir ailenin o─čluyla evlenmi┼čti. Bu gencin de annesi T├╝rk idi. ├çocuklar─▒ da T├╝rk├že bilirlerdi ve gencin ad─▒ OrhanÔÇÖd─▒.

├édile SultanÔÇÖ─▒ da bayramlarda ziyarete giderdik. Yine ziyarete gitti─čimiz bir g├╝n, ┼č├Âyle demi┼čti:

ÔÇťH├óf─▒z beyler, madem buraya kadar zahmet edip geldiniz, benim sizlerden bir ricam olacak. Ge├žen Ramazan gecelerinin birinde, r├╝yamda merh├╗me annemi g├Ârd├╝m. Bana;

┬źÔÇô├édile, beni unuttun mu yoksa?┬╗ dedi.

┬źÔÇôAnne, ben seni unutamam.┬╗ dedimse de;

┬źÔÇôUnuttun, unuttun!┬╗ diye tekrarlad─▒. Birbirimize sar─▒ld─▒k. A─člaya a─člaya uyand─▒m.

R├╝yam─▒, kay─▒nv├ólidem Zekiye Han─▒mÔÇÖa anlatt─▒m. Bana; ┬źK─▒z─▒m, annen senden KurÔÇÖ├ón istiyor, du├ó istiyor. Buraya seni ziyarete gelen T├╝rk h├óf─▒zlar var. Onlara s├Âyleyelim, hem hatim indirsinler, hem de mevlid okusunlar. Anneni b├Âyle anal─▒m.┬╗ dedi.ÔÇÖÔÇÖ

├édile SultanÔÇÖla g├╝n tayin ettik;

ÔÇťFil├ón g├╝n geliriz in┼č├óallah.ÔÇÖÔÇÖ diye ayr─▒ld─▒k.

SULTANÔÇÖIN G├ľZYA┼×LARI

Kararla┼čt─▒rd─▒─č─▒m─▒z g├╝nde evlerine gittik. Ak┼čam olmak ├╝zereydi. Yeme─či orada yiyecektik. Namaz─▒ evde k─▒lar─▒z, diyerek y├╝r├╝d├╝k. Zemin katta oturuyorlard─▒. Eve yakla┼č─▒nca ne g├Ârelim:

├édile Sultan, elinde bez, yerleri siliyor. Herh├ólde bizi, namazdan sonra geliriz diye tahmin etmi┼č olmal─▒… Bu h├óli g├Âr├╝nce, Mustafa RUNYUNÔÇÖa;

ÔÇťAman hazret d├Ân; Sultan bizi g├Ârmesin, peri┼čan olur. ─░┼č yapt─▒racak kimsesi yok. Sultan Abd├╝lhamidÔÇÖin torunu; yerleri, ta┼člar─▒ siliyor. Aman d├Ânelim!ÔÇÖÔÇÖ

Sultan bizi g├Ârmeden d├Ând├╝k. Ak┼čam─▒, mahallenin mescidinde k─▒ld─▒k. Namazdan sonra geldik. Sultan; g├╝zelce giyinmi┼č, beyaz t├╝lbentler sar─▒nm─▒┼č, bizi kar┼č─▒lad─▒. Sofralar kurulmu┼čtu. Kad─▒n-erkek ayr─▒ taraflarda yemek yendi. Yats─▒ya kadar sohbet edildi. Yats─▒y─▒ birlikte k─▒ld─▒ktan sonra mevlid okuduk, du├ó ettik. Mevlid-i ┼čer├«fe ba┼člad─▒k, sonuna kadar, o Sultan, h─▒├žk─▒ra h─▒├žk─▒ra a─člad─▒… Kimbilir hayalinden neler ge├žti, neleri hat─▒rlad─▒, neler d├╝┼č├╝nd├╝…

CEVHERE SULTAN

Yine han─▒m sultanlardan bir de Cevhere Sultan vard─▒. ├édile SultanÔÇÖ─▒n evinde okudu─čumuz mevlidde o da bulunuyordu. Mevlidden sonra bizlere;

ÔÇťÔÇôH├óf─▒z Efendiler; benim ad─▒m Cevhere ama, bende bir cevher yok. As─▒l cevherler sizin r├╗hunuzda, kalbinizde… Benim annemin r├╗huna da bir mevlid okusan─▒z olmaz m─▒?..ÔÇÖÔÇÖ deyince;

ÔÇťÔÇôBa┼č ├╝st├╝ne efendim, elbette okuruz.ÔÇÖÔÇÖ demi┼čtik.

Kararla┼čt─▒r─▒lan g├╝nde evine gitti─čimizde, ├édile SultanÔÇÖ─▒n evinden daha fak├«r├óne ya┼čad─▒─č─▒n─▒ g├Ârd├╝k. Geni┼č├že tek bir odan─▒n yar─▒s─▒n─▒ kilimle ├Ârtebilmi┼čti. Bizi i├žeri buyur ettikten sonra, o da Aziz EfendiÔÇÖnin dedi─či gibi;

ÔÇťAziz evl├ótlar─▒m, siz tabi├« benim yoksul evime, sergime de─čil, g├Ânl├╝me geldiniz. ┼×u m├╝b├órek g├╝nde, bu garibi sevindirdiniz. Allah da sizi sevindirsin. Ne yapal─▒m, biz b├Âyle olduk. Du├ódan ba┼čka, elimizden bir ┼čey gelmiyor. Kaderimiz b├Âyleymi┼č. E─čer Cen├ób-─▒ Hak; her nimeti elimizden ald─▒─č─▒ gibi, g├Âzya┼č─▒n─▒ da alsayd─▒ da a─člayamasayd─▒m, benim h├ólim ne olurdu? A─člamakla m├╝tesell├« oluyorum. Tek tesellim, g├Âzya┼člar─▒m…ÔÇŁ5

Hul├ósa, Osmanl─▒ hanedandaki her bir ferdin ├žileli hayatlar─▒ ayr─▒ bir kitap veya film konusu yap─▒labilir. Bu noktada insaf sahibi herkesin son zamanlarda Osmanl─▒ sultanlar─▒n─▒n ├Âzel hayat─▒ ├╝zerinden, mahremiyete sayg─▒ g├Âstermeden al├óka ├žekmeye ├žal─▒┼čanlara ibretle bakmas─▒ gerekmektedir. Acaba Osmanl─▒ sultanlar─▒n─▒n mahrem hayat─▒ konulu filmler yerine, yukar─▒da sadece bir k─▒sm─▒ndan bahsetti─čimiz yurt d─▒┼č─▒na s├╝r├╝len Osmanl─▒ hanedan─▒n─▒n ya┼čad─▒─č─▒ ├žile ve dramlarla dolu hayatlar─▒ filme al─▒nsa; hem daha e─čitici eserler yap─▒lm─▒┼č, hem de millet olarak bir nebze vef├óm─▒z─▒ g├Âstermi┼č olmaz m─▒yd─▒k?
_____________________

1 Tar─▒k M├╝mtaz G├ľZTEPE, Osmano─čullar─▒ÔÇÖn─▒n Son Padi┼čah─▒ Vah├«deddin Gurbet Cehenneminde, ─░stanbul, 1969, s. 100.

2 Tarih ve Medeniyet Dergisi, Ekim 1997, s. 33.
3 Kadir MISIRO─×LU, Osmano─čullar─▒ÔÇÖn─▒n Dram─▒, s. 229.
4 Refii Cevad ULUNAY, ┬źBu G├Âzler Neler G├Ârd├╝?┬╗ Terc├╝man Gazetesi,12 Kas─▒m 1969.
5 M. Ertu─črul D├ťZDA─×, ├ťstad Ali Ulvi KURUCU-H├ót─▒ralar-1, ─░stanbul, 2010, s. 368-371.